döl ile cümle
döl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom Mary'ye herhangi bir sebepten dolayı tokat atabilirdi.Tom would slap Mary for just any reason.
Otel yabancı dolu.The hotel is full of foreigners.
Lütfen bu başvuru formunu doldurun.Please fill out this application form.
Yaşam, bitlerle dolu harika bir elbisedir.Life is a magnificent gown full of lice.
Tom Mary'nin dolabına içine bir not salıverdi.Tom slipped a note into Mary's locker.
"Ne kadar?" "10 dolar olması lazım.""How much is it?" "Ten dollars, I think."
Dolaşım, bilindiği gibi, derginin otoriterliğinin ana göstergesidir.The circulation, as is known, is the main indicator of the periodical's authoritativeness.
Onlar yoğun kar yağışından dolayı muhtemelen okulu iptal edecek.They're likely to cancel school tomorrow because of the heavy snow.
Bu bana üç yüz dolara mal oldu.It cost me three hundred dollars.
Bu hatadan dolayı Tom'u suçlama.Don't blame this mistake on Tom.
Tom bugün sürprizlerle dolu.Tom is full of surprises today.
Otel tamamen dolu.The hotel is completely full.
Bu otuz milyon dolara mal oldu.It cost 30 million dollars.
Tom sürprizlerle dolu.Tom is full of surprises.
Tom yeri doldurulabilir değil.Tom isn't replaceable.
300 dolar yeterli olur mu?Would $300 be enough?
Birkaç gün yağmurdan sonra zemin su dolmuştu.The ground was waterlogged after several days of rain.
Ağaçlar meyve dolu.The trees are full of fruit.
Ahır saman dolu.The barn is full of hay.
Tom kendine bir bardak viski doldurdu.Tom poured himself a glass of whisky.
Sıcaktan dolayı pencerelerden birini açık bırakıp da uyudum.Because of the heat, I slept with a window open.
Dünya sorunlarla dolu.The world is full of problems.
Bu gitarı sadece otuz dolara aldım.I bought this guitar for just thirty dollars.
Dolma kalemimi gördün mü?Have you seen my pen?
İşlemediği bir suçtan dolayı hapse gönderildi.He was sent to prison for a crime that he didn't commit.
Konsey bilimsel araştırmalar için milyonlarca dolar ayırdı.The council has committed millions of dollars to the scientific research.
Tom dolma kaleminin nerede olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know where his pen was.
Tom her iki bardağı şarapla doldurdu.Tom filled both glasses with wine.
Elim çok dolu!My hand is too full!
O onunkinden daha dolgun bir sakal hiç görmedi.She had never seen a fuller beard than his.
Şehir açlıktan ölen askerlerle doluydu.The city was full of starving soldiers.
Tom yarışın banko atına elli dolar yatırdı.Tom put fifty dollars on an odds-on favourite.
Tom projeyi yok etmek için bir dolap çevirdi.Tom schemed to destroy the project.
İçinde deliği olan bir cep asla dolu olmayacaktır.A pocket with a hole in it will never be full.
Tom sevgilisi Mary'in yokluğundan dolayı acı çekiyor.Tom's suffering from the absence of his sweetheart Mary.
Yorgunum dolayısı ile git ve başka birine rahatsızlık ver.I am tired so go and bother someone else.
Çocuklar için, bu dünya harikalar ve mucizelerle doludur.For children, this world is full of wonders and miracles.
Ayda dolaştığını hayal edebiliyor musun?Can you imagine walking around on the moon?
Kitabını dolabına koy.Put your book in your locker.
Kitaplarını kilitli dolabına koy.Put your books in your locker.
Tom üç milyon doların üzerinde varlığa sahiptir.Tom has over three million dollars in assets.
Büyük restoranlar ve barlarla dolu sevimli alışveriş merkezi.Cute shopping mall full of great restaurants and bars.
Tom aradığını dolabın arkasında buldu.Tom found what he was looking for in the back of the closet.
Tom bunu yapamayacağıma dair benimle otuz dolarına bahse girdi.Tom bet me thirty dollars that I couldn't do it.
Dolayısıyla küçük şeylerle bile Tom'a sevinç getirebilir.So one can bring joy to Tom even with small things.
Mary, Tom gibi yılda 100.000 dolardan az kazanan erkeklerden hoşlanmaz.Mary doesn't like men who make less than $100,000 a year like Tom.
Bir iş gezisi raporu doldurman gerekecek.You will need to fill out a business trip report.
Yani, bardak yarı dolu ya da yarı boş mu?So, is the glass half full or half empty?
Gün boyunca yollar arabalarla dolar.During the day the streets fill up with cars.
Petrolün fiyatı varili 30 doların alına düştü.The price of oil has dipped below $30 a barrel.
Biz ona dört dolar ödedik.We paid him four dollars.
O ona dört dolar ödedi.She paid him four dollars.
Ona dört dolar ödedin.You paid him four dollars.
Vikipedi 15. yılını doldurdu bugün.Wikipedia turns 15 today.
Yarın dolunayı izleyeceğiz.We're going to see a full moon tomorrow.
Kamp için yatak yapmak için bir çuvalı samanla doldurduk.To make a mattress for camping, we stuffed a sack with straw.
O, dolabını korumak için bir asma kilit kullanır.To secure his locker, he uses a padlock.
O silah dolumu?Is that weapon loaded?
Ürkütücü bir sessizlik havayı umutsuzlukla doldurdu.An eerie silence filled the air with despair.
Tarla lavanta çiçekleriyle doluydu.The field was full of lavender flowers.