düğünü ile cümle

düğünü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Mısır'daki son Yahudi düğünü 1984'te gerçekleşti.Последняя еврейская свадьба в Египте состоялась в 1984 году.
Amonasro'nun kaçış haberleri Amneris'in düğününü altüst eder.Новости о побеге Амонасро расстраивают свадьбу Амнерис.
Davalos, aktris Amanda Righetti'nin yakın arkadaşıdır ve Righetti'nin düğünündeki nedimesi olmuştur.Давалос — близкая подруга актрисы Аманды Ригетти и была подружкой невесты на её свадьбе.
Çete üyesi Peter'dan kurtulmak için onu Don'un kızının düğününe davet eder.Чтобы заткнуть Питера, ему дают приглашение на свадьбу дочери Дона.
Figaro'nun Düğünü'nün prömiyeri Viyana'da 1 Mayıs 1786da Burgtheater'da yapılmıştır.Премьера «Свадьбы Фигаро» состоялась 1 мая 1786 года в венском Бургтеатре.
2007 yılında, Pike yönetmen Joe Wright ile nişanlandı, ama 2008 yılında düğünü iptal ettiklerini duyurdu.Пайк была обручена с режиссёром Джо Райтом, но они расстались в 2008 году.
Bir kraliyet düğünü portresi.«Царская свадьба».
İkinci gün ise asıl düğünü oluşturan gündür.Второй день является главным днем праздника.
Selaniki Fatma Sultan'ın düğününde "parlak yeni madeni paraların etek dolusu dağıtıldığını" ifade etmiştir.Селаники написал, что на свадьбе Фатьмы-султан «раздались юбки с блестящими новыми монетами».
Tabloda, içinde bir köylü düğününün kutlanmakta olduğu büyük bir tahıl ambarı betimlenmiştir.На картине «Свадебный танец» показано веселье, царящее на многолюдной крестьянской свадьбе.
1786 - Wolfgang Amadeus Mozart'ın Figaro'nun Düğünü adlı operası, ilk kez sahnelendi.1786 — в Вене с успехом прошла премьера оперы Вольфганга Амадея Моцарта «Женитьба Фигаро».
Bu törene sandak düğünü denilir.Считается, что изображен свадебный хонча.
Buna da "Duvak Düğünü" denilmektedir.Известен как «собор о вдовых попех».
Kendi halinde bir hayatı olan Bayram, bir gün bir arkadaşının düğününe katılır.كانا قد قدما إلى عمان لحضور حفل زفاف أحد الأصدقاء.
Kral Hamed, Galler Prensi William ve Kate Middleton'ın kraliyet düğününe davet edilmiştir.تسلسل زمني لأهم تطورات مراسم زفاف الأمير ويليام وكيت ميدلتون.
6 Haziran'da düğününde sözleşmesini 1 yıl daha uzatan Gürsel, "Hayatımın en önemli iki imzasını birden attım.و حتفلت بزفافها في 6 نوفمبر 2015 وتنشر أول صورة لحفل زواجها وتكتب عنه " أنه أحد أفضل أيام حياتي، لقد تزوجت! ".
Amonasro'nun kaçış haberleri Amneris'in düğününü altüst eder.A notícia da fuga de Amonasro interrompe o casamento de Amneris.
Andy, Figaro'nun Düğünü'nün bir kaydını içeren bir kütüphane bağışı alır.Andy recebe uma doação para a biblioteca que inclui uma gravação de Le nozze di Figaro.
Radames, Aida'ya düğünü iptal ettiği haberini verir.Radames informa Aida que ele vai desistir do casamento.
Teresa Tatum Betsy'nin düğünü (1990) ....Jesse Graham O Casamento de Betsy (1990) ....
Çete üyesi Peter'dan kurtulmak için onu Don'un kızının düğününe davet eder.Para livrar-se de Peter, um convite para o casamento da filha de Don é enviado a ele.
Anjali’nin düğünü ertelenmiştir.O dia do casamento de Ruby chega.
Madeleine ile Neil'in düğününden kısa süre sonra iksir etkisini öldürür, genç kadın ölür ve gömülür.Pouco depois da cerimônia de casamento de Madeleine e Neil, a poção faz efeito e Madeleine começa a morrer.
Şakak Vakti'de Mike ile beraber Bella'yla Edward'tın düğününe katılır.Ela aparece brevemente em Amanhecer, comparecendo ao casamento de Bella e Edward, ao lado de Mike.
Düğünün sonuna doğru şarap biter ve Meryem oğluna "şarapları kalmadı" der.Como o vinho veio a faltar, a mãe de Jesus lhe disse: "Eles não têm mais vinho".
Tam da düğün sırasında Berrak düğünü basar.A fim de que permaneça pura a instituição do casamento.
Amonasro'nun kaçış haberleri Amneris'in düğününü altüst eder.Het nieuws van Amonasro's ontsnapping verstoort Amneris' bruiloft.
Radames, Aida'ya düğünü iptal ettiği haberini verir.Radames vertelt Aida dat hij de bruiloft afblaast.
Düğünün sonuna doğru şarap biter ve Meryem oğluna "şarapları kalmadı" der.Tijdens een bruiloft zei de moeder van Jezus : "Ze hebben geen wijn meer".
1990 yılında ilk kez Bastille Operası'nda, Figaro'nun Düğünü'ndeki Cherubino rolüyle sahneye çıktı.In 1967 trad ze voor het eerst op in de Metropolitan Opera in New York, als Cherubino in Le nozze di Figaro.
Burada 1786'da " Figaro'nun Düğünü (La nozze di Figaro) operasını bestelemiştir.Mozarts opera Le nozze di Figaro uit 1786 speelt rond dit thema.
Kitabın başlarında Bill ile Fleur'un düğünü olur.De dag na de bruiloft van Bill en Fleur zullen ze vertrekken.
Buna hak düğünü denir.Dit wordt de bruidsvlucht genoemd.
Mahzun anneye düğününde oynamak kısmet omadı.Maya had iedereen op de bruiloft van haar broer vermoord.
Bu arada Stella çok üzgündür, çünkü kızı düğününe katılamayacaktır, zira gerçek babasının yanındadır.Met zijn grote liefde kon Hans niet trouwen, omdat hij voor haar familie niet goed genoeg was.
Kraliyet düğünü muhteşem bir olaydı.De koninklijke bruiloft was een prachtige gebeurtenis.
Erkek kardeşi yurt dışından dönünceye kadar düğünü ertelemeye karar verdiler.Ze hadden besloten het huwelijk uit te stellen tot haar broer terug was gekomen uit het buitenland.
Onların düğününe tüm tanrılar katılmış.Na ucztę weselną przybyli wszyscy bogowie.
Anjali’nin düğünü ertelenmiştir.Małżeństwo Joanny pozostało bezdzietne.
Kral ile kontesin düğünü Tiran'da gerçekleşti.Ślub i koronacja małżonki królewskiej odbył się w Warszawie.
Düğünü takip eden 7. Gün "Yedi" diye tabir edilen tören yapılır.W sezonie siódmym występowali jako „Zaręczeni”.
Düğünün sonuna doğru şarap biter ve Meryem oğluna "şarapları kalmadı" der.(3) A kiedy zabrakło wina, Matka Jezusa mówi do Niego: Nie mają już wina.
Düğünün ikinci günü "düğüncü birikme" diye tanımlanan yemekli düğün ziyafetidir.Pierwszą rocznicę ślubu nazywamy bawełnianą.
(9 Haziran) Phil, Stu, Alan ve Doug, Stu’nun düğünü için Bangkok'a giderler.Następnego dnia Stu, Phil i Alan budzą się w hotelu w Bangkoku.
Figaro'nun Düğünü'nün prömiyeri Viyana'da 1 Mayıs 1786da Burgtheater'da yapılmıştır.Prapremiera światowa opery Wesele Figara odbyła się w Wiedniu 1 maja 1786.
Geldiğinde bir düğünün yapıldığını görür.Po powrocie do Indii ma się odbyć ich ślub.
Amiina 2008'in başlarında çekilmiş İzlanda yapımı bir film olan "Brúðguminn" (Beyaz Gece Düğünü)'de yer aldı.Na początku roku 2008 Amiina pojawiły się w islandzkim filmie Brúðguminn.
X, Esmé'nin düğününe karısıyla konuştuktan sonra gitmemeye karar verdiklerini açıklar.Dochodzi do tego, gdy Alicja ucieka tuż przed swoimi zaręczynami.
1786 - Wolfgang Amadeus Mozart'ın Figaro'nun Düğünü adlı operası, ilk kez sahnelendi.1786 – W Wiedniu odbyła się premiera opery Wesele Figara Wolfganga Amadeusa Mozarta.
King'in babası düğünü gelinin babasının evinde gerçekleştirdi.Ślub młodej pary odbył się na koszt króla.
Düğünün yapıldığı mekânda gelin damat evine gelinceye kadar 3 gün 3 gece-gündüz yemek servisleri devam eder.Zadaniem magów jest obrona księżniczki przez trzy kolejne noce, do czasu pojawienia się posiłków.
Fakat bunu sana kim söyledi? / Düğününe beni davet etmedi.Co w takim razie zaniosłeś żonie? - zapytał jeden z nich.
Ali ve Derya’nın dügünü yaklaşır, fakat Ali nikaha değil de cenazeye gider gibi evden çıkar.Następnego dnia w domu jest tylko Ali i Kristi, która nie chce wyjść z łóżka.
Orfe ile Euridice'nin düğünü kutlamaktadırlar.Orfeo och Euridice firar bröllop.
Fakat bunu sana kim söyledi? / Düğününe beni davet etmedi.Jag gjorde det på egen hand. Jag vill inte säga vem som gav mig revolvern.
Tom'un düğünümüzde şarkı söylemesini istemiyorum.Jag vill inte att Tom ska sjunga på vårt bröllop.
Onların düğününe tüm tanrılar katılmış.На їхньому весіллі були присутні всі боги.
1786 - Wolfgang Amadeus Mozart'ın Figaro'nun Düğünü adlı operası, ilk kez sahnelendi.1786 — у Відні відбулась прем'єра опери Вольфганга Амадея Моцарта «Весілля Фігаро».
Düğünün bir safhasında kıza yüzük takılır.Зазвичай, хлопець дарує дівчині перстень на заручини.
Mahzun anneye düğününde oynamak kısmet omadı.Українська телеведуча відвідала весілля брата.

İlgili Sayfalar