dönüm noktası ile cümle

dönüm noktası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Şirketin dönüm noktası, 1917'de Converse All-Star basketbol ayakkabıları üretilince gerçekleşti.Po dlouhém výzkumu a vývoji byla roku 1917 vyrobena první verze basketbalové boty All Star.
2005-2006 sezonu, Bryant'ın kariyeri için bir dönüm noktası oldu.Sezóna 2005-2006 by se dal nazvat jako křižovatka v životě Kobeho Bryanta.
Ayaklanma, yerel LGBT hareketi için bir dönüm noktası idi.Obvyklým důvodem byl odpor proti LGBT hnutí.
Bu benim hayatımın dönüm noktasıymış gibi hissediyorum." demiştir."Toto vítězství bylo zlomem v mém životě," říkal.
Uzun Bıçaklar Gecesi Alman hükümeti için bir dönüm noktasıydı.Poslední roky němé éry byly pro německý film obdobím úpadku.
Srebrenica'nın düşmesi, Bosna Savaşında önemli bir dönüm noktasını oluşturdu.Obléhání Sarajeva bylo klíčovou součástí války v Bosně a Hercegovině.
1920 yılı Cinnah'ın siyasi yaşamında önemli bir dönüm noktası sayılır.Výrazným mezinárodněpolitickým Chálidovým úspěchem byla dohoda s Ománem o sporných hranicích roku 1975.
Bu olaya İngiltere ülkesinin Wessex Krallığı altında birleştirilmesinde önemli bir dönüm noktasıdır.Byl panovníkem v době, kdy se království Wessex transformovalo do království Anglie.
Bu, konunun dönüm noktasıdır.Zde je jádro problému.
1978 yılı müzik kariyeri için dönüm noktası oldu.Rok 2015 se stal úspěšným pro tento hudební žánr.
Bu ufak yayım onlar için bir dönüm noktasıdır.Deschiderea uretrei: aceasta este foarte mică.
Uzun Bıçaklar Gecesi Alman hükümeti için bir dönüm noktasıydı.Noaptea cuțitelor lungi a reprezentat un triumf pentru Hitler, și un punct de cotitură pentru guvernul german.
Kariyerinde dönüm noktası 2004 yılında Karen Smith rolünde Mean Girls'te oynaması olmuştur.În anul 2004 a jucat în filmul Mean Girls în rolul lui Karen Smith.
Genelde Amerikan İç Savaşı'nın dönüm noktası olarak adlandırılır.Bătălia a fost denumită adesea punctul de cotitură al războiului din Pacific.
Jordan daha sonra bu şutun kendisinin basketbol kariyeri için önemli bir dönüm noktası olduğunu açıkladı.Jordan a descris acel coș un moment decisiv în cariera lui de baschet.
1999 yılı, Dunst'un kariyerinde önemli bir dönüm noktası oldu.Anul 1991 a fost unul hotărâtor în cariera sa șahist.
"Enigma Kriptolojinin Dönüm Noktası".De aici, nici îndoială, diferența craniană“.
Bu durgunluk noktası değildir, ama dönüm noktasıdır.În această situație, nu mai este vorba de ecou, ci de fenomenul numit reverberație.
Ayaklanma, yerel LGBT hareketi için bir dönüm noktası idi.Misiunea sa principală a fost să fie un fel de porta-voce a comunității LGBT.
Bu dönüm noktası savaşın seyrini değiştirmeye başlar.Acest succes a schimbat cursul războiului.
Haile Selassie Etiyopya ve Afrika tarihinde dönüm noktası olan bir figürdür.Hailé Szelasszié meghatározó szereplője mind az etióp mind az afrikai történelemnek.
Bu yarışma onun için bir dönüm noktası olmuştur.A forduló kritikus pontja volt a versenynek.
2004'te Lost adlı TV dizisinde kariyeri için dönüm noktası olan Boone Carlyle rolünü üstlendi.2004-ben megkapta az áttörést hozó szerepét Boone Carlyle-ként a Lost – Eltűntek című tévésorozatban.
İtalyan çizgi romanında bir dönüm noktasıdır.Érdekes a helyzet az olasz csizma sarkában.
2004-2005 dönemiyse tam bir dönüm noktası olmuştur.A 2004-2005-ös szezontól vált igazán meghatározóvá a posztján.
Hoparlörlerin dönüm noktası budur.Ez a hangtompítónak is a lényege.
Uzun Bıçaklar Gecesi Alman hükümeti için bir dönüm noktasıydı.A hosszú kések éjszakája Hitler győzelme és egyben a német kormányzás történetének fordulópontja volt.
Fakat hayatında bir dönüm noktası olan tutuklanması 1917 gerçekleşti.A Vágsellye és Járása című közéleti hetilapot 1913-ban alapították.
Bu Napolyon Savaşları için dönüm noktası oldu.Ez volt a napóleoni háborúk döntő ütközete.
Bonn'un gelişiminde, 1288 yılında yapılan Worringen Savaşı dönüm noktası meydana getirdi.Limburg az 1288-as worringeni csata eredményeként Brabant fennhatósága alá került.
