dönemde ile cümle

dönemde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Aynı dönemde savunma bakanlığına getirildi.Tegelijk werd hij gedetacheerd bij het Ministerie van Defensie.
Bu dönemde bazı olaylara sahne oldu.Veel gebeurde er in deze tijd.
Bu dönemde nişanlanıp, evlenebilirler.Ze accepteert en ze zijn verloofd.
Ve son dönemde geri döner.Ze bedenkt zich op de laatste moment.
O dönemde aklında Avrupa’ya yerleşmek vardı.Ze beslisten toen permanent in Europa te blijven wonen.
Bu dönemde portrecilik gelişmiştir.In deze tijd werd zijn imago ontwikkeld.
Bu dönemde atılım kararları alınacaktır.De raad zal te zijner tijd beslissen.
O dönemde bütün avanaklıklarımız da ortada duruyordu.Juist in die tijd waren de verveningen nog in volle gang.
Bu dönemde Partların etkisi tamamıyla ortadan kalkmış ve onların yerini Sasaniler almıştır.Dit pand zal te zijner tijd worden gesloopt en plaatsmaken voor woningen (appartementen).
Gerçek bir kitle hareketi tehdidi o dönemde henüz yoktu.Een echt noviciaat was er toen nog niet.
1611-1613 arası dönemde Danimarka ordusunun Kalmar Kalesi'ni kuşatmasıyla Kalmar Savaşı çıktı.In de periode 1611-1613 was Kalmar opnieuw het toneel van een strijd met de Denen (de Kalmaroorlog).
Futboldan uzak kaldığı bu dönemde taksi şoförlüğü yapmıştı.Tijdens en na zijn voetbalcarrière was Van de Akker tevens taxichauffeur.
Şehir Helenistik dönemde Libya pentapolisinin bir parçasıydı.Tijdens de hellenistische periode vormde de stad onderdeel van de Pentapolis van Cyrenaica.
Rohan'ın barışı bu dönemde de sürmüştür.Het privéleven van Madame Roland was in deze periode turbulent.
Bu dönemde serbest piyasa ekonomisine geçişe hız verildi.De economie dreef in die tijd op de zalmhandel.
Bu karar o dönemde uygulandı.Het wordt dan op dat moment gelijk al toegepast.
Pitchfork Media yayınlandığı dönemde albüme 7.9 verdi.Pitchfork gaf het album echter niet meer dan een 4,6.
Bu dönemde larvanın pislikleri belirgin bir şekilde göze çarpar.Op zo'n moment bewijzen de waaierdeuren hun waarde.
Bu dönemden beri Oranjestad Aruba'nın merkezidir.Oranjestad is de hoofdstad van Aruba.
Görev süresince bu dönemde bir prezidyum üyesi hayatını kaybetmiştir.Bijna iedere tovenaar heeft in deze periode wel een familielid verloren.
26. dönemde Meclis Katip Üyesi olmuş Şubat 2017'de görevinden istifa etmiştir.Toen ze staatssecretaris werd, werd haar mandaat van Kamerlid vanaf februari 2017 onderbroken.
Başbakan olarak görev yaptığı dönemden sonra finans sektöründe yer aldı.Na zijn periode als premier werd hij actief in de zakenwereld.
Bu dönemden sonra tekrar plak çıkartıp konser vermeye başladı. 'Voor hun vertrek maakten ze nog een plaat, Love Her.
Bu dönemde zarif ve detaylı bir mimari örneği sergilenmiştir.Zo werd een indrukwekkende, zeer gedetailleerde kaart van de groeve gemaakt.
Bu dönemde adı Darnis veya Darne olarak geçmekteydi.In de Romeinse tijd werd de stad geschreven als Darnis of Derna.
Bu dönemde her kent genellikle surlarla çevriliydi.Zoals gewoonlijk was er in die tijd veel rumoer met omliggende gebieden.
Bu dönemde işsizlik oranları da giderek arttı.De lonen stijgen in deze fase ook.
Bir dönemde 4 bayram vardır.Er zijn vier tripudia na Kerstmis.
Södermalm adlı yerde, bu dönemden kalma eski yapılar halen bulunmaktadır.Het nieuwe gebouw van Zumthor respecteert deze bestaande structuren.
Bu dönemde Rumlar tekrar Kumrular Köyü'ne geri döndüler.Steeds meer keert de horeca terug in dit dorp.
Bu dönemde olan olaylar ilerki dönemlerde kuvvetli şekilde İrlanda milliyetçiliğini besleyecektir.Het is volgens deze Afrikaanse stam op zo'n dag onverantwoord belangrijke beslissingen te nemen.
Bu dönemde grup üyeleri ülkenin her tarafına dağıldı.In deze periode toerde de groep weer door het land.
Bu dönemde Pekin'deki Yasak Şehir'de bulunan Zhongnanhai'da kaldı.Het Zhongnanhai ligt direct ten westen van de Verboden Stad in Peking.
Hadislerin aktarılması ve derlenmesi, ilk dönemden itibaren üzerinde hassasiyetle durulan bir konu olmuştur.Het terugfokken van het oerrund was evenwel vanaf het begin een wetenschappelijk omstreden zaak.
Bu örnekler Orta Paleolitik Dönemden kalmıştır.De holen werden bewoond vanaf het middenpaleolithicum.
Çatalca'nın özellikle üç önemli dönemde askeri bakımdan önemi görülmektedir.Vooral dit laatste betekende vanuit psychologisch oogpunt een belangrijke stap vooruit tijdens lange vluchten.
Bu dönemde Yahudiler evlerinden zorla alınıp toplama kamplarına yerleştirildiler.In deze nacht werden (bijna) alle Joodse Stadjers uit hun huizen gehaald en naar de kampen vervoerd.
Üç farklı dönemde Meksika devlet başkanı olarak görev yapmıştır.Hij was drie keer president van Mexico.
Yayımlandığı dönemde albüme Birleşik Krallık'taki eleştirmenlerin tepkisi oldukça olumlu oldu.Het was pas bij deze heruitgave dat het album goede kritieken kreeg in Groot-Brittannië.
Ama yine de Tayy bedevi aşireti bu dönemde eşkiyalıkla uğraştı.In werkelijkheid was Boudewijn tijdens deze slag nog instaat op een paard te zitten.
İlde Sanayi son 15 yıllık dönemde Organize Sanayi bölgelerinin de gelişmesiyle çok sayıda fabrika kurulmuştur.In de streek zijn de laatste vijftien jaar veel fabrieken gebouwd.
Bristol ve İzlanda arasında bu dönemde yoğun bir ticaret olduğu da bilinmektedir.In deze periode werd nog levendig handel gevoerd tussen Lesbos en İzmir (Turkije).
Aynı dönemdeki ABD başkanı ise Ronald Reagan'dır.De enige president die er in feite ook is geboren was Ronald Reagan.
Bu dönemde yazılarında II. Abdülhamit'e ağır eleştirilerde bulundu.Volgens geschriften uit die tijd zou Bernhard II zeer dapper gevochten hebben.
Bu dönemde amatör olarak belgesel filmler çekmeye karar verdi.Hij begon vanaf dit script de films te nummeren als episodes.
Fakat bu kopmalar, o dönemde Gırgır'a büyük bir zarar vermediler.Toen er in die verlengingen niet gescoord werd, volgde er een strafschoppenreeks.
Bir dönemde, okul kitaplarına ne kadar para harcıyorsun?Hoeveel geld besteed je per semester aan schoolboeken?
O dönemde Türkiye'de kendi sektörünün en büyüğü olma özelliğini taşıyordu.Op dat moment was het de grootste in zijn sector in Turkije.
Tumanna ise o dönemde Kastamonu üzerinde bulunan bir şehir/bölge ismidir.Jest drugim miastem stanu według liczby mieszkańców (po Des Moines).
P.R. Sarkar 1955’e kadar süren dönemde normal bir aile hayatı yaşadı.Do 1955 roku P. R. Sarkar wiódł normalne życie.
O dönemde gazete, geçici olarak United States Saturday Post ismini kullanıyordu.W tym czasie publikacja nosiła tymczasowy tytuł United States Saturday Post.
İkinci defa Roma'da yaşadığı dönemde 16 yıl kaldı. (1783-1799).Jego drugi pobyt w Rzymie trwał 16 lat (1783–1799).
O dönemden bu yana Rusya'nın bir parçasıdır.Od tego czasu część Nowej Rosji.
Bu dönemde Sovyetler Birliği'nin dış politikası "Brejnev Doktrini" olarak biliniyordu.Polityka zagraniczna ZSRR w tym czasie była znana jako doktryna Breżniewa.
İngiltere'nin annesi Büyük Britanya ile çıktıkları dönemde İngiltere doğmuştur.Kłóci się z Anglią, od kiedy się urodził.
Bu dönemde Pauline Henry, Dannii Minogue, Kenny Thomas ve Take That ile de çalıştı.Później współpracował z m.in. Pauline Henry, Dannii Minogue, Kennym Thomasem oraz Take That.
Öyle ki o dönemde yasaklanmaları söz konusu olmuştur.W owych czasach było to zabronione.
O dönemden beri hem erkek hem de kadın kimonosunun temel biçimi değişikliğe uğramadan kalmıştır.Od tamtej pory podstawowy kształt męskiego i damskiego kimono pozostaje właściwie ten sam.
Ancak bu dönemde yeni bir rakibi vardı.Jednak w międzyczasie znalazł się nowy przeciwnik.
Bu dönemde Horhor Medresesi'nde de talebelerine ders vermekte olduğu da eserlerinde anlatılmaktadır.W tym czasie uczą się od niej.
İlgili Sayfalar