Ana içeriğe geç
Sözlük

dört ile cümle

dört kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom sizi görmeyi dört gözle beklediğini söyledi.Tom said that he's looking forward to seeing you.
Bunu yapmayı dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to doing that.
Sami, baba olmayı dört gözle bekliyordu.Sami was looking forward to being a father.
Zaten kitabın dörtte birini tercüme ettim.I've already translated a quarter of the book.
Tom, sizinle çalışmayı dört gözle bekliyor.Tom is looking forward to working with you.
Tom bir baba olmayı dört gözle bekliyor.Tom is looking forward to being a father.
Tom'la çalışmayı dört gözle bekliyorum.I look forward to working with Tom.
Dört SWAT üyesi çatıya konumılandılar.Four SWAT members positioned themselves on the rooftop.
Tom dört yıl önce emekli oldu.Tom retired four years ago.
Dört cerrah Leyla'nın yaraları üzerinde çalıştı.Four surgeons worked on Layla's injuries.
Leyla dört aylığına gitti.Layla was gone for four months.
Leyla'nın dört farklı erkekten dört çocuğu vardı.Layla had four children with four different men.
Leyla dört kez göğsünden bıçaklandı.Layla was stabbed four times on her chest.
Leyla o zaman muhtemelen on dört yaşındaydı.Layla was probably fourteen at the time.
Leyla'nın telefonu sabah saat dörtte çaldı.Layla's phone rang at four o'clock in the morning.
Leyla on dört kez Sami'yi aradı.Layla called Sami fourteen times.
Tom onu yapmayı dört gözle bekliyor.Tom is looking forward to doing that.
Dört cerrah Tom'un yaralarında çalıştı.Four surgeons worked on Tom's injuries.
Seninle biraz vakit geçirmeyi dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to spending some time with you.
Tom, Avustralya'ya gitmeyi dört gözle bekliyor.Tom is looking forward to going to Australia.
Sami'nin dört suç ortağı vardı.Sami had four co-conspirators.
Dört buçuk yaşında yüzmeyi öğrendim.I learned to swim aged four and a half.
Bu köpek on üç ya da on dört yaşındadır.This dog is thirteen or fourteen years old.
Dört binden daha fazla kişi kaçtı.More than four thousand people escaped.
Bir karenin dört köşesi ve dört kenarı vardır.A square has four corners and four sides.
Tom burada olmayı dört gözle bekliyor.Tom is looking forward to being here.
Sami dört tane pizza sipariş etti.Sami ordered four pizzas.
Tom, Mary ile biraz zaman geçirmeyi dört gözle bekliyor.Tom is looking forward to spending some time with Mary.
Tom ve Mary bunu dört gözle bekliyorlardı.Tom and Mary have been looking forward to this.
Tom gerçekten bunu yapmayı dört gözle bekliyor.Tom is really looking forward to doing that.
Tom burada bulunmanızı dört gözle bekliyor.Tom is looking forward to your being here.
Tom sizi yakında görmeyi dört gözle bekliyor.Tom is looking forward to seeing you soon.
Tatile çıkmayı dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to going on vacation.
Seninle konuşmayı dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to talking with you.
Tom bunu dört gözle bekliyor.Tom is looking forward to that.
Tom, dört tekerlekli bir kamyonet kullanıyor.Tom drives a four-wheel drive van.
Tom'un kedisinin dört bacağı vardır.Tom's cat has four legs.
Tom'un köpeğinin dört bacağı vardır.Tom's dog has four legs.
Otomobillerin dört tekerleği vardır.Cars have four wheels.
Tom ayda üç ya da dört kez Boston'a gidiyor.Tom goes to Boston three or four times a month.
Sami, Leyla ile yeni bir hayatı dört gözle bekliyordu.Sami was looking forward to a new life with Layla.
Sami dört gün boyunca ağladı.Sami cried for four days.
Kütüphanenin sadece dört bin kitaba sahip olduğunu öğrenmek beni şaşırttı.I was surprised to learn that the library had only about four thousand books.
Tom denize yakın dört yatak odalı büyük bir ev kiralıyor.Tom rents a large four-bedroom house near the sea.
Tom dört yaşındayken kızamık geçirdi.When Tom was four, he had measles.
Senin dans etmeni izlemeyi dört gözle bekliyorum.I look forward to watching you dance.
Tom'dan dört gözle haber almayı bekliyorum.I'm looking forward to hearing from Tom.
Dün öğleden sonra iki ile dört arasında ne yapıyordun?What were you doing between two and four o'clock yesterday afternoon?
Tom senin ziyaretini dört gözle bekliyor.Tom is looking forward to your visit.
Bunu seninle yapmayı dört gözle bekliyorum.I look forward to doing that with you.
Tom Tatoeba Projesine dört sıfırlı bağışta bulundu.Tom is a five-figure donor to the Tatoeba Project.
Tom'a dört yaşındayken otizm tanısı kondu.Tom was diagnosed as having autism at age four.
Einstein dört yaşına kadar konuşmadı.Einstein did not speak until the age of four.
Einstein'ın dört yaşına kadar konuşmaya başlamadığını duydum.I've heard that Einstein didn't start speaking until he was four.
Einstein'ın dört yaşına kadar konuşmaya başlamadığını duydum..I've heard Einstein didn't start speaking until he was four years old.
Avustralya'ya gitmeyi dört gözle bekliyorum.I'm really looking forward to going to Australia.
Bazı sürüngenlerin dört ayağı vardır.Some reptiles have four feet.
Dört gündür bilgisayarsız.He has been stuck without a functional computer for four days.
Dünyanın dört bir yanında birçok insan baharatlı yemekleri sever.Many people around the world love spicy food.
Sol ayağımda sadece dört parmağım var.I only have four toes on my left foot.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod