düğün ile cümle
düğün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Düğünler 2 gün sürer (Kına gecesi ve ertesi gün gelin alıcı ve yemek).Ceremonia podzielona jest na dwie części: występy nocą (Efe) i za dnia (Gelede).
Daha sonra bütün köylülerin katıldığı davullu zurnalı bir düğün yapılır.Następnie jest uczta weselna, w której biorą udział wszyscy mieszkańcy wioski.
Mesela burada düğünler gerçekleştirilebilir.Na wyspie można m.in. organizować śluby.
Bu süre zarfında düğüne gelen misafirlere düğünde yapılan yemekler ikram edilir.Pozostała część zaproszonych na uroczystość gości urządza w tym czasie wesele.
Ancak düğünleri sırasında Amsterdam'da toplu bir protesto düzenlendi.10 marca 1966 odbyła się ceremonia ślubna, w czasie której miały miejsce ogromne protesty w Amsterdamie.
Genellikle düğün yemeği olarak kullanılır.Z tego względu często jest używany z okazji ceremonii weselnych.
Düğünün ikinci günü "düğüncü birikme" diye tanımlanan yemekli düğün ziyafetidir.Pierwszą rocznicę ślubu nazywamy bawełnianą.
Düğün sahibi cuma akşamı köy halkına yemek verir.Co środę zaprasza swoich kolegów na kolację.
(9 Haziran) Phil, Stu, Alan ve Doug, Stu’nun düğünü için Bangkok'a giderler.Następnego dnia Stu, Phil i Alan budzą się w hotelu w Bangkoku.
Düğünlerde içki içilmez.W trakcie uroczystego przyjęcia weselnego zabrakło wina.
Figaro'nun Düğünü'nün prömiyeri Viyana'da 1 Mayıs 1786da Burgtheater'da yapılmıştır.Prapremiera światowa opery Wesele Figara odbyła się w Wiedniu 1 maja 1786.
Yani, bir düğün herkesin, bir cenaze herkesindir.Dwa pogrzeby jeden wstyd.
Geldiğinde bir düğünün yapıldığını görür.Po powrocie do Indii ma się odbyć ich ślub.
Gelinlik, gelin tarafından düğün ya da nikah esnasında giyilen bir kıyafettir.Suknia ślubna – ubiór zakładany przez pannę młodą podczas ceremonii ślubnej.
Düğünler davetiyeli olur, düğüne gelecek olanlar davetiyeleri ile birlikte düğüne iştirak ederler.Te, które pozostają w czasie świąt postanawiają urządzić imprezę, na którą zapraszają chłopaków.
Düğün: Nikah akşamı düğün salonunda yapılır.Weselne ‘przyjęcie’ odbywa się w barze szybkiej obsługi.
Amiina 2008'in başlarında çekilmiş İzlanda yapımı bir film olan "Brúðguminn" (Beyaz Gece Düğünü)'de yer aldı.Na początku roku 2008 Amiina pojawiły się w islandzkim filmie Brúðguminn.
1964 yılında düğünlerde şarkı söylemeye başladı.Jesienią 1864 nastąpiły przygotowania do ślubu.
Düğünlerde "Halay" çekilir.Halaya girenlerin omuzlarına peştemal-havlu koyulur.Na święta i wesela mężatki zakładały budy - kopki nakryte chustami.
Erişim tarihi: 3 Nisan 2014. ^ "Ermenistan'da ilk sembolik Eşcinsel düğün".Prawo weszło w życie 1 stycznia 2015 roku. Główny artykuł: Małżeństwo osób tej samej płci w Finlandii.
Düğün sırasında Kybele ile karşılaşan Attis ne yapacağını bilemez.Nie wiadomo dokładnie w jakich okolicznościach Marty i Doc się poznali.
Yenge davul zurna ile evleri dolaşır, düğüne davet edermiş.Taka Jagusia chodziła po prośbie i u nas nocowała.
X, Esmé'nin düğününe karısıyla konuştuktan sonra gitmemeye karar verdiklerini açıklar.Dochodzi do tego, gdy Alicja ucieka tuż przed swoimi zaręczynami.
Eski düğünlerimiz 1 hafta sürerdi...Tradycyjny Ślub asyryjski trwał tydzień.
1786 - Wolfgang Amadeus Mozart'ın Figaro'nun Düğünü adlı operası, ilk kez sahnelendi.1786 – W Wiedniu odbyła się premiera opery Wesele Figara Wolfganga Amadeusa Mozarta.
Köyün gelenek ve göreneklerine bağlı düğünleri coşku ile geçmektedir.Interesujące i specyficzne dla tej wsi są obyczaje związane z ożenkiem.
King'in babası düğünü gelinin babasının evinde gerçekleştirdi.Ślub młodej pary odbył się na koszt króla.
Ayrıca köy konağı ve düğün salonu vardır.Mieści się tu również urząd stanu cywilnego i pałac ślubów.
Düğünler köy kültürünü yansıtmaktadır.Tematem obrazu jest wesele wiejskie.
