döktü ile cümle

döktü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Murşili'yi öldürdüler, kan döktüler."중장 보병 장갑 보병 : 로마가 멸망한 후에 삭제되었으며 창병으로 개량되었다.
Çeroki dilinde bu olaya Nunna daul Tsuny (Gözyaşı Döktüğümüz Yol, Gözyaşı Yolu) denir.체로키 족의 언어로, 이 사건은 nvnadaulatsvyi, "우리가 울었던 길"로 불리고 있다.
Bu sezonda da 18 lig maçında ter döktü.הוא היה פצוע 18 משחקים בעונה זו.
(Sütü kim döktü?)(Къде е онзи, който сече дърва в гората?).
Hangi güçler onu şekillendirdi, onu böylesine bir kalıba ne döktü?Zamysleli ste sa niekedy nad tým, aká sila ho formovala, čo ho vytváralo?
Hangi güçler onu şekillendirdi, onu böylesine bir kalıba ne döktü?Katere navade mora spremeniti in na kakšen način se bo tega lotil?
Clara’nın Fındıkkıran için döktüğü gözyaşları onu canlandırır.Klara joka za svojim mrtvim Hrestačem, njene solze pa ga obudijo v življenje.
Ama çok geçmeden Storm döktürüverdi:Doch nicht lang, bis Sturm beginnt:
Ama çok geçmeden Storm döktürüverdi:"On ne peut rien savoir.
Ama çok geçmeden Storm döktürüverdi:Pero no faltaba mucho para que Tormenta empezara:
Ama çok geçmeden Storm döktürüverdi:עד ש"סערה" במשנתה פוצחת
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›Ale Bóg rzekł do mnie: Nie będziesz budował domu imieniowi memu, przeto żeś mąż waleczny, i rozlewałeś krew.
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›Ale Bôh mi povedal: Nebudeš staväť môjmu menu dom, lebo si mužom vojen a vylieval si krv.
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›Ale Bůh mi řekl: Nebudeš stavěti domu jménu mému, proto že jsi muž válkami zaměstknaný a krev jsi vyléval.
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›Ali Bog mi je rekel: Ti ne boš gradil hiše mojemu imenu, ker si mož vojščak in si kri prelival.
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›Dar Dumnezeu mi -a zis: ,Să nu zideşti o casă Numelui Meu, căci eşti un om de război şi ai vărsat sînge.`
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›오직 하나님이 내게 이르시되 너는 군인이라 피를 흘렸으니 내 이름을 위하여 전을 건축하지 못하리라 하셨느니라
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›ma Dio mi disse: Non costruirai un tempio al mio nome, perché tu sei stato un guerriero e hai versato sangue
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›Men Gud sade till mig: 'Du skall icke bygga ett hus åt mitt namn, ty du är en krigsman och har utgjutit blod.'
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›Men Gud sagde til mig: Du skal ikke bygge mit Navn et Hus, thi du er en Krigens Mand og har udgydt Blod!
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›men Gud sa til mig: Du skal ikke bygge hus for mitt navn, for du er krigsmann og har utøst blod.
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›Tetapi TUHAN melarang aku melakukan hal itu karena aku seorang prajurit yang sudah banyak menumpahkan darah
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›Но Бог ми каза: Ти няма да построиш дом на името Ми, защото си войнствен мъж и си пролял много кръв.
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›Но Бог сказал мне: не строй дома имени Моему, потому что ты человеквоинственный и проливал кровь.
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›והאלהים אמר לי לא תבנה בית לשמי כי איש מלחמות אתה ודמים שפכת׃
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›ولكن الله قال لي لا تبني بيتا لاسمي لانك انت رجل حروب وقد سفكت دما.
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›只 是 神 對 我 說 、 你 不 可 為 我 的 名 建 造 殿 宇 、 因 你 是 戰 士 、 流 了 人 的 血
Ama Tanrı bana, ‹Adıma bir tapınak kurmayacaksın› dedi, ‹Çünkü sen savaşçı birisin, kan döktün.›只是 神對我說 、 你 不 可 為 我 的 名 建造 殿宇 、 因 你 是 戰士 、 流了 人 的 血
Artık döktüğün kardeş kanını içmek için ağzını açan toprağın laneti altındasın.Agora maldito és tu desde a terra, que abriu a sua boca para da tua mão receber o sangue de teu irmão.
Artık döktüğün kardeş kanını içmek için ağzını açan toprağın laneti altındasın.A ty teraz budeš zlorečený nad tú zem, ktorá otvorila svoje ústa, aby prijala krv tvojho brata z tvojej ruky.
Artık döktüğün kardeş kanını içmek için ağzını açan toprağın laneti altındasın.Bây giờ, ngươi sẽ bị đất rủa sả, là đất đã hả miệng chịu hút máu của em ngươi bởi chính tay ngươi làm đổ ra.
Artık döktüğün kardeş kanını içmek için ağzını açan toprağın laneti altındasın.Derfor skal du nu være bandlyst fra Agerjorden, som åbnede sig og tog din Broders Blod af din Hånd!
Artık döktüğün kardeş kanını içmek için ağzını açan toprağın laneti altındasın.땅이 그 입을 벌려 네 손에서부터 네 아우의 피를 받았은즉 네가 땅에서 저주를 받으리니
Artık döktüğün kardeş kanını içmek için ağzını açan toprağın laneti altındasın.Maintenant, tu seras maudit de la terre qui a ouvert sa bouche pour recevoir de ta main le sang de ton frère.
