dönüm noktası ile cümle

dönüm noktası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Birçok araştırmacı dönüm noktasının Panther (Panzer) olduğunu düşünür.Поэтому многие исследователи считают её талисманом отряда.
Carson'un yazarlık kariyerinde büyük bir dönüm noktası oldu.Эта публикация стала поворотной в писательской карьере Карсон.
Bu durgunluk noktası değildir, ama dönüm noktasıdır.Это — не декорации, но самое место событий.
Bu durum grubun tarihindeki en önemli dönüm noktası olarak belirtilir.Эти события рассматриваются как поворотный момент в истории колонии.
1809'daki Porvoo Meclisi Finlandiya tarihinin bir dönüm noktasıdır.كان مجلس بورفو عام 1809 علامة بارزة في تاريخ فنلندا.
1974 yılının sonu Dizel motor kullanan otomobiller için önemli bir dönüm noktası olmuştur.وفي نهاية عام 1974 كان هناك نقطة تحول هامة للسيارات التي تستخدم محرك ديزل.
Suriye hükümetinin kazandığı zafer, Suriye iç savaşında potansiyel bir dönüm noktası olarak görüldü.وينظر إلى انتصار الحكومة السورية على نطاق واسع على أنه نقطة تحول محتملة في الحرب الأهلية في سوريا.
Tek hacimli karoserinin kullanılması da otomobil üretimi için önemli bir dönüm noktasıdır.استخدام هياكل للسيارات ذات حجم واحد هو نقطة تحول هامة لإنتاج السيارات.
Bu yeni okula girişi hayatında bir dönüm noktası oldu.إن دخوله إلي هذه المدرسه الجديده أصبح نقطه تحول في حياته.
Meşrutiyetin ikinci kez ilan edildiği 1908 yılı Halide Edib’in hayatında bir dönüm noktası oldu.كان إعلان الملكية الدستورية للمرة الثانية نقطة تحول في حياة خالدة أديب في عام 1908.
1983 yılı Avşar'ın yaşamında dönüm noktasıydı.وكان عام 1983 نقطة تحول في حياة أفشار.
Bu eser İslam astronomisinde dönüm noktasını oluşturmuştur.ومثل هذا العمل نقطة تحول في علم الفلك الإسلامي.
Böylelikle, Kültür biliminde bir dönüm noktası oluşturulmuştur.وهذا بدوره سيعزز ثقافة البحث.
Popülasyon, 2010 yılının Şubat ayında 50.000'inci nesile ulaşarak dönüm noktasına gelmiştir.في فبراير 2010، وصل تعداد البكتيريا إلى 50000 جيل.
Eğitim tarihimiz için bu olay dönüm noktası olmuştur.لم تكن بخطوة كبيرة أن نتحول من تلك المرحلة إلى التعليم المنزلي.
Haile Selassie Etiyopya ve Afrika tarihinde dönüm noktası olan bir figürdür.Haile Selassie é uma figura crucial na história da Etiópia e da África.
Popülasyon, 2010 yılının Şubat ayında 50.000'inci nesile ulaşarak dönüm noktasına gelmiştir.As populações atingiu a marca de 50 mil gerações em fevereiro 2010 .
Bu olay ABD için Vietnam'da bir dönüm noktası oldu.Tal cenário ocorreu com os Estados Unidos no Vietnã.
Dönüm noktası onun için Veronica Mars adlı dizi olmuştur.É a personagem que dá nome a série de televisão Veronica Mars.
Jordan daha sonra bu şutun kendisinin basketbol kariyeri için önemli bir dönüm noktası olduğunu açıkladı.Jordan descreveu mais tarde que esse arremesso foi o principal ponto de partida para sua carreira no basquete.
Bu seyahat onun hayatının dönüm noktasıdır.Esta viagem marca o curso da sua vida.
Bu yüzden, x=0 noktası dönüm noktasıdır.A posição x=0 representa o centro da placa.
1619 yılı, kent için bir dönüm noktasıdır.O ano de 1536 marcou uma viragem na cidade de Genebra.
Bu durgunluk noktası değildir, ama dönüm noktasıdır.Não é ainda a ressurreição, mas já um sinal do ressurgimento.
Her iki savaş da savaş tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır.Ambas as hipóteses têm importante valor na história.
Richard Southern gibi tarihçiler işgali İngiltere tarihinde bir dönüm noktası olarak değerlendirir.Alguns, como Richard Southern, viram a conquista como um ponto de transição crítico na história.
Bu sözleşme Türk-İngiliz ve Türk-Sovyet ilişkilerinde bir dönüm noktası olmuştur.O tratado marcou um ponto de viragem nas relações entre Portugal e Espanha.
1863 yılının Temmuz ayında gerçekleşen Gettysburg Savaşı önemli bir dönüm noktası oldu.Sua performance na Batalha de Gettysburg, em Julho de 1863 é frequentemente criticada.
1999 yılı, Dunst'un kariyerinde önemli bir dönüm noktası oldu.O ano de 1994 marcou um grande avanço na carreira de Pitt.
Şirketin dönüm noktası, 1917'de Converse All-Star basketbol ayakkabıları üretilince gerçekleşti.Het keerpunt van het bedrijf was in 1917 toen de Converse All-Star basketbalschoen werd geïntroduceerd.
