dönmeyecek ile cümle

dönmeyecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
48
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ve diğer yarıyı, ilk yarıyı arayıp bulmaları için yollamıyorlardı çünkü geri dönmeyeceklerinden korkuyorlardı.והם לא נתנו לחצי השני לצאת ולחפש את החצי הראשון כי הם פחדו שהם לא יחזרו.
Ve diğer yarıyı, ilk yarıyı arayıp bulmaları için yollamıyorlardı çünkü geri dönmeyeceklerinden korkuyorlardı.بالطبع لن يتركوا النصف الآخر يخرج للبحث عن النصف الأول، خوفاً من أن لا يعودوا ثانيةً!
Ve diğer yarıyı, ilk yarıyı arayıp bulmaları için yollamıyorlardı çünkü geri dönmeyeceklerinden korkuyorlardı.連れ戻す命令はなかったそうです (聴衆より笑い)
Ve sakın, geri dönmeyecekmişsin gibi konuşma.Äläkä puhu niin kuin et tulisi takaisin sieltä.
Ve sakın, geri dönmeyecekmişsin gibi konuşma.A nemluv, jako kdyby ses neměl vrátit.
Ve sakın, geri dönmeyecekmişsin gibi konuşma.Bố đừng nói chuyện như thể... bố sẽ không về nữa.
Ve sakın, geri dönmeyecekmişsin gibi konuşma.Dan jangan bercakap seolah kau takkan kembali.
Ve sakın, geri dönmeyecekmişsin gibi konuşma.E não fales como se não fosses voltar.
Ve sakın, geri dönmeyecekmişsin gibi konuşma.E non parlare come se non dovessi pių tornare.
Ve sakın, geri dönmeyecekmişsin gibi konuşma.En praat niet alsof je niet terugkomt.
Ve sakın, geri dönmeyecekmişsin gibi konuşma.In ne govori, kot da se ne boš vrnil.
Ve sakın, geri dönmeyecekmişsin gibi konuşma.Nie gadaj tak, jakbyś miał nie wrócić.
Ve sakın, geri dönmeyecekmişsin gibi konuşma.Och prata inte som om du inte skulle återvända.
Ve sakın, geri dönmeyecekmişsin gibi konuşma.Og lyd ikke, som om du aldrig kommer tilbage.
Ve sakın, geri dönmeyecekmişsin gibi konuşma.Parle pas comme si t'allais pas revenir.
Ve sakın, geri dönmeyecekmişsin gibi konuşma.Şi nu mai vorbi ca şi cum nu te-ai mai întoarce.
Ve sakın, geri dönmeyecekmişsin gibi konuşma.Und rede nicht so, als würdest du nie mehr wiederkommen.
Ve sakın, geri dönmeyecekmişsin gibi konuşma.Y no hables como si no fueras a regresar.
Ve sakın, geri dönmeyecekmişsin gibi konuşma.Και μην μιλάς, λες και δεν θα γυρίσεις πίσω.
Ve sakın, geri dönmeyecekmişsin gibi konuşma.И не говори, сякаш няма да се върнеш.
Ve sakın, geri dönmeyecekmişsin gibi konuşma.ولا تتحدث كأنك لن تعود
Yanına para torbasını aldı, Dolunaydan önce eve dönmeyecek.››a luat cu el sacul cu bani, şi nu se va întoarce acasă decît la luna nouă.``
Yanına para torbasını aldı, Dolunaydan önce eve dönmeyecek.››Ðem túi bạc theo tay người , Ðến rằm mới trở_về nhà . "
Yanına para torbasını aldı, Dolunaydan önce eve dönmeyecek.››Ðem túi bạc theo tay người, Ðến rằm mới trở về nhà."
Yanına para torbasını aldı, Dolunaydan önce eve dönmeyecek.››Egy erszény pénzt võn kezéhez; holdtöltére jõ haza.