Bu maç kulüp için de dönüm noktası olmuş ve zor günler başlamıştır.Ebben a klubban játszom, és most nehéz időket élünk át.
1619 yılı, kent için bir dönüm noktasıdır.1619 egy fontos dátum a város történelmében.
Allmusic'ten John Bush, eseri "ambient müzikte bir dönüm noktası" olarak tanımladı.Elton John szerint „A Pet Sounds mérföldkő a zenében.
Hesse, bundan sonra olanları, hayatındaki büyük bir dönüm noktası olarak tanımlamıştır.Tätä seuranneita tapahtumia Hesse kuvasi myöhemmin suureksi käänteeksi elämässään.
Daha sonra bu durumu Bu bütün çocukluk niyetlerimi değiştiren dönüm noktası oldu diyerek açıkladı.Voisinpa melkein sanoa, että siihen sisältyy koko nuoruuteni.
Bu film onun sanat hayatında bir dönüm noktası oldu.Tarinaa on pidetty hänen taiteilijanuransa käännekohtana.
1999 yılı, Dunst'un kariyerinde önemli bir dönüm noktası oldu.Vuosi 1999 oli kiireinen vaihe Auróran historiassa.
Bu Napolyon Savaşları için dönüm noktası oldu.Taistelu merkitsi käännekohtaa Napoleonin sotaretkellä Venäjälle.
Bu yeni okula girişi hayatında bir dönüm noktası oldu.Samalla koulun pääsisäänkäynti siirtyi nykyiseen paikkaansa.
2004-2005 dönemiyse tam bir dönüm noktası olmuştur.Kaudella 2004–2005 se käväisi jälleen pääsarjassa.
Bonn'un gelişiminde, 1288 yılında yapılan Worringen Savaşı dönüm noktası meydana getirdi.Μεγάλη σημασία για την παραπέρα εξέλιξη της πόλης είχε η έκβαση της σφαγής στο Βόρινγκεν (Worringen) το 1288.
Hoparlörlerin dönüm noktası budur.Οπότε ήρθε η σειρά της Temari.
Bu sözleşme Türk-İngiliz ve Türk-Sovyet ilişkilerinde bir dönüm noktası olmuştur.Το γεγονός αυτό παραλίγο να δημιουργήσει εντάσεις στις σχέσεις Ιαπωνίας και Βρετανίας.
Uzun Bıçaklar Gecesi Alman hükümeti için bir dönüm noktasıydı.De lange knives nat var en triumf for Hitler og et vendepunkt for det tyske styre.
Genelde Amerikan İç Savaşı'nın dönüm noktası olarak adlandırılır.Disse begivenheder betragtes i almindelighed som vendepunktet i den amerikanske borgerkrig.
Popülasyon, 2010 yılının Şubat ayında 50.000'inci nesile ulaşarak dönüm noktasına gelmiştir.Kulturerne rundede milepælen med 50.000 generationer i februar 2010.
Bu durum grubun tarihindeki en önemli dönüm noktası olarak belirtilir.Det anses for at være den største omringning i historien.
1884–85'te toplanan Berlin Konferansı Afrika'nın etnik grupları için oldukça önemli bir dönüm noktasıdır.Berlinkonferencen i 1884-85 var meget vigtigt i sagen.
Bu, yaşamında büyük bir dönüm noktası oldu.Det blev et vendepunkt i hans liv.
1980 yılında oynadığı “Uçak!-Airplane!” ise, Nielsen’in kariyerinde tam anlamıyla bir dönüm noktası oldu.Nielsens birolle i Højt at flyve fra 1980 var et vendepunkt i hans karriere.
Bu, konunun dönüm noktasıdır.Det blev et vendepunkt.
Bu yarışma onun için bir dönüm noktası olmuştur.Før var denne konkurrence et pointklassement.
Bu Amerika ziyareti, Karayev için bir dönüm noktası olmuştur.Denne amerikanske sejr var vendepunktet i slaget om Guadalcanal.
Bu sözleşme Türk-İngiliz ve Türk-Sovyet ilişkilerinde bir dönüm noktası olmuştur.Dette problem har fortsat været et irritationsmoment i syrisk-tyrkiske forbindelser.
Sanatçının kariyerindeki dönüm noktası ise 2004 yılıydı.Hans sidste år på landsholdet var i 2004.
Bu kitap devrim tarihi araştırmaları için bir dönüm noktası sayılmıştır.Den industrielle revolusjon markerer et vendepunkt i historien.
Bu yarışma onun için bir dönüm noktası olmuştur.Toktet ble et vendepunkt.
Haile Selassie Etiyopya ve Afrika tarihinde dönüm noktası olan bir figürdür.Haile Selassie adalah figur penting dalam sejarah Ethiopia dan Afrika.
Bu Napolyon Savaşları için dönüm noktası oldu.Perang ini menjadi titik balik bagi karier militer Napoleon.
İkinci solo 45’liği Fikret Kızılok'un hayatında da önemli bir dönüm noktası oldu.Rangkaian mata rantai berjumlah 45 memiliki makna tahun kemerdekaan RI.
İlgili Sayfalar