Bu dönemde Müslümanlar ve devletin Hıristiyanları arasındaki ilişkiler istikrarlı idi.Le relazioni tra musulmani e cristiani nello stato erano stabili in questo periodo.
Hess, o dönemde Fransız yönetiminde olan Bonn'da doğdu.Hess nacque a Bonn, che a quell'epoca era sotto il dominio francese.
Yahudiliğin en ünlü ve önemli metinlerinden bazıları bu dönemde İsrail şehirlerinde kaleme alınmıştır.Alcuni dei più famosi e importanti testi ebraici furono composti in città israeliane in questo periodo.
O zamandan beri spor sayısı artarak 2000-2008 arası dönemde 28'e ulaştı.Da allora il numero di sport è incrementato fino ai 28 in programma nel periodo 2000-2008.
Tarih araştırmaları Aydınlanma Çağı'nda ve Romantik dönemde değişmiştir.Lo studio della storia è cambiato durante l'Illuminismo e il Romanticismo.
B1000, o dönemde dikkate değer bir minibüstü.Il B1000 fu un veicolo notevole per la sua epoca.
Zuo zhuan bu dönemde feodal lordlar arasındaki savaşları tanımlar.Zuo zhuan descrive le guerre e le battaglie che si svolsero in tale periodo tra signori feudali.
1852'de Herschel'in oğlu John Herschel, o dönemde bilinen dört uyduya günümüzdeki isimlerini verdi.1852 - Il figlio di John Herschel attribuisce ai quattro satelliti scoperti i loro nomi attuali.
İki savaş arası dönemde askeri kariyerine devam etti.Durante il periodo fra le due guerre, prosegue la carriera militare.
Fakat bu kopmalar, o dönemde Gırgır'a büyük bir zarar vermediler.Ed a questo, essi non sferrarono mossa decisiva alcuna, titubando.
Aynı dönemde yazar Multatuli'nin etkisi altına girdi.In questo periodo subì l'influenza dello scrittore anticonformista Multatuli.
İlk olarak Galatasaray'da forma giydiği dönemde çağrılmıştır.Dopo averla indossata una volta nella preghiera del venerdì (Jumūʿa), egli la donò a Usāma.
Bu dönemde Bayramov tarafından geliştirilen temalardan biri Türkmen halılarının yapımıdır.Un altro tema sviluppato da Bayramov durante questo periodo fu il processo di costruzione di tappeti Turkmeni.
Bir sonraki değişiklik ise 1920 yılında Pedro Parages başkanlığındaki dönemde yapılmıştır.Un ulteriore cambiamento fu apportato nel 1920, sotto la presidenza di Pedro Parages.
Tony Yayo'nun hapiste olduğu dönemde Young Buck gruba katıldı.Durante l'assenza di Tony Yayo, al gruppo si unì il rapper Young Buck.
Bu dönemde Akrobatlar'ı yaptı (1877), çeşitli gravürler üretti ve bazı çalışmalarını Salon'da sergiledi.In quel periodo dipinse Acrobats (1877), realizzò stampe, ed espose alcuni dei suoi lavori al Salon.
Yaşadığı dönemde kendisinden daha meşhur olan başka şairler de vardı.Fu anche un poeta molto rinomato ai suoi tempi.
Bu dönemde kendisi FBI’yla işbirliği görevi içindeydi.Cosa che del resto in quella data già stava facendo con la Bandit.
O dönemde stadın özel bir adı bulunmamaktaydı.Per decenni la piazza non aveva un nome proprio.
At ve savaş arabaları bu dönemde Mısır’a girmiştir.Proprio a quell'epoca cavalli e carri furono introdotti in Egitto.
Bu dönemde kendi imkânlarıyla çıkardığı 11:11 (2001) ve Songs (2002) albümlerini sattı.In questo periodo vendette i suoi CD, da lei prodotti, 11:11 (2001) e Songs (2002).
O dönemden beri hem erkek hem de kadın kimonosunun temel biçimi değişikliğe uğramadan kalmıştır.Da allora la forma base del kimono maschile e femminile è rimasta essenzialmente immutata.
Kent, o dönemde kendi başına bir yönetime sahipti."Stan finalmente aveva il suo ufficio.
Bu dönemde birçok Kuzey İtalya kentine seyahat etti.Per lungo periodo si spostò in diverse città dell'Italia settentrionale.
Aynı dönemde birçoklarının yazarın başyapıtı olarak değerlendirdiği Pierre ve Jean’ı yazar.È a quest'epoca che scrive quello che alcuni critici considerano il suo vero capolavoro Pierre et Jean.
Bu dönemde sonra Oostende önemli bir liman haline geçti.Dopo quest'epoca Ostenda si tramutò in un porto di una certa importanza.
Bu dönemde Aagaard-Nilsen üflemeli bandolar ve orkestralar için birçok eserler yazdı.In questo periodo Aagaard-Nilsen scrisse numerosi lavori per bande di ottoni e di legni.
Bu dönemde, eserlerini beğendiği Gaetano Previati ile tanıştı ve ondan divizyonizmi öğrendi.Nello stesso periodo conosce Gaetano Previati, di cui ammira il lavoro e dal quale apprende il Divisionismo.
Bu dönemde bir başka önemli buluş daha yapılır: Otomobil lastiği.Nel frattempo sorse un nuovo interrogativo: dove produrre la vettura?
Resimler, Bulgaristan'ın Helenistik dönemden kalma en iyi korunmuş sanatsal başyapıtlarındandır.I dipinti sono il capolavoro bulgaro meglio conservato del periodo ellenistico.
Yine bu dönemde ilk albümü, Anna Nella Giungla'yı tamamlar.In quello stesso periodo realizzò anche il suo primo fumetto completo, Anna nella giungla.
Bu dönemde Saint-Maur Lisesi'nde felsefe öğretmeni olarak çalışıyordu.Nello stesso periodo occupò un posto di professore di filosofia nel liceo Saint-Maur.
Bu dönemde ikili 13 film serisi yaptı.In questo periodo, ha girato 213 film.
Bu dönemde süperego gelişmeye başlar.Durante questa fase avviene lo sviluppo del Super Io.
Savaştan sonraki dönemde de Clemens Holzmeister ile çalışmaya devam etti.Per breve tempo collaborò con Clemens Holzmeister.
İspanya İç Savaşı patlak verdiği dönemde, Miguel Hernández bando republicano(cumhuriyetci taraf)'da yer aldı.Allo scoppio della Guerra civile spagnola, Miguel Hernández si arruola al bando dei repubblicani.
Bu dönemde bilgisayar programları yazarak ve bir dağcılık kılavuzluğu yaparak geçimini sağladı.In questo periodo si guadagnò da vivere scrivendo programmi per computer e facendo da guida alpina.
Şehir bu dönemde oldukça zengin bir hale geldi.La cittadina in quel periodo era molto ricca.
Brito o dönemde 13-14 yaşları arasında idi.L'adolescente aveva allora 13-14 anni.
MTV, videonun ilk çıktığı dönemde onu yayınlamamayı seçti.Inizialmente MTV si rifiutò di trasmettere il video.
O dönemde Mısır'dan gelen bazı papiruslar vardır.Sono sopravvissuti anche diversi papiri egiziani risalenti a questo periodo.
On yedi yıl boyunca Beşiktaş formasını giydi ve bu dönemde takım kaptanlığı yaptı.Vestirà questa maglia per circa 10 anni diventandone anche capitano.
Aynı dönemde İngiliz hükümetine birçok bilimsel konuda danışmanlık hizmeti vermiştir.Fu consulente del governo britannico riguardo a diverse materie di interesse scientifico.
Hükümet modern dönemde Balkanlar'da kurulan ilk cumhuriyetlerden biriydi.Fu la prima repubblica di stampo moderno nei Balcani.
O dönemde müze Nationale Kunst-Gallerij (Ulusal Sanat Galerisi) adıyla anılıyordu.Allora era noto come Galleria Nazionale d'Arte (in olandese: Nationale Kunst-Gallerij).
Çalışma güneşin, ayın ve o dönemde bilinen beş gezegenin hareketlerini gösteren tablolar içerir.L'opera contiene le tabelle dei movimenti del Sole, della Luna e dei cinque pianeti conosciuti a quel tempo.
Ayrıca yine bu dönemde İspanya Avrupa Birliği üyesi olmuştur.Sempre in questo periodo fa parte della Nazionale spagnola.
Bu dönemde beylik dönemi sona ermiştir.Mi sento sfinito alla fine della giornata.
Belçika ve Fransa da bu dönemde bu hakkı elde etmiştir.Anche Francia e Cina beneficiarono di questa Legge.
O dönemde modern Galler bölgesi pek çok kabileye bölünmüştü.Nell'epoca moderna i camerieri pontifici furono divisi in più categorie.
Bu dönemde dergi 9 sayı yayımlandı.Della rivista sono uscite 9 serie.
Bu dönemde çok iyi durumda olmuştur.Si trova, oggi, in ottime condizioni.
Bu dönemden önce iki ülke arasında herhangi kaydedeğer ilişki olmamıştır.Da quel momento non ci fu più misericordia da nessuna delle due parti.
Ticaret bu dönemde azalmış, bu nedenle sadece yılda 200,000 nomismata katkıda bulunmuştur.Tale importo veniva pagato giornalmente, e si aggiungeva ai 200.000 € di stipendio annuo.
O dönemde aklında Avrupa’ya yerleşmek vardı.Non disdegnò, in questo periodo, viaggiare in Europa.
Serbest bırakılmasının ardından bu dönemde devrimci faaliyetlerine devam etti.In seguito alla sua scarcerazione riprese le sue attività rivoluzionarie.
Bu dönemde kasaba yünlü tekstil ürünleri üretilen bir merkezdi.La città diventa quindi un centro di produzione tessile a livello europeo.
Bu dönemde 7 numaralı formasını giyiyordu.Durante quell'ultimo anno ha indossato il numero 67.
Bu dönemde de Demir Kapı, bu idari yapı içinde yer almıştır.La Puerta de Hierro fu costruita in quel momento come porta d'accesso alla tenuta.
Bu dönemde Han Nehri ülkenin en önemli yeri olarak kaldı.Durante questo periodo, il bacino del fiume Han rimase il cuore del paese.