düşük ile cümle

düşük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu şekilde daha az kaliteli fakat daha düşük maliyet ile ürün elde edilir.Wina produkuje się mniej, za to lepszej jakości.
Alkol oranı oldukça düşüktür.Poziom alkoholu jest wysoki.
Sağlam yapısı, düşük fiyatı ve etkili oluşu onu dünyada en çok kullanılan tanksavar silahı yapmaktadır.Prostota obsługi, niski koszt i efektywność sprawiły, że stał się najpopularniejszą bronią w swojej klasie.
Düşük gelirli ülkelerdeki çocuklarda görülen başlıca ölüm nedenidir.Choroba jest główną przyczyną zgonów wśród dzieci w krajach rozwijających się.
Uzun süreli fermentasyon için daha düşük sıcaklıklar söz konusu olabilmektedir.Poddawana fermentacji w niższych temperaturach przez dłuższy czas.
1904 yılında ise Düşük sıcaklıklar fiziği üzerine çalışmalarını yapabileceği bir laboratuvar kurdu.W roku 1904 założył laboratorium badania niskich temperatur.
Suyun kireç oranı çok düşüktür ve içimi lezzetlidir.Woda miała niską temperaturę i była niezwykle smaczna .
Örneğin, hatırlatma önceliğini yok, düşük, orta veya yüksek olarak ayarlayabilir.Każdemu zadaniu można przypisać niski, średni lub wysoki priorytet.
2003'te düşük ücretli yerel uçuşlara başladı.W 2003 roku na lotnisku zaczęły operować tanie linie lotnicze.
Bunlar düşük üretim maliyeti ve ağırlığı sayesinde olmaktadır.Wynika to głównie z niskiego kosztu oraz szybkości produkcji.
Avrupa’da kurumlar vergisinin en düşük olduğu ülkeler bu coğrafyada yer almaktadır.Adresatami są najmniej zamożne kraje Unii Europejskiej, co przejawia się w najniższym PKB.
Bu formun bireysel olarak zarar verebilirliği çok düşüktür ancak sürüleri yüzlerce sayıdan oluşur.Bydło to jest słabej jakości, gdyż liczy się tylko ich liczba.
Pek çok okul kabul ettikleri en düşük puanı yayınlamazlar.Chodziło do szkół znacznie mniej dzieci niż było zapisanych.
Düşük sıcaklıklarda bu süre uzar.W nocy mogą panować niskie temperatury.
Güneş ile karşılaştırıldığında daha düşük metallik seviyesine sahiplerdir.Metaliczność jest niższa niż w przypadku Słońca.
Erkekler arasındaki işbirliğinin düzeyi dişilere nazaran oldukça düşük.Między mężczyznami rodzi się delikatna nić zaufania.
Michael'ın düşük derecede içine kapanık ve korumacı olduğunu öğrendi.Michaels zapewnił, że był równie zaskoczony i umywa ręce.
Nispeten düşük seviyelerde bile, organofosfatlar insan sağlığına zararlı olabilir.Nawet w relatywnie małych stężeniach pestycydy fosforoorganiczne mogą być niebezpieczne dla zdrowia.
Ölüm oranı ilaç tedavisi sebebiyle oldukça düşüktür.Śmiertelność jest stosunkowo niska ze względu na możliwość skutecznego leczenia choroby.
İdrar pH’ı 5’ten düşüktür.Unikają wód o pH poniżej 5.
Düşük basınç işlemi.Praca w niskim ciśnieniu.
Cep telefonlarından indirilen Tardisode'lar beklenenden daha düşük sayıda indirilmiştir.TV Republika zebrała z emisji mniej niż zakładała.
Verimlilik düşüktür.Spadła jego skuteczność.
Bulunduğunda, aydınlatma gücü en düşük olarak bilinen yıldızdı.W momencie odkrycia była to galaktyka o najniższej znanej jasności powierzchniowej i jasności absolutnej.
Maliyeti çok düşük olan kum torbaları çok büyük tahkimatlar oluşturabilmektedir.Zasoby polskich gazów łupkowych charakteryzują się dość wysoką szacowaną ceną wydobycia.
Halkın kültür seviyesi ve ekonomik durum çok düşüktür.Funkcje społeczne i kulturalne spełniane przez centra miast ulegają zmniejszeniu.
Sosyal sınıfı daha düşük gelinler de, kiliseye giydikleri en güzel elbiselerini giyerlerdi.Najbiedniejsze panny młode nosiły podczas ślubu swoje najlepsze stroje kościelne.
Bu ilaç, düşük doz kullanması gereken hastaların ihtiyacını karşılıyor.Oto lekarz ma pacjenta wymagającego dużych dawek rzadkiego leku.
Canları düşüktür ama yüksek hasar verirler ve kolay ölebilirler.Łatwo je uszkodzić, a uszkodzenie może mieć śmiertelne konsekwencje.
Gelir esnekliği, normal mallar için pozitifken düşük mallar için negatiftir.Dobra nie zaliczane do dóbr niższego rzędu to dobra normalne.
Google Cardboard kulaklıkları basitdir, düşük maliyetli bileşenlerden oluşturulmuştur.Gogle wirtualnej rzeczywistości typu Google Cardboard tworzone są z prostych komponentów.
Aynı şekilde vergilerin düşük olması da vergi gelirlerinin artması ile sonuçlanacaktır.Dalsze podwyższanie stawki będzie skutkować obniżeniem całkowitej wartości przychodów z tytułu podatków.
Dünyada okuma-yazma oranı en düşük ülkelerdendir.Jest to najniższy poziom recydywy w Europie.
Çok düşük sıcaklığın nedeni bu hızlı genişlemedir.Przyczyną niskich temperatur jest duża wysokość.
Yolcuların çoğu için çok düşük risk mevcuttur.Na większości stacji istnieje tendencja wzrostowa liczby pasażerów.
Vakum altında sıcaklık ortam basıncının kaynama noktasından daha düşük olabilir.W obniżonym ciśnieniu temperatura wrzenia może być niższa od punktu wrzenia w temperaturze otoczenia.
Ama IR'ye duyarlılıkları düşüktür.Yuri jednak traci przytomność.
Düşük ücreti ve gelişmiş donanımıyla kısa sürede birçok rakibini geride bıraktı.To, co pozostało i miało jakąkolwiek wartość, szybko padło łupem rabusiów.
Sonradan daha düşük faizli yenileri çıkarıldı.Pomału likwidowano inne pomniejsze warzelnie.
Zeka seviyeleri normalden düşük olarak kalır.Jego inteligencja plasuje się poniżej przeciętnej.
Zeka seviyesi çok düşüktür.Ma bardzo niski poziom inteligencji.
Düşük hızlarda etkili değildirler bu yüzden aracı tam manası ile durdurmazlar.Tak samo jest z prędkością minimalną, poniżej której system nie zadziała.
Bu sistemle hizmet maliyeti çok düşük tutulmaktaydı.Taka organizacja pozwalała utrzymać niskie koszty.
Abenomikler şimdiye kadar Japonya ekonomisini düşük ve istikrarsız büyüme oranına ulaştırdı.Inwestorzy postrzegali Rosję jako kraj coraz mniej stabilny ekonomicznie.
Öldürme metodları zehirleme gibi gizli veya düşük profillidir.Jest uznawana za mało inwazyjną, jak i minimalnie toksyczną metodę terapii.
Bu oran, bitkinin dişi türlerinde daha düşük yoğunlukludur.Są mniejsze niż inne owoce gatunków tej serii.
Bu stadyum tarihinin en düşük seyirci sayısıdır.Gala zanotowała najniższą oglądalność w historii.
Onun düşük maaşı onun ev satın almasını engeller.Jego niska pensja przeszkadza mu w zakupie domu.
Röntgen bulguları genellikle dört hafta içerisinde bilgi sağlar ve ölüm oranı düşüktür (%1'den az).Röntgenfynd försvinner normalt inom fyra veckor och mortaliteten är låg (lägre än 1 %).
Ancak, pek çok ülkede test edilir ve bu sebeple bu risk düşüktür.Emellertid görs det tester för sjukdomen i många länder och därför är risken låg.
(Düşük nabız hızı ve düşük kan basıncının bir arada olması Bezold-Jarisch refleksi olarak bilinmektedir).(Kombinationen av en långsam hjärtfrekvens och lågt blodtryck är känd som Bezold-Jarisch reflex.)
Bu, bu tip düşük aktiviteli yıldız türleri için yapılan ilk gözlemdi.Detta var den första sådan observation av en lågaktivitetsstjärna av detta slag.
Bana'nın sonraki projesi düşük bütçeli Avustralya filmi The Nugget (2002) oldu.Banas nästa projekt var den australiska lågbudgetfilmen The Nugget (2002).
Ekonomi sınıfı hava ve demiryolu ulaşımında en düşük koltuk sınıfıdır.Ekonomiklass är den billigaste klassen på flygplan, järnväg och båt.
Ayrıca kandaki albumin seviyesinin düşük olmasına neden olur.Det orsakar också låga nivåer av albumin i blodet.
Yetişinlerde de meningokokkal menenjit, pnömokokkal hastalıktan daha düşük (%3-7) mortaliteye sahiptir.Hos vuxna ger meningokockmeningit också en lägre mortalitet (3–7 %) än sjukdom orsakad av pneumokocker.
İşsizlik oranı düşüktür.Arbetslösheten ökar.
Hızı çok düşüktü.Hastigheten var låg.
Düşükten yükseğe Renshi, Kyoshi ve Hanshi adında üç kategoriden oluşur.Den består av tre grader, Renshi, Kyōshi och Hanshi.
Ancak ameliyat kaynaklı olarak kısa vadede %1’den düşük bir ölüm tehlikesi mevcuttur.På kort sikt föreligger det emellertid viss mortalitetsrisk på mindre än 1 procent efter kirurgin.

İlgili Sayfalar