Ana içeriğe geç
Sözlük

düğü ile cümle

düğü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Amonasro'nun kaçış haberleri Amneris'in düğününü altüst eder.Het nieuws van Amonasro's ontsnapping verstoort Amneris' bruiloft.
Onlar Potsdam garnizonunda geleneksel bir askeri düğün ile evlendiler.Zij trouwden op een traditionele militaire manier op het Potsdam garnizoen.
Radames, Aida'ya düğünü iptal ettiği haberini verir.Radames vertelt Aida dat hij de bruiloft afblaast.
Mira, düğünden sonra ameliyat olacaktır.Na het feest wordt Nel geopereerd.
Adolf Hitler düğünde şeref konuğu oldu.Hitler was ere-gast op de bruiloft.
Özgürlük, başka birine zarar vermeyen her şeyi yapabilmekte düğümlenmektedir.De vrijheid bestaat daaruit, alles te kunnen doen wat een ander niet schaadt.
Ebe bir mendilin ucunu düğümleyerek eline alır.Het versiersel wordt aan een lint om de hals gedragen.
Yemek verilir, ve böylece düğün merasimi sona erer.Ondertussen wordt het eten bereid en eindigt hiermee het bruiloftsfeest.
Düğünün sonuna doğru şarap biter ve Meryem oğluna "şarapları kalmadı" der.Tijdens een bruiloft zei de moeder van Jezus : "Ze hebben geen wijn meer".
1 yarı kapalı düğün salonu bulunmaktadır.Een 12½-jarig huwelijk.
Bunu düğünlerde, bayramlarda ve özel günlerde görmek mümkündür.Hierbij kan gedacht worden aan bruiloften, verjaardagen of grote feesten.
Britanya kraliyet ailesinin hiçbir üyesi düğüne katılmadı.Er waren geen leden van de Belgische koninklijke familie aanwezig op de uitvaartplechtigheid.
İki gün süren düğünlerde kına geceleri, yemekli eğlenceler vardır.Op twee middagen in de week vonden er in deze zaal huwelijksvoltrekkingen plaats.
Düğün Viyana’da olur.De film eindigt met de bruiloft in Wenen.
Kana’da Düğün, İtalyan maniyerist ressam Paolo Veronese 'nin 1563 yılında tamamladığı tablosudur.De Bruiloft van Kana kan verwijzen naar: De bruiloft te Kana, schilderij van Veronese uit 1563.
Türk cevizi (İngilizce footrope knot) ise fener üzerine gerdel düğümü yapılmasıdır.Spaanse ruiter: over een schuine paal omhoog gaan.
Düğünlerinden sonraki gün Adrienne'in hamile olduğunu öğrendiler.Korte tijd daarna werd Adrienne zwanger.
Bunlardan biri de düğünleridir.Er is bijvoorbeeld een bruiloft.
Burada her bir düğüm, hem istemci hem de sunucudur ve hepsi de aynı sorumluluğa sahiptirler.Hier telt elke strohalm, elke beurs, elke steun, en elke onderscheiding.
1990 yılında ilk kez Bastille Operası'nda, Figaro'nun Düğünü'ndeki Cherubino rolüyle sahneye çıktı.In 1967 trad ze voor het eerst op in de Metropolitan Opera in New York, als Cherubino in Le nozze di Figaro.
Burada 1786'da " Figaro'nun Düğünü (La nozze di Figaro) operasını bestelemiştir.Mozarts opera Le nozze di Figaro uit 1786 speelt rond dit thema.
Kitabın başlarında Bill ile Fleur'un düğünü olur.De dag na de bruiloft van Bill en Fleur zullen ze vertrekken.
Silinecek düğümün tek çocuğu varsa: düğüm silinir ve tek çocuk silinen düğümün yerine taşınır.Verwijderen van een knoop met één kind: We verwijderen de knoop en het kind komt op diezelfde plaats.
Düğünlerde artık nadiren Adige Dansları(Khafe,Şeşen) sergilenmektedir.De dans wordt vaak bij bruiloften gedanst.
Düğün 26 Kasım 1539 gününe dek sürdü.Hun huwelijk duurde tot 26 januari 1972.
Bir düğün hazırlayıcısı düğün partisine yiyecek sağlar.De dienstbode moet alles klaarmaken voor het bruiloftsfeest.
Ancak düğünleri sırasında Amsterdam'da toplu bir protesto düzenlendi.Op de vertrekdag brak in Amsterdam een massale proteststaking uit.
Pazar günü sabah saat 11 gibi gelin baba evinden alınır ve düğün sonlandırılır.Om elf uur komen Koss en zijn vrienden vrij.
Özellikle yaz aylarında gurbetçilerinde yurda gelmesiyle düğünlerde artış olur.Op hun huwelijksnacht in de zomer stort Pat echter in.
Lenf düğümleri ve lenfatikler (lenf damarları).Na Lemmer worden Sloten (Sleat) en Balk aangedaan.
Buna hak düğünü denir.Dit wordt de bruidsvlucht genoemd.
Sadece düğünlerde kırmızı yörük kıyafeti giyilmektedir.Tijdens bruiloftsfeesten dragen de vrouwen kleuriger kleding.
Turuncu düğüm zaten tek derecelidir.De arm is niet meer dan de noodzakelijke slinger.
Mahzun anneye düğününde oynamak kısmet omadı.Maya had iedereen op de bruiloft van haar broer vermoord.
Bu nedenle, tüm düğümler etkilenebilir.Alle batons moeten dan in beweging zijn.
1910 yılında inşa edilen merkez tren garı, pek çok ana hattın düğümlendiği bir noktadır.Het in 1930 in gebruik genomen station wordt doorkruist door meerdere bekende spoorlijnen.
Düğün sabahı, damat kendisi tıraş olur ve yıkanır.Het badhuis is vol feeën, ze kleden zich uit en wassen zich.
Bu arada Stella çok üzgündür, çünkü kızı düğününe katılamayacaktır, zira gerçek babasının yanındadır.Met zijn grote liefde kon Hans niet trouwen, omdat hij voor haar familie niet goed genoeg was.
Cevizin bir diğer anlamı, halat kollarını ayırmadan yapılan top şekilli bir düğümdür.Een ballistisch mes is een automatisch mes met een los te koppelen lemmet dat uit het handvat wordt geschoten.
Diğer ülkelerde aynı müzik marşları düğün ve nikahlarda çalınmaktadır.De traditionele volksmuziek wordt ook tegenwoordig nog gedraaid op bruiloften en partijen.
Düğün hazırlıkları başlar.Trouwplannen zijn in de maak ...
KÖYDE DÜĞÜN VE BAYRAMLARDA GECE ATEŞ (DALABUR) YAKILARAK SİNSİN ADI VERİLEN BİR OYUN OYNANMAKTADIR.In het dorpje Beriten overnachten de vrienden en Suske kan ’s nachts een slang verslaan.
Bu kez yalnızca kırmızı ve turuncu düğümler tek dereceli kalmalıdır.Alleen de romaanse granieten doopvont blijft over.
Bir düğün pastası, akşam yemeğinin ardından düğün resepsiyonlarında servis edilen geleneksel kek veya pasta.Een bruidstaart, of ook wel trouwtaart genoemd, is de taart die traditioneel genuttigd wordt bij een bruiloft.
Bir Düğün (İngilizce: A Wedding), Robert Altman tarafından yönetilmiş, 1978 ABD yapımı sinema filmi.A Wedding is een Amerikaanse filmkomedie uit 1978 onder regie van Robert Altman.
Düğünlerimiz gece geç saatlere kadar sürmektedir.De bus rijdt tot in de late avonduren.
Düğünler genellikle iki gün sürer.De rally duurt meestal twee dagen.
Düğün yerlerinin kurulması.Paleis van de Trouwerijen.
Düğün esnasında başlarına istenmeyen birçok komik olay gelir.Op hun trouwdag spelen zich vele intriges af.
Çalgılı düğünler de yaygındır.Gearrangeerde huwelijken zijn heel gebruikelijk.
Birbirine herhangi bir şekilde bağlı olmayan düğümler birbirlerinden koşulsal bağımsızdırlar.Stochastische variabelen die niet onderling onafhankelijk zijn heten onderling afhankelijk.
Sürtünme düğümleri.De knoop doorhakken.
Kraliyet düğünü muhteşem bir olaydı.De koninklijke bruiloft was een prachtige gebeurtenis.
Onların düğün günü fark edilmeden gitti.Hun trouwdag bleef onopgemerkt.
Erkek kardeşi yurt dışından dönünceye kadar düğünü ertelemeye karar verdiler.Ze hadden besloten het huwelijk uit te stellen tot haar broer terug was gekomen uit het buitenland.
Onların düğününe tüm tanrılar katılmış.Na ucztę weselną przybyli wszyscy bogowie.
Ebe bir mendilin ucunu düğümleyerek eline alır.Rączka (Rąsia) – rączka jest ożywioną dłonią poruszającą się na palcach.
Britanya kraliyet ailesinin hiçbir üyesi düğüne katılmadı.Na ślubie nie był obecny żaden przedstawiciel hiszpańskiej rodziny królewskiej.
Anjali’nin düğünü ertelenmiştir.Małżeństwo Joanny pozostało bezdzietne.
Keşkek düğünlerde sıklıkla yapılır.Modlitwa jest dość często wykonywana podczas ślubów.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
düğü ile cümle - Sayfa 23 - düğü kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App