döktü ile cümle

döktü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom, Mary'nin bardağına biraz şarap döktü.Tom poured some wine into Mary's glass.
Tom kendisine döktüğüm şarabı içmedi.Tom didn't drink the wine I poured for him.
Tom ne döktü?What did Tom spill?
Tom masaya kahve döktü.Tom spilled coffee on the table.
Tom gömleğinin üzerine şarap döktü.Tom spilled wine on his shirt.
Tom gömleğinin üstüne çorba döktü.Tom spilled soup on his shirt.
Tom kendi üstüne kahve döktü.Tom spilled coffee on himself.
Tom kendine biraz mısır gevreği döktü.Tom poured himself some cereal.
Tom içkisini kendi üstüne döktü.Tom spilled his drink on himself.
Pantolonuma kahve döktüm.I spilled coffee on my pants.
Tom, Mary'nin bütün elbisesinin üzerine kahve döktü.Tom spilled coffee all over Mary's dress.
Sami polis sorgulama odasında her şeyi döktü.Sami spilled everything in the police interrogation room.
Sami bir bardak antifriz döktü.Sami poured a glass of antifreeze.
Tom çayını döktü.Tom spilled his tea.
Kendini uyandırmak için üstüne soğuk su döktü.He poured cold water over himself to wake himself up.
Kitabımın üstüne bir şey mi döktün?Did you spill something on my book?
"Baklava yedirip 5 saat dil döktü"."Baklava yedirip 5 saat dil döktü".
Hangi güçler onu şekillendirdi, onu böylesine bir kalıba ne döktü?Why did they abandon their people, and what has happened to them?
Onlar eğitildiler, ter döktüler, çalıştılar, planladılar ve her şeyi en baştan aldılar.It was cold, calculated, pre-planned, whatever.
Kendini anlattığı, içindekileri döktüğü, düşüncelerini dile getirmeye çalıştığı tablolar yaptı.He painted pictures that he used to express himself, and tried to express his thoughts.
Fakat Bir Komedi Dokturudurda.Comedie de Mœurs en un acte.
Sünni kanı döktü ve Sünnilerin mezarlarını ve camilerini yok edip hakaret etti.He shed Sunni blood and destroyed and desecrated the graves and mosques of Sunnis.
Çok cimri olduğu ve kardeşi gibi kan döktüğü iddia edilir .It is said that he is as good as his brother is evil.
Murşili'yi öldürdüler, kan döktüler."They were then thrown back into cages, raw and bloodied.”
(Sütü kim döktü?)(Who would have touched the lions?)
O erimiş metali, o lav sıcaklığındaki metali korumanın kulaklarından içeri döktüler.And he poured that liquid, hot liquid, like a magma erupted, that hot!..
Memba suyunun kaynağını buldum ve büyülü suyu içine döktüm.Today, I've tried to find the source of the spring and pour the Magic Water inside.
Uğruna onca ter döktükleri şeyin aslında bir anlamı yoktu.What they have sweated so far has no meaning.
Tüm tuz kavanozunu içine mi döktün?Did you pour in the whole bottle of salt?!
Ve sonra, bir monomer döktüğünüzde.And then literally, you now pour on a monomer.
Ben bu ateşi yakmadım ama üzerine petrol döktüm.Now, I didn't start this fire, but I did pour petrol on it.
'Fındık faresi tekrar uyuyor' dedi Şapkacı ve onun üzerine biraz sıcak çay döktü burnunu.'The Dormouse is asleep again,' said the Hatter, and he poured a little hot tea upon its nose.
Bu yöntemi, uygulamaya da döktük.There's also practical use for this particular procedure.
Çocuğumuza duyduğumuz sevgiyi bir çizelgeye döktük.We have charted our love for our child over time.
Ama çok geçmeden Storm döktürüverdi:But it's not long before Storm gets started:
Döktürmeye başladı ne varsa aklında.Storm has no such concerns for our vessel.
Dokturun babası benim de babamdır.Doc's father's my father too.
Bir konsere gidip, gitarların döktürmesini dinleyebilirsiniz.You can go to a concert and hear guitars jamming.
Görebiliyor musunuz bilmiyorum. Buraya biraz Rice Krispies döktüm.I don't know if you see -- so, I put a bunch of Rice Krispies there,
Benim yerime verileri grafiğe döktü.It plotted the data for me.
Sadece uygulamakla kalmadı aynı zamanda aynı dataları farklı bir grafik üzerine döktü. .It not only fit, it replotted that same data on a different graph.
- Doktur musun?Are you a doctor?
Musa kanın yarısını leğenlere doldurdu, öbür yarısını sunağın üzerine döktü.Moses took half of the blood and put it in basins, and half of the blood he sprinkled on the altar.
Tunç ızgaranın dört köşesine taşıma sırıklarını geçirmek için birer halka döktü.He cast four rings for the four ends of brass grating, to be places for the poles.
Musa koçu kesti, kanını sunağın her yanına döktü.He killed it; and Moses sprinkled the blood around on the altar.
Kral bunları Şeria Ovasında, Sukkot ile Saretan arasındaki killi topraklarda döktürmüştü.The king cast them in the plain of the Jordan, in the clay ground between Succoth and Zarethan.
Kral bunları Şeria Ovasında, Sukkot ile Seredata arasındaki killi topraklarda döktürmüştü.The king cast them in the plain of the Jordan, in the clay ground between Succoth and Zeredah.
Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın, Taze zeytinyağını başıma döktün.But you have exalted my horn like that of the wild ox. I am anointed with fresh oil.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Yahweh, in trouble they have visited you. They poured out a prayer when your chastening was on them.
Biz suyu iyice döktük.We poured down rain abundantly,
Görmez misiniz rahimlere döktüğüm bir katre suyu?Just consider (the semen) that you emit,
O, tespih nağmeleri döktüren bir kul idi.He surely turned to Us in penitence.
Biz suyu döktük de döktük.We poured down rain abundantly,
Söyleyin öyleyse, (rahimlere) döktüğünüz meni nedir?Just consider (the semen) that you emit,
Biz o suyu bol bol döktük.We poured down rain abundantly,
Biz suyu döktükçe döktük.We poured down rain abundantly,
O kuvvet sahibi kulumuz Davûd'u an! O, tespih nağmeleri döktüren bir kul idi.Bear patiently what they say, and remember Our servant David, the man of might; he was a penitent.
Onun üzerine suyu döktüğümüz zaman titreşir ve kabarır.But when We send down water upon it, it stirs and grows.
Gazeteci Zahra Joya, kızgınlığını Facebook'ta yaptığı birkaç kelimelik gönderide döktü.Zahra Joya, a journalist, poured out her anger in a post of few words on Facebook.
Arnavutluk'un Beyaz Listeye alınmaması bazı vatandaşları sokağa döktü.Albania's exclusion from the White List prompted some citizens to take to the streets.
İlgili Sayfalar