düğünü ile cümle
düğünü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bütün tanrılar düğünü varlıklarıyla onurlandırırlar.All the gods honored the wedding with their presence.
[8] Dictys, Peirithoos'un düğününe katılan ve Lapithlere karşı savaşan kentaurlardan biridir.While fleeing Pirithous, he slipped and fell off of a cliff.
Bengal düğününü oluşturan ayrıntılı bir dizi kutlamanın parçasıdır.It is part of an elaborate series of celebrations constituting the Bengali wedding.
Onu İngiltere'de yaklaşan bir aile düğününe davet eder.He invites her to an upcoming family wedding in England.
26 Nisan 1936'da Liuhe Pagoda, Hangzhou, Çin'de grup düğünü.Group wedding on 26 April 1936 in Liuhe Pagoda, Hangzhou, China.
Christian Rosenkreutz'un Kimyevi Düğünü ilk olarak 1616 yılında Strazburg'da yayımlanmıştır.The Chymical Wedding of Christian Rosenkreutz first appeared in Strasbourg in the year 1616.
Düğününüz için bir tarih ayarladın mı?Habt Ihr einen Termin für eure Hochzeit festgesetzt?
Tom'un düğününe gidecek misin?Gehst du auf Toms Hochzeit?
Erkek kardeşi yurt dışından dönünceye kadar düğünü ertelemeye karar verdiler.Sie hatten beschlossen, die Hochzeit zu verschieben, bis ihr Bruder wieder aus dem Ausland zurückkommen würde.
Bir kraliyet düğünü portresi.Porträt einer königlichen Ehe.
Onların düğününe tüm tanrılar katılmış.Unter den Göttern feiern die beiden Hochzeit.
Gitme tarihi en iyi arkadaşının düğününe gelince annesi onun adına daveti kabul etmiştir.Auf der Hochzeit seines besten Freundes betrinkt er sich.
Radames, Aida'ya düğünü iptal ettiği haberini verir.Radames jedoch berichtet ihr, er habe die Hochzeit absagen lassen.
(9 Haziran) Phil, Stu, Alan ve Doug, Stu’nun düğünü için Bangkok'a giderler.Phil, Alan und Doug machen sich gemeinsam mit Stu auf die Reise zu dessen Hochzeit nach Thailand.
Çok eskiden düğünün bir gün sonrası paça düğünü de yapılırmış.Zu seiner eigenen Hochzeit erscheint er dann einen Tag zu spät.
Ancak Annesi Emine'nin düğünü olduğu akşam tekrar gitmiştir.Aus der Ehe ging Tochter Emilie hervor.
X, kayınvalidesini çok istediği halde Esmé'nin düğününe gitmesinin engeli olarak anar.Die Familie von Lisi kommt zu spät, um die Trauung zu verhindern.
Buna hak düğünü denir.Er wird deshalb Hochzeitskamin genannt.
Gelelim biz bizim köy düğününe.Geh ich auf meine Hochzeit?
King'in babası düğünü gelinin babasının evinde gerçekleştirdi.Bis zur Hochzeitsfeier lebte die Braut im Hause ihres Vaters.
Mahzun anneye düğününde oynamak kısmet omadı.Der Goldene Bär ging an Tuyas Hochzeit.
Geldiğinde bir düğünün yapıldığını görür.Nach seiner Genesung fand die Hochzeit statt.
Buna da "Duvak Düğünü" denilmektedir.Sie wird daher „Hochzeitsmühle“ genannt.
Düğünüme gelmeni istiyorum.Je veux que tu viennes à mon mariage.
Düğünüme gelmenizi istiyorum.Je veux que vous veniez à mon mariage.
Mısır'daki son Yahudi düğünü 1984'te gerçekleşti.Le dernier mariage juif en Égypte, a été célébré en 1984.
Amonasro'nun kaçış haberleri Amneris'in düğününü altüst eder.La nouvelle de l'évasion d'Amonasro perturbe le mariage d'Amneris et de Radames.
Onların düğününe tüm tanrılar katılmış.Tous les dieux assistèrent au mariage.
Radames, Aida'ya düğünü iptal ettiği haberini verir.Radames informe Aïda qu'il souhaite annuler le mariage.
Bir kraliyet düğünü portresi.Portrait d'un mariage.
King'in babası düğünü gelinin babasının evinde gerçekleştirdi.Le mariage eut lieu dans la maison de son beau-père.
Figaro'nun Düğünü'nün prömiyeri Viyana'da 1 Mayıs 1786da Burgtheater'da yapılmıştır.Elle crée le rôle de Suzanne des Noces de Figaro de Mozart le 1er mai 1786.
(9 Haziran) Phil, Stu, Alan ve Doug, Stu’nun düğünü için Bangkok'a giderler.Les quatre amis Phil, Alan, Doug et Stu s'envolent vers la Thaïlande pour assister au mariage de ce dernier.
Burada 1786'da " Figaro'nun Düğünü (La nozze di Figaro) operasını bestelemiştir.C’est dans ce château que fut créé le 26 septembre 1783 Le Mariage de Figaro de Beaumarchais.
Düğününde babasının kilt giymesi sebebiyle İskoç asıllı olması muhtemeldir.Anglais, il a pu revêtir le maillot de l'Écosse en raison de son grand-père écossais.
Düğünün sonuna doğru şarap biter ve Meryem oğluna "şarapları kalmadı" der.Le vin venant à manquer, la mère de Jésus lui dit « Ils n’ont pas de vin ».
En ünlü filmi Muson Düğünü'dür.La plus connue est The Parson's Wedding.
Kızı yanlarına alıp düğünü terk ederler.Elle lui laisse son arme et ils partent pour la réunion.
Tam da düğün sırasında Berrak düğünü basar.Ils organisent une fausse cérémonie de mariage.
Düğünüm için ailemin iznini almayı başardım.He conseguido recibir la aceptación de mis padres para mi matrimonio.
Bir Roman düğününde hiç bulundun mu?¿Has estado alguna vez en una boda gitana?
Tom'un düğünü yarın.Tom se casa mañana.
Amonasro'nun kaçış haberleri Amneris'in düğününü altüst eder.La noticia de la huida de Amonasro interrumpe la boda de Amneris.
Radames, Aida'ya düğünü iptal ettiği haberini verir.Radames le informa a Aida que va a cancelar la boda.
Onların düğününe tüm tanrılar katılmış.Todos los dioses honraron la boda con su presencia.
Düğünün sonuna doğru şarap biter ve Meryem oğluna "şarapları kalmadı" der.En esto se acabó el vino, y la madre de Jesús le dijo: "Ya no tienen vino".
Bir kraliyet düğünü portresi.Retrato de un matrimonio.
Muson Düğünü, Sabrina Dhawan'ın senaryosunu yazdığı, Mira Nair'in yönettiği 2001 yapımı film.La boda del Monzón es una película de 2001 dirigida por Mira Nair.
Şakak Vakti'de Mike ile beraber Bella'yla Edward'tın düğününe katılır.En Amanecer, Mike es invitado a la boda de Edward y Bella.
Buna da "Duvak Düğünü" denilmektedir.También es llamada boda de Moche.
Ted, Claudia ve Stuart'ın düğününde tanıştığı ve mükemmel zaman geçirdiği Victoria'yı arama peşindedir.Ted se preocupa sobre encontrar una cita para la boda de sus amigos, Claudia y Stuart.
Orfe ile Euridice'nin düğünü kutlamaktadırlar.Loa para la comedia de Eurídice y Orfeo.
Amonasro'nun kaçış haberleri Amneris'in düğününü altüst eder.La notizia della fuga di Amonasro perturba le nozze di Amneris.
(1958'de bir Katolik düğünüyle nikâh tazeleyeceklerdi.)Nel 1958 si risposeranno con rito cattolico.
Yapılan düğünün tüm parası fakir Yaşar Usta'ya kalır.Il denaro ricavato veniva affidato a una cassa per gli studenti poveri.
Köçeksiz yapılan düğünü düğünden saymazlar.«Non celebrar solennemente le nozze nei tempi proibiti».
İlk düğünü kız tarafı, ikinci düğünü erkek tarafı yapar.Il loro matrimonio è stato per lui il secondo, per lei il terzo.
Zerde yalnız sünnet düğünü ve mevlitlerde ikram edilir.La si vede apparire solo nel corso del matrimonio di Flor e Massimo.
Onun düğünü hakkında bir şey duymamış olman şaşırtıcı.Удивительно, что ты ничего не слышал о её свадьбе.
Düğününe gitmeye niyetim yok.У меня нет намерения идти на твою свадьбу.