düşük ile cümle

düşük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Suç oranı oldukça düşüktür.Рівень криміналу був дуже низький.
Ancak düşük reytingler aldı.Далі пішли менш раціональні записи.
Lager biralar düşük sıcaklıklarda fermente edilir.Дні, які освітлені особливим теплом.
Beraberlik halinde, en düşük ağırlığa sahip olan atlet galip ilan edilir.При однакових показниках перемога присуджується спортсменові, що володіє меншою вагою.
"Get It Over With" düşük tempoda bir şarkıdır.«Вставай» Трохи політична пісня.
Enfeksiyon riski, bağışıklık eksikliği ve nispeten düşük hijyen nedeniyle dolayı çocuklarda daha yüksektir.Ризик інфікування вищий у дітей через їх слабкий імунітет та відносно погану гігієну.
Bu, özellikle düşük frekanslı veri kullanırken özellikle istenen bir özelliktir.Це бажана риса, особливо при використанні даних з низькою частотою.
Mekanizmayı yöneten bilgisayarlar genellikle düşük kesilme gecikmelerine gerek duyarlar.Комп'ютери, що контролюють обладнання, зазвичай не потребують високої латентності переривання.
Yüksek ve düşük sıcaklık durumlarında meydana gelir.Вони деформуються при низьких і при високих температурах.
Philips eğrisine göre işsizlik oranının düşük olduğu ekonomilerde enflasyon artar.Згідно з кривою Філіпса, з ростом безробіття інфляція зменшується.
Fakat yenilenebilir enerji, enerji tüketiminde oldukça düşük paya sahiptir.Великі енергетичні компанії мають непропорційно малу частку на ринку відновлюваної енергетики.
Ülkede mülteci oranı çok düşüktür.Рівень злочинності в країні стрімко зріс.
Her iki sürümün de baskı kaliteleri düşüktü.Обидві крайності чудово сплавилися під їх натиском.
Fakat, bu artışlara rağmen Batıkent'teki emlak fiyatları şehir içine göre oldukça düşük seviyededir.Незважаючи на ці ініціативи, житлові стандарти в Швеції були низькими.
Alkol oranları genelde standart biralardan daha düşüktür.Температура води повинна бути трохи нижча, ніж зазвичай.
Bununla birlikte, Invincible'ın satışları Jackson'ın önceki albümlerine göre daha düşük oldu.Попри це, його продажі були гіршими, ніж у попередніх альбомів репера.
Diğerleri düşük tasarım risklerini ve düşük tasarım maliyetlerini önermişti.План заходів щодо зниження рівня зазначеного ризику та кошторис витрат.
Ancak, pek çok ülkede test edilir ve bu sebeple bu risk düşüktür.V mnoha zemích je však v tomto ohledu prováděno testování a riziko je proto nízké.
Ancak, düşük hidroklorotiazid dozunun riski artırmadığı görülmektedir.Nízké dávky hydrochlorothiazidu však podle všeho riziko nezvyšují.
Röntgen bulguları genellikle dört hafta içerisinde bilgi sağlar ve ölüm oranı düşüktür (%1'den az).Rentgenový nález je obvykle čistý do čtyř týdnů a úmrtnost je nízká (méně než 1 %).
(C2S) ve(C4AF) oranları yüksek and (C3S) ve (C3A) oranları oldukça düşüktür.Množství (C2S) a (C4AF) jsou relativně vysoká a (C3S) a (C3A) jsou relativně nízká.
Sık enfeksiyon geçiren kişilerde koruyucu bir önlem olarak düşük dozlu antibiyotikler kullanılabilir.Osobám s častými infekcemi lze jako preventivní opatření podávat nízké dávky antibiotik.
Nüfusun 18. yüzyılda, 16. yüzyıldakinden daha düşük olmasının nedeni belirsizdir.Z nejasných důvodů byla populace v 18. století nižší než v 16. století.
Ancak ameliyat kaynaklı olarak kısa vadede %1’den düşük bir ölüm tehlikesi mevcuttur.U chirurgického zákroku však existuje riziko krátkodobé úmrtnosti, které je ale nižší než 1%.
Düşük gelirli ülkelerdeki çocuklarda görülen başlıca ölüm nedenidir.Onemocnění je hlavní příčinou úmrtí dětí v nízkopříjmových zemích.
Sayılabilir: en düşük, ortalama, en yüksek.Průměrné maximum, průměrné minimum, nejnižší a nejvyšší každoroční teplota.
Yetişinlerde de meningokokkal menenjit, pnömokokkal hastalıktan daha düşük (%3-7) mortaliteye sahiptir.I u dospělých je meningokoková meningitida spojována s nižší úmrtností (3–7 %) než meningitida pneumokoková.
Bu yüzden düşük seviyeli programlama dilleri "donanıma yakın" programlama olarak da anılır.Proto bývají nízkoúrovňové programovací jazyky označovány jako „těsně spjaté s hardwarem“.
Burası ayrıca dünyada deniz seviyesinden en düşük yerdir.Zároveň je nejvzdálenějším místem na světě od moře.
Düşük yığın yoğunluğu (~ 3,346 kg m−3) , düşük metal varlığını göstermektedir.Jeho nízká hustota (~3344 kg.m−3) ukazuje na malý obsah kovových prvků.
Ayarı yüksek olanlara çift; düşüklere ise tek damga vuruldu.Nechá se párat jen od horního (naposled pleteného) konce, dolní konec je nepáratelný.
2006'da BBC, Chemnitz'in dünyada en düşük doğum oranına sahip olduğunu açıkladı.Dle zprávy BBC z roku 2006 má Saská Kamenice nejnižší porodnost na světě.
1990 yılında çıkan The Razors Edge albümüne kadar grubun albüm satışları düşük kaldı.Nepříznivý trend zvrátilo až album The Razors Edge z roku 1990.
Yapılan bu isimlendirmede düşük değerler daha iyidir.Bez slavného jména je mi líp.
Düşük hızlı çarpışmalarda yaklaşım başarısız olur.V případě nízko rychlostních kolizí aproximace selhávají.
Bunun sonucu olarak düşük oranda ışık yayarlar, bazen güneşin 1/10.000'i kadar az.Vyzařují jen málo světla, v některých případech dosahují jen 1/10 000 zářivého výkonu Slunce.
En düşük su seviyesi Ekim 1991'de görülmüştür.Nejnižší stav vody je v dubnu.
Daha küçük, düşük basınçlı hava muhafazası.Při atmosferickém nebo sníženém tlaku vzduchu.
Bunun kesinliği düşük olabilir.Určitě je za tím Bezpečnost.
Onların enerjisi insanlardan düşüktür.Svoji životní sílu vysávají z lidí.
Bu nedenle okuma yazma oranı düşüktür.Námaha na napsání tohoto slova se snižuje.
Güney Dakota, ABD'deki en düşük kişisel vergi oranına sahip olan eyalettir.Jižní Dakota patří k nejméně zalidněným státům USA.
Enfeksiyon riski, bağışıklık eksikliği ve nispeten düşük hijyen nedeniyle dolayı çocuklarda daha yüksektir.Riziko nákazy je vyšší u dětí, a to z důvodu nedostatečné imunity a relativně špatné hygieny.
Buralarda sıcaklık dışarıya göre biraz daha yüksek ve içeriye göre nispeten düşük olur.Někde muselo být spodní a někde horní vytápění.
Ücretleri düşük, yaşama ve çalışma koşulları çok kötüydü.Životní i platové podmínky byly zoufalé.
Düşük maliyet.Nízká cena.
Son on yılda ortalama yıllık nüfus artışı 1.5% olmuştur ki, bu da Cumhuriyyet seviyesinde düşük .Procentuální zastoupení dětí do 15 let činí 15,1 %, což je lehce nad republikovým průměrem.
Boru şeklindeki gövdesi düşük derece çelikten üretilmiştir.Trup je zhotoven z nízkomagnetické oceli.
Wget düşük ya da kararlı olmayan ağ bağlantılarında sağlam olacak şekilde tasarlanmıştır.Wget byl navržen pro stahování přes pomalé a nestabilní síťové spojení.
Onlar enerjisel olarak bizden düşükler.Profesně je uváděn jako energetik.
Florokarbonlar ayrıca düşük yüzey enerjilerine ve yüksek dielektrik dayanıma sahiptir.Nano-povlak má rovněž nízkou povrchovou energii.
İkincisi dang şoku sendromudur ve tehlikeli derecede düşük tansiyona neden olur.Druhou formou je šokový syndrom dengue, který je příčinou nebezpečně nízkého krevního tlaku.
Düşük saptanma özelliğine sahiptir.Má snížený obsah vědomí.
Düşük risk.Minimalizace rizik .
1950'lerde, gıda arzı yetersizdi ve yaşam standardı genel olarak düşüktü.Některé potraviny byly v 50. letech ještě stále nedostatkové a stále fungoval lístkový přídělový systém.
Bu şekilde daha az kaliteli fakat daha düşük maliyet ile ürün elde edilir.Věří, že tak za nižší cenu dostanou stejnou kvalitu.
Düşük çalışma ağırlığından ötürü anti personel mayını olarak da kullanılmıştır.Pro její malou hmotnost ji používali i cestovatelé.
Dünya sıralamasında 14. olarak son beş yıldaki en düşük konumuna geldi.Dnes je kriminalita nejnižší za posledních 15 let.
Rusya çok düşük borç-GSYİH oranı ile, dünyanın en düşük oranlardan birine sahiptir.Rusko má velmi nízký podíl veřejného dluhu na HDP, je mezi nejnižšími na světě.
Ayrıca konut ve taşıt kredisi masraflarına nazaran, daha düşük maliyetler ile sunuluyor.Nabízí hotovostní i bezhotovostní zápůjčky pro zájemce s nižším příjmem.

İlgili Sayfalar