düğün ile cümle
düğün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Henüz küçük bir çocukken köylerde sünnet ve düğün törenlerinde, bayramlarda saz çalarak dolaşmaya başladı.حتى في العيد أراهن يشاركن الأطفال اليتامى فرحة العيد في أول يوم عيد ..
Öykü, erkek anlatıcının bir düğün davetiyesi almasıyla başlar.بدءت الحكاية بأخذ الراوى دعوة عُرس .
Köydeki düğünler üç gün sürer.العزاء في القرية لا يقام أكثر من ثلاثة أيام.
Düğüne Kybele de davet edilir.في المساء دعيت إلى عرس.
Surname: Büyük düğün törenleri.ئيسي: حفلات الزفاف الهندوسية.
Bir düğün pastası, akşam yemeğinin ardından düğün resepsiyonlarında servis edilen geleneksel kek veya pasta.كعكة الزفاف هي الكعكة التقليدية التي تقدم للضيوف في حفلات الزفاف.
Kız evinde de düğün başlar.يبدأ الفيلم بحفل زواجها.
Keşkek yemeği köy düğünlerinin vazgeçilemez yemeğidir.إضراب عن الطعام هو الامتناع طواعية عن الأكل.
Düğüne gelen davetlileri davul, zurna karşılar.نحن لا نريد أن يأتي الناس إلى حفل زفافنا ويعلقون على مظهري.
Köyün halk dansı olan "Ecserli Düğün" (Ecseri lakodalmas) dünyada ünlü bir danstır.رقصة "الحورون" هي رقصة أصلية مشهورة في المدينة والمناطق المجاورة.
Kral Hamed, Galler Prensi William ve Kate Middleton'ın kraliyet düğününe davet edilmiştir.تسلسل زمني لأهم تطورات مراسم زفاف الأمير ويليام وكيت ميدلتون.
Damadı sağdıç evine bıraktıktan sonra davul zurna ekibi düğün evine dönerler.بعد عودة الوعي للطيف تواجه مع عدي في حفلة عيد ميلاده.
Düğünlerde geleneksel bir kıyafet giyilmez.اللباس التقليدي للعروس.
Düğünleri çok eğlenceli ve kalabalık olur.مرحة ولها الكثير من الأصدقاء.
6 Haziran'da düğününde sözleşmesini 1 yıl daha uzatan Gürsel, "Hayatımın en önemli iki imzasını birden attım.و حتفلت بزفافها في 6 نوفمبر 2015 وتنشر أول صورة لحفل زواجها وتكتب عنه " أنه أحد أفضل أيام حياتي، لقد تزوجت! ".
Düğün: Nikah akşamı düğün salonunda yapılır.هذا الحفل هو مهرجان يتم في الليل في منزل والدي العريسين.
Pazar günü sabah saat 11 gibi gelin baba evinden alınır ve düğün sonlandırılır.البقاء في غرفة أبي بعد الساعة 6 مساءً والقبض عليك.
Erişim tarihi: 29 Mart 2015. ^ "Düğün Dernek".اطلع عليه بتاريخ 29 يونيو 2015. "Marriage Act 2015".
Nikâh Düğünحفل زفاف.
Amonasro'nun kaçış haberleri Amneris'in düğününü altüst eder.A notícia da fuga de Amonasro interrompe o casamento de Amneris.
Düğün pastaları, pastanın hizmet edeceği konuk sayısına bağlı olarak çeşitli boyutlarda gelir.Bolos de casamento variam de tamanho dependendo do número de convidados que o bolo deve servir.
Britanya kraliyet ailesinin hiçbir üyesi düğüne katılmadı.Nenhum dos membros da Família Real espanhola compareceram ao casamento.
Andy, Figaro'nun Düğünü'nün bir kaydını içeren bir kütüphane bağışı alır.Andy recebe uma doação para a biblioteca que inclui uma gravação de Le nozze di Figaro.
Bunlardan biri de düğünleridir.Uma delas era a formariage.
Geleneksel olarak, düğün pastası tüm konuklara ve çifte iyi şanslar getirmek için yapılmıştır.Tradicionalmente, o bolo de casamento era servido para trazer boa sorte ao casal e seus convidados.
Amerikan Pastası: Düğün, Jim'in Michelle'e evlilik teklif etmesiyle başlar.O American Wedding (2003) começa com Jim pedindo Michelle em casamento.
Radames, Aida'ya düğünü iptal ettiği haberini verir.Radames informa Aida que ele vai desistir do casamento.
Geleneksel yığın düğün pastası, katmanlı pastaya benzer.O tradicional bolos de casamento em camadas é semelhante ao bolo de andares.
Ardından da Livia Medullina ile nişanlamış ancak gelin düğün günü aniden ölmüştü.A segunda foi com Lívia Medulina, mas finalizou pela morte súbita da noiva no mesmo dia do casamento).
Teresa Tatum Betsy'nin düğünü (1990) ....Jesse Graham O Casamento de Betsy (1990) ....
Çete üyesi Peter'dan kurtulmak için onu Don'un kızının düğününe davet eder.Para livrar-se de Peter, um convite para o casamento da filha de Don é enviado a ele.
Beatles'dan sadece Paul McCartney düğünde bulundu.Paul McCartney foi o último beatle a se casar.
Düğün erkek tarafının kendi evinde yapılır.O seu casamento foi realizado na casa.
Düğün 29 Nisan 2011'de Westminster Abbey'de gerçekleşti.O casamento realizou-se a 29 de abril de 2011, na Abadia de Westminster, em Londres.
Yörük düğünleri..Os hinos órficos
Burada düğün, cenaze, özel günlerde vs. hep beraber toplanılır.É Carnaval, Me Enterra na Quarta; entre outros.
Anjali’nin düğünü ertelenmiştir.O dia do casamento de Ruby chega.
Wallis düğünde Mainbocher marka "Wallis mavisi" bir gelinlik giydi.Wallis usou um vestido de casamento Mainbocher azul.
Madeleine ile Neil'in düğününden kısa süre sonra iksir etkisini öldürür, genç kadın ölür ve gömülür.Pouco depois da cerimônia de casamento de Madeleine e Neil, a poção faz efeito e Madeleine começa a morrer.
Modern toplumda en popüler düğün pastasına "geleneksel yığın kek" denir.Na sociedade moderna, o bolo de casamento mais popular é o tradicional em camadas de sabores.
Eskiden düğünler davul zurna eşliğinde yapılır cuma günü başlayan düğün pazar günü sona ererdi.Os bolos começavam a ser amassados na quarta-feira antes do casamento, que se realizava no sábado seguinte.
Düğünlerimiz üç gün sürer; cuma, cumartesi ve pazar.São três dias: sexta-feira, sábado e domingo.
Düğünleri eskiden 3 gün sürerken şimdilerde 2 gün sürmektedir.Actualmente os casamentos duram apenas um dia, enquanto que antigamente duravam três dias.
Düğün ve bayramlarda yenilir.Realizava-se no Natal e no Carnaval.
Mahalledeki düğün ve taziyeler birlik ve beraberliğin sağlandığı en önemli iki olaydır.A NATE e a IRTA são as duas entidades mais representativas, ao nível da organização e regulação da actividade.
Düğünler genellikle sonbahar mevsiminde yapılmaktadır.As cerimônias de premiação são geralmente realizadas no outono.
1 Temmuz 2013 tarihinde Chad Kroeger ile Fransa'nın güneyinde muhteşem bir düğünle evlendi.Avril casou com Chad Kroeger em 1 de julho de 2013 na França.
Bundan sonra kendi aralarında nişan gerçekleşir, düğün günü kararlaştırılır.Uma vez que o seu consentimento é garantido, o dia do casamento pode ser definido.
Düğünlerde gelin alması kendine has bir güzelliğe sahiptir.Depois de casados, eles têm uma bonita lua-de-mel.
Genellikle düğün yemeği olarak kullanılır.Geralmente usado para celebrações de casamentos.
Düğün 26 Kasım 1539 gününe dek sürdü.O casamento foi celebrado em 12 de Novembro de 1570.
Pazar günü sabah saat 11 gibi gelin baba evinden alınır ve düğün sonlandırılır.De sábado são realizadas às 19h e a entrada é gratuita.
Yeni doğanlara hediye alınır, sünnet çağına gelenlere sünnet düğünleri yapılır.Celebração de casamentos e cerimónias de bênçãos a recém-nascidos.
Köyün düğünlerde sürahi kırılır.Abalado pelo casamento em ruínas.
Düğünlerde davul ve zurna çalgıları kullanılmaktadır.Pelo Natal fazem-se as Filhós e as Rabanadas.
Düğünlerinde ise kuyu başına gidilir.No game ele pode morrer em seu casamento.
Şakak Vakti'de Mike ile beraber Bella'yla Edward'tın düğününe katılır.Ela aparece brevemente em Amanhecer, comparecendo ao casamento de Bella e Edward, ao lado de Mike.
Düğünlerinden sonraki gün Adrienne'in hamile olduğunu öğrendiler.Dois dias após a cerimónia de casamento, Adrienne descobre que está grávida.
Düğünün sonuna doğru şarap biter ve Meryem oğluna "şarapları kalmadı" der.Como o vinho veio a faltar, a mãe de Jesus lhe disse: "Eles não têm mais vinho".
Erkek çocukları için sünnet düğünleri, diğer düğünden farksız olarak yapılmaktadır.Filhos de casamentos morganáticos estão excluídos da sucessão.