döktü ile cümle
döktü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kuntsevich'in anılarına göre, Medvedchuk "üzerine savcıdan daha fazla kir döktü."According to Kuntsevich's memoirs, Medvedchuk "poured more dirt on him than the prosecutor."
Kahveni döktün.Du hast deinen Kaffee verschüttet.
Ütü ısınırken Mary buhar yapmak için hazneye damıtılmış su döktü.Während sich das Bügeleisen erhitzte, goß Mary destilliertes Wasser in das Reservoir, um Dampf zu erzeugen.
(Sütü kim döktü?)(Wem hast du den Kuchen gebacken?)
Çinliler kayayı götürmek için kayanın etrafında ateş yaktılar, kaya kızınca üzerine sirke döktüler.Die Chinesen gießen Essig auf den Felsen und machen ein Feuer um diesen.
Hangi güçler onu şekillendirdi, onu böylesine bir kalıba ne döktü?Wie schmählich ließ er sie sitzen, wie gestaltete sich danach ihr Ruin?
Fakat Bir Komedi Dokturudurda.Eine Komödie in einem Akt.
Hangi güçler onu şekillendirdi, onu böylesine bir kalıba ne döktü?Quelles ont été les influences ayant pu l'amener à ce genre ?
(Sütü kim döktü?)(Où est la pomme ?)
Fakat Bir Komedi Dokturudurda.Comedie de Mœurs en un acte.
Tom fincana sıcak su döktü.Tom echó agua caliente en la taza.
(Sütü kim döktü?)(¿Dónde está la carne?).
Bir dişinin ortalama döktüğü yumurta sayısı 50 dir.El número promedio de huevos puestos por día es de 105.
Çok cimri olduğu ve kardeşi gibi kan döktüğü iddia edilir .Se dice que es tan benigno como su hermano es maligno.
Deprem her şeyi kırıp döktü.Il terremoto ha distrutto tutto.
O, düşüncelerini kağıda döktü.Ha riversato i suoi pensieri sulla carta.
Tom bardağının içindekileri lavaboya döktü.Tom versò il contenuto del suo bicchiere nel lavandino.
Maçtan sonra Lawler, Roberts’ın ağzına viski döktü.Dopo il match rovesciò del whisky in faccia a Jake Roberts.
Çinliler kayayı götürmek için kayanın etrafında ateş yaktılar, kaya kızınca üzerine sirke döktüler.I Cinesi versano quindi aceto sulla roccia e gli danno fuoco.
"Baklava yedirip 5 saat dil döktü".So benissimo che Butterfly ha abbreviato la mia carriera di almeno cinque anni".
Murşili'yi öldürdüler, kan döktüler."Gli uomini liberi furono decapitati; gli schiavi, crocefissi.
Fakat Bir Komedi Dokturudurda.Opera comica in un atto.
Başlangıçta şairler duygularını ince ve müzikli bir dille şiire döktüler.All'inizio il ragazzo ha l'aria soddisfatta e sorridente.
O yanlışlıkla kahvesine tuz döktü.Он случайно насыпал соль себе в кофе.
(Sütü kim döktü?)Кто дует на «Молоко»?
İki eliyle aldı ocağın küllerini, döktü başının üstüne, kirletti güzelim yüzünü.Их обоих застает на постели Бермята и отрубает Чуриле голову.
Maçtan sonra Lawler, Roberts’ın ağzına viski döktü.Após a luta, Lawler derramou whiskey na boca de Roberts.
Üzerine dökmelik sunu ve zeytinyağı döktü.Em seguida entrou em The Joneses e And Soon the Darkness.
Çeroki dilinde bu olaya Nunna daul Tsuny (Gözyaşı Döktüğümüz Yol, Gözyaşı Yolu) denir.In de Cherokee-taal heet deze gebeurtenis Nunna daul Isunyi, "het pad waarop we huilden".
Bu kitapta Lagrange, ünlü yöntemi Lagrange çarpanlarını formüle döktü.In dit artikel introduceerde Lagrange zijn oplosmethode van Lagrange.
Bir dişinin ortalama döktüğü yumurta sayısı 50 dir.Średnia masa dla 50 zbadanych jaj wynosi 115 g.
Hangi güçler onu şekillendirdi, onu böylesine bir kalıba ne döktü?Jakich win dopuścił się mój lud, że spotkała go aż taka kara?
