düşük ile cümle
düşük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ayrıca GPS'in uydu sinyalleri çok düşük güçtedirler.Bovendien zijn de risico's van laser zeer laag.
İlçe ekonomisine katkı yönünden şirketleşme faaliyeti çok düşüktür.Ontbinding van de Eerste Kamer om politieke redenen heeft namelijk weinig zin meer.
Sonradan daha düşük faizli yenileri çıkarıldı.Andere fresco's van mindere kwaliteit werden naderhand weer bedekt.
Güncelleme fikri, daha düşük donanım özelliklerine sahip Windows Phone aygıtlarını güçlendirmekti.Deze update zorgde ervoor dat Windows Phone nu geschikt was voor smartphones met nog lagere specificaties.
5 mg’dan az ‘düşük’, 10 mg’dan fazla ‘yüksek’ doz olarak nitelendirilir.Een dosis van meer dan 15 mg, wordt als hoog beschouwd.
Güneş ile karşılaştırıldığında daha düşük metallik seviyesine sahiplerdir.Omdat de planeet maar weinig metalen bevat is de zwaartekracht lager dan op aarde.
Fakat, bu artışlara rağmen Batıkent'teki emlak fiyatları şehir içine göre oldukça düşük seviyededir.Desondanks is de verstedelijkingsgraad in deze provincie naar westerse maatstaven laag.
Gelişmiş ülkelerde tarımda istihdam edilen nüfusun oranı %3-5 gibi çok daha düşüktür.De alfabetiseringsgraad onder de sprekers van het Afar is met een tot drie procent zeer laag.
Ekstranetlerin kullanımı işletmelere aşağıdaki yararları sağlamaktadır: Düşük maliyet.Bij geschikte toepassingen zijn belangrijkste voordelen: Lage kostprijs.
Uçak, Short Skyvan'ın uzatılmış modeli olup nispeten ucuzdu ve düşük bakım maliyetlerine sahipti.Southwest hanteerde een model van lage kosten en goedkope vliegtickets.
Tiger Airways Singapore Pte Ltd, Singapur merkezli bir düşük bütçeli havayolu şirketiydi.Scoot Pte Ltd. is een lagekostenluchtvaartmaatschappij uit Singapore waarvan Singapore Airlines eigenaar is.
Maliyetleri düşüktür.De lonen zakten.
Wizz Air Hungary Ltd., Macaristan merkezli bir düşük bütçeli hava yolu şirketidir.Wizz Air is een Hongaarse low-fare luchtvaartmaatschappij gericht op Centraal-Europa.
Düşük erkan gebelikte olabileceği gibi 20. haftaya kadar gecikebilir ya da erken doğum olabilir.De groei is traag en het kan twintig jaar of meer duren voordat de plant tot bloei komt.
Kuşlar ise çok daha düşük sesleri işitebilirler.Beloega's kunnen een relatief groot aantal geluiden uitbrengen.
Düşük gelirli ülkelerdeki çocuklarda görülen başlıca ölüm nedenidir.De kindersterfte is het hoogst in ontwikkelingslanden.
Verimleri Line-Interactive UPS modellerine göre daha düşüktür.Alternatieve bouwmethoden zijn de offline UPS en de line-interactive-UPS.
Katı erime ve kaynama noktası düşüktür.Ze bemalen De Nederwaard en De Overwaard.
Öldürücü dozunun (LD50) 6400 mg/kg olması nedeniyle sıçanlarda zehirliliği düşüktür .De acute orale letale dosis (LD50) bij ratten is 0,56 mg/kg.
Işığın ayarı geçişin “kırmızı” (yani daha düşük sıklıkta) sına dönüşür.De rivier is daar van het een op het andere moment rood geworden ('van bloed').
O zamandan beri sadece düşük profilli filmlerde oynamıştır.Sindsdien was hij als acteur slechts in low-budget films te zien.
Ücreti genellikle bağlı olduğu medyadan daha düşüktür.De minimumdonatie is meestal lager dan de contributie die door een lid wordt betaald.
Gelir düzeyi düşüktür.Dieden ligt aan de Maas.
Sıcaklığın çok düşük olduğu bir iklimdir.De daar heersende temperaturen zijn zeer laag.
Yüksek cızırtılı, düşük frekanslı ortamlarda bile kullanılabilmektedir.Ook geluid met hogere of lagere frequenties kan zich door de lucht verplaatsen.
Köyün arazi yapısı kırsal olması nedeniyle ekonomik geliri düşüktür.De schaarste aan mensen op het platteland zal de lonen in landbouwsector immers opdrijven.
Fakat bu metot düşük itkiden dolayı daha fazla zaman alır .Deze overhead zorgt voor een langere downloadtijd.
Bu içecekler, düşük alkol içeriğinden ötürü yasal olarak pek çok bölgede küçüklere de satılmıştır.Ook wordt er bij sommige drankketen alcohol geschonken aan minderjarigen.
Bilinen düşük değeri sağlayan nedir?En wat is de waarde van zulke ongegronde kennis?
Stüdyo ise filmin bütçesinin düşük olmasından dolayı projeyi mutlulukla kabul etti.Er werden vanwege het relatief lage budget van de film slechts twee stuntmannen ingehuurd.
Bulunduğunda, aydınlatma gücü en düşük olarak bilinen yıldızdı.Alhoewel het toentertijd niet bekend was, waren dit de meeste lichtkrachtige sterren.
Bundan dolayı ticari başarısı düşüktür.Daarna verminderde het commerciële succes.
3 ise en düşük değerdir, ring 3 olarak geçer.Het kleinste getal is 4 en het grootste is 9.
Bir şehir adı içindeki en düşük sayılar, daha büyük şehirler için posta kutularına atıfta bulunur.De laagste nummers binnen een plaatsnaam betreffen bij grotere plaatsen de postbussen.
En düşük posta kodu, Amsterdam'daki Postbus 1'den 49'a kadar olan 1000 AA'dır.De laagste postcode is 1000 AA, deze is van Postbus 1 t/m 49 te Amsterdam.
Bu varyantın alkol içeriği %3.3 daha düşüktür, ancak yine de orijinal Jupiler'in tadını korur.Deze variant heeft een lager alcoholgehalte van 3,3%, maar behoudt toch de smaak van de originele Jupiler.
Jupiler NA, alkol yüzdesi %0.5 olan düşük alkollü bir biraydı.Jupiler N.A was een alcoholarm bier met een alcoholpercentage van 0,5%.
O zaman gözlemlenen entropi neden çok düşük?Dlaczego więc obserwowana entropia jest tak niska?
Ortalama 23 ay geri ödeme süresi ile ikinci en düşük program ücretidir.Jest to drugi najniższy koszt programu ze średnim okresem zwrotu wynoszącym 23 miesięcy.
Agoda.com otel rezervasyonlarında en düşük fiyat garantisi verir.Agoda.com stawia za swój cel zapewnienie klientom najniższych możliwych cen na hotele.
Düşük yakıt maliyeti.Niższe koszty paliwa.
Logan Dağı'ın yakınlarında sıcaklık son derece düşüktür.W okolicy i na górze Logan notuje się ekstremalnie niskie temperatury.
Ülkede enflasyon ve işsizlik oranları son derece düşüktür.W kraju gwałtownie wzrosło bezrobocie i inflacja.
Röntgen bulguları genellikle dört hafta içerisinde bilgi sağlar ve ölüm oranı düşüktür (%1'den az).Wyniki RTG normalizują się zazwyczaj w przeciągu czterech tygodni, a śmiertelność jest niska (poniżej 1%).
Nadir durumlarda, anafilaksinin tek belirtisi çok düşük kan basıncı olabilir.W rzadkich przypadkach bardzo niskie ciśnienie krwi może być jedynym objawem anafilaksji.
Kuşlar ise çok daha düşük sesleri işitebilirler.Ptaki wydają przy tym dość doniosłe odgłosy.
Andorra, başarısız performansı nedeniyle dünya futbolunda düşük bir itibara sahiptir.Słabe wyniki Andory dają jej niską reputację w światowym futbolu.
Düşük oranda MgCO3 (Magnezyum karbonat) içermektedir.Węglan magnezu MgCO3 (pol.). .
Türk tarafında ise zayiat düşüktü.Podczas zaboru tureckiego uległ zniszczeniu.
Bu nedenle yüksek entropiye sahip olma olasılığı daha düşüktür.Objawia się to niższą entropią.
Ülkenin nüfus yoğunluğu en düşük bölgesidir.PKB na mieszkańca jest tu najniższy w kraju.
Havaalanı, bayrak taşıyıcı Kenya Airways ve düşük maliyetli taşıyıcı Fly540'ın merkezidir.Lotnisko jest głównym węzłem Kenya Airways i Fly540.
Kural olarak etkili olabilen en düşük doz kullanılmalıdır.W każdym przypadku należy podawać najmniejszą dawkę skuteczną.
Suç oranı oldukça düşüktür.Występuje tu bardzo niska przestępczość.
İşsizlik ve intihar oranları da düşüktür.Zarówno zabójstwo jak i samobójstwo nie dochodzą do skutku.
Seçime olan ilgi oldukça düşüktü, katılım %46.42 düzeylerinde kaldı.W wyborach zajął jednak drugie miejsce, zdobywając 46,2% głosów.
Eyalette vergi oranları oldukça düşüktür.Podatki w państwie były bardzo niskie.
Düşük çözünürlüğe "downconversion" veya "downbacking" olarak bilinir.Jest to tzw. transmisja „w dół” (downlink).
Model düşük bütçelidir.Jest to niskobudżetowy projekt niezależny.
Ancak ameliyat kaynaklı olarak kısa vadede %1’den düşük bir ölüm tehlikesi mevcuttur.Jednak istnieje zagrożenie zgonem na skutek operacji, które wynosi mniej niż 1%.