dönmek ile cümle
dönmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Ama daha da önemlisi, geri dönmek istedik çünkü Afganistan'daki bu insanlar birer kahramanlar.Ale především jsme se vrátili, chtěli jsme se vrátit, protože tihle lidé v Afghánistánu jsou hrdinové.
Ama daha da önemlisi, geri dönmek istedik çünkü Afganistan'daki bu insanlar birer kahramanlar.A pomembneje je, da smo se želeli vrniti, ker so afganistanski ljudje heroji.
Ama daha da önemlisi, geri dönmek istedik çünkü Afganistan'daki bu insanlar birer kahramanlar.Dar, mai ales, am vrut să ne întoarcem, pentru că oamenii din Afghanistan sunt eroii.
Ama daha da önemlisi, geri dönmek istedik çünkü Afganistan'daki bu insanlar birer kahramanlar.하지만 가장 중요한 것은, 우리가 돌아오고 싶어했다는 것입니다. 왜냐하면 아프가니스탄에서 도움을 준 이 모든 사람들이 영웅이었기 때문이죠.
Ama daha da önemlisi, geri dönmek istedik çünkü Afganistan'daki bu insanlar birer kahramanlar.Ma ancor più importante, volevamo tornare, perché quegli Afgani sono degli eroi.
Ama daha da önemlisi, geri dönmek istedik çünkü Afganistan'daki bu insanlar birer kahramanlar.Maar nog belangrijker is dat we wilden teruggaan omdat deze mensen in Afghanistan de echte helden zijn.
Ama daha da önemlisi, geri dönmek istedik çünkü Afganistan'daki bu insanlar birer kahramanlar.Mas, mais importante, nós queríamos regressar porque estas pessoas no Afeganistão é que são os heróis.
Ama daha da önemlisi, geri dönmek istedik çünkü Afganistan'daki bu insanlar birer kahramanlar.Men ännu viktigare, vi ville återvända för att dessa människor i Afganistan är de riktiga hjältarna.
Ama daha da önemlisi, geri dönmek istedik çünkü Afganistan'daki bu insanlar birer kahramanlar.Nhưng quan trọng hơn, chúng tôi muốn quay trở lại, vì những người ở Afghanistan là những vị anh hùng.
Ama daha da önemlisi, geri dönmek istedik çünkü Afganistan'daki bu insanlar birer kahramanlar.Pero lo más importante, queríamos regresar, porque estas personas en Afganistán son los héroes.
Ama daha da önemlisi, geri dönmek istedik çünkü Afganistan'daki bu insanlar birer kahramanlar.Plus important encore, nous voulions y retourner, parce que ces gens en Afghanistan sont les héros.
Ama daha da önemlisi, geri dönmek istedik çünkü Afganistan'daki bu insanlar birer kahramanlar.Tapi yang lebih penting, kami ingin kembali, karena orang-orang ini di Afghanistan, mereka pahlawan.
Ama daha da önemlisi, geri dönmek istedik çünkü Afganistan'daki bu insanlar birer kahramanlar.Αλλά το πιο σημαντικό ήταν πως θέλαμε να πάμε πίσω, επειδή αυτοί οι άνθρωποι στο Αφγανιστάν είναι οι ήρωες.
Ama daha da önemlisi, geri dönmek istedik çünkü Afganistan'daki bu insanlar birer kahramanlar.Але більш за все ми хотіли повернутися через те, що жителі Афганістану були героями.
Ama daha da önemlisi, geri dönmek istedik çünkü Afganistan'daki bu insanlar birer kahramanlar.Но по-важното е, че искахме да се върнем, защото тези хора в Афганистан бяха герои.
Ama daha da önemlisi, geri dönmek istedik çünkü Afganistan'daki bu insanlar birer kahramanlar.אבל יותר חשוב, רצינו לחזור, מכיוון שהאנשים באפגניסטן הם עכשיו גיבורים.
Ama daha da önemlisi, geri dönmek istedik çünkü Afganistan'daki bu insanlar birer kahramanlar.والأكثر اهميه كان علينا العودة لان هؤلاء الناس في افغانستان هم الابطال
Ama daha da önemlisi, geri dönmek istedik çünkü Afganistan'daki bu insanlar birer kahramanlar.ヒーローだったから戻りたかったのです 彼らは平和を信じ その可能性を信じ
Ana caddede büyük bir kargaşa çıktı, bu yüzden eve dönmek uzun sürdü...C'era un enorme scompiglio sulla via principale, per questo ci ho messo molto a tornare.
Ana caddede büyük bir kargaşa çıktı, bu yüzden eve dönmek uzun sürdü...Der var røre på gaden, - - så det tog lidt tid.
Ana caddede büyük bir kargaşa çıktı, bu yüzden eve dönmek uzun sürdü...Det var uppståndelse på gatan- -så det tog lite längre tid.
Ana caddede büyük bir kargaşa çıktı, bu yüzden eve dönmek uzun sürdü...Había mucho alboroto en la calle principal, así que he tardado bastante en llegar a casa...
Ana caddede büyük bir kargaşa çıktı, bu yüzden eve dönmek uzun sürdü...Havia uma confusão qualquer, na rua principal, por isso, demorei a voltar...
Ana caddede büyük bir kargaşa çıktı, bu yüzden eve dönmek uzun sürdü...Na głównej ulicy było duże zamieszanie, więc się trochę spóźniłam...
Ana caddede büyük bir kargaşa çıktı, bu yüzden eve dönmek uzun sürdü...Pääkadulla oli jotain hälinää, joten kotimatka kesti.
Ana caddede büyük bir kargaşa çıktı, bu yüzden eve dönmek uzun sürdü...Γινόταν πολλή φασαρία στον δρόμο, οπότε άργησα να γυρίσω...
Ana caddede büyük bir kargaşa çıktı, bu yüzden eve dönmek uzun sürdü...На главной улице были какие-то волнения, так что мы не сразу попали домой...
Ancak bu çok güvenilecek bir özellik değildir. Zira birkaç nüfuzun ardından Garaja dönmek zorunda kalırsınız.하지만 몇 번 관통되면 바로 차고행이므로 그것만 믿고 있을 순 없습니다
Ancak bu çok güvenilecek bir özellik değildir. Zira birkaç nüfuzun ardından Garaja dönmek zorunda kalırsınız.Není to ale vlastnost, na kterou by bylo možné spoléhat: stačí pár průstřelů - a jsme zpátky v garáži.
Ancak bu çok güvenilecek bir özellik değildir. Zira birkaç nüfuzun ardından Garaja dönmek zorunda kalırsınız.Niemniej jednak nie jest to element, na którym można polegać - po kilku penetracjach wylądujemy w garażu.
-A noktasına gitmekle buradan tekrar A noktasına dönmek aynı zamanı alır. -이곳에서 이곳까지 가는데 걸리는 시간도 동일하고 다시 돌아오는데 걸리는 시간도 동일합니다
-A noktasına gitmekle buradan tekrar A noktasına dönmek aynı zamanı alır. -Množství času potřebného k tomu dostat se sem, je stejné, jako jeho množství na cestu zpět.
-A noktasına gitmekle buradan tekrar A noktasına dönmek aynı zamanı alır. -אותו זמן שלקח להגיע לכאן, יהיה גם הזמן שייקח לחזור.
Artık geri dönmek için yeterince kendime güvenim var.Je reviendrai.
Artık geri dönmek için yeterince kendime güvenim var.Vissza fogok jönni.
Artık geri dönmek için yeterince kendime güvenim var.Τώρα έχω αρκετή αυτοπεποίθηση για να επιστρέψω.
Artık geri dönmek için yeterince kendime güvenim var.انا واثقة من نفسي لذا سأعود
Aynı noktaya geri dönmek derken buradaki noktayı kastetmiyorum. -A když říkám přesně zpět na ten samý bod, tenhle bod se nepočítá.
Aynı noktaya geri dönmek derken buradaki noktayı kastetmiyorum. -Und wenn ich sage genau derselben Punkt, dann zählt dieser Punkt hier nicht.
Aynı noktaya geri dönmek derken buradaki noktayı kastetmiyorum. -И когато казвам точно същата точка обратно, тази точка не се брои.
Aynı noktaya geri dönmek derken buradaki noktayı kastetmiyorum. -כשאני אומר בדיוק לנקודה הזאת, הנקודה הזאת היא לא אותו דבר.
Aynı noktaya geri dönmek derken buradaki noktayı kastetmiyorum. -عندما أقول ترجع إلى نفس النقطة , فإن هذه النقطة لا تحتسب
Başka bir hediye daha verildi. Bu da geleceği görebilmek ve geri dönmek ve farklı yaşamak.Dostal jsem ještě jeden dar, být schopný podívat se do budoucnosti a vrátit se a žít svůj život jinak.
Başka bir hediye daha verildi. Bu da geleceği görebilmek ve geri dönmek ve farklı yaşamak.Dostal som ešte jeden dar, schopnosť vidieť do budúcnosti a vrátiť sa späť a žiť inak.
Başka bir hediye daha verildi. Bu da geleceği görebilmek ve geri dönmek ve farklı yaşamak.Foi-me dado outro presente, de ter sido capaz de ver o futuro, ter voltado e viver de uma forma diferente.
Başka bir hediye daha verildi. Bu da geleceği görebilmek ve geri dönmek ve farklı yaşamak.Ich erhielt ein weiteres Geschenk, nämlich in die Zukunft zu sehen, und zurückzukommen und anders zu leben.
Başka bir hediye daha verildi. Bu da geleceği görebilmek ve geri dönmek ve farklı yaşamak.Ik kreeg nog een cadeau, ik kon in de toekomst kijken en terugkeren om anders te leven.
Başka bir hediye daha verildi. Bu da geleceği görebilmek ve geri dönmek ve farklı yaşamak.Jag gavs en annan gåva, möjligheten att se in i framtiden och återvända för att leva annorlunda.
Başka bir hediye daha verildi. Bu da geleceği görebilmek ve geri dönmek ve farklı yaşamak.Jeg fik en anden gave, som var at kunne se ind i fremtiden og komme tilbage og leve anderledes.
Başka bir hediye daha verildi. Bu da geleceği görebilmek ve geri dönmek ve farklı yaşamak.Még egy ajándékot kaptam, hogy megpillanthattam a jövőt, és visszajöhettem, hogy máshogy éljek.
Başka bir hediye daha verildi. Bu da geleceği görebilmek ve geri dönmek ve farklı yaşamak.Mi s-a oferit șansa de a vedea în viitor, de a veni înapoi și de a trăi altfel.
Başka bir hediye daha verildi. Bu da geleceği görebilmek ve geri dönmek ve farklı yaşamak.Saya diberikan anugerah lain, yaitu untuk dapat melihat masa depan dan kembali serta hidup secara berbeda.
Başka bir hediye daha verildi. Bu da geleceği görebilmek ve geri dönmek ve farklı yaşamak.Và tôi cũng được tặng 1 món quà khác, điều có thể được thấy ở tương lai và trở lại rồi sống khác đi.
Başka bir hediye daha verildi. Bu da geleceği görebilmek ve geri dönmek ve farklı yaşamak.Y se me concedió otro regalo, que fue la posibilidad de mirar el futuro y volver y vivir de otra forma.
Başka bir hediye daha verildi. Bu da geleceği görebilmek ve geri dönmek ve farklı yaşamak.Μου δόθηκε ένα ακόμα δώρο, να μπορώ να δώ στο μέλλον και να επιστρέψω και να ζήσω διαφορετικά.
Başka bir hediye daha verildi. Bu da geleceği görebilmek ve geri dönmek ve farklı yaşamak.Мені було дароване й інше — можливість заглянути в майбутнє і повернутися назад і змінити своє життя.
Başka bir hediye daha verildi. Bu da geleceği görebilmek ve geri dönmek ve farklı yaşamak.Мне было даровано и другое — возможность заглянуть в будущее и вернуться обратно и изменить свою жизнь.
(Beatbox / Ağızla Ritim) Ve şimdi, sonraki parça için, klasiklere dönmek istiyorum.それでは もう1曲
Belgili tanımlık perde, biz hemen "Kur" modunda ve etkin işlev sıfır dönmek üstünde dikkat edin스크린, 우리는 즉시 "설치" 모드에서와 활성 함수는 0을 반환의 상단에
Belgili tanımlık perde, biz hemen "Kur" modunda ve etkin işlev sıfır dönmek üstünde dikkat edinFelső részén a képernyőn, hogy mi azonnal "Setup" módban és az aktív függvény nulla vissza észre