düşük ile cümle
düşük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Fakat çabalarının ulaştığı başarı, beklediğinin aksine, daha düşük oldu.Nagyobb modellek követték, de ezek teljesítménye a vártnál jóval alacsonyabb volt.
Kuşlar ise çok daha düşük sesleri işitebilirler.A hímeknek enyhén nyújtható hanghólyagja van.
Yelena dayağın ardından düşük yapmıştır.Selina több emeletnyi zuhanás után földet ér.
Pepsi Max Punch: Pepsi Holiday Spice'in düşük kalorili bir baskısı.M. Scott Peck: Úttalan utakon The art A penicillin felfedezése.
Ses çipi düşük güçlü, tek yongalı Analog-Dijital Dönüştürücü ve Dijital-Analog Dönüştürücüdür.Az ADC az analog-to-digital converter, analóg-digitális átalakító rövidítése.
Şarjör Kapasitesi: 500 Çifte: Düşük ağırlığına rağmen kısa mesafelerde tahrip edici ateş gücü sağlar.Tárkapacitás: 50 Sörétes puska Leírás: Kis távolságra pusztító tűzerőt biztosító, könnyű fegyver.
Eyalette vergi oranları oldukça düşüktür.Az adók nagyon alacsonyak voltak a Köztársaságban.
Düşük yoğunlukla bir gaz için bu, ideal gaz modelinde görülebilir.Az ideális gáz részének tekinthető.
Logan Dağı'ın yakınlarında sıcaklık son derece düşüktür.A Cascade-hegység közelsége miatt nagyon kevés csapadék hull.
Bazı Doğu Asya ülkelerinde ise daha düşük değerler kullanılmaktadır.Délkelet-Ázsia országaiban is helyenként nagyon lecsökkentek állományai.
En yüksek ve en düşük puanlar bu hesaplamaya katılmazlar.Ennek lényege, hogy a leggyengébb és a legerősebb ellenfél pontszámát a számítás során nem veszik figyelembe.
Ülkede tüm yıl boyunca gece-gündüz arasındaki sıcaklık farkları çok düşüktür.Területén egyenletesen meleg hőmérséklet uralkodik egész évben.
Beynin kendini yenileme kapasitesi çok düşüktür.Az agyban viszonylag alacsony a szintjük.
Şarkının bu düşük başarısı neticesinde, albümden başka bir şarkı yayınlanmamıştır.A korábbi sikertelen kislemezek miatt erről az albumról nem adtak ki egyetlen dalt sem.
Düşük gelirli ülkelerdeki çocuklarda görülen başlıca ölüm nedenidir.A tüdőgyulladás a vezető halálok a gyermekeknél az alacsony jövedelmű országokban.
Kulak düşüklüğü istenmeyen bir durumdur.A lekonyuló fül viszont elfogadhatatlan hiányosságnak számít.
Çok düşük aydınlığı nedeniyle, görünür dalga uzunluğunda gözlemlenmesi oldukça güçtür.Alacsony felületi fényessége miatt kis távcsövekkel nehéz megfigyelni.
Yüksek hava nemi ister, yüksek pH veya düşük sıcaklıktan etkilenmez.Ezeket a közösségeket nagy fémion koncentráció jellemzi, alacsony pH és magas hőmérséklet.
İç kısmın daha yükseklerine mavi boya hakimdir, fakat düşük kalitelidir.A belső tér felsőbb szintjeit kék csempe borítja, de nem túl jó minőségű.
Dolayısıyla okur-yazar oranı da oldukça düşüktü.Az írónők aránya nagyon alacsony lehetett.
Yolcuların çoğu için çok düşük risk mevcuttur.A járatainak a többsége tág.
Bu miktarın, son yılların en düşük seviyesi olduğu bildirildi.Ez az elmúlt 35 év legalacsonyabb értéke.
Gebelikte düşük ve anormallik yapma riski vardır.Kicsi a sérülés és a túlterhelés veszélye.
Düşük motorizasyon seviyesi nedeniyle, Macar ağının gelişimi yavaştı.A motorizáció alacsony szintje miatt csak lassan haladt a magyar hálózat fejlődése.
İşletme masrafı sermaye şirketlerine kıyasla oldukça düşüktür.Panosreaktiot ovat hankintakustannuksiltaan suhteellisen alhaisia.
Çok düşük yüzey sıcaklıkları (3500-4500 K) ve olağanüstü yarıçaplara sahiptirler.Näillä tähdillä on erittäin viileä pintalämpötila (3 500–4 500 K) ja valtava halkaisija.
Program 6 hafta sonra düşük reytingler nedeniyle iptal edildi.Ohjelma kuitenkin peruttiin kuuden jakson jälkeen alhaisten katsojalukujen vuoksi.
Oldukça düşük bir bütçe ile yapılmış bir filmdi.£100.000 'in altında bir para harcanmıştı.Elokuva tehtiin varsin pienellä, alle 100 000 punnan budjetilla.
Diğer çocukların aksine o karikatür çizip düşük bütçeli korku filmleri izliyordu.Hän oli tajunnut, että hän oli käyttänyt loppuun pienen budjetin kauhuelokuvat.
Yurtdışı seçmenin seçimlere katılımı genellikle daha düşüktür.Europarlamentin vaaleissa äänestysaktiivisuus on jäänyt yleensä alhaiseksi.
Bükreş'teki suç oranları kimi Avrupa başkentlerine göre düşüktür.Bukarestin rikollisuusaste on vähäinen verrattuna muihin Euroopan pääkaupunkeihin.
Hububat verimi de düşüktür.Myös aistit heikkenevät.
Düşük yakıt tüketimleriyle özellikle gençlere uygundur.Polttopuuksi se on huonoa, varsinkin nuorena.
Işığın ayarı geçişin “kırmızı” (yani daha düşük sıklıkta) sına dönüşür.Punainen valo (Red Light) - Tekee sinusta hitaammaan hetkeksi.
Genellikle oyunun genişleme paketlerinin ücreti asıl oyununkinden daha düşük olmaktadır.Usein näiden nettikasinojen pelien palautusprosentti on parempi kuin Veikkauksen tarjoamilla peleillä.
Düşük sonuçlar nedeniyle Finlandiya 1995, 1997, 1999, 2001 ve 2003 yıllarında yarışmaya katılmamıştır.Suomi ei osallistunut kilpailuihin vuosina 1995, 1997, 1999, 2001 ja 2003.
Ekonomik gelişme seviyesi düşük ve halkın yaşam koşulları geriydi.Taloudellinen tilanne on heikko ja väestön elintaso alhainen.
Diocletianus'un sisteminde vergiler modern standartlara göre düşüktü.Diocletianuksen uudessa järjestelmässä verotettava omaisuus laskettiin kahden uuden yksikön mukaan.
Gece başlamasının sebebi o zamanki düşük vücut sıcaklığıdır.Tästä nopeudesta laskeutuja hidastui ensin lämpökilven vastuksen ansiosta.
Escapology Avrupada iyi satmasına rağmen, Amerika'da satışları oldukça düşük oldu.Erskineä myytiin Euroopassa melko hyvin, mutta Yhdysvalloissa heikommin.
Enstrüman sesleri ise düşük tutularak Bieber'ın vokalı öne çıkarılmıştır.Amerikkalaisten mitta täyttyi: Adressi Bieberin karkottamiseksi!
Internet Explorer 7, performans açısından daha önceki sürümlere göre düşük bir derecedeydi.17. sija oli kuitenkin korkeampi kuin moni odotti.
En düşük su seviyesi Ekim 1991'de görülmüştür.Vesi on alimmillaan lokakuussa.
Bu tüccarların en düşük kastıdır.Se on pienimpiä huuhkajia.
Kadınlar için olan gömlekler, genellikle daha düşük bir kesime ve v yakaya sahiptir.Paitoja on sekä miehille että naisille, naisten paidoissa on usein syvempi V-aukkoinen leikkaus.
Düzenli dinleyicilere yönelik olarak, daha düşük ücretli abonelik biletleri de çıkarılmıştı.Arvotaiteen huutokauppoihin väärennöksiä tarjotaan kuitenkin yhä harvemmin.
Düşük gelirli değillerdir, mezun olmama şansları dahi yoktur.Koulunkäynti jäi puutteelliseksi, eikä yliopisto-opintoihin ollut mahdollisuutta.
Gürültü çok düşüktür.Melutaso on alhainen.
Sıralama en düşük kaliteden en yüksek kaliteye doğru yapılmıştır.Järjestyksessä alimmasta korkea-arvoisimpaan.
İsveç, bebek ölüm oranı dünyadaki en düşük beş ülkeden biridir.Benin oli viiden huonoimman prosentin joukossa maailman maista.
Ekstranetlerin kullanımı işletmelere aşağıdaki yararları sağlamaktadır: Düşük maliyet.Energian säästön mahdollisuuksien hyödyntämistä haittaavat: Alhainen hinta.
Verimlilik düşüktür.Kannattavuus heikkeni.
Düşük kalorili bir diyetle birlikte kullanılmalıdır.Praseodyymioksidia voidaan käyttää dielektrisenä aineena yhdessä piin kanssa.
HIStory albümünün satışları önceki iki albüme göre daha düşüktür.Levyn myyntiluvut jäivät kahta edeltäjäänsä heikommiksi.
Düşük yakıt maliyeti.Tämä kulutti vähäisiä polttoainevaroja.
Ateizm eğilimli. %50'den daha düşük; ancak çok da düşük değil.Pienempi kuin 50 %, muttei hyvin pieni.
WPC (Kablosuz Güç Konsorsiyumu), Ağustos 2009'da Qi düşük güç özelliklerini yayınladı.Wireless Power Consortium julkaisi heinäkuussa 2010 langattomaan lataukseen soveltuvan Qi-standardin.
İngiltere o zamanlar diğer Avrupa devletlerine kıyasla en düşük devlet vergi toplanan bir devlet idi.Englanti oli myös varakas muihin Euroopan maihin verrattuna.
Bu sayı, diğer orijinal beş Nobel ödülünden daha düşüktür.Nobelin kirjallisuuspalkinto on yksi viidestä alkuperäisestä Nobel-palkinnosta.
Dolayısıyla okur-yazar oranı da oldukça düşüktü.Tosin kotimainen kirjamyynti väheni jonkin verran.