Cemiyet, bu dönemde yayınlarının Londra’da sürdürdü.نشر الكتاب في ذلك الوقت في النرويج.
Bu dönemde ülke sanayisi % 142 oranında artış göstermiştir.ومنذ ذلك الحين، ومع ذلك، ارتفعت حصة السوق من الشركات الأمريكية إلى أكثر من 14٪.
Antik dönemde şehir hakkında fazla bilgi yoktur.لا نعرف الكثير عن الحياة الاقتصادية للمدينة في ذلك الوقت.
Austin Mini gibi çok daha küçük otomobiller bu dönemde çok başarılı olur.وكانت أوستن ميني هي أصغر السيارات في تلك الفترة وحققت نجاحاً كبيراً.
O dönemden günümüze kadar ilgili yerlerde Türk nüfusu hâlen yaşamını sürdürmektedir.لا تزال الأسرة بارزة في المجتمع التركي حتى يومنا هذا.
1991'den beri hiçbir başkan iki ardışık dönemden fazla seçilemez.منذ عام 1991، لا ينتخب رئيس الجمهورية لأكثر من ولايتين متتاليتين.
1893'te o dönemde Britanya İmparatorluğu kolonisi olan Yeni Zelanda kadınları oy hakkını elde etti.وفي عام 1893، منحت مستعمرة نيوزيلندا البريطانية المرأة حق التصويت.
Bu dönemde Avrupa liberalizmi ivme kazanmış; ekonomik, sosyal ve politik meseleler gündeme getirilmiştir.خلال هذه الفترة، تزايد نشاط الليبرالية الأوروبية وتضمنت أجندتها القضايا الاقتصادية والسياسية والاجتماعية.
Bu dönemde mavi püsküllü fes ve lacivert çuhadan uzun bir ceket giyerlerdi.كانوا يرتدوا في هذه الفترة طربوش ذو شرابة زرقاء وجاكيت أزرق طويل من الصوف الكحلي.
Bu dönemde yeğeni olan Mustafa Reşid'in eğitimini arttırmakla uğraştı.عمه رودجر هو من يقوم بواجبات تدريب ابن اخيه حاليًا.
Bu dönemde de İştip, devam eden idari yapı içinde yer almıştır.وحتى يومنا هذا ما زال بيت الوالي وديوانه ومسجده موجوداً فيها.
Yine aynı dönemde Bulgaristan da savaşa katıldı.يتحدّى بروس إلى المعركة الأخرى لحد الآن.
Tutsak edildiği dönemde çeşitli cinsel ve fiziksel şiddete uğradı.خلال فترة وجودهم يتعرضون للعنف الجسدي والجنسي.
İleriki dönemde Stalin, bir Yahudi devletinin kurulmasına destek verdi .وفي هذه الآونة أيد لويس إنشاء الفيلق اليهودي.
Cücürüs adı bu dönemden kalmıştır.وهكذا كسبت الجوهرة اسمها هذا منذ تلك اللحظة.
Bu dönemde kiraç imalatı yapıldığı sanılmaktadır.كما جاء وفقًا لأحد المحاسبين في ذلك الوقت.
Gestasyonal diabetes insipidus sadece gebelikte ve doğum sonrası dönemde ortaya çıkar.يتمثل العلاج في إجراء جراحة القلب المفتوح في أقرب وقت ممكن بعد الولادة.
Fakat bu dönemde kız çocukları için çeşitli okullar açılmıştır.وفي هذا الوقت، اُفتتحت العديد من المدارس الأخرى للفتيات في الصين.
1792 - George Washington, ikinci dönemde yeniden ABD Başkanlığına seçildi.1792 - إعادة انتخاب الرئيس الأمريكي جورج واشنطن رئيسًا للولايات المتحدة لدورة ثانية.
O dönemde bütün avanaklıklarımız da ortada duruyordu.وقد اكتشفت في عصرنا هذا هذه المعالم كلها.
