düşük ile cümle
düşük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ukrayna'da en düşük maaş nedir?What's the minimum salary in Ukraine?
Guatemala'da en düşük maaş nedir?What's the minimum salary in Guatemala?
Kuzey İrlanda'da en düşük maaş nedir?What's the minimum salary in Northern Ireland?
Güney Afrika'da en düşük maaş nedir?What's the minimum salary in South Africa?
Kongo'da en düşük maaş nedir?What's the minimum salary in Congo?
Hırvatistan'da en düşük maaş nedir?What's the minimum salary in Croatia?
Lüksemburg'ta en düşük maaş nedir?What's the minimum salary in Luxembourg?
Hollanda'da en düşük maaş nedir?What's the minimum salary in the Netherlands?
Polonya'da en düşük maaş nedir?What's the minimum salary in Poland?
Litvanya'da en düşük maaş nedir?What's the minimum salary in Lithuania?
Slovakya'da en düşük maaş nedir?What's the minimum salary in Slovakia?
Slovenya'da en düşük maaş nedir?What's the minimum salary in Slovenia?
Letonya'da en düşük maaş nedir?What's the minimum salary in Latvia?
Kıbrıs'ta en düşük maaş nedir?What's the minimum salary in Cyprus?
Cebelitarık'ta en düşük maaş nedir?What's the minimum salary in Gibraltar?
Gürcistan'da en düşük maaş nedir?What's the minimum salary in Georgia?
Afganistan'da en düşük maaş nedir?What's the minimum salary in Afghanistan?
Irak'ta en düşük maaş nedir?What's the minimum salary in Iraq?
Suriye'de en düşük maaş nedir?What's the minimum salary in Syria?
Hindistan'da en düşük maaş nedir?What's the minimum salary in India?
Pakistan'da en düşük maaş nedir?What's the minimum salary in Pakistan?
Tom'un ağrı için düşük toleransı var.Tom has a low tolerance for pain.
O güvensiz ve gerçekten düşük benlik saygısı var.He's insecure and has really low self-esteem.
O güvensiz ve düşük benlik saygısı var.She's insecure and has low self esteem.
Düşük uçan turnalar sıcak havayı gösterir.Cranes flying low indicate warm weather.
Kenya'da en düşük maaş nedir?What's the minimum salary in Kenya?
Gana'da en düşük maaş nedir?What's the minimum salary in Ghana?
Norveç'in çok düşük bir nüfus yoğunluğu var.Norway has a very low population density.
Düşük karbonhidrat diyetlerine inanmıyorum.I don't believe in low-carb diets.
Tom daha düşük bir fiyat görüştü.Tom negotiated a lower price.
Daha düşük fiyatları olan bir mağazaya gidelim.Let's go to a store with lower prices.
İstenen fiyattan% 30 daha düşük teklif ettim.I offered 30% less than the asking price.
Fiyatları düşük tutabileceğimizi umuyorum.I hope we can keep prices down.
Tom'un düşük bir düş kırıklığı toleransı vardır.Tom has a low frustration tolerance.
Arkadaşım düşük yaptı ve onu nasıl teselli edeceğimi bilmiyorum.My friend had a miscarriage and I don't know how to comfort her.
Tehlike son derece düşük.The danger is minimal.
Bu düşük kalorili bir çörektir.This is a low-calorie muffin.
Tom'un nabzı düşük.Tom's pulse is low.
Tom'un düşük çenesi var.Tom has a loose tongue.
Dünya düşük bir noktada.The world is at a low point.
Dünya kendini düşük bir noktada buluyor.The world finds itself at a low point.
Tom kilosunu düşük tutmaya çalışıyor.Tom is trying to keep his weight down.
Doktor, Anne'in potasyum seviyesinin düşük olduğunu söyledi.The doctor said that Anne's low in potassium.
Biraz daha düşük sesle konuşamaz mısın?Can't you keep your voice down?
Benim çok düşük özsaygım var.I have very low self-esteem.
Lastiğin havası düşük.The tire is low.
Umarım ölümlerin sayıları mümkün olduğunca düşük olacaktır.I hope the number of fatalities will be as low as possible.
Tom düşük belli kot pantolon giyiyor.Tom is wearing low-rise jeans.
Tom, Mary'nin kolyesini çok düşük bir fiyatla sattı.Tom sold Mary's necklace for a very low price.
Sol ön lastik düşük görünüyor.The left front tire looks low.
Sizin pilin gücü düşük.Your battery power is low.
Tablet içinde, askorbik asid konsantrasyonu çok düşüktür.The concentration of ascorbic acid in the tablet is very low.
Birçok bağımsız film düşük bütçelerle yapılmaktadır.Many independent films are made on low budgets.
Düşük petrol fiyatlarının semeresini kim toplayacak?Who will reap the benefits from lower oil prices?
Nem düşük.The humidity is down.
Bu gerçekten düşük.This is really low.
Üretim düşük.Production is low.
Beklentiler düşüktü.Expectations were low.
Daha düşük bir fiyatla almak zor olacak.Getting a lower price will be difficult.
Fiyatlar Boston'da daha düşük.Prices are lower in Boston.