Hangi güçler onu şekillendirdi, onu böylesine bir kalıba ne döktü?Men vad hade de för motiv och vad är det för väsen som jagar henne?
O suyu nebizin üstüne döktü ve şöyle dedi: 'İçecekleriniz şiddetlenirse onu(n sertliğini) su ile kırınız."Och han tog en bägare, tackade Gud och gav åt dem och sade: "Drick alla av den.
Ann zehri yere döktü ve Holmes'e yalnızlık yüklerini beraber taşıyıp taşıyamayacaklarını sordu.Енн виливає отруту на землю і пропонує нести тягар самотності разом.
O, düşüncelerini kağıda döktü.Він виклав свої думки на папері.
Hangi güçler onu şekillendirdi, onu böylesine bir kalıba ne döktü?Cum a relatat autorul?, și care era abilitatea sa de a face asta?
Ardından döktüklerini kürekle düzenler ve patatesleri koymak için sıra çeker.Lași goluri, le împlinești pe urmă ca să ferești petele...
"Baklava yedirip 5 saat dil döktü".Rudel Obreja a primit 5 ani”.
Bir dişinin ortalama döktüğü yumurta sayısı 50 dir.Coeficientul mediu de inteligenta al unui om este 100.
Ne sıklıkla diş dokturuna görünmen gerek?Cât de des trebuie să te duci la dentist?
(Sütü kim döktü?)(Melyik süteményt szeretnéd?)
Gazete için çalışan elemanlar pencereden protestocuların üzerine baskı mürekkebi döktüler.A felhasználókat egy felugró ablakban figyelmeztette a blokkolásról.
Fakat Bir Komedi Dokturudurda.Näiden ympärille kietoutuu komiikka.
Kız bayıldı, fakat biz onun yüzüne su döktüğümüzde o kendine geldi.Tyttö pyörtyi, mutta tuli tajuihinsa, kun kaadoimme vettä hänen kasvoilleen.
(Sütü kim döktü?)(Hvem vil kaste den første sten?)
Hangi güçler onu şekillendirdi, onu böylesine bir kalıba ne döktü?Hva representerer hun, og hvordan kom dit?
Fakat Bir Komedi Dokturudurda.Ia juga tampil dalam komik.
Onlar eğitildiler, ter döktüler, çalıştılar, planladılar ve her şeyi en baştan aldılar.Mereka mencuri, membunuh, dan berencana untuk mengeluarkan para tahanan.
Bir dişinin ortalama döktüğü yumurta sayısı 50 dir.Một con cái đẻ trung bình 50 trứng.
Çeroki dilinde bu olaya Nunna daul Tsuny (Gözyaşı Döktüğümüz Yol, Gözyaşı Yolu) denir.チェロキー語では、この出来事をNunna daul Isunyi(我々が泣いた道)と呼んでいる。
O suyu nebizin üstüne döktü ve şöyle dedi: 'İçecekleriniz şiddetlenirse onu(n sertliğini) su ile kırınız.'これは掘り採ってから早いほど良いとされ、「湯を沸かしてから掘れ」とも言われる。
Aksi takdirde döktükleri gözyaşları timsah gözyaşlarıdır." ifadelerini kullandı.それに対し、アイテンは涙ながらに「許してください。
(Sütü kim döktü?)』 - Who Let the Cats Out?
Bir dişinin ortalama döktüğü yumurta sayısı 50 dir.1雌の産卵数は50程度。
Hangi güçler onu şekillendirdi, onu böylesine bir kalıba ne döktü?彼女をそこまで駆り立てたものは何だったのか。
"Ezgiler sunun RAB'be, Çünkü yüceldikçe yüceldi, Atları, atlıları denize döktü."“你们要歌颂耶和华, 因祂大大战胜, 将马和骑马的投在海中。
(Sütü kim döktü?)(英语:Who Let the Dogs Out?
Fakat Bir Komedi Dokturudurda.著有《漫吟稿》。
19 Başlarına toprak döktüler, yas tutup ağlayarak feryat ettiler: ‘Vay başına koca kent, vay!當地便以媽祖廟為中心,逐漸發展成市鎮,當地因於樸仔樹下建廟,奉祀媽祖而發跡,於是取名「樸仔腳」。
İlgili Sayfalar