düşük ile cümle
düşük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
1950'lerde, gıda arzı yetersizdi ve yaşam standardı genel olarak düşüktü.في الخمسينيات كانت إمدادات الغذاء غير كافية ومستوى المعيشة منخفضا بشكل عام.
Partinin 1939'dan önce az etkisi vardı ve Almanlar için espiyonaj değeri çok düşüktü.كان تأثير الحزب قبل عام 1939 ضئيلاً، وكانت جهودهم التجسسية ذات قيمة قليلة بالنسبة للألمان.
Bu hızlar at arabalarının yaptığından daha düşüktür.وهذه السرعات أقل بكثير من صنع عربات بأحصنة.
Bu genelde atık ısı ya da “ikincil ısı” ya da “düşük derecede ısı” olarak anılır.وهو ما يشار إليه غالبًا باسم الحرارة المهدرة أو "الحرارة الثانوية" أو "الحرارة منخفضة الدرجة".
Çok düşük ısılarda ise birçok LK materyali geleneksel kristal oluşturacaktır .في درجة حرارة منخفضة جدا معظم المواد تشكيل الكريستال التقليدية.
Öte yandan, soygun, araba hırsızlığı ve uyuşturucu sorunlarının oranı düşüktür.بينما تمتلك مستويات متدنية من السطو وسرقة السيارات ومشاكل المخدرات.
Siyasette ve iş dünyasında da kadınların oranı gelişmiş ülkelerde bile epey düşük.المعدل النسائى في الحياة السياسية و العملية في العالم منخفض بشكل ملحوظ حتى في الدول النامية.
Gürültü çok düşüktür.يقلل الضوضاء بشكل كبير.
Gece başlamasının sebebi o zamanki düşük vücut sıcaklığıdır.ويرجع سبب بدء الشعور بالألم أثناء الليل، إلى انخفاض درجة حرارة الجسم في ذلك الوقت.
Düşük toksisite: Viral vektörün enfekte ettiği hücrenin fizyolojisi üzerinde asgari düzeyde etkisi olmalıdır.سمية منخفضة: يجب أن يكون للناقل الفيروسي الحد الأدنى من التأثير الفيسيولوجي على الخلايا التي يصيبها.
Aynı zamanda dijital bir kütüphanenin açık bulundurulma masrafı geleneksel kütüphaneden çok daha düşüktür.على هذا النحو، فإن تكلفة صيانة مكتبة رقمية هي أقل بكثير من مكتبة تقليدية.
1880'de Fransız Fernand Forest ilk düşük basınç ateşleme manyetosunu bulur.وفي عام 1880 وجد فرناندو فورست الفرنسي أول إشعال معناطيسي للضغط المنخفض.
Agoda.com otel rezervasyonlarında en düşük fiyat garantisi verir.يضمن موقع اجودا.كوم الحصول على الغرف الفندقية بأقل الأسعار.
Hohmann transfer yörüngesi en düşük delta-v gerektirir.يتطلب مدار نقل هوهمان نسبة ضئيلة من دلتا-v.
Bu, bu tip düşük aktiviteli yıldız türleri için yapılan ilk gözlemdi.وكانت هذه أول هذه الملاحظة لنجم النشاط منخفضة من هذا النوع.
Böylece, zaman çekim alanındaki düşük gözlemci için daha yavaş çalışır.وبالتالي، يمر الوقت بشكل أبطأ للمراقبين الأخفض في حقل للجاذبية.
Philips eğrisine göre işsizlik oranının düşük olduğu ekonomilerde enflasyon artar.ففي البداية، كان شاغل فيليبس هو معرفة أثر البطالة على مستوى الأجور.
Logan Dağı'ın yakınlarında sıcaklık son derece düşüktür.تنخفض درجات الحرارة بشدة على جبل لوجان وحوله.
"Umami tadının tekrarlayan testlerde tuz oranı düşük olan yiyecek öz sularının lezzetine etkisi"."تأثير طعم أومامي على جودة طعم الحساء قليل الملح خلال الاختبارات المتكررة".
Röntgen bulguları genellikle dört hafta içerisinde bilgi sağlar ve ölüm oranı düşüktür (%1'den az).عادة ما تختفي المظاهر الشعاعية للإصابة خلال أربعة أسابيع، علما أن معدل الوفاة منخفض (أقل من 1%).
Emtia ticaretinde koruma seviyesi tarımsal ürünler haricinde düşüktür.ينخفض مستوى حماية تجارة السلع الأساسية ما عدا المنتجات الزراعية.
Düşük benlik saygısı.تدني احترام الذات.
Romanya'da ortalama ömür 72.18 yıl ile Avrupa Birliği'ndeki en düşük rakamdır.ومتوسط العمر المتوقع عند الولادة 72.7 سنة، أدنى الثانية في الاتحاد الأوروبي.
Ateizm eğilimli. %50'den daha düşük; ancak çok da düşük değil.الملحد الضعيف - الميل تجاه الإلحاد، اقل من 50 بالمئه، لكنها لسيت قليله جدا.
İsveç, bebek ölüm oranı dünyadaki en düşük beş ülkeden biridir.عانت بنين من واحد من أعلى معدلات وفيات الأطفال دون سن الخامسة في العالم.
Ancak, düşük hidroklorotiazid dozunun riski artırmadığı görülmektedir.ولكن الجرعة الضئيلة من هيدروكلورثيازيد لا تبدو أنها ترفع خطر التعرض للإصابة.
XO-1, tipik dizüstü bilgisayarlardan daha düşük maliyetle ve daha uzun ömürlü olacak şekilde tasarlanmıştır.كما صممت الإكس أو - 1 ليكون أقل تكلفة وأطول عمرًا من أجهزة الكمبيوتر المحمولة العادية.
Genellikle dondurmadan daha tatsızdır, ayrıca yağ daha düşüktür (krem yerine süt kullanılması nedeniyle).هو أكثر حموضة ولذعة من المثلجات، وكذلك أقل نسبة من الدهون (نتيجة لاستخدام الحليب بدلا من الكريمة).
Tuz oranı düşük olan gıdaların tadı, tuz %30 oranında azaltılsa da MSG ile iyileşir.يتحسن مذاق الأطعمة منخفضة الملح مع استخدام MSG حتى مع تقليل الملح بنسبة 30%.
Migren oranları, Asya ve Afrika’da, batı ülkelerine nazaran biraz daha düşüktür.تنخفض معدلات الإصابة بالصداع النصفي قليلا في آسيا وأفريقيا عما هي عليه في البلدان الغربية.
Gece görüşü, düşük ışık altında görme yeteneği.عدم القدرة على الرؤية ليلا أو في الضوء الخافت.
Sudan yapılan buz 0 °C veya daha düşük bir sıcaklıkta olabilir.وقد يكون الثلج المصنع من الماء عند درجة الصفر المئوي أو أقل.
1986’daki 3,5 milyon vakaya kıyasla oldukça düşük bir rakamdır.وهذا منخفضاً من 3.5 مليون حالة في عام 1986.
Cüce gökadaların tipik bir özelliği olarak metallik oranı çok düşüktür ve Güneş'in sadece yüzde biri kadardır.كمجرة قزمة نموذجية ، معدنية ليو الأولى منخفضة جدا، واحد في المئة فقط من معدنية الشمس.
Kalbin sağ tarafındaki basıncı azaltır ancak kanda daha düşük seviyede oksijen (hipoksiya) pahasına.وهو يقوم بتخفيف الضغط على الجانب الأيمن من القلب, لكن هذا يكون على حساب خفض مستويات الأوكسجين في الدم.
Sıralama en düşük kaliteden en yüksek kaliteye doğru yapılmıştır.تم ترتيب هذا القسم بدءًا من النوع الأكثر تقييدًا (الأكثر أمانًا) إلى الأقل تقييدًا.
2007'de düşük fiyatlı havayolu şirketi Ryanair havalimanında merkezini kurdu.عام 2010، قامت شركة رايان إير ذات التكلفة المنخفضة بفتح مركز عمليات لها بالمطار.
Buranın güneyi ise düşük gelirle sakinlerin tercih ettiği bir yerleşim alanıdır.أما جنوبها فهى منطقة سكنية يفضلها السكان محدودى الدخل.