Artık döktüğün kardeş kanını içmek için ağzını açan toprağın laneti altındasın.Og nu skal du være bannlyst fra den jord som lot op sin munn og tok imot din brors blod av din hånd!
Artık döktüğün kardeş kanını içmek için ağzını açan toprağın laneti altındasın.Ora sii maledetto lungi da quel suolo che per opera della tua mano ha bevuto il sangue di tuo fratello
Artık döktüğün kardeş kanını içmek için ağzını açan toprağın laneti altındasın.Protož nyní zlořečený budeš i od té země, kteráž otevřela ústa svá, aby přijala krev bratra tvého z ruky tvé.
Artık döktüğün kardeş kanını içmek için ağzını açan toprağın laneti altındasın.Van nu af aan verban Ik je van de grond, waarop het bloed van je broer heeft gevloeid.
Artık döktüğün kardeş kanını içmek için ağzını açan toprağın laneti altındasın.и ныне проклят ты от земли, которая отверзла уста свои принять кровь брата твоего от руки твоей;
Artık döktüğün kardeş kanını içmek için ağzını açan toprağın laneti altındasın.И сега проклет си от земята, която отвори устата си да приеме кръвта на брата ти от твоята ръка.
Artık döktüğün kardeş kanını içmek için ağzını açan toprağın laneti altındasın.ועתה ארור אתה מן האדמה אשר פצתה את פיה לקחת את דמי אחיך מידך׃
Artık döktüğün kardeş kanını içmek için ağzını açan toprağın laneti altındasın.فالآن ملعون انت من الارض التي فتحت فاها لتقبل دم اخيك من يدك.
Artık döktüğün kardeş kanını içmek için ağzını açan toprağın laneti altındasın.地 開 了 口 、 從 你 手 裡 接 受 你 兄 弟 的 血 . 現 在 你 必 從 這 地 受 咒 詛
Artık döktüğün kardeş kanını içmek için ağzını açan toprağın laneti altındasın.地開 了 口 、 從 你 手裡 接受 你 兄弟 的 血 . 現在 你 必從這 地 受 咒詛
Asıl ilginç olan ise; verileri yaşlara göre grafiğe döktüğümüzde ortaya çıktı.Am aflat lucruri interesante despre ea când am coroborat informaţiile cu vârsta.
Asıl ilginç olan ise; verileri yaşlara göre grafiğe döktüğümüzde ortaya çıktı.A zajímavé zjištění bylo, když jsme vyhodnotili data a porovnali je s jejich věkem.
Asıl ilginç olan ise; verileri yaşlara göre grafiğe döktüğümüzde ortaya çıktı.Interessant wird es, wenn wir die Abhängigkeit zum Alter untersuchen.
Asıl ilginç olan ise; verileri yaşlara göre grafiğe döktüğümüzde ortaya çıktı.Interesujące okazało się zestawienie danych z wiekiem respondentów.
Asıl ilginç olan ise; verileri yaşlara göre grafiğe döktüğümüzde ortaya çıktı.거거에 관한 재미있는 사실은 나이와 측정 결과를 실제로 점으로 나타냈을 때였죠.
Asıl ilginç olan ise; verileri yaşlara göre grafiğe döktüğümüzde ortaya çıktı.L'aspetto interessante era quando abbiamo confrontato i dati con le loro età.
Asıl ilginç olan ise; verileri yaşlara göre grafiğe döktüğümüzde ortaya çıktı.O mais interessante foi quando comparámos os dados em função da idade.
Asıl ilginç olan ise; verileri yaşlara göre grafiğe döktüğümüzde ortaya çıktı.Zanimivo pa je bilo, ko smo podatke prikazali glede na njihovo starost.
Asıl ilginç olan ise; verileri yaşlara göre grafiğe döktüğümüzde ortaya çıktı.ומה שהיה מעניין לגבי זה היה כשבפועל הצלבנוו את המידע לעומת הגילאים שלהם.
Asıl ilginç olan ise; verileri yaşlara göre grafiğe döktüğümüzde ortaya çıktı.قمنا أيضا برسم بياني يقارن بين المجموعتين من حيث السن الأحمر للناس العادية والأزرق لممارسين التأمل
Asıl ilginç olan ise; verileri yaşlara göre grafiğe döktüğümüzde ortaya çıktı.データを年齢と重ねてみた場合です 赤の四角は対照群です
Ben bu ateşi yakmadım ama üzerine petrol döktüm.Also, ich habe dieses Feuer zwar nicht gelegt aber ich habe Öl hineingegossen.
Ben bu ateşi yakmadım ama üzerine petrol döktüm.Bây giờ, tôi không châm ngòi cho ngọn lửa này, nhưng tôi tiếp dầu cho nó
Ben bu ateşi yakmadım ama üzerine petrol döktüm.Como ven, yo no comencé este fuego, pero sí que puse más gasolina.
Ben bu ateşi yakmadım ama üzerine petrol döktüm.Ezt a tüzet nem én gyújtottam, de öntöttem rá benzint rendesen.
Ben bu ateşi yakmadım ama üzerine petrol döktüm.Ik ontstak dit vuur niet, maar ik goot er benzine op.
İlgili Sayfalar