Ana içeriğe geç
Sözlük

dönemi ile cümle

dönemi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Döneminde ekonomik olarak en önemli kurumdu.Es war eine der wirtschaftlich wichtigsten Techniken in jener Zeit.
Nitekim Burgonya dönemi Hollanda için çok yararlı oldu.Das Verhältnis von Länge zu Durchmesser war bei der Holland nahezu perfekt.
Savaş döneminde sabun bulmak çok zordur.Sachbücher Soest im Krieg.
Ancak Pers egemenliği döneminde de kentin özerkliği korundu.Auch während der Verpfändung behielt die Stadt ihren Reichtum.
Pupa dönemi genelde 4-8 hafta sürer.Die Dauer beträgt üblicherweise 4–8 Wochen.
Ayrıca Osmanlı Dönemi'nde kullanılan Bağdat Yolu, şu anki Günbaşı köyünden geçmektedir.Zu jener Zeit änderte der Ping Fluss auch seinen Verlauf, er fließt heute westlich der alten Siedlung.
İç ve dış tasarımı döneminin orta sınıf Amerikan sedan araçlarıyla benzerlik gösteriyordu.Ausstattung und Ambiente der Sporthalle waren vergleichbar mit der eines US-College-Teams.
Diktatörün dönemi sona erdiğindeyse, yeniden anayasal hükümet kurulurdu.Wenn dieser während der Amtszeit des Diktators starb, musste der Diktator einen neuen bestimmen.
Millî Mücadele dönemi oldukça karışık, bilinmeyen ve araştırılmayan bir dönemdir.Unzufriedenheit während eines Krieges hat spezielle, nicht zu unterschätzende Folgen.
Elle muayenede kalbin kasılma dönemindeki üfürümle ilgili bir titreşim algılanır.LAH, LAHB) ist eine Störung der Erregungsleitung im Herzen.
Roma istilası döneminde 4. yüzyılda Gal halkı Hristiyanlıkla tanışmıştır.Bereits in römischer Zeit ab etwa dem 4. nachchristlichen Jahrhundert lebten hier Christen.
Roma döneminde 400 hastaya aynı anda hizmet verecek kadar gelişmiş bir hastane durumundaydı.1795 wurden im Zusammenhang mit dem Gut Hospitalheide vier Freihäusler genannt.
Mısır Seferi, dönemin Fransa hükümetinin girişimiyle gündeme gelmiştir.Neue Verfassung ist auf dem Weg Ägyptische Regierung.
Ancak bundan sonra geniş çaplı bir onarım dönemi başladı.Vorher ist noch eine umfassende Sanierung geplant.
Dönemi şansız bir dönemdir.Ein Glück zur Stund.
2010-11 sezonu ara transfer döneminde ise Samsunspor'a iki yıllığına imza atmıştır.Kurz vor Ende der Transferzeit 2011/12 konnte ihn die SV Ried für ein Jahr auf Leihbasis verpflichten.
Rus tarihçiler ise Kiev Knezliği'ni, Rus tarihinin ilk dönemi olarak benimserler.Die Joachimschronik beschreibt die Geschichte der Kiewer Rus von den frühesten Anfängen.
Baskılar ve işkenceler dönemi hayatına girecekti.Die Frage von Freiheit und Zufall beschäftigte ihn zeitlebens.
En son Ağustos/Eylül 2013 döneminde yapılan seçimler ile parlamento üyeleri seçilmiştir.Für den September oder Oktober waren Wahlen für dieses Gremium angestrebt.
Hayatımın mutlu bir dönemiydi.Es scheint ein glücklicher Lebensabschnitt gewesen zu sein.
Annesi anılarında bu dönemi şöyle anlatır.Wenn der Opa sich an seine Zeit erinnert.
Bu bilinç, ilk defa ergenlik ya da yetişkinlik döneminde de ortaya çıkabilmektedir.Gelegentlich tritt dieses Bewusstsein erst in der Pubertät oder im Erwachsenenalter auf.
Stalin döneminde Ukrayna'da Sovyetler Birliği'ne karşı ayaklanmalar çıktı.Im eigenen Land nahmen, besonders zu Stalins Zeiten, Repressalien gegen die sowjetische Bevölkerung zu.
Kuluçka dönemi 14 ile 19 gün arasında sürer.Die Brut dauert 14 bis 19 Tage.
Sovyetler Birliği döneminde bu kurdelenın kamu anlamında bir önemi bulunmamaktaydı.Jedoch meinte die UdSSR, im Rahmen kapitalistischer Ordnung sei dieses Problem nicht lösbar.
Rouen'de mutlu bir çocukluk dönemi yaşadı.Ich habe in Wien als Kind glückliche Stunden erlebt.
Bu yahudi millet bilinci ilk olarak İkinci Tapınak döneminin sonunda ortaya çıkmıştır.Dieses Ereignis beendete die Periode des zweiten jüdischen Tempels.
Dönemin sonlarına doğru coğrafi keşifler başladı.Nun begann eine Zeit der Entdeckungen.
Dünya ekonomisi şimdi gerileme döneminde.L'économie mondiale est maintenant en récession.
Marc Rönans Dönemi ile ilgili bir konferans sundu.Marc a donné une conférence sur la Renaissance.
Çocukluk döneminde atlarla olan olumsuz deneyimler bu fobiyi doğurabilir.Des expériences négatives avec des chevaux au cours de l'enfance peuvent donner lieu à cette phobie.
Libya şu anda siyasete geçiş dönemindedir.La Libye est alors en période de transition politique.
Japonya'da Nara dönemi başladı.Début de la période Nara au Japon.
Dönemin İngiltere İçişleri Bakanı Robert Carr, Speer'in ülkeye girişine 48 saatliğine izin verdi.Le secrétaire d'État à l'Intérieur Robert Carr (en) autorisa Speer à rester dans le pays pendant 48 heures.
Nekahat döneminde Marx’ın eserlerini okuyacak ve komünist ideolojiyi benimseyecektir.Pendant sa convalescence, il lit Marx et adopte l'idéologie communiste.
Sekiz kitapta, İmparator Mauricius döneminin tarihi olaylarını yazmıştır.Les Huit livres de l'Histoire de l'Empereur Maurice.
Beyliklerin sayısı değişmekteydi; genel olarak Edo döneminde yaklaşık 300 beylik bulunmaktaydı.Le nombre de han varia ; il y en avait approximativement 300 durant la période Edo.
2010-2013 dönemi için yalnız televizyon hakları £1.782 milyar karşılığında satın alındı.Les droits télévisés sont vendus pour 2010-2013 pour 1,782 milliard de livres.
“Genç Werther’in Acıları”, Fırtına ve Coşku döneminin kilit romanı olarak görülmektedir.Les Souffrances du jeune Werther est considéré comme le roman clé du Sturm und Drang.
2011 yılında Fransa'nın G20 ve G8 başkanlığı döneminde genel sekreterlik yapmıştır.En 2011, il est secrétaire général de la présidence française du G20 et du G8.
Chaplin daha sonra Mutual ile geçirdiği dönemin kariyerindeki en mutlu dönem olduğunu söylemiştir.Plus tard, Chaplin indiqua que ses années à Mutual furent les plus heureuses de sa carrière.
ABD'de eşcinsellerin özgürlüğe kavuşmaları İkinci Dünya Savaşı döneminde başladı.Aux États-Unis, l'émancipation des homosexuels commence à l’époque de la Seconde Guerre mondiale.
Jurasik döneminden günümüze kadar gelmişlerdir.Ils existent au moins depuis le Jurassique.
Özellikle, Tokugawa dönemi süresince devam eden kiracılık sistemini yasallaştırmışlardır.En particulier, elle a légitimé le système de location des terres instauré pendant la période Tokugawa.
Edo döneminde ise bu yurtluklar han adında beylikler olarak bilinmeye başlanmıştır.Durant la période Edo, ces fiefs devinrent connus sous le nom de han.
Geleneksel uygulama Meiji Dönemi'nden sonra çok az değişmiştir.La tradition a changé un peu depuis la période Meiji.
Bizans döneminde bölge Yunanca Hagios Demetrios olarak da biliniyordu.Dans la période byzantine, la région était connue en Grèce comme Hagios Demetrios.
Buna göre şiddet dönemi sadece o şiddeti yaşayanları degil, sonraki kuşakları da etkilemektedir.Cette période de violence affecte encore non seulement ceux qui l’ont subi, mais aussi la génération suivante.
Kraliyet Operası ise bu dönemin ünlü bir mimarî yapısıdır.L'opéra royal est un bon exemple de l'architecture de cette époque.
Tacitus onu, döneminin en sevimli kadını diye tanımlar.Tacite la décrit comme une des femmes les plus aimables de son temps.
Erken döneminde, Armstrong en çok kornet ve trompetteki virtüözlüğü ile tanınıyordu.À ses débuts, Louis Armstrong était surtout connu pour sa virtuosité au cornet à pistons et à la trompette.
Üreme dönemi dışında da leyleklerin besin maddeleri benzerdir ancak daha kuru bölgelerden alınırlar.Le noyau rocheux est comparable à celui de la Terre si ce n’est qu’il est plus dense.
Tünel Stalin döneminde KGB tarafından D-6 (Д-6) kod adı ile inşa edilmiştir.La construction de ce réseau aurait commencé sous Staline et était appelé Д6 (D6) par le KGB.
Son buzul dönemi yaklaşık 15.000 yıl önce sona erdi.La dernière période glaciaire prend fin il y a environ 15 000 ans.
Sonraki yüzyıl "Beş İyi İmparator" dönemi olarak bilinir.Avec lui, l'ère des « cinq bons empereurs » s’achève.
Uzun bir hastalık döneminin ardından 12 Temmuz 1989'da Havana'da hayatını kaybetti.Le 12 juillet 1989, il meurt des suites d'une longue maladie à La Havane.
Hayatımın en kötü dönemiydi!" dedi.Ce fut la période la plus féconde de ma vie».
Edo döneminde 234 atlayış kaydedilmiş ve bunların % 85.4'ü hayatta kalmıştır.Durant l'époque d'Edo, 234 sauts ont été comptabilisés avec un taux de survie de 85,4 %.
Basileous 39 yıl (986-1025 döneminde) hayatını ordusu başında savaşlarda geçirdi.Pendant 39 ans (986-1025), le basileus conduit son armée sur tous les champs de batailles.
Ekinlerin büyüme dönemi; ülkenin batı bölgelerinde 202 gün, doğu bölgelerinde ise 169 gündür.La saison de floraison dure 202 jours dans la moitié ouest du pays et 169 jours dans la moitié est.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod