dönmeyecek ile cümle
dönmeyecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Halk kendisini cezalandıran RABbe dönmeyecek, Her Şeye Egemen RABbi aramayacak.Todavia o povo não se voltou para quem o feriu, nem buscou ao Senhor dos exércitos.
Halk kendisini cezalandıran RABbe dönmeyecek, Her Şeye Egemen RABbi aramayacak.Πλην ο λαος δεν επιστρεφει προς τον παταξαντα αυτον, ουδε εκζητουσι τον Κυριον των δυναμεων.
Halk kendisini cezalandıran RABbe dönmeyecek, Her Şeye Egemen RABbi aramayacak.Но народ не обращается к Биющему его, и к Господу Саваофу не прибегает.
Halk kendisini cezalandıran RABbe dönmeyecek, Her Şeye Egemen RABbi aramayacak.Но пак людете не се връщат към Този, Който ги поразява, Нито търсят Господа на Силите.
Halk kendisini cezalandıran RABbe dönmeyecek, Her Şeye Egemen RABbi aramayacak.והעם לא שב עד המכהו ואת יהוה צבאות לא דרשו׃
Halk kendisini cezalandıran RABbe dönmeyecek, Her Şeye Egemen RABbi aramayacak.والشعب لم يرجع الى ضاربه ولم يطلب رب الجنود.
Halk kendisini cezalandıran RABbe dönmeyecek, Her Şeye Egemen RABbi aramayacak.這 百 姓 還 沒 有 歸 向 擊 打 他 們 的 主 、 也 沒 有 尋 求 萬 軍 之 耶 和 華
Halk kendisini cezalandıran RABbe dönmeyecek, Her Şeye Egemen RABbi aramayacak.這百姓 還沒 有 歸向擊 打 他 們的主 、 也沒 有 尋求 萬軍 之 耶和華
Lübnan pek yakında meyve bahçesine, Meyve bahçesi ormana dönmeyecek mi?Certo, ancora un po' e il Libano si cambierà in un frutteto e il frutteto sarà considerato una selva
Lübnan pek yakında meyve bahçesine, Meyve bahçesi ormana dönmeyecek mi?Chẳng phải còn ít lâu nữa, thì Li-ban sẽ đổi làm ruộng tốt, và ruộng tốt sẽ được kể như rừng rậm sao?
Lübnan pek yakında meyve bahçesine, Meyve bahçesi ormana dönmeyecek mi?Chẳng phải còn ít_lâu nữa , thì Li-ban sẽ đổi làm_ruộng tốt , và ruộng tốt sẽ được kể như rừng rậm sao ?
Lübnan pek yakında meyve bahçesine, Meyve bahçesi ormana dönmeyecek mi?Encore un peu de temps, Et le Liban se changera en verger, Et le verger sera considéré comme une forêt.
Lübnan pek yakında meyve bahçesine, Meyve bahçesi ormana dönmeyecek mi?Ennu bare en liten stund, så skal Libanon bli til fruktbar mark, og den fruktbare mark aktes som skog.
Lübnan pek yakında meyve bahçesine, Meyve bahçesi ormana dönmeyecek mi?Izali po maluczkim i króciuchnym czasie nie obróci się Liban w pole? a pole za las poczytane nie będzie?
Lübnan pek yakında meyve bahçesine, Meyve bahçesi ormana dönmeyecek mi?미구에 레바논이 기름진 밭으로 변하지 않겠으며 기름진 밭이 삼림으로 여김이 되지 않겠느냐
Lübnan pek yakında meyve bahçesine, Meyve bahçesi ormana dönmeyecek mi?Nemde kevés idõ multán a Libánon termõfölddé lesz, és a termõföld erdõnek tartatik?
Lübnan pek yakında meyve bahçesine, Meyve bahçesi ormana dönmeyecek mi?Peste puţină vreme, Libanul se va preface în pomăt, şi pomătul va fi socotit ca o pădure!
Lübnan pek yakında meyve bahçesine, Meyve bahçesi ormana dönmeyecek mi?Se, end om en liden Stund skal Libanon blive til Frugthave, Frugthaven regnes for Skov.
Lübnan pek yakında meyve bahçesine, Meyve bahçesi ormana dönmeyecek mi?Vain lyhyt hetki enää, niin Libanon muuttuu puutarhaksi, ja puutarha on metsän veroinen.
Lübnan pek yakında meyve bahçesine, Meyve bahçesi ormana dönmeyecek mi?Zdaliž po maličkém a kratičkém času neobrátí se Libán v pole, a pole za les nebude počteno?
Lübnan pek yakında meyve bahçesine, Meyve bahçesi ormana dönmeyecek mi?Еще немного, очень немного, и Ливан не превратится ли в сад, а сад не будут ли почитать, как лес?
Lübnan pek yakında meyve bahçesine, Meyve bahçesi ormana dönmeyecek mi?הלוא עוד מעט מזער ושב לבנון לכרמל והכרמל ליער יחשב׃
Lübnan pek yakında meyve bahçesine, Meyve bahçesi ormana dönmeyecek mi?أليس في مدة يسيرة جدا يتحول لبنان بستانا والبستان يحسب وعرا.
Lübnan pek yakında meyve bahçesine, Meyve bahçesi ormana dönmeyecek mi?利 巴 嫩 變 為 肥 田 、 肥 田 看 如 樹 林 、 不 是 只 有 一 點 點 時 候 麼
Lübnan pek yakında meyve bahçesine, Meyve bahçesi ormana dönmeyecek mi?利巴嫩變為 肥田 、 肥田 看 如 樹林 、 不 是 只有 一 點點時候麼
‹‹Mısıra dönmeyecekler, Asur kral olacak başlarına, Çünkü bana dönmek istemediler.Han skal ikke vende tilbake til Egyptens land, men Assur skal være hans konge; for de vilde ikke vende om.
‹‹Mısıra dönmeyecekler, Asur kral olacak başlarına, Çünkü bana dönmek istemediler.Han skal til Ægypten igen, have Assur til Konge, thi omvende sig vil de ikke.
‹‹Mısıra dönmeyecekler, Asur kral olacak başlarına, Çünkü bana dönmek istemediler.저희가 애굽 땅으로 다시 가지 못하겠거늘 내게 돌아오기를 싫어하니 앗수르 사람이 그 임금이 될 것이라
‹‹Mısıra dönmeyecekler, Asur kral olacak başlarına, Çünkü bana dönmek istemediler.Não voltarão para a terra do Egito; mas a Assíria será seu rei; porque recusam converter-se.
‹‹Mısıra dönmeyecekler, Asur kral olacak başlarına, Çünkü bana dönmek istemediler.Nem tér vissza Égyiptom földére; hanem Assiria lesz az õ királya, mert nem akarnak megtérni.
‹‹Mısıra dönmeyecekler, Asur kral olacak başlarına, Çünkü bana dönmek istemediler.Nenavráti sa do Egyptskej zeme, ale Assúr, ten bude jeho kráľom, pretože odopreli navrátiť sa.
‹‹Mısıra dönmeyecekler, Asur kral olacak başlarına, Çünkü bana dönmek istemediler.Nenavrátíť se do země Egyptské, ale Assur bude králem jeho, proto že se nechtěli obrátiti.
‹‹Mısıra dönmeyecekler, Asur kral olacak başlarına, Çünkü bana dönmek istemediler.Ne vrne se v deželo Egiptovsko, ali Asirec mu bode kralj, ker se niso hoteli izpreobrniti.
‹‹Mısıra dönmeyecekler, Asur kral olacak başlarına, Çünkü bana dönmek istemediler."No volverá a la tierra de Egipto, sino que el asirio será su rey; porque no quisieron volver a mí
‹‹Mısıra dönmeyecekler, Asur kral olacak başlarına, Çünkü bana dönmek istemediler.Ritornerà al paese d'Egitto, Assur sarà il suo re, perché non hanno voluto convertirsi
‹‹Mısıra dönmeyecekler, Asur kral olacak başlarına, Çünkü bana dönmek istemediler.Не возвратится он в Египет, но Ассур – он будет царем его, потому что они не захотели обратиться ко Мне .
‹‹Mısıra dönmeyecekler, Asur kral olacak başlarına, Çünkü bana dönmek istemediler.Той няма да се върне в Египетската земя; Но Асириеца ще му бъде цар; Защото отказаха да се обърнат към Мене.
‹‹Mısıra dönmeyecekler, Asur kral olacak başlarına, Çünkü bana dönmek istemediler.לא ישוב אל ארץ מצרים ואשור הוא מלכו כי מאנו לשוב׃
‹‹Mısıra dönmeyecekler, Asur kral olacak başlarına, Çünkü bana dönmek istemediler.لا يرجع الى ارض مصر بل اشور هو ملكه. لانهم أبوا ان يرجعوا
‹‹Mısıra dönmeyecekler, Asur kral olacak başlarına, Çünkü bana dönmek istemediler.他 們 必 不 歸 回 埃 及 地 、 亞 述 人 卻 要 作 他 們 的 王 、 因 他 們 不 肯 歸 向 我
‹‹Mısıra dönmeyecekler, Asur kral olacak başlarına, Çünkü bana dönmek istemediler.他 們必不歸回 埃及 地 、 亞述 人卻 要 作 他們 的 王 、 因 他 們不肯歸 向 我
Okuldan ayrılmak mı? Gerçekten geri dönmeyecek misin?Kilépsz az iskolából? hát tényleg nem fogsz visszajönni?
Okuldan ayrılmak mı? Gerçekten geri dönmeyecek misin?자퇴요? 정말 않 돌아오실거에요?
Okuldan ayrılmak mı? Gerçekten geri dönmeyecek misin?פורשת מהלימודים? את באמת לא מתכוונת לחזור?
Seni seviyorum. Ve sakın, geri dönmeyecekmişsin gibi konuşma.Ne beszélj úgy, mintha nem jönnél vissza.
Seni seviyorum. Ve sakın, geri dönmeyecekmişsin gibi konuşma.И не говори, сякаш няма да се върнеш.
Seni seviyorum. Ve sakın, geri dönmeyecekmişsin gibi konuşma.הבחור הזה לא לוקח .שום דבר ברצינות
Simdi bunu kalici hale getirecegiz yani biz egitim alip, ayrilip bir daha geri donmeyecek miyiz?Czy tak będzie już zawsze, że wszyscy się edukujemy, wyjeżdżamy i już nie wracamy?
Simdi bunu kalici hale getirecegiz yani biz egitim alip, ayrilip bir daha geri donmeyecek miyiz?Gaan we dat zo houden, dat we opgeleid worden, vertrekken en niet teruggaan?
Simdi bunu kalici hale getirecegiz yani biz egitim alip, ayrilip bir daha geri donmeyecek miyiz?이제 우리는 우리 모두가 수련을 받고 그곳을 떠나 다시 돌아가지 않는 이런 상태를 지속하게 될까요?
Simdi bunu kalici hale getirecegiz yani biz egitim alip, ayrilip bir daha geri donmeyecek miyiz?כעת, האם אנחנו הולכים לעשות את זה עניין שבשגרה, המצב בו כולנו נהיים מאומנים במקצוע ועוזבים, ואנחנו לא חוזרים?
Simdi bunu kalici hale getirecegiz yani biz egitim alip, ayrilip bir daha geri donmeyecek miyiz?الآن ، هل نحن سنسمح بإستمرارية ذلك، حيث أننا جميعا حصلنا على التدريب وغادرنا ، و لا نعود؟
Simdi bunu kalici hale getirecegiz yani biz egitim alip, ayrilip bir daha geri donmeyecek miyiz?永遠に帰国せず海外で暮らしてしまうのでしょうか? 大半は戻らないでしょう 私は戻りたくないです
Ve diğer yarıyı, ilk yarıyı arayıp bulmaları için yollamıyorlardı çünkü geri dönmeyeceklerinden korkuyorlardı.A drugiej połowie nie pozwolono szukać pierwszej połowy bo obawiano się, że nie wrócą.
Ve diğer yarıyı, ilk yarıyı arayıp bulmaları için yollamıyorlardı çünkü geri dönmeyeceklerinden korkuyorlardı.A másik felét nem engedték, hogy a keresésükre induljanak, mert féltek, hogy ők sem térnek vissza.
Ve diğer yarıyı, ilk yarıyı arayıp bulmaları için yollamıyorlardı çünkü geri dönmeyeceklerinden korkuyorlardı.A velení nenechalo jít druhou polovinu jít hledat tu první, protože se bálo, že se už také nevrátí.
Ve diğer yarıyı, ilk yarıyı arayıp bulmaları için yollamıyorlardı çünkü geri dönmeyeceklerinden korkuyorlardı.남은 절반의 병사들을 시켜서 금을 찾아 떠난 병사를 찾으러 갈 수도 없는 것이 그러면 찾으러 간 병사들도 안 돌아올 것 같았거든요.
Ve diğer yarıyı, ilk yarıyı arayıp bulmaları için yollamıyorlardı çünkü geri dönmeyeceklerinden korkuyorlardı.Non permisero che l'altra metà seguisse la prima metà di soldati perchè temevano che non tornassero indietro.
Ve diğer yarıyı, ilk yarıyı arayıp bulmaları için yollamıyorlardı çünkü geri dönmeyeceklerinden korkuyorlardı.Вторая же половина не отправилась на поиски беглецов, так как командование опасалось, что и эти могут бежать.
Ve diğer yarıyı, ilk yarıyı arayıp bulmaları için yollamıyorlardı çünkü geri dönmeyeceklerinden korkuyorlardı.И не посмели да пратят другата половина да ги търси, от страх, че няма да се върнат.