döktü ile cümle

döktü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Sadece uygulamakla kalmadı aynı zamanda aynı dataları farklı bir grafik üzerine döktü. .Не само че я образува, ами постави отново същите данни на различна графика.
Sadece uygulamakla kalmadı aynı zamanda aynı dataları farklı bir grafik üzerine döktü. .انه لا يلائم فقط، بل يعيد تعيين البيانات نفسها على رسم بياني مختلف
Son 40 yılda, ikisi arasındaki ilişkiyi rakamlara döktüm.지난 40년 동안에요. 그리고 제가 깨달은 그 관계는
Son 40 yılda, ikisi arasındaki ilişkiyi rakamlara döktüm.Ik nam alle landen in de wereld, over de laatste 40 jaar, en ik onderzocht de relatie.
Son 40 yılda, ikisi arasındaki ilişkiyi rakamlara döktüm.Я взял все страны в мире за последние 40 лет и проанализировал соотношение.
Son 40 yılda, ikisi arasındaki ilişkiyi rakamlara döktüm.ב-40 השנים האחרונות, ובדקתי מהם היחסים.
Son 40 yılda, ikisi arasındaki ilişkiyi rakamlara döktüm.خلال الأربعين سنة الماضية، ونظرت لمعرفة ماهي العلاقة.
Son 40 yılda, ikisi arasındaki ilişkiyi rakamlara döktüm.関係を見てみました さしあたり最初の5-7年は素晴らしいです
Sonra yakmalık sunuyu kesti. Oğulları sununun kanını kendisine verdiler. O da kanı sunağın her yanına döktü.Derefter slagtede han Brændofferet, og Arons Sønner rakte ham Blodet, og han sprængte det rundt om på Alteret.
Sonra yakmalık sunuyu kesti. Oğulları sununun kanını kendisine verdiler. O da kanı sunağın her yanına döktü.Il égorgea l`holocauste. Les fils d`Aaron lui présentèrent le sang, et il le répandit sur l`autel tout autour.
Sonra yakmalık sunuyu kesti. Oğulları sununun kanını kendisine verdiler. O da kanı sunağın her yanına döktü.In zakolje žgalno žrtev; in sinovi Aronovi mu izročé kri, in razškropi jo krog po oltarju.
Sonra yakmalık sunuyu kesti. Oğulları sununun kanını kendisine verdiler. O da kanı sunağın her yanına döktü.아론이 또 번제 희생을 잡으매 아론의 아들들이 그 피를 그에게로 가져 오니 그가 그 피를 단 주위에 뿌리고
Sonra yakmalık sunuyu kesti. Oğulları sununun kanını kendisine verdiler. O da kanı sunağın her yanına döktü.Poi immolò l'olocausto; i figli di Aronne gli porsero il sangue ed egli lo sparse attorno all'altare
Sonra yakmalık sunuyu kesti. Oğulları sununun kanını kendisine verdiler. O da kanı sunağın her yanına döktü.Potom zabil zápalnú obeť, a synovia Áronovi mu podali krv, a pokropil ňou na oltár dookola.
Sonra yakmalık sunuyu kesti. Oğulları sununun kanını kendisine verdiler. O da kanı sunağın her yanına döktü.Så slaktet han brennofferet; og Arons sønner rakte ham blodet, og han sprengte det rundt om på alteret.
Sonra yakmalık sunuyu kesti. Oğulları sununun kanını kendisine verdiler. O da kanı sunağın her yanına döktü.Zabil také obět zápalnou. I podali mu synové Aronovi krve, kterouž pokropil po vrchu oltáře vůkol.
Sonra yakmalık sunuyu kesti. Oğulları sununun kanını kendisine verdiler. O da kanı sunağın her yanına döktü.Закла и всеизгарянето; и синовете на Аарона му представиха кръвта, с която поръси олтарът наоколо.
Sonra yakmalık sunuyu kesti. Oğulları sununun kanını kendisine verdiler. O da kanı sunağın her yanına döktü.И заколол всесожжение, и сыны Аарона поднесли ему кровь; он покропил ею на жертвенник со всех сторон;
Sonra yakmalık sunuyu kesti. Oğulları sununun kanını kendisine verdiler. O da kanı sunağın her yanına döktü.וישחט את העלה וימצאו בני אהרן אליו את הדם ויזרקהו על המזבח סביב׃
Sonra yakmalık sunuyu kesti. Oğulları sununun kanını kendisine verdiler. O da kanı sunağın her yanına döktü.ثم ذبح المحرقة فناوله بنو هرون الدم فرشّه على المذبح مستديرا.
Sonra yakmalık sunuyu kesti. Oğulları sununun kanını kendisine verdiler. O da kanı sunağın her yanına döktü.亞 倫 宰 了 燔 祭 牲 、 他 兒 子 把 血 遞 給 他 、 他 就 灑 在 壇 的 周 圍
Sonra yakmalık sunuyu kesti. Oğulları sununun kanını kendisine verdiler. O da kanı sunağın her yanına döktü.亞倫宰 了 燔祭牲 、 他 兒子 把 血遞給 他 、 他 就 灑在壇 的 周圍
Tüm tuz kavanozunu içine mi döktün?Ai pus toata solnita in mancare?
Tüm tuz kavanozunu içine mi döktün?Chị cho cả lọ muối vào hay sao?!
Tüm tuz kavanozunu içine mi döktün?Hai versato l'intera boccetta di sale?
Tüm tuz kavanozunu içine mi döktün?Hällde du i hela saltkaret?
Tüm tuz kavanozunu içine mi döktün?Heb je een hele pot zout erin gegooid?
Tüm tuz kavanozunu içine mi döktün?T'as mis la salière entière ?
Tüm tuz kavanozunu içine mi döktün?Έριξες μέσα όλο το αλάτι απ'το μπουκάλι;!
Tüm tuz kavanozunu içine mi döktün?Ты высыпала туда всю солонку?
Tunç ızgaranın dört köşesine taşıma sırıklarını geçirmek için birer halka döktü.Aan de vier hoeken van het rooster maakte hij vier ringen voor de draagstokken.
Tunç ızgaranın dört köşesine taşıma sırıklarını geçirmek için birer halka döktü.A slil čtyři kruhy na čtyřech krajích k roštu měděnému, v nichž by sochorové bývali.
Tunç ızgaranın dört köşesine taşıma sırıklarını geçirmek için birer halka döktü.A ulial štyri kruhy na štyroch krajoch medenej mreži, ložiská pre sochory.
Tunç ızgaranın dört köşesine taşıma sırıklarını geçirmek için birer halka döktü.Derefter støbte han fire Ringe til Kobbergitterets fire Hjørner til at stikke Bærestængerne i.
Tunç ızgaranın dört köşesine taşıma sırıklarını geçirmek için birer halka döktü.E fundiu quatro argolas para as quatro extremidades do crivo de bronze, como lugares dos varais.
Tunç ızgaranın dört köşesine taşıma sırıklarını geçirmek için birer halka döktü.Fuse quattro anelli e li pose alle quattro estremità della graticola di rame, per inserirvi le stanghe
Tunç ızgaranın dört köşesine taşıma sırıklarını geçirmek için birer halka döktü.Il fondit quatre anneaux, qu`il mit aux quatre coins de la grille d`airain, pour recevoir les barres.
Tunç ızgaranın dört köşesine taşıma sırıklarını geçirmek için birer halka döktü.In zlil je štiri obode za štiri vogle bronastega omrežja, da se vanje vtakneta droga.
Tunç ızgaranın dört köşesine taşıma sırıklarını geçirmek için birer halka döktü.I ulał cztery kolce na czterech rogach kraty miedzianej, na zakładanie drążków.
Tunç ızgaranın dört köşesine taşıma sırıklarını geçirmek için birer halka döktü.Ja hän valoi neljä rengasta vaskiristikon neljään kulmaan, korentojen pitimiksi.
Tunç ızgaranın dört köşesine taşıma sırıklarını geçirmek için birer halka döktü.그 놋 그물 네 모퉁이에 채를 꿸 고리 넷을 부어 만들었으며
Tunç ızgaranın dört köşesine taşıma sırıklarını geçirmek için birer halka döktü.Lalu dibuatnya empat gelang untuk kayu pengusung pada keempat sudut bawahnya
Tunç ızgaranın dört köşesine taşıma sırıklarını geçirmek için birer halka döktü.Og han støpte fire ringer til de fire hjørner av kobber-gitteret til å stikke stengene i.
Tunç ızgaranın dört köşesine taşıma sırıklarını geçirmek için birer halka döktü.Önte négy karikát is rézrostélynak négy szegletére, rúdtartókul.
Tunç ızgaranın dört köşesine taşıma sırıklarını geçirmek için birer halka döktü.Und goß vier Ringe an die vier Enden des ehernen Gitters für die Stangen.
Tunç ızgaranın dört köşesine taşıma sırıklarını geçirmek için birer halka döktü.và đúc cái khoen cho bốn góc rá lưới đồng , đặng xỏ đòn khiêng .
Tunç ızgaranın dört köşesine taşıma sırıklarını geçirmek için birer halka döktü.và đúc cái khoen cho bốn góc rá lưới đồng, đặng xỏ đòn khiêng.
Tunç ızgaranın dört köşesine taşıma sırıklarını geçirmek için birer halka döktü.Και εχυσε τεσσαρας κρικους δια τα τεσσαρα ακρα της χαλκινης εσχαρας, δια να ηναι θηκαι των μοχλων.
Tunç ızgaranın dört köşesine taşıma sırıklarını geçirmek için birer halka döktü.Изля и четири колелца за четирите края на медната решетка, които да бъдат влагалища за върлините.
Tunç ızgaranın dört köşesine taşıma sırıklarını geçirmek için birer halka döktü.и сделал четыре кольца на четырех углах медной решетки для вкладывания шестов.
Tunç ızgaranın dört köşesine taşıma sırıklarını geçirmek için birer halka döktü.ויצק ארבע טבעת בארבע הקצות למכבר הנחשת בתים לבדים׃
Tunç ızgaranın dört köşesine taşıma sırıklarını geçirmek için birer halka döktü.وسكب اربع حلقات في الاربعة الاطراف لشباكة النحاس بيوتا للعصوين.
Tunç ızgaranın dört köşesine taşıma sırıklarını geçirmek için birer halka döktü.為 銅 網 的 四 角 鑄 四 個 環 子 、 作 為 穿 杠 的 用 處
Tunç ızgaranın dört köşesine taşıma sırıklarını geçirmek için birer halka döktü.為銅網 的 四 角 鑄四個環子 、 作為 穿杠 的 用處
Uğruna onca ter döktükleri şeyin aslında bir anlamı yoktu.Ami miatt annyit izzadtak, annak nincs is értelme.
Uğruna onca ter döktükleri şeyin aslında bir anlamı yoktu.Ce pour quoi ils ont transpiré jusqu'à maintenant n'a pas de sens.
Uğruna onca ter döktükleri şeyin aslında bir anlamı yoktu.Ciò che hanno sudato fin'ora non significa nulla.
Uğruna onca ter döktükleri şeyin aslında bir anlamı yoktu.Co dosud propotili, nehraje žádnou roli.
Uğruna onca ter döktükleri şeyin aslında bir anlamı yoktu.De zweetdruppels die ze tot nu toe verloren hebben, hebben geen betekenis.
Uğruna onca ter döktükleri şeyin aslında bir anlamı yoktu.Họ đấu toát mồ hôi ra sao không còn ý nghĩa nào hết.
İlgili Sayfalar