1925 senesinde Céline bir daha dönmemek üzere ailesini terk etti.I 1925 forlot Céline sin familie, og vendte aldri tilbake.
II. Dünya Savaşı başladığında, Almanya'ya dönmemeye karar vermiştir.Da andre verdenskrig brøt ut bestemte hun seg for ikke å vende tilbake til Tyskland.
Muntz oraya gidip onun canlısını yakalamadan dönmemeye yemin etmiştir.Stanford flyttet ut av sitt hus, sverget på aldri å vende tilbake.
Romalılar 410 yılı itibarıyla adadan bir daha dönmemek üzere çekilmişlerdir.Romerne forlot Britannia i 410 for aldri å vende tilbake.
Mary de bir daha saraya dönmemiştir.Hun kom ikke tilbake til tribunalet igjen.
Monako yarışmadan çekilmiş ve 2004 yılına kadar geri dönmemiştir.Monaco trakk seg igjen før konkurransen i 2007 og har ikke deltatt siden.
Sevgili sözünden dönmemelidir.Uthred lover å vende tilbake.
Ancak Christine eski kocasına da dönmemiştir.Mor må heller ikke ha fått igjen menstruasjonen.
Sevgili sözünden dönmemelidir.Mau tak mau Fitri setuju.
Bundan sonra da ülkeyi terkederek İsviçre'de yaşamaya ve bir daha asla Amerika'ya dönmemeye yemin etmişti.Si Penulis kemudian berangkat ke Amerika Selatan dan tidak pernah kembali ke hotel.
Yakalanacağını anlayınca "Asla hapishaneye dönmem.Sebelum opium dimusnahkan, aku tidak akan pernah kembali ke ibukota.”
Rahul İngiltere'ye bir daha dönmemek üzere gider.Konvoi kembali ke Inggris tanpa ada insiden lain.
Mary de bir daha saraya dönmemiştir.Frankie tidak pernah kembali ke pusat kebugaran.
Muntz oraya gidip onun canlısını yakalamadan dönmemeye yemin etmiştir.Muntz thề rằng ông sẽ không trở về cho đến khi tìm được bằng chứng.
Bundan sonra da ülkeyi terkederek İsviçre'de yaşamaya ve bir daha asla Amerika'ya dönmemeye yemin etmişti.Vị Tác giả trẻ sau này khởi hành đến Nam Mỹ và không bao giờ quay trở lại khách sạn nữa.
Gökkuşağını görebilmek için güneşe arkamızı dönmemiz gerekmektedir.副鏡が焼けてしまうため太陽観測はできない。
Fas bu yıldan sonra yarışmaya hiç dönmemiştir.結局この年は再びレースに参加することはなかった。
Sevgili sözünden dönmemelidir.愛称はやまたく。
"Bir çatışma kaçınılmaz gözüküyor, gidip de dönmemek var, hakkınızı helal edin."勢をなさず、物と争わず、相和して戻らず、彼、強む時は、和して彼に添う」。
II. Dünya Savaşı başladığında, Almanya'ya dönmemeye karar vermiştir.第二次世界大戰爆發後,她決定不回德國。
Fas bu yıldan sonra yarışmaya hiç dönmemiştir.此後都沒有再回歸比賽。
Ailesini de yanına getirtmiş ve ülkesine dönmemiştir.並警告她們不要接近他或到其家。
On dakikada bir baş dönmem olduğu için kanepede yatmak zorunda kaldım ve bunun için yalan söyledim.睡一次覺就要躺上10小時才會醒來。
Bundan sonra da ülkeyi terkederek İsviçre'de yaşamaya ve bir daha asla Amerika'ya dönmemeye yemin etmişti.後來他們便寓居瑞士,一直沒有回到故居。
1925 senesinde Céline bir daha dönmemek üzere ailesini terk etti.1905年,普列姆昌德的妻子离家出走,再也没有回来。
Ölüm, bir varlığın canlılığını yitirmesi, ruhun bulunduğu bedeni dönmemek üzere terketmesi şeklinde açıklanır.据说他们是因为人的灵魂(魄)无法离开尸体,才形成的。
Nazi politikalarının çarpıtılması nedeniyle oğlu Klaus ona dönmemesi tavsiyesinde bulundu.나치 정책에 대한 그의 매우 강력한 비난 때문에, 아들 클라우스는 돌아가지 말자고 권했다.
Sonrasında Türkiye'ye bir daha dönmemiştir.그는 돌아온 뒤 다시는 스웨덴을 떠나지 않았다.
Gökkuşağını görebilmek için güneşe arkamızı dönmemiz gerekmektedir.따라서 태양을 등지고 있어야 무지개를 관찰할 수 있다.
Mary de bir daha saraya dönmemiştir.그날 밤 최린은 자기 숙소로 돌아가지 않았다.
"Bir çatışma kaçınılmaz gözüküyor, gidip de dönmemek var, hakkınızı helal edin."불법집회를 일으키는 것은 책망받을 것이니 신중하지 못합니다."라면서 이성을 되찾아서 진정하도록 설득했다.