Tek başına bir işletim sistemi olarak kullanıldığında donanım gereksinimleri oldukça düşüktür.عند استخدامها كنظام تشغيل مستقل ، تكون متطلبات الأجهزة منخفضة نسبيًا.
Eğitim durumu düşüktür.تراجع التعليم.
Müzik bestelerinde baslar armoninin en düşük bölümleridir. ^ Benward & Saker (2003).خفض (موسيقى) رفع (موسيقى) تدوين موسيقي Benward & Saker (2003).
Düşük sıcaklıklı ortamlarda ise proteinin yapısı istikrarlı kalır ve işleyişi normal halde devam eder.بينما في البيئة ذات درجة الحرارة المنخفضة, يبقى تركيب البروتين ثابت و يتم إنتاج صبغات الشعر الداكن بشكل طبيعي.
Sık enfeksiyon geçiren kişilerde koruyucu bir önlem olarak düşük dozlu antibiyotikler kullanılabilir.أما أولئك الذين يعانون من العدوى المتكررة، فيمكن أخذ جرعة منخفضة من المضاد الحيوي كتدبير وقائي.
Eğitim kapasitesinde ve düşük maliyetli bir savaş uçağı olarak kullanılmıştır.تستعمل الطائرة من قبل العديد من الدول كطائرة تدريب متقدمة وأيضا كطائرة قتال منخفضة التكلفة.
Filmin ilk başlarda gişe geliri beklenilenden düşük oldu.وانتهى الأسبوع الأوّل بإيراداتٍ أعلى من المُتوقّع.
Bana'nın sonraki projesi düşük bütçeli Avustralya filmi The Nugget (2002) oldu.كان مشروع بانا بعد ذلك هو فيلم استرالى منخفض الميزانية باسم الكتلة 2002.
Işığın ayarı geçişin “kırmızı” (yani daha düşük sıklıkta) sına dönüşür.والاشعة تحت الحمراء لها طول موجى أكبر (وتردد اقل) من الضوء الأحمر.
Düşük atış gücü vardır.يمتلك ضربة الرصاص.
Düşük gerilimli dağıtımını sağlamak için ise bazı yalıtkanlar kullanılabilir ama genellikle çıplaklardır.والموصلات ذات الجهود المنخفضة المستخدمة في التوزيع قد يكون لها بعض العزل ولكن غالبا ما تكون عارية أيضا .
Kulak düşüklüğü istenmeyen bir durumdur.اسمع، السماع غير ممكن.
Edward Fletcher, Altıncı Subay James Moody rolünde: Felakette ölen tek düşük rütbeli subay.إدوارد فليتشر بدور الضابط السادس جيمس بول مودي: أصغر الضُباط على متن السفينة وقد توفي ليلتها.
31 Ekim 2010'da yeni düşük maliyetli terminal CPH Go açıldı.منذ 31 أكتوبر 2010 أصبح من الممكن اصطحاب الدراجات الهوائية في الكرمليت دون أي تكلفة إضافية.
Kudüs geleneksel olarak düşük yükseklikte gökdelenlere sahiptir.تاريخياً، لدى اليابان مستوى عالٍ من مقاييس النظافة.
En düşük ihtimale sahip zar toplamları ise 2 ve 12'dir.وذلك لأن المضاعف المشترك الأصغر للعددين 12 و 18 هو 36.
Başının iki yanına düşük küçük kulakları vardır.لها أذنان صغيرتان مستديرتان.
Ayrıca topun namlu çıkış hızı oldukça düşüktü.السرعة الفعلية للقمر تقلل أيضا.
Bu deşarjlar düşük frekanslarda daha etkilidir.المفاقيد الأرضية تقل مع الترددات المنخفضة.
GSYİH'nın bir kısmını oluşturan Çek kamu borcu, Orta ve Doğu Avrupa'daki en düşük borçlardan biridir.ككسر من الناتج المحلي الإجمالي، والدين العام التشيكية ينتمي بين أصغر منها في أوروبا الوسطى والشرقية.
Ülkede enflasyon ve işsizlik oranları son derece düşüktür.انخفضت معدلات الفقر والبطالة بشكل ملحوظ.
Düşük çözünürlüğe "downconversion" veya "downbacking" olarak bilinir.وتُعرف أدنى طبقة باسم "التروبوسفير" أو "الغلاف السفلي".