Yanına para torbasını aldı, Dolunaydan önce eve dönmeyecek.››Er hat den Geldsack mit sich genommen; er wird erst aufs Fest wieder heimkommen.
Yanına para torbasını aldı, Dolunaydan önce eve dönmeyecek.››ha portato con sé il sacchetto del denaro, tornerà a casa il giorno del plenilunio»
Yanına para torbasını aldı, Dolunaydan önce eve dönmeyecek.››Hij heeft flink wat geld meegenomen en zei mij dat het nog wel even duurde voor hij weer thuiskwam."
Yanına para torbasını aldı, Dolunaydan önce eve dönmeyecek.››Ia membawa banyak uang, dan tak akan pulang dalam dua minggu.
Yanına para torbasını aldı, Dolunaydan önce eve dönmeyecek.››Il a pris avec lui le sac de l`argent, Il ne reviendra à la maison qu`à la nouvelle lune.
Yanına para torbasını aldı, Dolunaydan önce eve dönmeyecek.››은 주머니를 가졌은즉 보름에나 집에 돌아오리라 하여
Yanına para torbasını aldı, Dolunaydan önce eve dönmeyecek.››Llevó consigo una bolsa de dinero; el día de la luna llena volverá a su casa.
Yanına para torbasını aldı, Dolunaydan önce eve dönmeyecek.››mošnjo denarja je vzel s seboj, povrne se domov šele ob ščipu.
Yanına para torbasını aldı, Dolunaydan önce eve dönmeyecek.››Pengepungen tog han med, ved Fuldmåne kommer han hjem!"
Yanına para torbasını aldı, Dolunaydan önce eve dönmeyecek.››pengepungen tok han med sig, først ved fullmåne kommer han hjem.
Yanına para torbasını aldı, Dolunaydan önce eve dönmeyecek.››Pytlík peněz vzal s sebou, v jistý den vrátí se do domu svého.
Yanına para torbasını aldı, Dolunaydan önce eve dönmeyecek.››Rahakukkaron hän otti mukaansa ja tulee kotiin vasta täydenkuun päiväksi."
Yanına para torbasını aldı, Dolunaydan önce eve dönmeyecek.››Sin penningpung tog han med sig; först vid fullmånstiden kommer han hem.»
Yanına para torbasını aldı, Dolunaydan önce eve dönmeyecek.››um saquitel de dinheiro levou na mão; só lá para o dia da lua cheia voltará para casa.
Yanına para torbasını aldı, Dolunaydan önce eve dönmeyecek.››Vzal mešec peňazí so sebou; prijde domov až na deň, keď bude mesiac v splne.
Yanına para torbasını aldı, Dolunaydan önce eve dönmeyecek.››Worek pieniędzy wziął z sobą; dnia pewnego wróci się do domu swego.
Yanına para torbasını aldı, Dolunaydan önce eve dönmeyecek.››ελαβε βαλαντιον αργυριου εν τη χειρι αυτου εν ωρισμενω καιρω θελει επανελθει εις την οικιαν αυτου.
Yanına para torbasını aldı, Dolunaydan önce eve dönmeyecek.››Взе кесия с пари в ръката си, Чак на пълнолуние ще се върне у дома.
Yanına para torbasını aldı, Dolunaydan önce eve dönmeyecek.››кошелек серебра взял с собою; придет домой ко дню полнолуния".
Yanına para torbasını aldı, Dolunaydan önce eve dönmeyecek.››צרור הכסף לקח בידו ליום הכסא יבא ביתו׃
Yanına para torbasını aldı, Dolunaydan önce eve dönmeyecek.››اخذ صرّة الفضة بيده. يوم الهلال ياتي الى بيته.
Yanına para torbasını aldı, Dolunaydan önce eve dönmeyecek.››他 手 拿 銀 囊 . 必 到 月 望 纔 回 家
Yanına para torbasını aldı, Dolunaydan önce eve dönmeyecek.››他 手拿 銀囊 . 必到 月望 纔 回家

İlgili Sayfalar