II. Dünya Savaşı başladığında, Almanya'ya dönmemeye karar vermiştir.כשפרצה מלחמת העולם השנייה החליטה שלא לחזור לגרמניה.
Daha sonra pozisyonu kalıcıya dönüşmüş, Jaspers hiçbir zaman klinik uygulamaya geri dönmemiştir.לאחר מכן נעשתה המשרה לקבועה, ויאספרס לא חזר מעולם לפסיכיאטריה קלינית.
Mary de bir daha saraya dönmemiştir.וייט מעולם לא חזר לבית ספרו.
Fay: Dilek: Dünyasına geri dönmemek.באספה הוחלט: לא חוזרים הביתה.
Bir daha da Darla hayata geri dönmemiştir.טארו לא פגשה שוב את משפחתה.
Bir daha dönmemeye karar vermişti.לא העליתי על הדעת, שלא יחזור עוד.
Muntz oraya gidip onun canlısını yakalamadan dönmemeye yemin etmiştir.גלקטוס עוזב את כדור הארץ ונשבע שלא ינסה לכלות אותו שוב.
Fakat tüm köylüler geri dönmemişlerdir çok küçük bir kısmı köye geri dönmüştür.עם זאת, כמעט אף לא אחת מהמשפחות חזרה למזרח.
Göç eden bu insanların büyük çoğunluğu geriye dönmemiştir.רובם הגדול לא חזר מעולם משם.
Sonrasında Türkiye'ye bir daha dönmemiştir.מאז לא חזרה לניו זילנד.
Daha sonra pozisyonu kalıcıya dönüşmüş, Jaspers hiçbir zaman klinik uygulamaya geri dönmemiştir.По-късно работата става постоянна, а Ясперс никога не се връща в клиниката.
Bir daha dönmemeye karar vermişti.Не съм очаквала да ми се случи отново.
Ancak “dernek yönetimi” düzeniyle bir türlü bağdaşamadı ve kulübüne geri dönmemek üzere veda etti.Останалите от групата му пожелават много успех за в бъдеще и споделят, че нямат планове да го заменят с друг.
Bundan sonra da ülkeyi terkederek İsviçre'de yaşamaya ve bir daha asla Amerika'ya dönmemeye yemin etmişti.За това той бе принуден да напусне Женева и никога да не се завърне в своя собствен град.
1917 yılında Macar Çanakkale Harbi’nden dönmemiştir.От 1906 г. той никога повече не напуска Гатчина.
Ailesini de yanına getirtmiş ve ülkesine dönmemiştir.Дойде у Своите Си, и Своите Го не приеха.
II. Dünya Savaşı başladığında, Almanya'ya dönmemeye karar vermiştir.Pri izbijanju drugog svjetskog rata odlučuje ostati u Peruu a ne vratiti se u Njemačku.
Hiç kimse 2-3 ay içinde futbola dönmemi bekleyemez.Osoba koja je primila DOR ne smije se ozračivati naredna 2-3 mjeseca.
Bundan sonra da ülkeyi terkederek İsviçre'de yaşamaya ve bir daha asla Amerika'ya dönmemeye yemin etmişti.Pušten je uz uvjet da se doseli u Petrograd i nikad više ne vrati u Ukrajinu.
Daha sonra pozisyonu kalıcıya dönüşmüş, Jaspers hiçbir zaman klinik uygulamaya geri dönmemiştir.Delovno mesto je kasneje postalo trajno in Jaspers se nikoli ni vrnil h klinični praksi.
Fas bu yıldan sonra yarışmaya hiç dönmemiştir.Po tistem letu tekmovanja niso več prirejali.
Mary de bir daha saraya dönmemiştir.V ligo se ni vrnil nikoli več.
Sonrasında Türkiye'ye bir daha dönmemiştir.Nikdar več se ni vrnil v Rim.
Sözlerinden dönmemelisin.Nederėtų laužyti pažadų.
Sonrasında Türkiye'ye bir daha dönmemiştir.Venemaale ei pöördunud ta enam kunagi tagasi.
Bir daha dönmemeye karar vermişti.Ta keeldus tagasi pöördumast.
Fakat yabancı bir gün Jane'i terk edip bir daha geri dönmemiştir.Mõne kuu pärast lahkus Jelena oma mehe juurest ega pöördunud enam kunagi tagasi.
1993'te geri dönmemek üzere Etiyopya'dan ayrıldı, Amerika'da yirmi yıldan fazla yaşadı.En 1993, il a quitté l'Éthiopie pour de bon, et vivait depuis plus de deux décennies aux États-Unis.
1993'te geri dönmemek üzere Etiyopya'dan ayrıldı, Amerika'da yirmi yıldan fazla yaşadı.Το 1993, έφυγε εντελώς από την Αιθιοπία, ζώντας για περισσότερο από δύο δεκαετίες στις Ηνωμένες Πολιτείες.