Ana içeriğe geç
Sözlük

dört ile cümle

dört kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Ben günde üç ya da dört saat uyurdum.I used to sleep for only three or four hours a day.
Sen üç ya da dört hafta içinde buna alışacaksın.You'll get used to this in three or four weeks.
Ben bir günde üç ya da dört saat TV izlerdim.I used to watch TV three or four hours a day.
Ben bir haftada üç ya da dört kitap okurdum.I used to read three or four books a week.
Ben sadece bir ayda yaklaşık üç ya da dört kez et yerim.I only eat meat about three or four times a month.
Cumhurbaşkanının görev süresi dört yıl sürer.The president's term lasts four years.
Bu bizim üç, en fazla dört haftamızı alacak.This will take us three, at most four weeks.
Yılın dört mevsimi nedir?What are the four seasons of the year?
Tom bir günde üç ya da dört mil koşar.Tom runs three or four miles a day.
Onun bakılacak dört tane çocuğu var.He has four children to feed.
Ben dört aylık hamileyim.I'm in my fourth month.
Bir dikdörtgenin dört dik açısı vardır.A rectangle has four right angles.
Evimde dört tane yatak odası vardır.There are four bedrooms in my house.
Sao Paulo'da dört Kolombiyalı hapsedildi.Four Colombians were imprisoned in São Paulo.
Dönel kavşaklar dört yollu kavşaklardan daha güvenli ve verimlidir.Roundabouts are both safer and more efficient than four-way intersections.
Dört tane bilet istiyorum, lütfen.I'd like four tickets, please.
Her günün seksen altı bin dört yüz saniyesi vardır.Every day has eighty-six thousand four hundred seconds.
Çince, dört tonu olan bir dildir.Chinese is a language that has four tones.
Dört yüz on altı tane Çinli olimpik sporcu Rio'dadır.Four hundred and sixteen Chinese Olympic athletes are in Rio.
Troposfer tüm atmosfer kütlesinin dörtte üçünü içerir.The troposphere contains three-quarters of the mass of the entire atmosphere.
Bizim bedenimiz dört elementten oluşur: toprak, ateş, su ve hava.Our body was formed out of four elements: earth, fire, water, and air.
O sizi görmeyi dört gözle bekliyor. O sadece sabırsızlanıyor.She's so looking forward to seeing you. She just can't wait.
Doğal tik ormanları sadece dört ülkede bulunur: Hindistan, Laos, Burma ve Tayland.Natural teak forests occur in only four countries: India, Laos, Burma and Thailand.
Tom bizi ziyaret etmeye gelmeyi dört gözle beklediğini söyledi.Tom said he was looking forward to coming to visit us.
Olimpiyat Oyunları her dört yılda bir düzenlenmektedir.The Olympic Games are staged every four years.
Bu şiir her birinin beş dizesi olan dört kıtadan oluşur.This poem is composed of four verses, each of which has five lines.
Olay saat dörtte başlar.The event starts at 4am.
Olay öğleden sonra dörtte başlar.The event starts at 4pm.
Ben dörtte uyandım.I woke up at four.
Saat dörtte uyandım.I woke up at four o'clock.
Ülkenin dört bir yanına gittik.We went all over the country.
Bu, dört oyunculu bir oyundur.This is a game for four players.
Geri bildirimini dört gözle bekliyoruz.We look forward to your feedback.
Tom dört farklı üniversitelerden prospektüsleri sipariş verdi.Tom ordered prospectuses from four different universities.
Haftada üç ya da dört kez yüzerim.I swim three or four times a week.
Kızım Sao Paulo'dan dört yüz mil uzaktaki Rio de Janeiro'da yaşıyor.My daughter lives in Rio de Janeiro, which is four hundred miles away from Sao Paulo.
Burada olmanı dört gözle bekliyoruz.We're looking forward to your being here.
Tom haftada üç yada dört kez buraya gelmektedir.Tom has been coming here three or four times a week.
Üç ayaklı bir yarış için en az dört kişiye ihtiyacın var.You need at least four people for a three-legged race.
Ben on dört yaşındayım.I am fourteen years old.
O, dört yıldızlı bir otel ve merkezi olmalı.It has to be a four-star hotel, and central.
Noel'i dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to Christmas.
Sincaplar gömdükleri fıstıkların sadece dörtte birini bulurlar.Squirrels only find a quarter of the nuts that they bury.
Tom atını dört nala koşmaya zorladı.Tom urged his horse into a gallop.
Her zaman gözünü dört aç.Be alert at all times.
Size görmeyi dört gözle bekliyoruz.We look forward to seeing you.
Tom dışarıda beklerken veteriner, Mary'nin kedisini dört saat boyunca ameliyat etti.While Tom waited outside, the vet performed a four hour surgery on Mary's cat.
Dört yaşındaki dahi bir senfoni besteledi.The four-year old prodigy composed a symphony.
Her gün bir bin dört yüz kırk dakikadır.Every day has one-thousand four-hundred and forty minutes.
Seninle çalışmayı dört gözle bekliyorum, Jamal.I'm looking forward to working with you, Jamal.
Standart bir futbol oyunu dört 15 dakikalık çeyrekten oluşur.A standard football game consists of four 15-minute quarters.
Fadıl yaklaşık dört ay boyunca Kahire'de kaldı.Fadil stayed in Cairo for about four months.
Bu gece güzel yumuşak bir yatakta uyumayı dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to sleeping on a nice soft bed tonight.
Dört tane asım vardı.I had four aces.
Fadıl dört erkek kardeşin ikincisiydi.Fadil was the second of four brothers.
Dört ay önce Tom Keltçe öğrenmeye başladı.It was four months ago that Tom began to learn Gaelic.
Fadıl, Leyla'nın dört numaralı kocasıydı.Fadil was Layla's husband number four.
Seninle yüzmeye gitmeyi dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to going swimming with you.
Seninle kayak yapmayı dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to going skiing with you.
Onu seninle yapmayı dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to doing that with you.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod