döndür ile cümle
döndür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bir dondurma salonudur.Eles vão até uma barraquinha de sorvete.
Kayıp Concordelar Doktor'u bir görev için zamanda geri döndürürler.Já a equipe perdedora deverá mandar um dos seus para casa.
Genellikle üzerine kaymak veya dondurma konulur.É servido geralmente batido ou mexido com gelo.
Dondurmalı kek türü de vardır.Existe também o sorvete de natto.
Web sunucularında istenen dosya bulunamadığında "HTTP 404 - Dosya bulunamıyor" hata iletisi döndürülür.Quando aconteciam erros, eles alertavam: “Room 404 - File Not Found”.
Büyük ödülle annesini yeniden hayata döndürmek istiyor.Ela quer dizer toda a verdade à sua neta para recuperá-la.
Dondurucuda Doktor, kum adamlardan birini izler ve onların kör olduklarını anlar.Enquanto escondidos no freezer, o Doutor percebe que os Sandmen são cegos, e os três escapam.
Bazı dükkanlar dondurma ve şekerli kırmızı fasulye ezmesi veya tapyoka incilerle servis yapıyor.Algumas lojas o servem com sorvete e doce de feijão azuki ou pérolas de tapioca.
Kaçarken yaşlı kadın tekrar dondurmayla gelir ve; "Çikolatalı dondurma alır mısınız?«Jovem engole vidro ao tomar sorvete e vai parar na emergência».
Böylece pervane de tersine döndürülerek geri hareket sağlanmış olur.Para evitar que o carro gire, você precisa virar na direção contraria.
Bu gibi durumlarda kalça eklemi dondurulması ya da kalça protezi ameliyatları uygulanır.Portanto, é comum parar a atividade da enzima antes de congelar, através da fervura ou adicionando químicas.
Artık müsterih ol, işte şimdi seni hoşnut olacağın bir kıbleye döndürüyoruz.(14) Por seu poder, Deus ressuscitou o Senhor e, igualmente, nos ressuscitará.
Trombosit (tam kandan ayrılmış halde) ve taze dondurulmuş plazma genellikle tavsiye edilmez.Hemácias ou sangue total são recomendados, enquanto plaquetas e plasma geralmente não são.
Kurutma işlemi dondurarak ya da sprey yardımıyla gerçekleştirilir.Um gelada exprime sua resposta fugindo ou apresentando-se.
Yazları her akşam dondurma yeriz.No verão é necessário borrifá-las diariamente.
Sarah: Bir dondurmadır.O sorvete.
Bu yüzden Yengeç dondurulur.Para isto, o alimento se pode congelar.
Dondurma işlemi, parazitleri öldürmek için kullanılan bir yöntemdir.Picador de gelo é uma ferramenta manual utilizada para quebrar gelo.
1941 yılının sonunda Stockholm'de dört dondurma şirketi vardı.No final de 1945, havia 51 juns em Taiwan.
Maxibon Nestlé şirketi tarafından yapılan bir dondurmalı sandviç markasıdır.Uma marca de sorvete de mochi feito pela empresa Lotte.
Sakardır.Dondurma, çikolata ve şeker yediğinde çılgına döner.Quando fica nervosa, ataca doces e chocolates.
Çünkü tek bir kenarı değiştirebilecek ya da tek bir köşeyi döndürebilecek hareket sırası mümkün değildir.Na realidade não é assim tão indiferente mudar ou ficar na mesma porta.
Petrificus Totalus: Kişiyi dondurarak hareketsiz bırakan büyüdür.Petrificus Totalus Usado para paralisar um adversário.
Tüm havuçları yemenden sonra sana dondurma vereceğim.Dar-te-ei o sorvete quando tiveres comido todas as cenouras.
Onun öpücüğünü döndürdü.Ela lhe retribuiu o beijo.
Çikolatalı dondurmayı severim.Eu adoro sorvete de chocolate.
Kaymaklı dondurmam var.Eu tenho sorvete de creme.
Dondurmacıdan dondurma aldım.Comprei sorvete na sorveteria.
Napolitan dondurmamız yok.Não temos sorvete napolitano.
Yüzünde dondurma var.Você tem sorvete no rosto.
Tom dondurucudaki tüm dondurmayı yedi.Tom comeu todo o sorvete que estava no congelador.
Sonra sizleri yine öldürecek, sonra yine diriltecek, sonra da döndürülüp ona götürüleceksiniz."Hij zal jullie laten sterven en vervolgens weer tot leven brengen, waarop jullie tot Hem terugkeren.”
Bir dondurma salonudur.Naar een ijsclub.
Yunus tekrar kavmine döndürülür ve 100 bin kişi O’na inanır.Zij tellen enkele honderdduizenden gelovigen.
Yazları her akşam dondurma yeriz.Ook in de zomer komen er nog vaak ijsschotsen voor.
Ekip onu defibrilatör ile hayata döndürür.Ben houdt hem in leven met behulp van een defibrillator.
Zamanı dondurabilme gücü vardır.Haar kracht is het bevriezen van tijd.
Ölümünden sonra vücudu dondurularak Cryonics yapılan ilk kişidir.Bij cryomeren wordt het lichaam eerst bevroren.
1926'da Oakland'da Ulusal Dondurma için yeni ve büyük bir tesis işletmek üzere işe alındı.In 1926 werd hij aangesteld als baas van een grote nieuwe fabriek van consumptie-ijs in Oakland.
Petrificus Totalus: Kişiyi dondurarak hareketsiz bırakan büyüdür.Petrificus Totalus Spreuk die iemand totaal verstijft.
Domuzlari dondurabilir.İlk kez Angry Birds Space bölümünde çıkmıştır.Gefrituurde stukjes aardappel zouden voor het eerst bereid zijn op het Iberisch schiereiland.
Genellikle üzerine kaymak veya dondurma konulur.Meestal gebruikt bij gebak en ijsbereiding.
Selin, bir grup kedi tarafından hayata döndürülür ve Kedi Kadın olur.Selena wordt van de dood gered door een groep zwerfkatjes, en verandert in Catwoman.
Bir antlaşmaya varıldı, ordu geri döndürüldü, komutan azledildi.Er kwamen nieuwe wetten, het leger werd opgesmukt en de regering werd gereorganiseerd.
Dondurulmuş bazı yiyeceklerin çözülmesi uzun zaman alır.Gekoeld is het enkele dagen houdbaar.
Iceberg Lettuce: Zombileri dondurur.Ice Orb: Bevriest alles wat het aanraakt.
Tadına fazla zarar vermeden kurutulabilir veya dondurulabilir.Geschild en ongekookt kan ze ingevroren worden.
Babasının üzerinde bir seyahat yasağı ve varlıklarını dondurma kararı verilmişti.Zij kregen een reisverbod opgelegd en hun buitenlandse banktegoeden werden bevroren.
Tanrılar bunu fark edince Pelops’u yeniden yaşama döndürdüler ve Tantalus'u cezalandırdılar.Ze wekten Pelops weer tot leven en veroordeelden Tantalus tot een straf in de onderwereld.
Amacı, onu eski haline döndürmeyi başarmaktır.Ze is er zeker van dat ze met hem oud wil worden.
Oyuncular aynı anda topaçlarını döndürürler.De spelers doen om de beurt een zet.
Bu durumda by pass ameliyatı yapılarak damarda kan akışı normale döndürülür.Tijdens de operatie kijkt de chirurg of na terugdraaien de bloeddoorstroming zich herstelt.
1941 yılının sonunda Stockholm'de dört dondurma şirketi vardı.Hij had vanaf het begin van de jaren veertig een glasatelier in Tilburg.
Büyük ödülle annesini yeniden hayata döndürmek istiyor.Ze reist naar haar rijke grootmoeder om haar fortuin terug te winnen.
Kişi başına düşen dünyanın en çok satan dondurması oldu.De grootste aaneengesloten ijskap ter wereld.
Hackerman, Kung Fury'i hayata geri döndürür ve Kung Fury Hitler'e bir yumruk atarak yere serer.Hackerman wist Kung Fury weer tot leven te wekken.
Ödül avcısı Boba Fett, Han Solo'yu karbon dondurucuyla dondurur ve Jabba the Hutt'a teslim eder.Boba Fett brengt daarna Han Solo, bevroren in carboniet, naar Jabba de Hutt, de gangsterbaas op Tatooine.
Bazı türleri dondurulmuş şekilde satışa sunulur.Deze soort onparen wordt soms in de uitverkoop te koop aangeboden.
Onu hayata döndürmesini istiyor.Om hem weer tot leven te brengen.
Saray, paşayı geri döndürme çabalarına devam etti.Hoornaert nam het besluit de heropleving van het Begijnhof na te streven.