dönmek ile cümle
dönmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ama İskoçya'da başlayan ayaklanma nedeniyle geri dönmek zorunda kaldı.그러나 또 스코틀랜드의 반란으로 인한 막대한 전비 조달 때문에 국내의 반란을 유발하였다.
Yuvanmak, kıvrılmak, dönmek, döndürmek anlamı taşır.모양에 따라 마주나기, 어긋나기, 뭉쳐나기, 돌려나기가 있다.
Her oda başa dönmektedir.각 방 앞으로는 퇴칸을 두었다.
Dönmek, durmak ve park etmek yasaktır.따라서 현재 이들을 채집, 가해, 도살하는 것이 금지되어 있다.
Park, Afrika'dan o kadar çok etkilenmişti ki tekrar geri dönmek istiyordu.그는 프랑스로 다시 돌아가 제위에 복귀할 생각까지 했다.
Çift, ABD'ye dönmek için 815 sefer sayılı Oceanic uçağına binerler.케이트는 마스와 함께 오세아닉 815편에 탑승한다.
Sadece 1,9 gün olarak tahmin edilen süresiyle hızlı bir şekilde dönmektedir.겉보기 등급은 1.9로 도심지에서도 맨눈으로 쉽게 볼 수 있다.
Ama sağlığının bozulması üzerine Fransa'ya dönmek zorunda kaldı.그는 병 때문에 남부 프랑스로 다시 돌아왔다.
Bir yılın sonunda bursu kesildi ve yurda dönmek zorunda kaldı .일찍이 즉구장(卽丘長)을 지냈으나, 영제 말년에 관직을 버리고 고향으로 돌아갔다.
Lokum Gibi Ölmek Vardır Dönmek Yoktur Dilini mi Yuttun?순환 열거 언어조차 아닌 언어가 존재하는가?
Kasabanın okumuş yazmış delikanlısı Yaşar, şehirden doğduğu kasabaya dönmektedir.아들을 낳은 주민은 현재 마을을 떠나 온양 시내에서 살고 있다.
Bir süreliğine stüdyoya dönmek istememiştim...לזמן מה, אני לא רציתי לחזור לעבודה באולפן...
Stark’ın deneysel zırhı California’ya dönmek için gerekli güçten yoksundur ve dünya onun öldüğüne inanır.סטארק אינו יכול לחזור לקליפורניה משום שהכוח בחליפת השריון הניסיונית שלו אזל, והעולם מאמין שהוא מת.
Yerel otoriteler olayların farkına varınca 1881 yılında kardeşler Missouri’ye dönmek zorunda kaldılar.הרשויות החלו לחשוד וב-1881 האחים הורחקו בחזרה למיזורי.
Dizi Ellen'nın garip arkadaşları, ailesi ve günlük hayatında karşılaştığı problemler etrafında dönmektedir.הסדרה מתמקדת ביחסיה של אלן עם חבריה המוזרים, המשפחה שלה ובעיות של חיי היומיום.
Dünya güneşin etrafında dönmektedir.כדור הארץ מקיף את השמש.
2000’lerin sonuna doğru Barak hükümetinin düşüşüyle, Netenyahu politikaya dönmek istediğini ifade etti.עם נפילת ממשלת ברק בסוף שנת 2000, ביטא נתניהו שאיפה לחזור לפוליטיקה.
Fakat geri dönmek zorunda kalmıştır.הוא היה צריך לבוא.
Pink turneyle ilgili "Tekrar yollara dönmek için sabırsızlanıyorum.סמניה הגיבה: "אני מאושרת לחזור למסלול שוב.
Fakat Polonya sınır muhafızları tarafından durduruldu ve geri dönmek zorunda kaldı.פוליה היה נתון למעקב משטרתי ונאלץ לרדת למחתרת.
Bir yılın sonunda bursu kesildi ve yurda dönmek zorunda kaldı .לאחר מספר שבועות הוא עזב את בזל, וחזר לקראת סוף אותה שנה.
Napolyon'un Rusya Seferi başarısızlıkla sona ermiş ve mağlup ordular Fransa’ya dönmektedir.ואולם באוקטובר נחל נפוליאון תבוסה, וכוחותיו החלו לסגת לצרפת.
Kırlangıç Oyunu - Ölmek Gitmek Dönmek (2014)"עד שתחזור" - לאסוף (2014).
Bu nedenle asıl amaç baş dönmesini ortadan kaldırmak haline dönmektedir.כתוצאה מכך, הורגש הצורך להתחיל בתהליך התחדשות.
Yusuf doğduktan sonra ailesiyle Kenan bölgesine dönmek istedi.לאחר מכן שב יוהאן למולדתו.
Savunmayı aşamayan çar, geri dönmek zorunda kaldı.שטראוס, שר ההגנה, נאלץ להתפטר.
Carl, 5 yıl sonra evine dönmek zorunda kalmıştı.הוא כילכל אותו בביתו במשך 5 שנים עד שהשיאו.
Pervaneler birbirine zıt yönlerde dönmektedir .Дисковете се въртят в противоположни посоки.
2000’lerin sonuna doğru Barak hükümetinin düşüşüyle, Netenyahu politikaya dönmek istediğini ifade etti.С падането на правителството на Барак в края на 2000, Нетаняху възвръща желанието си да се върне в политиката.
Dünya güneşin etrafında dönmektedir.Около него се върти слънцето.
Kapla aynı şekilde dönmek yerine, dönmekte olan durum nicel girdaplardan meydana gelir.Когато полиция пристига да изпълни заповедта, изведнъж нещата се обръщат.
Bu yenilgi karşısında Mısır'a geri dönmek zorunda kaldı.Завършва с победа на Египет.
Annesinin ölümünde sonra Dawson'un yanına işin dönmek yerine Blood ailesinin yanına taşındı.След смъртта на майка си вместо да се върне при вдовицата Уолстонкрафт се премества при семейство Блъд.
Para sıkıntısından İngiltere'ye dönmek zorunda kaldı.След Реставрацията емигрира в Англия.
Sıcak olanları soğuk olanlarına oranla daha hızlı dönmektedir.Студените фронтове се движат по-бързо от топлите.
Haneda'ya dönmek için izin istiyoruz.След това решават да се върнат в Дюнкерк.
Eve dönmekten vazgeçer ve karısına telgraf çekerek dönmeyeceğini söylemek ister.Той се сбогува с жена си и и казва, че не знае кога ще се завърне.
Korkudan deliye dönmek üzeredir.Жената пребледнява от страх.
Her oda başa dönmektedir.Всичко започва да идва на мястото си!
Münübüs, sabah merkeze gidip akşam köye dönmektedir.Сутрин в посока София, а вечер – наобратно.
Geri dönmek için çok istekli olan Danny Elfman "İlk filmden sonra kendimi kanıtlamak zorunda değildim.Danny Elfman je bio oduševljen povratkom "jer se nisam morao dokazivati zbog prvog filma.
Ruhun tek amacı, oluştuğu Tanrı'ya dönmektir.Duša će moja postići cilj za koji je stvorena.
Geri dönmek harika'' dedi.Bilo je sjajno ponovno pisati ."
Bu nedenle Vicente tekrar aile evine dönmek zorunda kaldı.U međuvremenu, Vito se vraća obitelji.
1923, "Kuruluş Ayarlarına Dönmek", 2017.Put bez povratka, 2017.
Performans sırasında sahnede bir disko topu dönmektedir.Zatim se počinje na pozornicu spuštati velika disco kugla.
Geri dönmek ya da yola devam etmek arasında tereddüt yaşar ise de devam kararı alır.Slijedi glasovanje o tome hoće li nastaviti put ili će se vratiti natrag.
Konu New Yorklu suçlular ve profesyonel kumarbazlar arasındaki faaliyetler etrafında dönmektedir.Glavna razlika je između igraća u kafiću i profesionalaca.
Ateşkes antlaşması imzalandığından bu çalışmalarını tamamlayamadan dönmek zorunda kalmıştır.Zbog toga je dio staza morao biti zatvoren dok nije dovršena njihova obnova.
Bu yenilgi karşısında Mısır'a geri dönmek zorunda kaldı.Jugoslavija je je u završnici pobijedila Egipat.
Pink turneyle ilgili "Tekrar yollara dönmek için sabırsızlanıyorum.Roger Taylor to komentoval, že „si nikdy nemysleli, že by opäť šli na turné...
En nihayetinde bu durum, çok hızlı dönmekte olan bir nötron yıldızının yaydığı sinyaller olarak tanımlandı.Táto anomália bola nakoniec identifikovaná ako signál rýchlo rotujúcej neutrónovej hviezdy.
Fakat geri dönmek zorunda kalmıştır.Preto sa rozhodol vrátiť.
Sonraki güne dönmek için de söz alır.Hneď na to odchádza so sľubom, že sa vráti nasledujúci deň.
Türbin dakikada 3000 devirle dönmektedir.Maximálny výkon dosahoval pri 1000 otáčkach za minútu.
1914'te, galaksilerin dönmekte olduklarını keşfetti.Hubble tiež v roku 1913 zistil, že galaxie sa od seba vzďaľujú.
Aries 22 Mayıs'ta dönmek için ayarlandı.Pristátie bolo plánované na 22. mája.
Bu yenilgi karşısında Mısır'a geri dönmek zorunda kaldı.Tu musel čeliť opakovaným egyptským protiútokom.
Asmara'ya geri dönmek sadece güneyden olur.Altair je od nich ďalej na juhu.
Moğollar geri dönmek için acele etmezler.Monády nemôžu preto vstupovať do vzájomných vzťahov.