Ana içeriğe geç
Sözlük

düğü ile cümle

düğü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Gelelim biz bizim köy düğününe.Geh ich auf meine Hochzeit?
Düğünlerde en başta keşkek dikkat çekmektedir.In der Ehe treten erste Spannungen auf.
Size bu uğurda ölüm, düğün ve bayramdır.Dort wollen sie ihre Hochzeitsnacht und die Flitterwochen verbringen.
King'in babası düğünü gelinin babasının evinde gerçekleştirdi.Bis zur Hochzeitsfeier lebte die Braut im Hause ihres Vaters.
Bu aynı zamanda düğün merasiminin bitmesi anlamına gelir.Dies ist auch das Ende von Honorias Heiratsabsichten.
Mahzun anneye düğününde oynamak kısmet omadı.Der Goldene Bär ging an Tuyas Hochzeit.
Bu telgraftan sonra düğün hazırlıklarına başlanır.Nach einer privaten Aussprache beginnen sie mit den Vorbereitungen für ihre Hochzeit.
Ebe bir mendilin ucunu düğümleyerek eline alır.Das Gewicht wird mit einer Hand aus einer rechteckigen Abwurfzone geworfen.
Geldiğinde bir düğünün yapıldığını görür.Nach seiner Genesung fand die Hochzeit statt.
En iyi sınırlı sayıdaki düğüm ile çalışır.Es empfiehlt sich, die Gruppe mit den meisten Null-Blöcken zu kürzen.
Düğün bitene kadar kazanlar kaynar, misafirlere ikramlar devam eder.Doch das Geschäft der Kupplerinnen blüht, solange sie nicht erwischt werden.
Buna da "Duvak Düğünü" denilmektedir.Sie wird daher „Hochzeitsmühle“ genannt.
Düğüm öğrenmek sabır ve beceri gerektirmektedir.Alles Mühen braucht Wissen und Phantasie.
Düğümle ilgili çalışmalar 19.yüzyılda başlamıştır.Die Reinzuchtarbeit begann während des 19. Jahrhunderts.
Eski ismi Duğur'dur.Sie wird Die Alte genannt.
Sanki düğün evine döndü.Sie wolle zur Hochzeit ihrer Schwester nach Hause zurückkehren.
Bir Düğün (İngilizce: A Wedding), Robert Altman tarafından yönetilmiş, 1978 ABD yapımı sinema filmi.Eine Hochzeit ist ein US-amerikanischer Spielfilm von Robert Altman aus dem Jahr 1978.
Ardından takı töreni gerçekleşir ve düğün dağılır.Alles scheint nun gut zu werden, die Hochzeit wird geplant.
Genç yaşlarda çeşitli yerel törenler ve düğün gibi toplantılarda şarkılar söyleyerek tanınmaya başladı.So ist es üblich, dass man zu Familienfeiern stundenlang alte und neue Lieder singt.
Düğünlerde, ev davetlerinde yapılan bir yiyecektir.Das Essen ist eine Angelegenheit, die zu Hause stattfindet.
Düğün törenleri de hayli ilgi çekicidir.Auch Hochzeitsnächte verliefen ungewöhnlich.
Momoko Hanasaki (花咲 ももこ, Hanasaki Momoko)/Dügün Şeftalisi Seiyuu: Kyoko Hikami Serinin baş karakteri.Momoko Hanasaki / Wedding Peach Momoko Hanasaki (花咲 ももこ) ist der Hauptcharakter der Serie.
Düğünden önce Kına gecesi düzenlenir.Die Nacht vor der Hochzeit.
Düğünleri onlar için çok duygu yüklü bir gündü.Leur mariage a été un jour plein d'émotions pour eux.
Düğünleri için bir limuzin kiraladılar.Pour leur mariage, ils avaient loué une limousine.
Düğünüme gelmeni istiyorum.Je veux que tu viennes à mon mariage.
Düğünüme gelmenizi istiyorum.Je veux que vous veniez à mon mariage.
Düğünden sonra elbiseyi kutuya koyun.Mettez la robe dans la boîte après le mariage.
Düğüm, Donna'nın kütüphaneden ayrıldığını ve kurtarıldığını (saklandığını) söyler.Celui-ci explique que Donna a quitté la bibliothèque et a été sauvée.
Mısır'daki son Yahudi düğünü 1984'te gerçekleşti.Le dernier mariage juif en Égypte, a été célébré en 1984.
1983 - Zülfaris Sinagogunda son düğün.1983 - Dernier mariage dans la synagogue Zülfaris.
Amonasro'nun kaçış haberleri Amneris'in düğününü altüst eder.La nouvelle de l'évasion d'Amonasro perturbe le mariage d'Amneris et de Radames.
Özgürlük, başka birine zarar vermeyen her şeyi yapabilmekte düğümlenmektedir.La liberté consiste à pouvoir faire tout ce qui ne nuit pas à autrui.
Barry Farber (Mitchell Whitfield): Rachel'in düğünde terk ettiği nişanlısı.Barry Farber (Mitchell Whitfield) était le fiancé de Rachel et que cette dernière avait laissé à l'autel.
Düğün 29 Nisan 2011'de Westminster Abbey'de gerçekleşti.Le mariage a lieu le 29 avril 2011 à l'abbaye de Westminster.
Onların düğününe tüm tanrılar katılmış.Tous les dieux assistèrent au mariage.
Düğünlerinde Daenerys'e iki hediye verilir.Lors de la cérémonie de mariage, Daenerys reçoit deux présents.
Düğünlerinden sonraki gün Adrienne'in hamile olduğunu öğrendiler.Le lendemain du mariage, Adrienne découvrit qu'elle était enceinte.
Radames, Aida'ya düğünü iptal ettiği haberini verir.Radames informe Aïda qu'il souhaite annuler le mariage.
On dört yaşındayken köy düğünlerinde ve panayırlarda çalmaya başladı.À l'âge de 14 ans, il commence à jouer dans les mariages et foires de village.
Düğün eğlenceleri başlar.La cérémonie du mariage commence.
Lenfadenit veya adenolenfit (yani lenf adeniti), lenf düğümü iltihabıdır.Donc, α ou son conjugué est une racine de P, ce qui prouve (i).
Britanya kraliyet ailesinin hiçbir üyesi düğüne katılmadı.Aucun membre de la famille du père assiste au mariage.
Mesela burada düğünler gerçekleştirilebilir.Le mariage peut avoir lieu.
Bu islemler dugum yaprak dugum oluncaya kadar devam eder.Elles demeurent ainsi jusqu'à ce qu'elles s'oxydent.
Düğünleri iki gün ve iki gece sürer.Le voyage dura deux jours et deux nuits.
Bundan sonra Düğün hazırlıkları başlar .Les préparatifs du mariage commencent alors.
(Albümlerin yüzde sekseni düğünlerde çalınmak ve evli çiftlere sunulmak üzere yapıldı.)Au moins les deux tiers de ceux qui se marient détruisent leur vie et celle de leur partenaire.)
Kyr Vart’ın kızı ile düğün yaptı.Il se marie à la fille de Thomas Coke (en).
Eski düğünlerimiz 1 hafta sürerdi...Le mariage dure une semaine.
Bir kraliyet düğünü portresi.Portrait d'un mariage.
Surname: Büyük düğün törenleri.IV : Cérémonies nuptiales.
Burada, düğünde aşçılık yapan bir adamla karşılaşır.Ils vont à la rencontre d'un homme qui vit dans leur poubelle.
Düğün: Nikah akşamı düğün salonunda yapılır.Jésus va bientôt entrer dans la salle du festin des noces.
Kendi ikincil yapısı (sahte düğüm eşleşmesi gibi) olmayan büyük ilmikler de kararsızdır.Les grandes boucles sans structure secondaire propre sont également défavorisées.
King'in babası düğünü gelinin babasının evinde gerçekleştirdi.Le mariage eut lieu dans la maison de son beau-père.
Düğünleri eski zamanlarda olduğu gibi yapılmaktadır.Tout se déroule exactement comme autrefois, à la manière des ancêtres.
Figaro'nun Düğünü'nün prömiyeri Viyana'da 1 Mayıs 1786da Burgtheater'da yapılmıştır.Elle crée le rôle de Suzanne des Noces de Figaro de Mozart le 1er mai 1786.
Öykü, düğünden hemen sonra korktuğu için İtalya'ya kaçar.Elle débarque alors en Italie pour apprendre la mort de son fiancé juste avant le mariage.
(9 Haziran) Phil, Stu, Alan ve Doug, Stu’nun düğünü için Bangkok'a giderler.Les quatre amis Phil, Alan, Doug et Stu s'envolent vers la Thaïlande pour assister au mariage de ce dernier.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod