Ana içeriğe geç
Sözlük

dönmem ile cümle

dönmem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Normandiya Dükü Robert daha Haçlı seferinden dönmemişti.Ainda para mais, Roberto poderá não regressar vivo da cruzada.
İlk yılında yüksek okulu terk etmiş ve asla dönmemiştir.Nunca se adequou à disciplina escolar e abandonou a escola em seu primeiro ano, não voltando mais.
Ameliyattan sonra Johnny Cash tekrar bağımlılık günlerine dönmemek için hap almayı reddetti.Durante sua recuperação Cash se recusou a tomar qualquer tipo de remédio, temendo viciar-se novamente.
Bundan sonra da ülkeyi terkederek İsviçre'de yaşamaya ve bir daha asla Amerika'ya dönmemeye yemin etmişti.Após a guerra, é deportado dos Estados Unidos, nunca mais regressando a este país.
Göç eden bu insanların büyük çoğunluğu geriye dönmemiştir.De meeste van deze binnenlandse vluchtelingen zijn nog altijd niet teruggekeerd.
Hiç kimse 2-3 ay içinde futbola dönmemi bekleyemez.Hierdoor zou hij ongeveer 3 maanden niet kunnen voetballen.
Ailesi onu çocuk bakıcısıyla bırakıp tatile gitmiştir fakat asla geri dönmemiştir.Zijn vrouw greep zijn dochter en verdween en kwam nooit weer terug.
Rahul İngiltere'ye bir daha dönmemek üzere gider.Hij verlaat Engeland om er nooit meer terug te keren.
Mary de bir daha saraya dönmemiştir.Sindsdien is Moldavië niet meer op het festival teruggekeerd.
Daha sonra pozisyonu kalıcıya dönüşmüş, Jaspers hiçbir zaman klinik uygulamaya geri dönmemiştir.De waarheid komt steeds dichterbij en voor Jason is er geen weg meer terug...
Tatoeba'ya daha yüzlerce kelime yazmak istiyorum, fakat işime dönmem lazım.Ik zou liefst van al honderden zinnen schrijven in Tatoeba, maar ik moet werken.
Cortés 1521 Ağustosuna kadar başkente dönmemiştir.Cortés nie powrócił do sierpnia 1521.
Gidemiyorum— çünkü genelde gittiğim zaman bilirsiniz, bir buçuk şişe viski ve sonra yine işe dönmem gerekiyor.Nie wychodzę i dlatego zazwyczaj, jeśli mi się to uda, (...) wystarczy whiskey i muszę wracać do pracy."
Ailesini de yanına getirtmiş ve ülkesine dönmemiştir.Wstydzi się swojej przeszłości i nie wraca do domu.
Mary de bir daha saraya dönmemiştir.Już nigdy w szeregi palestry nie powrócił.
Göç eden bu insanların büyük çoğunluğu geriye dönmemiştir.Większość z nich nie powróciła już do ojczyzny.
Bir daha dönmemeye karar vermişti.Mówi, że już się więcej nie zobaczą.
Bundan sonra da ülkeyi terkederek İsviçre'de yaşamaya ve bir daha asla Amerika'ya dönmemeye yemin etmişti.Zdecydował się pozostać w USA i już nigdy nie wrócił do kraju.
Fakat yabancı bir gün Jane'i terk edip bir daha geri dönmemiştir.Pewnego dnia mąż jej oświadcza Nigdy nie opuścisz Iranu!
Monako yarışmadan çekilmiş ve 2004 yılına kadar geri dönmemiştir.Monaco drog sig ur tävlingen och skulle inte återvända förrän 2004.
II. Dünya Savaşı başladığında, Almanya'ya dönmemeye karar vermiştir.När andra världskriget bröt ut bestämde hon sig för att inte återvända till Tyskland.
Ancak Christine eski kocasına da dönmemiştir.Men Rita vill inte ha tillbaka sin forne make.
Mary de bir daha saraya dönmemiştir.Maria däremot återvände aldrig.
Muntz oraya gidip onun canlısını yakalamadan dönmemeye yemin etmiştir.Arnold förvisades ur Italien och måste svära att inte återvända utan påvens tillstånd.
Bir daha dönmemeye karar vermişti.Snart hade hon återgått till att inte prata.
Cortés 1521 Ağustosuna kadar başkente dönmemiştir.Gómez återkom till A Coruña den 21 augusti 1525.
Bundan sonra da ülkeyi terkederek İsviçre'de yaşamaya ve bir daha asla Amerika'ya dönmemeye yemin etmişti.Fartyget avgick därefter mot Amerika, varifrån hon aldrig skulle återvända.
Göç eden bu insanların büyük çoğunluğu geriye dönmemiştir.Більшість з цих людей в село не повернулись.
Fakat tüm köylüler geri dönmemişlerdir çok küçük bir kısmı köye geri dönmüştür.Не всі повернулися в рідне село.
Bir daha dönmemeye karar vermişti.Тоді і він вирішив не повертатися.
Gidemiyorum— çünkü genelde gittiğim zaman bilirsiniz, bir buçuk şişe viski ve sonra yine işe dönmem gerekiyor.Крізь принадливі очка — знаю — Не раз, не два я промкнусь, В баговінню садів погуляю, А колись таки попадусь.
Muntz oraya gidip onun canlısını yakalamadan dönmemeye yemin etmiştir.Деметра поклялася ніколи не повертатися на Олімп і лишити землю безплідною.
Bu tarihten sonra da birkaç filmde oynamış ama tam anlamıyla sinemaya dönmemiştir.Потім він повернувся, але виступав вже не лише в мюзиклах, але й у серйозних фільмах.
Bundan sonra da ülkeyi terkederek İsviçre'de yaşamaya ve bir daha asla Amerika'ya dönmemeye yemin etmişti.Після цих подій Автор їде до Південної Америки та ніколи не повертається в готель.
Bizim temellere geri dönmemiz gerek.Ми повинні повернутися до основ.
İlk yılında yüksek okulu terk etmiş ve asla dönmemiştir.Školu opustil v 10. ročníku a nevrátil se.
Bir daha dönmemeye karar vermişti.Tím zařídili, aby se už nikdy nevrátil.
Gidemiyorum— çünkü genelde gittiğim zaman bilirsiniz, bir buçuk şişe viski ve sonra yine işe dönmem gerekiyor.Vezmeme si hoblík, pilku, zahrajem si ještě chvilku, až to kolo spravíme, tákhle se zatočíme.
Daha sonra pozisyonu kalıcıya dönüşmüş, Jaspers hiçbir zaman klinik uygulamaya geri dönmemiştir.Postul a devenit apoi definitiv și Jaspers nu a mai revenit la practica clinică, ci a rămas la catedră.
Bundan sonra da ülkeyi terkederek İsviçre'de yaşamaya ve bir daha asla Amerika'ya dönmemeye yemin etmişti.La momentul condamnării sale se afla în Elveția și de atunci nu s-a mai întors în SUA.
Fay: Dilek: Dünyasına geri dönmemek.Ia hotărârea de a nu reveni în țară.
Sonrasında Türkiye'ye bir daha dönmemiştir.De atunci nu s-a mai întors în Iordania.
1948'de ülkeden, dönmemek üzere ayrıldı.În 1948 s-a întors în România și n-a mai putut părăsi țara deloc.
Muntz oraya gidip onun canlısını yakalamadan dönmemeye yemin etmiştir.Laerdan ezután esküt tesz Elberethre, hogy nem nyugszik, míg meg nem menti a lányát.
II. Dünya Savaşı başladığında, Almanya'ya dönmemeye karar vermiştir.Toisen maailmansodan puhjetessa hän päätti olla palaamatta Saksaan.
Sonrasında Türkiye'ye bir daha dönmemiştir.Tämän jälkeen hän ei enää koskaan palannut Romaniaan.
Fas bu yıldan sonra yarışmaya hiç dönmemiştir.Tämän jälkeen hän ei palannut enää kilpajäille.
Bir daha dönmemeye karar vermişti.Hänen ei ollut uskottu enää palaavan.
Ailesi onu çocuk bakıcısıyla bırakıp tatile gitmiştir fakat asla geri dönmemiştir.Hänen naimaton äitinsä lähti pian synnytyksen jälkeen tiehensä eikä ikinä palannut.
Sonrasında Türkiye'ye bir daha dönmemiştir.Έκτοτε δεν έχει επιστρέψει στην Ιορδανία.
Monako yarışmadan çekilmiş ve 2004 yılına kadar geri dönmemiştir.Στη συνέχεια η Λιθουανία αποσύρθηκε από το διαγωνισμό και δεν επέστρεψε μέχρι το 1999.
1948'de ülkeden, dönmemek üzere ayrıldı.Το 1948 πήγε και πάλι στο εξωτερικό.
Ailesini de yanına getirtmiş ve ülkesine dönmemiştir.Πήρε το παιδί τους και επέστρεψε στην πατρίδα της.
Bundan sonra da ülkeyi terkederek İsviçre'de yaşamaya ve bir daha asla Amerika'ya dönmemeye yemin etmişti.Στο τέλος αποφασίζει να μην επιστρέψει ποτέ πια στην πατρίδα της, και να παραμείνει στις ΗΠΑ.
Orpa istemeyerek de olsa Naomi'den ayrılır fakat Rut "Seni bırakıp geri dönmemi isteme!Orpa forlader hende modstræbende; hvorimod Ruth siger "Du må ikke tvinge mig til at forlade dig og vende hjem.
II. Dünya Savaşı başladığında, Almanya'ya dönmemeye karar vermiştir.Da 2. verdenskrig nogle år senere brød ud, besluttede hun sig for ikke at vende tilbage til Tyskland.
On dakikada bir baş dönmem olduğu için kanepede yatmak zorunda kaldım ve bunun için yalan söyledim.Når man har været vågen i de 10 minutter, lægger man sig i seng igen, og slapper af.
Muntz oraya gidip onun canlısını yakalamadan dönmemeye yemin etmiştir.Conrad tog af sted med et knust hjerte og svor aldrig at vende tilbage.
Bundan sonra da ülkeyi terkederek İsviçre'de yaşamaya ve bir daha asla Amerika'ya dönmemeye yemin etmişti.Senere udstillede han ikke mere og siges at være rejst til Nordamerika.
Rahul İngiltere'ye bir daha dönmemek üzere gider.Tilsyneladende vendte han aldrig tilbage til England.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod