döl ile cümle

döl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Onun her zaman elleri ve ayaklarında kan dolaşım ile ilgili problemleri vardı.She has always had problems with the circulation in her hands and feet.
Postacı Pat'in kafası patlayıcılarla doldurulmuş.Postman Pat's head is stuffed with explosives.
En sevdiğin dolgulu oyuncak hayvan nedir?What's your favorite stuffed animal?
Söylentiler dolaşıyor.Rumors have been circulating.
Biletler yetişkinler için 5 dolar ve yaşlılarla çocuklar için 2 dolardır.Tickets are $5 for adults, and $2 for senior citizens and children.
Biletler otuz dolara kapıda mevcut.Tickets are available at the door for thirty dollars.
Biletler yetişkinler için 30 dolar ve çocuklar için ücretsizdir.Tickets are $30 for adults and children are free.
Biletler 30 dolara halk için mevcuttur.Tickets are available to the public for $30.
Biletler yetişkinler için 30 dolar ve çocuklar için 15 dolar.Tickets are $30 for adults and $15 for kids.
Biletler online 13 dolar ve kapıda 15 dolardır.Tickets are $13 online and $15 at the door.
Biletlerin her biri 3 dolar veya üç tanesi 8 dolardır.Tickets are $3 each or three for $8.
Biletler burada 30 dolara mevcuttur.Tickets are available here for $30.
Biletler kişi başına 30 dolar.Tickets are $30 per person.
Dolandırıcı Tom'du.The crook was Tom.
Biletler genel giriş için 30 dolar ve öğrencilerle yaşlılar için 20 dolardır.Tickets are $30 for general admission and $20 for students and seniors.
Biletler 3 dolardır. 3 yaş ve altındaki çocuklar ücretsiz olarak kabul edilir.Tickets are $3. Children 3 and under are admitted for free.
Giriş ücreti kapıda 30 dolar.Admission is $30 at the gate.
Biletler peşin olarak 30 dolar ya da gösteri gününde 35 dolar.Tickets are $30 in advance, or $35 on the day of the show.
Tom endişeyle ileri geri dolanıyordu.Tom was nervously pacing back and forth.
Tom gergin biçimde ileri geri dolanıyordu.Tom was nervously pacing back and forth.
Tom kırık bir bacağından dolayı geçen sezon basketbol oynayamadı.Tom wasn't able to play basketball last season because of a broken leg.
İlk dönme dolap 1893 yılında Chicago'da inşa edildi.The first Ferris wheel was built in 1893 in Chicago.
Biletler 30 dolardır ve konser akşamı kapıda satın alınabilir.Tickets are $30 and can be bought at the door the evening of the concert.
Lütfen kilitli dolabını temizle.Please clean out your locker.
Bu projeyi tamamlamak için üç milyon dolara daha ihtiyacımız var.We need another three million dollars to complete this project.
Biletler gereklidir ve her biri 30 dolara mal oluyor.Tickets are required and cost $30 each.
Tam olarak üç bin dolara mal oldu.It cost three thousand dollars exactly.
Otopark bana otuz dolara mal oldu.It cost me thirty dollars for parking.
Dönme dolabı kimin icat ettiğini biliyor musun?Do you know who invented the Ferris wheel?
Tom'un yaptığı şeyden dolayı şoka girdik.We were shocked by what Tom did.
Biletler kişi başı 30 dolar ve belirlenmiş sürücüler için 13 dolardır.Tickets are $30 per person and $13 for designated drivers.
Göz yaşartıcı gaz odayı doldurdu.Tear gas filled the room.
Her dolar yardım eder.Every dollar helps.
300 dolar yardım eder miydi?Would $300 help?
Biletler 13 dolar ve oyundan sonra bir piknik öğle yemeği dahildir.Tickets are $13 and include a picnic lunch after the game.
Biz geçen yıl dünyayı dolaştık.We traveled around the world last year.
Market tıka basa doluydu.The market was packed.
Biletler artık 30 dolarla indirimde.Tickets are now on sale for $30.
Biletler artık 30 dolara satışta.Tickets are now on sale for $30.
Konferans salonu tıka basa doluydu.The auditorium was packed.
Kilise tıka basa doluydu.The church was packed.
Tom'a bir saatte 30 dolar ödeneceğini vaat ettiler.They promised Tom that he'd be paid $30 an hour.
Bilet ücretleri 13, 30 ve 33 dolar.Tickets are priced at $13, $30, and $33.
Biletler 13, 30 ve 33 dolardan satılıyor.Tickets are priced at $13, $30, and $33.
Biletler 30 dolardır ve rezervasyon önerilir.Tickets are $30, and reservations are recommended.
Bunlar yeri doldurulamaz.These are irreplaceable.
Dükkanları dolaşmalısın.You should shop around.
O, acı dolu bir kararı almak zorunda kaldı.She had to take a painful decision.
O, cildinin renginden dolayı insanların onu neden reddettiğini anlayamadı.She couldn't understand why people rejected her because of the color of her skin.
Bunu almaktan dolayı kesinlikle minnettarım.I definitely appreciate receiving this.
Bu rahatsızlıktan dolayı özür dileriz.We apologize for this inconvenience.
Volkswagen 18 milyar dolara kadar para cezasına çarptırılabilir.Volkswagen could face up to $18 billions in fines.
Meşgulüm, dolayısıyla yardımcı olamam.I'm busy, so I can't help.
O bir dolandırıcı olmalı.She must be a swindler.
O bir Alman. Dolayısıyla yalan söylüyor olmalı.She's German, so she must be lying!
Sınır geçişi insanlarla doluydu, onların çoğu mültecilerdi.The border crossing was crowded with people, many of whom were refugees.
Aylak aylak dolaşmayı bırak ve bu pisliği toplamama yardım et.Stop fooling around and help me pick this mess up!
Dolabım hiç giymediğim şeylerle dolu.My closet is full of things that I never wear.
Bu web sitesi hileli reklamlar ve tık tuzaklarıyla dolu!This website is full of shady advertisements and clickbait!
Tom yılda yaklaşık bir milyon dolar kazanıyordu.Tom was making about a million dollars a year.

İlgili Sayfalar