Genellikle yapraklarını döker.לרוב גורמת לשמיטת כתפיים.
Başına şeker dökerler.Подслажда се със захар.
Binaları değil ama çiçek saksılarını benzin dökerek ateşe verirler.Те не приличат на цветовете на дъгата, а на цветовете на разлят бензин по мокро шосе.
Çoğunlukla uzun yolculuklara çıkardı ve bu yüzden Freya kırmızı altın gözyaşları dökerdi.Od je običavao odlaziti na duge putove, a Freyja je za njim lila suze od crvena zlata.
Tırtılları beş kez deri döker.Ona je ubijala Leobena pet puta.
Dişileri 1000-8000 yumurta döker, Yaşam döngüsü 1 yıldır.Ženke izbacuju između 800.000 i 2.400.000 jajašaca, čiji razvoj traje oko tjedan dana.
Çoğunlukla uzun yolculuklara çıkardı ve bu yüzden Freya kırmızı altın gözyaşları dökerdi.Jej manželom bol Ódin, ktorý však odišiel na ďalekú cestu a Freya ho oplakávala slzami z červeného zlata.
Genellikle yapraklarını döker.Obyčajne chce s nimi vybabrať.
İlk kurşunu döker, sesi yankılanır.Najprv strela a potom nábojka.
Eğer çok sulanırsa çiçeklerini döker.Je zelo lepa, ko cveti.
II. Wilhelm ise, yönetimine bir iç savaşta kan dökerek başlamak niyetinde değildi.Vilhelmas II atsakė, kad nenori pradėti savo valdymo kruvina kampanija prieš pavaldinius.
Bu sırada Giovanna içini Gino'ya döker.See tunne kandub ka üle Giovannile.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Abominabel zijn de bekers waarin hij giet zijn gif.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Abominabil sunt tumblere în care el toarnă otrava lui.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Abominable là tumblers vào đó ông đổ chất độc của mình.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Abominable ovat uurteita, johon hän vuodattaa hänen myrkkyä.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Abominable sind die Gläser, in die er gießt sein Gift.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Abominable so mešalni, v katerega je prelije svojo strup.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Abominable sont les gobelets dans lesquels il déverse son poison.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Abominable to kubki, do którego nalewa jego trucizny.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Abomináveis são os copos em que ele derrama seu veneno.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Abominevoli sono i bicchieri in cui versa il suo veleno.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Afskyelige er de tumblere, hvori han hælder sin gift.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Avskyvärda är de tumlare där han häller sitt gift.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Keji adalah gelas yang ke dalamnya ia menuangkan racun nya.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Odporné jsou sklenice, do které se nalije jeho jed.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Odporné sú poháre, do ktorej sa naleje jeho jed.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.가증스러운 그가 독약을 붓고있는에 tumblers 있습니다.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Utálatos a poharat, amelybe ő önti a mérget.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Αποτρόπαιο είναι οι ανατροπείς στο οποίο χύνει δηλητήριο του.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Гнусни са чаши, в които той излива своята отрова.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Огидний знаходяться тумблери, в який він наливає його отрутою.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.Отвратительный находятся тумблеры, в который он наливает его ядом.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.הנורא הם כוסות תוך שהוא שופך את הרעל שלו.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.البغيضة هي التي البهلوانات في انه يصب سمومه.
Abominable onun zehir döker içine tumbler.しかしなしの真のシリンダ - 内で、villanous緑gogglingのメガネ
Ama aynı miktar utancı bir Petri kabına koyup üstüne empati dökerseniz hayatta kalamaz.Ak vložíte rovnaké množstvo hanby do Petriho misky spolu s empatiou, neprežije.
Ama aynı miktar utancı bir Petri kabına koyup üstüne empati dökerseniz hayatta kalamaz.Als je dezelfde hoeveelheid schaamte onder empathie bedelft, kan ze niet overleven.
Ama aynı miktar utancı bir Petri kabına koyup üstüne empati dökerseniz hayatta kalamaz.Če bi sram prelili s sočutjem, ne bi mogel preživeti.
Ama aynı miktar utancı bir Petri kabına koyup üstüne empati dökerseniz hayatta kalamaz.Dacă pui aceeaşi cantitate de ruşine într-un vas Petri şi o stropeşti cu empatie, nu poate supravieţui.
Ama aynı miktar utancı bir Petri kabına koyup üstüne empati dökerseniz hayatta kalamaz.Ha ugyanennyi szégyent egy másik petricsészében empátiával öntözgetünk, akkor azt nem éli túl.
Ama aynı miktar utancı bir Petri kabına koyup üstüne empati dökerseniz hayatta kalamaz.Hvis du putter den samme mængde skam i en Petri skål og tilsætter empati, kan det ikke overleve.
Ama aynı miktar utancı bir Petri kabına koyup üstüne empati dökerseniz hayatta kalamaz.Jos sekaan laittaa empatiaa, häpeä ei selviä.
Ama aynı miktar utancı bir Petri kabına koyup üstüne empati dökerseniz hayatta kalamaz.만약 배양 접시에 같은 양의 수치심을 넣고 공감 같은 양을 넣고, 공감으로 휘 섞으면 그것은 살아남을 수 없습니다.
Ama aynı miktar utancı bir Petri kabına koyup üstüne empati dökerseniz hayatta kalamaz.Ma la stessa quantità di vergogna in coltura, stemperata con dell'empatia, non riesce a sopravvivere.
Ama aynı miktar utancı bir Petri kabına koyup üstüne empati dökerseniz hayatta kalamaz.Om man lägger skam i en petriskål och dränker den i empati, så kan den inte överleva.
Ama aynı miktar utancı bir Petri kabına koyup üstüne empati dökerseniz hayatta kalamaz.Pokud dáte stejné množství studu na Petriho misku a zalejete ho pochopením, nepřežije.
Ama aynı miktar utancı bir Petri kabına koyup üstüne empati dökerseniz hayatta kalamaz.Si se pone la misma cantidad de vergüenza en una placa de Petri y se rocía con empatía, no puede sobrevivir.
Ama aynı miktar utancı bir Petri kabına koyup üstüne empati dökerseniz hayatta kalamaz.Ten sam wstyd podlany empatią - nie przeżyje. Ten sam wstyd podlany empatią - nie przeżyje.
Ama aynı miktar utancı bir Petri kabına koyup üstüne empati dökerseniz hayatta kalamaz.Wenn man dieselbe Menge Scham in die Schale gibt und sie mit Empathie versetzt, kann sie nicht überleben.
Ama aynı miktar utancı bir Petri kabına koyup üstüne empati dökerseniz hayatta kalamaz.Αν βάλουμε στο πιατάκι την ντροπή και την εμβαπτίσουμε με ενσυναίσθηση, δεν θα επιβιώσει.
Ama aynı miktar utancı bir Petri kabına koyup üstüne empati dökerseniz hayatta kalamaz.Ако сложите същото количество срам в паничката на Петри и го полеете със съпричастност, той няма да оцелее.
Ama aynı miktar utancı bir Petri kabına koyup üstüne empati dökerseniz hayatta kalamaz.Если вы поместите то же количество стыда в лабораторную посуду и добавите сочувствие, то стыд не выживет.
Ama aynı miktar utancı bir Petri kabına koyup üstüne empati dökerseniz hayatta kalamaz.Якщо ви покладете ту ж саму кількість сорому в чашу Петрі і припорошите його співчуттям, він не виживе.
Ama aynı miktar utancı bir Petri kabına koyup üstüne empati dökerseniz hayatta kalamaz.אם תניחו אותה כמות בושה בצלוחית תרבית ותרוו אותה באמפתיה, היא לא תשרוד.
Ama aynı miktar utancı bir Petri kabına koyup üstüne empati dökerseniz hayatta kalamaz.إذا وضعت نفس الكمية من العار في صحن الإختبار مع جرعة من التعاطف، فإنه لايمكنها النمو.
Ama aynı miktar utancı bir Petri kabına koyup üstüne empati dökerseniz hayatta kalamaz.恥は増殖できず生き残れません 苦しんでいる時に最も強力な言葉は
Bazı fizikçiler bunu denemek istedi ve manyetize olmuş sıvıyı yağın içine dökerek yaptılar . .Pár fyziků chtělo vyzkoušet tu věc, kdy kapali kapky zmagnetizované kapaliny do misky s olejem.
Bazı fizikçiler bunu denemek istedi ve manyetize olmuş sıvıyı yağın içine dökerek yaptılar . .Un par de físicos intentaron esto derramaron gotas de un líquido magnetizado en un disco de aceite
Bazı fizikçiler bunu denemek istedi ve manyetize olmuş sıvıyı yağın içine dökerek yaptılar . .Няколко физика искат да опитат това, като капват капки от магнетизирана течност в чиния с олио.