düğün ile cümle
düğün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Sevinelim, coşalım! Onu yüceltelim! Çünkü Kuzunun düğünü başlıyor, Gelini hazırlandı.لنفرح ونتهلل ونعطيه المجد لان عرس الخروف قد جاء وامرأته هيأت نفسها.
Sevinelim, coşalım! Onu yüceltelim! Çünkü Kuzunun düğünü başlıyor, Gelini hazırlandı.我 們 要 歡 喜 快 樂 、 將 榮 耀 歸 給 他 . 因 為 羔 羊 婚 娶 的 時 候 到 了 、 新 婦 也 自 己 豫 備 好 了
Sevinelim, coşalım! Onu yüceltelim! Çünkü Kuzunun düğünü başlıyor, Gelini hazırlandı.我 們 要 歡喜 快樂 、 將榮耀歸給 他 . 因為 羔羊 婚娶 的 時候 到 了 、 新婦 也 自己 豫 備 好 了
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Akkor monda az õ szolgáinak: A menyegzõ ugyan készen van, de a hivatalosok nem valának méltók.
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Alors il dit à ses serviteurs: Les noces sont prêtes; mais les conviés n`en étaient pas dignes.
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Atunci a zis robilor săi: ,Nunta este gata; dar cei poftiţi n'au fost vrednici de ea.
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Därefter sade han till sina tjänare: 'Bröllopet är tillrett, men de som voro bjudna voro icke värdiga.
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Da siger han til sine Tjenere: Brylluppet er beredt, men de budne vare det ikke værd.
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Da sprach er zu seinen Knechten: Die Hochzeit ist zwar bereit, aber die Gäste waren's nicht wert.
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Derefter sier han til sine tjenere: Bryllupet er vel ferdig, men de innbudne var det ikke verd;
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Então disse aos seus servos: As bodas, na verdade, estão preparadas, mas os convidados não eram dignos.
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Entonces dijo a sus siervos: "El banquete, a la verdad, está preparado, pero los invitados no eran dignos
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.이에 종들에게 이르되 혼인 잔치는 예비되었으나 청한 사람들은 합당치 아니하니
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Poi disse ai suoi servi: Il banchetto nuziale è pronto, ma gli invitati non ne erano degni
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Sitten hän sanoi palvelijoillensa: `Häät ovat valmistetut, mutta kutsutut eivät olleet arvollisia.
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Tedaj veli hlapcem svojim: Svatovščina je sicer pripravljena, ali povabljenci niso bili vredni.
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Tedy řekl služebníkům svým: Svadba zajisté hotova jest, ale ti, kteříž pozváni byli, nebyli hodni.
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Tedy rzekł sługom swoim: Weseleć wprawdzie jest gotowe; lecz zaproszeni nie byli godni.
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Vtedy povedal svojim sluhom: Svadba je síce hotová, ale pozvaní neboli hodni.
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Τοτε λεγει προς τους δουλους αυτου Ο μεν γαμος ειναι ετοιμος, οι δε προσκεκλημενοι δεν ησαν αξιοι
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Рече тодї до слуг своїх: Весїллє налагоджене, запрошені ж не були достойні.
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Тогава казва на слугите си: Сватбата е готова, а поканените не бяха достойни.
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.Тогда говорит он рабам своим: брачный пир готов, а званые не были достойны;
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.אז אמר אל עבדיו הן החתנה מוכנה והקרואים לא היו ראוים לה׃
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.ثم قال لعبيده اما العرس فمستعد واما المدعوون فلم يكونوا مستحقين.
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.於 是 對 僕 人 說 、 喜 筵 已 經 齊 備 、 只 是 所 召 的 人 不 配
‹‹Sonra kölelerine şöyle dedi: ‹Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.於是 對僕 人 說 、 喜筵 已 經齊備 、 只是 所 召 的 人 不配
Sonra New York'ta büyük bir düğün yaparız yine ama bence çok eğlenceli olur.Desigur, o s-o facem din nou la New York, o să facem ceva fastuos, dar o să fie distractiv.
Sonra New York'ta büyük bir düğün yaparız yine ama bence çok eğlenceli olur. - Ne dersin?Persze, New Yorkban lenne másik esküvő, nagy felhajtás, a családoknak és barátoknak, gondoltam jó móka lenne.
Sonra New York'ta büyük bir düğün yaparız yine ama bence çok eğlenceli olur.On recommencera tout ça à New York. On fera une énorme fête pour la famille et les amis.
Sonra New York'ta büyük bir düğün yaparız yine ama bence çok eğlenceli olur.و بالطبع سنعيد الأمر في نيويورك و نقوم بحفلة كبيرة للعائلة و الأصدقاء
Toronto'ya taşındıktan bir buçuk yıl sonra, düğünleri için bir davetiye aldım.토론토로 이사온지 1년 반이 지나서 저는 그 둘의 결혼식에 초대 받았어요.
Toronto'ya taşındıktan bir buçuk yıl sonra, düğünleri için bir davetiye aldım.Anderhalf jaar nadat ik naar Toronto was verhuisd, werd ik uitgenodigd voor hun bruiloft.
Toronto'ya taşındıktan bir buçuk yıl sonra, düğünleri için bir davetiye aldım.Anderthalb Jahre nach meinem Umzug nach Toronto erhielt ich eine Einladung zu ihrer Hochzeit.
Toronto'ya taşındıktan bir buçuk yıl sonra, düğünleri için bir davetiye aldım.După un an și jumătate după ce m-am mutat în Toronto, Am primit o invitație la nunta lor.