Richard Southern gibi tarihçiler işgali İngiltere tarihinde bir dönüm noktası olarak değerlendirir.Sommigen, zoals Richard Southern, beschouwen de verovering als een kritiek keerpunt in de geschiedenis.
410 yılında gerçekleşen bu yağmalanma, Batı Roma İmparatorluğu'nun çöküşünün önemli bir dönüm noktasıdır.De plundering van 410 wordt gezien als een belangrijke mijlpaal in de val van het West-Romeinse Rijk.
1988 yılında yer aldığı Tezaab filmi onun oyunculuk kariyerinde önemli bir dönüm noktasıydı.De hit The Way to Your Heart uit 1988 was de grote doorbraak voor The Soul Sisters.
Bu imza onun kariyerinde bir dönüm noktası oldu.Dit boek betekende een keerpunt in haar carrière.
Bu yarışma onun için bir dönüm noktası olmuştur.Deze wedstrijd bleek het begin van een ommekeer.
Maçın dönüm noktası olarak Lewandowski'nin golü gösterildi.Na afloop van het duel werd Lewandowski uitgeroepen tot man van de wedstrijd.
1919, Hindistan tarihinde bir dönüm noktasıdır.1949 vormt echter een keerpunt.
Dönüm noktası, Konstantinopolis'in Türklere düşmesi oldu.Er ging echter iets mis toen de punten vanuit Noorwegen aan de beurt waren.
Allmusic'ten John Bush, eseri "ambient müzikte bir dönüm noktası" olarak tanımladı.Pierre Boulez kenmerkte het stuk als een keerpunt in de moderne muziek.
Ancak Salamis Deniz Muharebesi'nde uğranılan yenilgi, sefer için bir dönüm noktasını işaret ediyordu.Op dat moment leek de definitieve nederlaag van de Maratha's slechts een kwestie van tijd.
Bu durgunluk noktası değildir, ama dönüm noktasıdır.Niet het einddoel, maar de reisrichting is belangrijk.
HMÖ bu gösteriyi, çağdaş İran tarihinde bir dönüm noktası olarak tanımlamıştır.Wybory te są postrzegane jako kluczowy moment w nowoczesnej historii Irlandii.
Fakat hayatında bir dönüm noktası olan tutuklanması 1917 gerçekleşti.Formalne unieważnienie małżeństwa, nastąpiło w 1917 roku.
1974 yılının sonu Dizel motor kullanan otomobiller için önemli bir dönüm noktası olmuştur.Rok 1947 okazał się punktem zwrotnym w historii pojazdów elektrycznych.
Bu benim hayatımın dönüm noktasıymış gibi hissediyorum." demiştir.Jag kände verkligen att det här var en vändpunkt i mitt liv."
2005-2006 sezonu, Bryant'ın kariyeri için bir dönüm noktası oldu.Säsongen 2005/2006 var början på en ny framgångsperiod för Bryant.
Bu Napolyon Savaşları için dönüm noktası oldu.Detta markerade vändpunkten i Napoleonkrigen.
Başarısızlıkla sonuçlanması, III. Reich tarihinde bir dönüm noktası olmuştur.Dess misslyckande var en vändpunkt i Tredje rikets framgångar.
1884–85'te toplanan Berlin Konferansı Afrika'nın etnik grupları için oldukça önemli bir dönüm noktasıdır.Vid Berlinkonferensen 1884-85 delades Afrika mellan de europeiska stormakterna.
Hesse, bundan sonra olanları, hayatındaki büyük bir dönüm noktası olarak tanımlamıştır.Roberto har beskrivit denna händelse som en stor vändpunkt i hans liv.
Uzun Bıçaklar Gecesi Alman hükümeti için bir dönüm noktasıydı.«Ніч довгих ножів» стала тріумфом Гітлера, та поворотним моментом для німецького уряду.
Jordan daha sonra bu şutun kendisinin basketbol kariyeri için önemli bir dönüm noktası olduğunu açıkladı.Пізніше Джордан називав цей кидок поворотним у своїй баскетбольній кар'єрі.
Kendisi bilime olan merakında iki dönüm noktası olduğunu belirtmektedir.Він здогадується, що знаходиться у центрі інтересів двох кланів.
2001 yılı kulüp tarihinde bir dönüm noktası olmuştur.1996 рік став поворотною точкою в історії клубу.
1619 yılı, kent için bir dönüm noktasıdır.1161 року стає очільником Лівої половини столиці.
Allmusic'ten John Bush, eseri "ambient müzikte bir dönüm noktası" olarak tanımladı.Девід Духовни назвав такий обмін ролями «освіжаючою зміною обстановки».
Bu benim hayatımın dönüm noktasıymış gibi hissediyorum." demiştir.Цей випадок і став поворотним пунктом у моєму житті».
Bu durgunluk noktası değildir, ama dönüm noktasıdır.Ми зараз на самому початку цього етапу, але це буде справжній прорив.
En içteki dairesel yörüngede yerel minimum dönüm noktası haline gelir.У випадку найближчої до центру стабільної циклічної орбіти локальний мінімум стає точкою перегину.
410 yılında gerçekleşen bu yağmalanma, Batı Roma İmparatorluğu'nun çöküşünün önemli bir dönüm noktasıdır.Vyplenění roku 410 je považováno za hlavní znak úpadku Západořímské říše.
İlgili Sayfalar