Bundan önceki dönemde ise Antalya halkının yemekleri için susam yağı kullanılırdı.وفي الفترات السابقة أٌستخدم السمسم في أطعمة شعب أنطاليا.
Bu dönemde Nikaragualı devrimci lider Augusto César Sandino ile birlikte de çalıştı.بعد انتهاء الحرب، عمل مع الثوري النيكاراغوي أوغوستو سيزار ساندينو .
Yazarlığa da bu dönemde kısa öyküler yazarak başladı.وبدأ الشاعر في هذه الفترة في كتابة أشعارٍ قصيره.
Bu dönemdeki Batman hikâyeleri garip dönüşümler ve uzaylılar ile olan maceralarını içerir.شهدت مغامرات باتمان في كثير من الأحيان تحولات غريبة أو مخلوقات فضائية غريبة.
Aynı dönemde Callaway Arts & Entertainment ile beş çocuk kitabı yazımı için anlaşma imzaladı.وفي نفس الفترة وقعت مادونا اتفاقية لكتابة 5 كتب للأطفال مع كاللاواي للفنون والترفيه.
Bu dönemden sonra, bir süre boyunca Gürkan yazarlıktan uzak kalır.خلال المدة المحددة لا تتوقف عن الكتابة لأي سبب.
Örneğin, Hanedan'ın başkenti Çangan, o dönemdeki en büyük şehirlerden biri haline geldi.فصارت، مثلاً، تشانغان، عاصمة أسرة تانغ، إحدى المدن الكبرى آنذاك.
Zenci kadın gitaristlerin çok az olduğu bir dönemde genç Rosetta, hatırı sayılır bir şöhrete kavuştu.(ضمن MONACA) كوميديا رومانسية شبابي خاطئة كما توقعت.
Aleksios, bu dönemde onun etkisi altındaydı.يبدو أن جويا كان يعيش في تلك الفترة.
Bu dönemde ABD'nin denizcilik teknolojisi takip edildi.وفي هذه الفترة ساروا على نهج التكنولوجيا الإنجليزية للملاحة البحرية .
Bu mecbûrî dönemden sonra aktif öğrenime geçiliyor.بدأت فهمي بالعمل بجد على استثمار ذلك بعد المرحلة الثانوية.
Ancak Namibya, bu dönemde Güney Batı Afrika olarak Güney Afrika yönetimi altında kaldı.ومع ذلك، ظلت خاضعة لإدارة جمهورية جنوب أفريقيا خلال هذه الفترة كدولة تسمى جنوب غرب أفريقيا.
Bu dönemde evlendi ve 11 çocuğu oldu.تزوج أكثر من مرة، وأنجب أحد عشر طفلا.
O dönemde kürtaj yasa dışıydı.كانت عملية بيع الآثار في ذلك الوقت عملية قانونية.
Bu dönemde, gaz aydınlatmasında, tramvaylar ve sınırlı elektrifikasyon getirilmiştir.في ذلك الوقت، بدأت الإضاءة بواسطة الغاز، عربات الترام التي تجرها الخيول وإدخال الكهرباء ولكن بشكل محدود.
Bu dönemde kasaba yünlü tekstil ürünleri üretilen bir merkezdi.في إنتاج المنسوجات القطنية في ذلك الوقت.
Roma İmparatorluğu en geniş olduğu dönemde yaklaşık 5.900.000 km² büyüklüğündeydi.في قمة اتساعها، حكمت الإمبراطورية الرومانية حوالي 5,900,000 كيلومترا مربعا من الأراضي.
Şehir bu dönemde oldukça zengin bir hale geldi.وكانت المدينة في ذلك الوقت في غاية الازدهار.
Bu dönemde şaraplardan da bu konuda kullanmaya başlıyorlar.خلال هذه الفترة بدأ الكاثوليك يفعلون الشيء نفسه.
Aynı dönemde Avrupa ülkelerinin kolonilerinde sömürgecilik karşıtlığı yükselişe geçti.وفي ذات الوقت ظهرت الحركات المناهضة للاحتلال في مستعمرات الدول الأوروبية.
Bu vakfın o dönemde yedi gömleği (dosya kartonu), dokuzar belge ve varağı bulunmaktaydı.لجهنم سبعة أطباق وهي: جهنم، ولظى، والحطمة، والسعير، وسقر، والجحيم، والهاوية.
Ailenin maddi durumu bu dönemde gittikçe kötüleşmiştir.ازدادت أحوال الأسرة سوءاً بمرور الأيام.
Bu dönemde insanlar yerleşik hayata geçmiştir.كان الناس في زمانه بأنعم عيش.
Her dönemde ticaret merkezi olmuştur.و يوجد في كل منطقة مركز تجاري عام.
Bu dönemde birçok Dada faili meçhul cinayetlere kurban gitti.أغلبية الجثث في هذه الحالة سلمت إلى أقارب القتلى.
Bu dönemden sonrası için fark gözetilerek, 'şinbutsu-şūgō' yerine 'şinbutsu-konkō' terimi de kullanılmaktadır.خلال نفس الفترة، كان يُعرف ناقلو البضائع الذين استخدموا الأبقار بدلاً من الخيول باسم شاشاكو (Shashaku).
Stalin sonrası dönemde Gürcü edebiyatının canlanmasında belirleyici rol oynadı.حاولت ستون فيما بعد اكتساب خبرة عملية في الخطابة.
Ama o dönemde akıl hastasıydı.والذي كان مجنون وقت وفاته.
O dönemde Porvoo Finlandiya'nın ikinci büyük şehriydi.كانت بورفو آنداك ثاني أكبر مدينة في فنلندا.
Bu dönemde çok sayıda mekanik yenilik geldi.لذا صعدت عدة حركات ألفية في ذلك الوقت.
Bu dönemde kurs için İtalya'ya gitti.من هذا المنطلق، كانت رحلته إلى إيطاليا.
Bu dönemde öğrencilik döneminden tanıdığı eşi Ahmet Tekeli ile evlenir.وفي هذه الفترة تزوجت بأحمد تكالى الذى تعرفت عليه أثناء فترة الدراسة.
İzleyen dönemde bir dizi ekonomik kalkınma projesi gerçekleştirdi.ولكن من المتوقع الانتهاءُ من عددٍ من المشاريع الواعدة الاقتصادية الكبرى قريبا.
Medyayı oynat Ay'ın jeolojik geçmişi kamerî jeolojik zaman cetveli denilen altı ana dönemde tanımlanmıştır.يُقسّم التاريخ الجيولوجي للقمر إلى ست حقب رئيسية، تسمى "المقياس الزمني الجيولوجي القمري".
Bu dönemde Girit Savaşı'nın da devam etmekte idi.في الوقت نفسه كانت تغطية هذه الحرب جديدة في وقتها.
Gaucho teriminin ilk kullanım 1816 yılında Arjantin'in bağımsızlığı kazandığı dönemde kaydedildi. ^ bulunur.كان أول استخدام له تقريبًا من استقلال الأرجنتين في عام 1816.
Bu dönemde bölgede yaşayan topluluklar genel olarak küçük topluluklar olarak yaşamaktaydı.في يومنا هذا، يعيش معظمنا في مجتمعات أكثر تعقيدا من تلك المجتمعات البسيطة.
Bu dönemde köy dışında sürülerini bekleyen iki çoban Rumlar tarafından öldürüldü.في هذه الفترة قتل اليونانيون ( الرومان ) أثنين من الرعاة الذين كانا ينتظران قطيعهما خارج القرية.
Ve son dönemde geri döner.تروح: تعود آخر النهار.
Bu dönemde bölgeye yoğun bir Arap nüfusu yerleşimi başladı.1- العالم العربي في هذه المرحلة مشغول بالاقتتال مع النفس ...