Ana içeriğe geç
Sözlük

dökme ile cümle

dökme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
19. yüzyılın sonlarında ilk dökme demir direkler yapıldı.In the late 19th century the first cast iron bollards were made.
Tropikal Orta ve Güney Amerika'nın nemli yaprak dökmeyen ormanlarına endemiktir.It is native to humid evergreen forests of tropical Central and South America.
Tüy dökme işleminden sonra dişiler bir sonraki baharda çiftleşir.After moulting, the females breed the next spring.
Sonuç, dış tarafların etrafında polikristal olan dökme, monokristal benzeri bir malzemedir.The result is a bulk mono-like material that is polycrystalline around the outsides.
Fas çayını değerlendirirken çayı dökme tekniği, çayın kalitesi kadar önemlidir.The pouring technique is as crucial as the quality of the tea itself.
Tüy dökme sürecinde olan genç bir Akdeniz sakanguru .A young Mediterranean House Gecko in the process of moulting.
Granit dayanakları, dökme demir sfenksler ve altıgen fenerlerle kaplandı.Its granite abutments were topped with cast-iron sphinxes and hexagonal lanterns.
Bu karşılıklı ilişkiyi anlamak ve uygun şekilde kağıda dökmek bize düşer.It is for us to understand this interrelationship and put it down appropriately on paper.
Tasarım, kuzey ucunda ikiz paralel salıncak bölümleri olan bir dökme demir köprüydü.The design was a cast iron bridge with twin parallel swing sections at its northern end.
Kremayı koyulaştırmak için içeceğin üzerine dökmeden önce çalkalamak da yaygın bir yöntemdir.Shaking the cream in order to thicken it prior to pouring it over the drink is also common.
Tabernanthe iboga, Orta Afrika'ya özgü, yaprak dökmeyen bir yağmur ormanı çalısıdır.Tabernanthe iboga (iboga) is an evergreen rainforest shrub native to Central Africa.
Kan dökmek istemiyoruz.Ich will kein Blutvergießen.
Suya çöp ve pislik dökmek yasaktır.Fischen und Wegwerfen von Müll ist verboten.
Dökmek istesem dökerim.Ich soll also verrecken.
Asla tüy dökmez.Es wächst nie in Sümpfen.
Dökme tareti tek parçadan oluşuyordu.Die vordere Stoßstange bestand nur aus einem Element.
Taret zırhı dökmedendi ve kaynakla tuturuldu.Das rechte Geschütz stand in Feindsicht und wurde ausgeschaltet.
Telekom alanındaki teorik çalışmaları pratikte test etmek ve uygulamaya dökmek amacıyla yola çıkılmıştır.Die Ergebnisse der Teamarbeit werden im konkreten Arbeitsumfeld dokumentiert und sofort umgesetzt.
Fikirlerinizi kaleme dökmelisiniz.Vous devriez mettre vos idées par écrit.
Kan dökmek istemiyoruz.Le sang ne coulait pas.
Suya çöp ve pislik dökmek yasaktır.La baignade et la plongée y sont interdites.
Büyük Veba Salgını'nda, Yahudiler kuyulara zehir dökmekle suçlanıp öldürüldüler.Pendant la Peste noire, la communauté juive est accusée d'avoir empoisonné les puits.
Ayrıca çamlar sonbaharda yapraklarını dökmezler.Les champignons ne sont pas absents à l’automne.
Rahibe Genevieve bu altın renkli suyun bir kısmını onun kabri üzerine dökmeyi teklif eder.Sœur Geneviève suggère qu’elles versent de l’eau dorée sur sa tombe.
SuperSport United için ter dökmektedir.Il évolue au poste de défenseur à Supersport United.
Üstün Dökmen: Psikolog.Article détaillé : Psychologue.
Dizi, İsrail'in yaptığı Dökme Kurşun Operasyonu sırasında Gazze'de geçmektedir.La création de ce parti fait suite à l’opération Plomb durci menée par Israël sur Gaza.
Fazlasını şişeye geri dökme.Reboucher la bouteille.
Asla tüy dökmez.Il n’y brilla jamais.
Apollonius, rüya'da:"Aurelian, yönetmek arzusundaysan masumların kanını dökmekten uzak dur!Apolonio le rogó, diciendo: «Aureliano, si deseas gobernar, ¡abstente de la sangre del inocente!
Kırmızı gül dikenleriyle birlikte kullanılır; çünkü kan dökme özelliğini gösterir.El rojo siempre va arriba, ya que representa la sangre.
Rahibe Genevieve bu altın renkli suyun bir kısmını onun kabri üzerine dökmeyi teklif eder.La Sor Genoveva sugiere que echen algo del agua dorada sobre su tumba.
Kan dökmek istemiyoruz.Depura la sangre.
Ayrıca çamlar sonbaharda yapraklarını dökmezler.¿Por qué las hojas se caen en otoño?
Tüy dökme işlemleri çok uzun sürebilir.El esqueje puede tardar bastante en arraigar.
Sadece eğitim için 150 adet dökme taret genelgesi hazırlandı.Solo se fabricaron 150 de estas motocicletas construidas a mano.
Tüyleri çok uzayabilir ama tüy dökmez.Estas pueden variar pero el pimiento no debe faltar.
Bu da şehrin tarihindeki sonu gelmez çatışma ve kan dökmenin bir yansıması olarak düşünülür.Así, el fin de la historia se interpreta como el fin de las guerras y las revoluciones sangrientas.
Tunçtan ya da dökme demirden yapılan ilk toplar küçüktü.Il sentiero nel primo tratto è carrozzabile, malamente cementato.
Güney Kore’de bilinen en eski dökme demir baltalar Geum Nehri havzasında bulunmuştur.Le più antiche asce di ghisa conosciute nella Corea si trovano nel bacino del fiume Geum.
Asla tüy dökmez.Non bisogna mai copulare.
1–3 m yüksekliğinde, sık dallı, çalı görünüşündedir ve kışın yapraklarını dökmez.Profondo 702 m, il lago è leggermente salato e non gela in inverno.
Kan dökmek istemiyoruz.È assetata di sangue.
Wittgenstein’a göre bir değer, içini olduğu gibi dökmez.Wittgenstein dunque non dice che dentro la mente non c'è nulla.
Üstün Dökmen: Psikolog.Pausino: Chirurgo.
Bu berbat adam için gözyaşı dökmem.Я не могу лить слезы по этому ужасному человеку.
Sence de, birlikteliğimizi resmiyete dökmenin zamanı gelmedi mi artık?Тебе не кажется, что нам пора оформить наши отношения?
Kan dökmek istemiyoruz.Я не хотел крови.
Büyük Veba Salgını'nda, Yahudiler kuyulara zehir dökmekle suçlanıp öldürüldüler.Во время ужасающего распространения чумы, евреи служили козлами отпущения и обвинялись в отравлении колодцев.
Apollonius, rüya'da:"Aurelian, yönetmek arzusundaysan masumların kanını dökmekten uzak dur!Аврелиан, если ты хочешь быть императором, воздержись от пролития крови безвинных.
SuperSport United için ter dökmektedir.Отказ «Суперспорт Юнайтед».
Hiç babasına benzemeden yıkıp dökmeden görevini devam ettirmektedir.Он(а) вырос(ла) без родителей и не помнит, откуда он(а) родом.
Üstün Dökmen: Psikolog.Квалификация — Психолог.
Taret zırhı dökmedendi ve kaynakla tuturuldu.Были убраны зенитные орудия и выравнено поле.
Ayrıca çamlar sonbaharda yapraklarını dökmezler.Оставшиеся семена с осени всходов не дают.
Umut yeni ergen gelgitleri yaşasa da bunları ortaya dökmez.Если же они стираются, их не трудно восстановить новыми.
Sonunda Chris Carrie'nin üstüne domuz kanını dökmek için ipi çeker.Во время триумфа на Кэрри выливается свиная кровь, которую заранее приготовила Крис Харгенсен.
Asla tüy dökmez.لم تطر أبدا.
Dökme demir: %2–%4 arasında karbon, %1 – %6 silisyum, ve az miktarda manganez içerir.الحديد الزهر يحتوي على 2-4 ٪ كربون و 1-6 ٪ سيليكون وكميات صغيرة من المنغنيز.
Amasra mayın dökmek için hizmet etmeye başladı, Ereğli ise Haziran ayında karaya oturdu.بدأت أماسرا في العمل علي زرع الألغام ، أما أريغل؛ توقفت عن العمل في يونيو.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod