Taraflar, her iki taraftan cesetler üzerinde dövüştüler.Los combatientes se ocuparon de enterrar los cuerpos de ambos bandos.
Çin'de spor uzun zamandır dövüş sanatları ile özdeşleştirilmiştir.Es por esto que a lo largo del tiempo, los deportes en China han sido asociados con las artes marciales.
1995 yılında Josh Todd dövmecisi sayesinde gitarist Keith Nelson ile tanıştı.En 1995, Josh conoció al guitarrista Keith Nelson a través de su tatuador.
Orada bir süre araştırma yaptıktan sonra bir dövmecinin adresini bulur.Al captar la siguiente frecuencia (ver imagen) señalará la dirección de esta otra.
Joffrey de sadist bir şekilde Ros'a emir vererek Daisy'yi dövmesini söyler.Joffrey entonces obliga sádicamente a Ros a golpear a Daisy con su cetro.
Sahiplerin köleleri dövme ya da öldürme gibi bir hakları yoktu.No se permitía que los dueños pegaran o mataran a sus esclavos.
Bō, Japon dövüş sanatlarında kullanılan silah.El arma blanca sai utilizada en artes marciales japonesas.
28 Eylül - Fedor Emelianenko, Rus dövüşçü.28 de septiembre: Fiódor Yemelianenko, luchador ruso.
İkili tarafından dövülen Mark, Steen'e tuşlandı.Mark fue apaleado por el dúo y cubierto por Steen.
Disiplinli bir dövüş sanatları ve satranç öğrencisidir.Es un devoto estudiante de las artes marciales y del ajedrez.
Ayrıca bazı filmlerde, örneğin dövüş sahneleri için koreograflar çalışır.Algunas películas también necesitan un coreógrafo de combate.
Dovzhenko, 20 yıllık kariyeri boyunca sadece 7 filmi kişisel olarak yönetti.Durante 20 años de carrera, dirigió personalmente sólo 7 filmes.
Üstelik babası sarhoş iken eşini döven zorba bir adam hâline geldi.Además, parece que era un hombre violento que maltrataba a su esposa cuando se encontraba bebido.
Çok yumuşaktır bu yüzden kolayca dövülebilir.Es muy jugoso y es fácil de pelar.
2003 yılında profesyonel olarak ilk yıl, bu yıl 12 dövüş kazandı.En 2003, su primer año como profesional, hizo su marca ganadora de 12 peleas ganando.
Haksız yere dövülür ancak kaçmayı başarır ve Londra’nın yolunu tutar.El niño recibe una paliza por la agresión, pero consigue escapar y huye a Londres.
Çocuğu olmayan Orozkul eşini sürekli dövmektedir.Engendró con su esposa un solo hijo, cuyo nombre se desconoce.
Annesi sık sık kaba kuvvete başvuran biriydi ve bazen annesi onu dövüyordu.Su madre a menudo abusaba físicamente de ella, a veces violentamente, y la azotaba.
Dove Unilever şirketine ait kişisel bakım markasıdır.Dove es la línea de productos de cuidado personal perteneciente a la multinacional Unilever.
Ardından dövüşle yargılanma talep eder ve Bronn (Jerome Flynn) onun için kendi hayatını ortaya koyar.Tyrion exige el juicio por combate, nombrando como su campeón a Bronn (Jerome Flynn), que sale victorioso.
Sürekli dövüşmek ister.En constante lucha.
Bunlar: Gizlilik, dövüş ve navigasyon.El comercio, la caza y la navegación.
Ayrıca sırtında da bir ejder dövmesi vardır.También le aparece un lazo en la espalda.
Dov Sion ile evlendi, çiftin iki çocuğu oldu.Está casada con Dov Sion, con quien ha tenido dos hijos.
Ne kadar uygun, sen de bir inek gibi dövüşüyorsun.Decides hacer huelga ya que tú quieres tener tres vacas.
Yani "Ben Anduril, Narsil'den dövülen, Elendil'in kılıcı.Soy Andúril, que fue Narsil, la espada de Elendil.
Teke tek dövüşler ise bazen ölümle sonuçlanabiliyor.Tal la lucha, a veces más allá de la muerte.
Büyük şehirleri ve sanayi merkezleri: Kızıl, Ak-Dovurak (Ak-toprak), Şagonar, Çeder'dir.Mujeres, casas y ciudades : más allá del umbral.
Dovzhenko, 25 Kasım 1956'da Perşemenko'daki bir daçada kalp krizi nedeniyle öldü.Dovzhenko murió de un ataque al corazón el 25 de noviembre de 1956 en Moscú.
Kendisi birçok kez ringde dövüşmüştür fakat bir defada yenilmemiştir.Ella misma fue detenida en varias ocasiones, pero nunca cesó en su lucha.
Oyunda sahip olduğunuz tek yakın dövüş silahı.Es el arma más precisa del juego.
Hong Kong'lu dövüş sanatları yıldızı Jackie Chan ve Tayvanlı aktris Lin Feng-Jiao'nun oğludur.Hijo de la estrella de acción y artista marcial Jackie Chan y la actriz taiwanesa, Lin Feng Jiao.
Kendisi, dövüş sanatları ve Profesyonel güreş'in fanatiğidir.Es experto en artes marciales y defensa personal.
Dövüş başlar.El combate empieza.
Önce onu döver ve sonra reddeder.Ella le rechaza en un primer momento y cede después.
Siyasi poliste dövmediler" dedi.«El atentado según la policía».
Tümülüs, aynı zamanda Spartalıların son dövüştüğü tepedir.De este modo terminó la última carga de los espartanos.
Dövüşmeye başlarlar.Comienzan a pelear.
Polat tarafından beyzbol sopasıyla dövülerek öldürüldü.Este fue golpeado con bates de béisbol hasta morir.
Éowyn ile yaptığı teke tek mücadelede Cadı Kral bir döven kullandı.En la película, Éowyn lucha sola con El Rey Brujo.
Bu filmde de birçok dövüş sahnelerindeki performanslarında da kablo kullanmamıştır.Estos grupos también se opusieron al nivel de violencia en muchos de estos espectáculos.
Sonunda dövüşçüler, rakibini ilk yere indirenin galip sayılmasını kabul ettiler.Ambos compitieron para ver quien derrotaba más rápido a los luchadores locales.
Bu nedenle dövüşürken asla sırtlarını düşmanlarına dönmezler.2) Nunca mostrar tu espalda al enemigo.
Fedor Emelianenko (doğ. 1976), Rus savaş sanatları dövüşçüsü.Fiódor Yemelianenko (1976–), luchador ruso de artes marciales mixtas.
Ah! döve t'ascondi? / "Uberto, nerede saklandın sen?").Pero Lacedemonia ¿dónde está? / ¿Que dónde está?
Beş genç erkek tarafından dövüldü, fakat ciddi bir şekilde yaralanmadı.Cinco personas que se encontraban en ese momento en la zona resultaron heridas, pero ninguno de gravedad.
İki belirgin dövmesi vardır: Sağ kalçasında bir gül, sol ayak bileğinde ufak bir dövme.Tiene dos tatuajes: una A en su tobillo derecho y un pequeño círculo en su muñeca izquierda.
"Ejderha Dövmeli Kız"."La Dama del Dragón".
Dövüş sırasında bir aylak Bob'a saldırır ancak Sasha Bob'u kurtarır.Bob también es atacado por un caminante, pero es rescatado por Sasha.
Ayrıca dövüş sanatlarında bir dublör olarak filmlerde rol aldı.También se dedicaba a realizar las acciones de riesgo en películas como doble.
Katherine Elena'yı öldüresiye döver.Deja una katana al matarlo.
Yakın dövüş türüdür.Tipo de combate.
Dövüş sporlarına ilgim her daim olmuştur.Ellos siempre juegan fútbol todo el tiempo.
Snake, Liquid ile dövüşerek oyunu sonlandırır.Snake lucha contra Liquid en la batalla final.
Kendi aralarında güçsüzleri devre dışı bırakmak için ölümüne dövüşler düzenlerler.Terminaron culpándose entre ellos de su derrota.
O manşetleri döviz yapın onları taşıyın.Aquí están sus hilos, ¡muévelos!
Başarılı bir dövüşçü olduğundan polisler onu zor bir şekilde yakalamışlardır.Cuando esta fallece, los oficiales lo capturan sin dificultad.
Sopalarla, balta saplarıyla dövülmüşler.Se percutía con palos con punta de caucho.
İsimleri de kolundaki dövmede vardır.También su apellido tatuado en su espalda.
Ve kocası Eric'in onu dövdüğünü söyler.Su hijo le vio golpearla.