Ana içeriğe geç
Sözlük

dört bir ile cümle

dört bir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kuşlar dört bir yana uçuştu.The birds flew away in all directions.
Mülteciler ülkenin dört bir yanından içeri girdiler.Refugees poured in from all over the country.
O, dünyanın dört bir yanını gezdi.He traveled around the world.
Onların Kalküta'dan New York City'ye kadar dünyanın dört bir yanında şubeleri var.They have branches all over the world, from Calcutta to New York City.
Şehrin dört bir yanı dağlarla çevriliydi.The mountains were all around the city.
Dört biraderim var.I have four brothers.
Ülkenin dört bir yanına gittik.We went all over the country.
Dünyanın dört bir yanında birçok insan baharatlı yemekleri sever.Many people around the world love spicy food.
Lubovitz Yahudileri dünyanın dört bir köşesinden mezarına dua etmeye gelir.Lubavitcher Jews from all over the world come to pray at his grave.
Ardından seri grubu dünyanın dört bir yanına çekmiştir.It was to spread the Word of the Lord to the four corners of the earth."
Koleksiyonu dünyanın dört bir yanından 10 milyon örnekleri oluşmaktadır.The collection consists of about ten million specimens from all over the world.
İnsanlarca dünyanın dört bir yanına taşınmıştır.We're living with people on the other side of the world.
Dünyanın dört bir köşesine nasıl göçtüğümüze dair kabaca bir taslak.It is a very coarse sketch of how we migrated around the planet.
Dünyanın dört bir yanında yerli halklarla yaptığımız saha araştırmaları.The field research that we're doing around the world with indigenous peoples.
Amerika, dünyanın dört bir yanındaki güçlü ittifakların merkezinde olmaya devam edecek.America will remain the anchor of strong alliances in every corner of the globe.
Dünyanın dört bir yanından katılan tasarımcılarımız da var.We also have designers from around the world that participate.
Çılgınca New York şehrinin dört bir yanına dağıtıldı.They were wild-posted around New York City.
Bu ülkenin her dört bir yanında oluyor.This is happening all over the country.
Sorun şu ki şu an Batı'nın dört bir yanında bu, böyle görünüyor.The problem is that all over the West now it looks like this.
Ve dünyanın dört bir yanında açık denizlere daldım.And I've dived in deep-sea submersibles around the world.
Women Are Heroes beni dünyanın dört bir yanına götürdü.Women Are Heroes took me around the world.
Ve bazıları dünyanın dört bir yanında ki İnternet hizmet sağlayıcılarında orta-düzey çalışanlar.And some of them are mid-level employees at Internet service providers around the world.
Ve gerçekleşen bir hikaye, dört bir yanımız makinalarla çevrili.And it's a story that did work. It did happen, and the machines are all around us.
Ülkenin dört bir yanındaki işsiz kişilere yardım edecek.It\'92s going to help people across the country that are unemployed right now.\
Ülkenin dört bir yanında, küçük işletme sahipleriyle konuşuyorum.I talk to small businesses across the country.
Bu da, ülkenin dört bir yanında, on binlerce iş fırsatı yaratmak üzere.That\'92s creating tens of thousands of jobs all across the country.
Bu gençler isyan ordusunda izciydiler, dört bir yanı sarmıştı şanları.Now, they were scouts in the rebels' army, they were known both far and wide.
Dünyanın dört bir köşesi izliyor, bu yüzden gez kızım, gez.The four corners of the world are watching, so travel daughter, travel.
Dünyanın dört bir yanında her yıl bu şarlatanlara milyarlarca dolar akıyor.Billions of dollars are spent every year, all over the globe, on these charlatans.
Dünyanın dört bir yanından girişimci gruplarının önünde konuşma yapıyordum.And it was a speaking event in front of groups of entrepreneurs from around the world.
Dört bir yanı manzaralı.It has 360-degree views.
Ülkenin dört bir yanındaki şehirlerde --In urban communities across this country --
Şimdi, görüntü üretimi dört bir yanımızda.So now, the creation of media is -- it's everywhere.
Günümüzde çocuklar,gençler,erişkinler herkes dünyanın dört bir yanında programlama öğreniyor.Kids, teens, adults from all over the world are learning programming today.
Bir, iki, üç, dört, bir, iki, üç, dört.One, two, three, four, one, two, three, four.
Şükran Günü, Noel -- (Alkışlar) -- dünyanın dört bir tarafında birçok ülkeden. Harikuladeydi.All during the holidays, Thanksgiving, Christmas, in different countries around the world.
Video teype kaydedildi -- teknoloji -- ve dünyanın dört bir yanında gösterildi.It was captured on videotape -- technology -- and it was played all over the world.
Benim handikap iken aptalca bir eşek olma geldiğinde, bir artı dört bir adamdı altı.When it came to being a silly ass, he was a plus-four man, while my handicap was about six.
Bu şeyi ülkenin dört bir yanında üretiyoruz.We're building this stuff around the country.
İlk zamanlar, başlangıçtaydık, dünyanın dört bir yanında siteler kuruyorduk.Early days, and we're just beginning, we're setting up sites around the world.
Yedi bölü dört bir nokta yetmiş beş ile aynı şey.So 7/4, that's the same thing as like 1.75.
Doğal olarak, dünyanın dört bir yanında avlanmaya devam ettim.Naturally, I continued to hunt all over the world.
Bunların hepsi dünyanın dört bir yanındaki bilgisayarlarımıza geçebilir.These all happen to be on our computers, on computers across the world.
Muazzez Abacı sahnede kıpırdayamıyormuş. Neden? Hatıralar sarmış dört bir yanını da ondan.I read where Snoop Lion got caught rolling a fatty, or as Chris Christie calls it rolling a me.
Bu yüzden dünyanın dört bir yanında, polisleri, hakimleri ve cumhuriyet savcılarını eğitiyoruz.That is why we train police officers, we train judges, we train public prosecutors around the world.
Eşyalarını dünyanın dört bir yanına saçtın.You've got shit all over the world.
Yağmur küçük kuşları da buraya çekti ve dört bir yanda cıvıldamaya başladılarThe rain has also brought out little birds and all around they start to sing
Şu odada dünyanın dört bir yanından CEO'lar var.No, I'm having a bit of a nightmare, actually. What's the matter?
Arjantin gibi dünyanın dört bir yanındaki ülkelerde duvarlar oluşturuldu.South Africa, Australia, Argentina, and beyond.
İsrailliler dört bir yandan Givanın çevresinde pusuya yattılar.Israel set ambushes all around Gibeah.
Dünyanın dört bir yanında muhabirler Nikica'nın özgürlüğe kaçışıyla ilgili hikayeler yazdılar.Reporters around the world filed stories on Nikica's run for freedom.
Düzenlenen çok sayıda etkinliğe dünyanın dört bir yanından yaklaşık 70 şair katılıyor.About 70 poets from all over the world are taking part in numerous events.
15 Haziran itibariyle tura çıkan Myrtis dünyanın dört bir yanında müzelerde sergilenecek.As of June 15th, the exhibit is touring other museums around the world.
Bu arada Papandreu da planlarını anlatmak için ülkenin dört bir yanını dolaşıyor.Papandreou has been touring the country, outlining his plans.
Gösteriye Sırbistan'ın dört bir yanından 10 binden fazla kişi katıldı.The demonstration drew more than 10,000 people from all over Serbia.
Bu yılki etkinliğe dünyanın dört bir yanından toplam 184 film katıldı.A total of 184 movies from around the world took part in the event this year.
Gün boyu süren plaj partisi için ülkenin dört bir yanından 2353 kadın Belgrad'a geldi.The 2,353 women arrived in Belgrade from around the country for a day-long beach party.
Erkekler dört bir yandan gelen suları kontrol etmeye çalışıyorlar.Men are trying to control the water that is pouring from everywhere.
Belgrad'daki turizm fuarına dünyanın dört bir yanından ziyaretçiler geldi.A tourism fair in Belgrade attracts exhibitors from around the world.
Ülkenin dört bir yanına seçim afişleri asıldı. [Getty Images]Election posters are plastered throughout the country. [Getty Images]
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod