düşük ile cümle
düşük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kırsal alanda okuma yazma oranı şehre kıyasla oldukça düşüktür.Venkovský život mu připadá poetičtější než život ve městě.
Man Adası, düşük vergilere sahip bir ekonomidir.Využití ostrova lidmi je minimální.
Düşük profilli bir devlet üniversitesinde öğrenci ve öğretmenlerin yaşantısını işler.Stávka umělců a studentů v celé republice.
En düşük çaba prensibi (ing.A (nejnižší soutěž).
Bununla beraber, şiddetli kaşınma ve düşük kalp atış hızı görülebilir.Pacienti ale mohou trpět těžkým svěděním a nízkou srdeční frekvencí.
Sterling Havayolları İzlandalı düşük-fiyatlı havayolu şirketidir.WOW air je nízkonákladová islandská letecká společnost.
Şerbetçiotu acılığı diğer türdeşleri gibi düşüktür.Kromě toho nehořkne jako jiné odrůdy čaje.
Gürültü çok düşüktür.Zvuků je velmi málo.
Görüntü kalitesi VCD'den daha üstün, ama DVD'den daha düşüktür.Jeho výhodou je, že můžeme dosáhnout vyšší kvality videa, než při CBR.
Kırılma indisleri düşüktür.Indiferenční křivky jsou klesající.
Migren oranları, Asya ve Afrika’da, batı ülkelerine nazaran biraz daha düşüktür.Migréna není v Asii a Africe tak široce rozšířena jako v západních zemích.
Zaman maliyeti düşüktür: Kullanıcılar tarafından erişimi ve son kullanıcılara ulaştırılması kısa zaman alır.Jejich počet není konečný, rozšiřuje se podle potřeby operátorů a uživatelů.
İsveç, bebek ölüm oranı dünyadaki en düşük beş ülkeden biridir.Kojenecká úmrtnost je jedna z nejnižších na světě.
En yüksek ve en düşük sıcaklıklar daha da büyüktür.Rozdíly mezi nejnižší a nejvyšší denní teplotou jsou také velmi malé.
Fakat önemli ölçüde düşük seviyelerde elde edilmiştir.Pokud existují, tak ve velmi malých počtech.
Dış hale, 15,000 K ile biraz daha yüksek sıcaklığa ve daha düşük bir yoğunluğa sahiptir.Vnější halo má o něco vyšší teplotu asi 15 000 K a je mnohem řidší.
Bütün bitcoin ağına saldırma maliyeti aylık 1500€ dan düşüktür.Baťův podpůrný fond dále hraběnku podporoval v nesnázích částkou nejméně 500 Korun měsíčně.
En düşük ortalama sıcaklık ise Ocak ve Şubat aylarında -1 °C olarak ölçülür.Průměrná nejnižší teplota je v lednu a únoru zhruba -10 °C.
Daha düşük rakımdaki hava, genellikle daha ılıktır.Spodní část těla je většinou poněkud světlejší.
Nedenlerini anlamak, şiddeti azaltmak veya riski düşük tutmak için ilk adımdır.Jejím účelem je snížit riziko uklouznutí, namáhání šlach.
Bu anlaşmada Avusturya'nın kazançları çok düşük kaldı.Rakouské ztráty byly minimální.
Servis sırasında MK 108 toplarının düşük namlu hızı cidi bir sorun oluşturmuştur.Stlačený vzduch potřebný k činnosti MK 108 se nacházel v zadním vsazeném dílu trupu.
Bununla birlikte daha düşük tahminler de yapılmış.Jiné odhady jsou také spíše nižší.
Esnek imalat sistemi, daha kaliteli ürünlerin daha düşük fiyatlarda üretilmesini sağlar.Zakládá na svém záměru vyrábět vysoce kvalitní produkty za přijatelnou cenu.
Bu tahlilde kayıplar daha düşüktür.O dosaženou ztrátu se tento zdroj snižuje.
Madde varlığın en düşük düzeyidir.Výskyt klů je nejnižší ze všech poddruhů.
Deniz kıyıları en düşük rakımlı bölgelerdir.Pozice spodních veslařů byla nejméně pohodlná.
Tek istisna düşük-orta sınıftan bir aileden gelen burslu öğrenci Haruhi Fujioka’dır.Hlavní postavou je studentka prestižní školy Haruhi Fudžioka.
Bunlar düşük ücretlerle mihver ülkelere transfer edildi.Tyto dostávají od státu za nízké částky.
Beton basınca karşı çok iyi çalışan bir malzeme olmasına rağmen çekme dayanımı çok düşüktür.Beton jako konstrukční materiál je relativně odolný na tlak, avšak jeho pevnost v tahu je neuspokojivá.
Dolayısıyla da popülasyon yoğunlukları daha düşüktür.K tomu se připojoval i snižující se zájem veřejnosti.
Sıralama en düşük kaliteden en yüksek kaliteye doğru yapılmıştır.Výkonově jsou posazeny od nejnižší po nejvyšší třídu.
İlk başta Birleşik Krallık'ta düşük satış yapan X, daha sonra ticari başarısını artırdı.Ve Spojeném království napřed X zaznamenalo průměrné prodeje, ačkoliv se to později zlepšilo.
2013 yılı işsizlik verilerine göre %5,9 ile işsizlik oranı en düşük 9. il oldu.Míra nezaměstnanosti naopak klesla na nejnižší hodnotu za posledních devět let - 5,6 procenta.
Kırmızı en düşük frekanslı renktir.Nejnižší počet obdržených červených karet.
Her iki sürümün de baskı kaliteleri düşüktü.Zůstaly zachovány oba typy ramenních opěrek.
Bilinen düşük değeri sağlayan nedir?Jaká by byla očekávaná hodnota vzájemné informace?
Fosforsuz deterjanların kullanıldığı ülkelerde sudaki fosfor miktarı çok düşüktür.Ve většině našich půdních systémů je fosfor v dostatečném množství.
Kat sayısı Abbys den oldukça düşük olsa da kat aralıkları oldukça fazladır.Podle archeologů je však alespoň její spodní část mnohem starší.
Geçmiş deneysel çalışmaları çok düşük ısılardaki fiziksel fenomenler alanına odaklanmıştır.Jeho výzkum je zaměřen na jevy nastávající za extrémně nízkých teplot.
Düşük kalitedeki AEG’ler.Vánoce ve spodní křídě.
Daha düşük miktarlarda bitkilerde de bulunur.O přeslenech hovoříme i u nižších rostlin.
AFC Şampiyonlar Ligi ve AFC Başkan Kupası'ndan daha düşük bir profil çizer.Obdobným způsobem byly rozděleny klubové soutěže na Ligu mistrů AFC a AFC President's Cup.
Düşük sonuçlar nedeniyle Finlandiya 1995, 1997, 1999, 2001 ve 2003 yıllarında yarışmaya katılmamıştır.Neúspěchem pro něj skončily účasti na MS v atletice v roce 1995, 1997, 1999, 2001 a 2005.
Daha düşük maliyetle daha yüksek kalite sağlanır.Mívá ovšem vyšší úrokovou sazbu.
Başının iki yanına düşük küçük kulakları vardır.Uši má v poměru k hlavě dosti malé.
Buna rağmen köylülerin yaşam standartları çok düşüktür.Na druhou stranu mají velmi nízkou spotřebu kamene.
Düşük basınç işlemi.Fyzika nízkých tlaků.
Bunlar düşük üretim maliyeti ve ağırlığı sayesinde olmaktadır.Charakteristická je nízká produktivita i efekt.
Siyasette ve iş dünyasında da kadınların oranı gelişmiş ülkelerde bile epey düşük.V zemích tzv. třetího světa je role lidské práce značná, v průmyslových oblastech již méně.
Arazi bol olmakla beraber gelir seviyeleri düşüktür.Ve směsi s arabikou snižuje cenu.
En düşük maç başına seyirci ortalaması 23235, 1934.Cea mai mică medie de spectatori pe meci 23.235, 1934.
Çok düşük ısılarda ise birçok LK materyali geleneksel kristal oluşturacaktır .La temperatură prea scăzută, cele mai multe materiale vor forma cristale convenționale.
Romero düşük bütçe sebebiyle çekimde 35 mm'lik siyah beyaz film kullandı.Bugetul redus l-a obligat pe Romero să filmeze pe peliculă alb-negru de 35mm.
Ancak ameliyat kaynaklı olarak kısa vadede %1’den düşük bir ölüm tehlikesi mevcuttur.Procedura implică totuși un risc de deces pe termen scurt mai mic de 1%.
(Düşük nabız hızı ve düşük kan basıncının bir arada olması Bezold-Jarisch refleksi olarak bilinmektedir).(Combinația dintre ritmul cardiac lent și hipotensiune este cunoscută sub numele de reflex Bezold–Jarisch).
Düşük sıcaklıklı ortamlarda ise proteinin yapısı istikrarlı kalır ve işleyişi normal halde devam eder.Într-un mediu cu temperaturi scăzute, totuși, structura proteinei este stabilă și funcțiile sale sunt normale.
Röntgen bulguları genellikle dört hafta içerisinde bilgi sağlar ve ölüm oranı düşüktür (%1'den az).Rezultatul radiografiei pulmonare devine negativ în patru săptămâni, iar mortalitatea este scăzută (sub 1%).
Ekonomik risk beklenenden daha yüksek maliyet ya da beklenenden düşük kâr olarak anlaşılabilmektedir.Riscurile economice pot fi manifestat în mai mici venituri sau cheltuieli mai mari decât era de așteptat.
Ancak, düşük hidroklorotiazid dozunun riski artırmadığı görülmektedir.Totuși, doze mici de hidroclorotiazidă nu par a mări riscul de a face gută.