En meşhur düğün yemeği goşt u girar (et ve pilav) ve tirşiktir.Największe z nich to Rzeczyca (Tymnica) i Pstrąg (Strąg).
Bayramlar, düğünler gibi her türlü kutlama ve şenlikte Kürtler dans eder ve şarkı söylerler.W wielkim hymnie pochwalnym wszyscy tańczą i śpiewają.
Düğünlerimiz üç gün sürer; cuma, cumartesi ve pazar.Watra trwa trzy dni – piątek, sobota i niedziela.
Böylece herkes tatmin olur ve opera sona ererken düğün eğlenceleri başlar.Do ślubu dochodzi, zaś operę kończy scena finałowa, podczas której wszyscy tańczą hopaka.
Aynı dügün gelenegi cumartesiden başlayıp pazartesi günü de biter.Odbywają się one na początku wakacji i trwają od poniedziałku do soboty.
Mahallede düğün salonu vardır.We wsi mieści się Dom Weselny.
Düğünün yapıldığı mekânda gelin damat evine gelinceye kadar 3 gün 3 gece-gündüz yemek servisleri devam eder.Zadaniem magów jest obrona księżniczki przez trzy kolejne noce, do czasu pojawienia się posiłków.
Philaminte bu mektuba hiç aldırmaz ve düğün merasimin yapmak üzere bir noteri evine ivedelikle davet eder.Filemon rozumie to dosłownie i postanawia podarować Bonifacemu gwiazdkę na święta.
Türk geleneğinde kadınların düğünlerde erkeklerin önünde oynaması hoş görülmezdi.Podobnie jak w starożytnej Grecji kobiety zamężne nie uczestniczyły w spotkaniach towarzyskich mężczyzn.
Fakat bunu sana kim söyledi? / Düğününe beni davet etmedi.Co w takim razie zaniosłeś żonie? - zapytał jeden z nich.
Düğünler genellikle iki gün sürer.Święto pułkowe zazwyczaj trwało 2 dni.
Genç yaşlarda çeşitli yerel törenler ve düğün gibi toplantılarda şarkılar söyleyerek tanınmaya başladı.W młodym wieku zaczął śpiewać na weselach i innych uroczystościach rodzinnych.
Ali ve Derya’nın dügünü yaklaşır, fakat Ali nikaha değil de cenazeye gider gibi evden çıkar.Następnego dnia w domu jest tylko Ali i Kristi, która nie chce wyjść z łóżka.
Zeus, düzenlediği Peleus ile Thetis'in düğüne tanrıçalardan Eris'i davet etmez.Według mitu, Zeus nie zaprosił bogini niezgody Eris na ślub Peleusa i Tetydy.
Günümüzde Hint düğünlerinin yaygın objelerinden biridir. ^ "Merriam-Webster Dictionary".Teraz źródłem słów używanym w zawodach jest słownik Merriam-Webstera.
Theseus ve Hippolyta’nın düğün töreni hazırlıkları yapılmaktadır.Theseus och Hippolytas bröllop äger rum.
Amerikan Pastası: Düğün, Jim'in Michelle'e evlilik teklif etmesiyle başlar.American Pie – The Wedding (2003) börjar med att Jim friar till Michelle.
Düğün hazırlıkları başlar.Bröllopsförberedelserna pågår.
Düğün 29 Nisan 2011'de Westminster Abbey'de gerçekleşti.Giftermålet ägde rum den 29 april 2011 i Westminster Abbey.
Britanya kraliyet ailesinin hiçbir üyesi düğüne katılmadı.Ingen medlem av kungafamiljen var närvarande.
Orfe ile Euridice'nin düğünü kutlamaktadırlar.Orfeo och Euridice firar bröllop.
Sanki düğün evine döndü.Du kom till mitt bröllop.
Ardından takı töreni gerçekleşir ve düğün dağılır.Därefter försvinner hon, och bröllopet blir inställt.
Düğün eğlenceleri : Kararlaştırılan gün gelir.(O)planerat bröllop, Tiden.
Rodomonte onların düğün ziyafetine gelir.Xaïma kommer in i sin bröllopsklänning.
Mesela burada düğünler gerçekleştirilebilir.Bröllopet kan inte genomföras.
Düğünler türk geleneklerine göre yapılmakta olup,perşembe günleri yapılması eski bir adettir.Enligt brittisk tradition sker valet på en torsdag.
Oğlan evi düğün sahibidir.Hans ättlingar äger huset idag.
Bir Düğün (İngilizce: A Wedding), Robert Altman tarafından yönetilmiş, 1978 ABD yapımı sinema filmi.Oh, vilket bröllop! (originaltitel: A Wedding) är en amerikansk komedifilm från 1978 i regi av Robert Altman.
Etli ve nohutlu olarak yapılır ve düğünlerin geleneksel yemeğidir.Det är vanligt som festmåltid och som snabbmat.
Fakat bunu sana kim söyledi? / Düğününe beni davet etmedi.Jag gjorde det på egen hand. Jag vill inte säga vem som gav mig revolvern.