Toronto'ya taşındıktan bir buçuk yıl sonra, düğünleri için bir davetiye aldım.Másfél évvel azután, hogy Torontóba költöztem, meghívót kaptam az esküvőjükre.
Toronto'ya taşındıktan bir buçuk yıl sonra, düğünleri için bir davetiye aldım.Một năm rưỡi sau khi tôi chuyển tới Toronto, tôi nhận được thiệp mời dự đám cưới của họ.
Toronto'ya taşındıktan bir buçuk yıl sonra, düğünleri için bir davetiye aldım.Półtora roku później dostaję od nich zaproszenie na ślub.
Toronto'ya taşındıktan bir buçuk yıl sonra, düğünleri için bir davetiye aldım.(Risos) Um ano e meio depois de me mudar para Toronto, recebi um convite para o casamento deles.
Toronto'ya taşındıktan bir buçuk yıl sonra, düğünleri için bir davetiye aldım.Rok a pol potom, čo som sa presťahoval do Toronta, dostal som pozvánku na ich svadbu.
Toronto'ya taşındıktan bir buçuk yıl sonra, düğünleri için bir davetiye aldım.Rok a půl po tom, co jsem se odstěhoval do Toronta, jsem dostal pozvánku na jejich svatbu.
Toronto'ya taşındıktan bir buçuk yıl sonra, düğünleri için bir davetiye aldım.Satu setengah tahun setelah saya pindah ke Toronto, saya menerima undangan pernikahan mereka.
Toronto'ya taşındıktan bir buçuk yıl sonra, düğünleri için bir davetiye aldım.(Skratt) 1,5 år senare när jag flyttat till Toronto, kom en inbjudan till deras bröllop. (Skratt)
Toronto'ya taşındıktan bir buçuk yıl sonra, düğünleri için bir davetiye aldım.Un an et demi après m"être installé à Toronto, j'ai reçu une invitation à leur mariage.
Toronto'ya taşındıktan bir buçuk yıl sonra, düğünleri için bir davetiye aldım.Un anno e mezzo dopo essermi trasferito a Toronto, ho ricevuto un invito al loro matrimonio.
Toronto'ya taşındıktan bir buçuk yıl sonra, düğünleri için bir davetiye aldım.Un año y medio después de que me mudé a Toronto recibí una invitación para su boda.
Toronto'ya taşındıktan bir buçuk yıl sonra, düğünleri için bir davetiye aldım.Ενάμιση χρόνο περίπου αφού μετακόμισα στο Τορόντο, μου ΄ρθε το προσκλητήριο από το γάμο τους!
Toronto'ya taşındıktan bir buçuk yıl sonra, düğünleri için bir davetiye aldım.Година и половина, след като се преместих в Торонто, получих покана за сватбата им.
Toronto'ya taşındıktan bir buçuk yıl sonra, düğünleri için bir davetiye aldım.Через полтора года после моего переезда в Торонто я получил приглашение на свадьбу.
Toronto'ya taşındıktan bir buçuk yıl sonra, düğünleri için bir davetiye aldım.שנה וחצי אחרי שעברתי לטורונטו, קיבלתי הזמנה לחתונה שלהם.
Toronto'ya taşındıktan bir buçuk yıl sonra, düğünleri için bir davetiye aldım.سنة ونصف بعد الانتقال الى تورونتو، حصلت على دعوة لزواجهم.
Toronto'ya taşındıktan bir buçuk yıl sonra, düğünleri için bir davetiye aldım.彼らの結婚式に招待されました ここが重要です 私には記憶がないんです
Üçüncü gün Celilenin Kana Köyünde bir düğün vardı. İsanın annesi de oradaydı.A dnia trzeciego było wesele w Kanie Galilejskiej, i była tam matka Jezusowa.
Üçüncü gün Celilenin Kana Köyünde bir düğün vardı. İsanın annesi de oradaydı.Al tercer día se celebró una boda en Caná de Galilea, y estaba allí la madre de Jesús
Üçüncü gün Celilenin Kana Köyünde bir düğün vardı. İsanın annesi de oradaydı.A na tretí deň bola svadba v Galilejskej Káne, a bola tam matka Ježišova.
Üçüncü gün Celilenin Kana Köyünde bir düğün vardı. İsanın annesi de oradaydı.A treia zi s'a făcut o nuntă în Cana din Galilea. Mama lui Isus era acolo.
Üçüncü gün Celilenin Kana Köyünde bir düğün vardı. İsanın annesi de oradaydı.Cách ba ngày sau, có đám cưới tại thành Ca-na, trong xứ Ga-li-lê, và mẹ Ðức Chúa Jêsus có tại đó.
Üçüncü gün Celilenin Kana Köyünde bir düğün vardı. İsanın annesi de oradaydı.Cách ba ngày_sau , có đám_cưới tại thành Ca-na , trong xứ Ga-li-lê , và mẹ Ðức_Chúa_Jêsus có tại đó .
Üçüncü gün Celilenin Kana Köyünde bir düğün vardı. İsanın annesi de oradaydı.Dua hari kemudian ada pesta kawin di kota Kana di Galilea, dan ibu Yesus ada di sana
Üçüncü gün Celilenin Kana Köyünde bir düğün vardı. İsanın annesi de oradaydı.És harmadnapon menyegzõ lõn a galileai Kánában; és ott volt a Jézus anyja;