Ana içeriğe geç
Sözlük

co ile cümle

co kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Develer genellikle çölde seyahat etmek için kullanılır.Camels are often used to travel in the desert.
Aslan çoğu zaman cesaret sembolü olarak kullanılır.The lion is often used as a symbol of courage.
Bayan Lark piyano çaldı ve çocuklar şarkı söyledi.Mrs. Lark played the piano and the children sang.
Çok seyahat eder misin?Do you travel a lot?
İyi uyuduktan sonra kendimi çok daha iyi hissettim.After sleeping well, I felt much better.
Ben iyi uyudum sonra çok daha iyi hissettim.I slept well, after which I felt much better.
Ben çok iyi duyamıyorum.I can't hear very well.
Onun adı çoğu kez aklıma gelmiyor.Her name often escapes me.
Ben çoğunlukla yarı uykudayım.I'm often half-asleep.
Çoğunlukla oldukça yorgun hissederim.I often feel extremely exhausted.
Tüm işler ve hiçbir oyun Jack'i sıkıcı bir çocuk yapmaz.All work and no play makes Jack a dull boy.
Çok iyi yapıyorsun. Devam et.You are doing very well. Keep it up.
Ben çok hapşırırım.I sneeze a lot.
Çoğunlukla olduğu gibi, Tom sınıfa geç kalmıştı.Tom was late for class, as is often the case.
Avrupa'nın çoğu ülkesinde arabalar sağdan gitmek zorundadır.In most of the countries in Europe, cars have to keep to the right.
Avrupa'da Tokyo kadar çok nüfuslu hiçbir şehir yoktur.No city in Europe is as populous as Tokyo.
Son analizlerde, metotlar çocukları eğitmezler; insanlar eğitir.In the last analysis, methods don't educate children; people do.
Çok sayıda iyi arkadaşım olduğu için mutluyum.I am happy to have so many good friends.
İyi notlar alma, çok çalışmayı gerektirir.Making good grades requires studying hard.
İyi öğrenciler çok çalışır.Good students study hard.
İyi İngilizce yazma, çok fazla pratik gerektirir.To write good English requires a lot of practice.
Beşikteki bebek çok şirindir.The baby in the cradle is very pretty.
Yumi'nin şimdi çok parası var.Yumi has much money now.
Geçen Haziran Yumiko, bir çocukluk arkadaşıyla evlendi.Yumiko married a childhood friend last June.
Yan gelip yatarsan ve dinlenirsen çok daha iyi hissedersin.If you sit back and rest, you will feel much better.
Dün gece çok iyi zaman geçirdik.We had a very good time last night.
Bayan Young çok nazik.Miss Young is very kind.
Bay Young oğlunun daha çok çalışmasını diliyor.Mr. Young wishes his son would study harder.
Yapacak çok ev ödevim var.I have a lot of homework to do.
Daha yapılacak çok iş var.Much still remains to be done.
Yapılacak çok az şey olması beni hayal kırıklığına uğrattı.I was disappointed at there being so little to do.
Kıt kanaat geçinmek için çok çalıştık.We worked hard to make ends meet.
O ilgi çekici ve ben çok şey öğreniyorum.It is challenging and I am learning a lot.
Yapacak çok şey olduğu için, depresyona girdim.Having much to do, I felt depressed.
Fırtınanın durması söyle dursun, çok daha fazla yoğunlaştı.Far from stopping, the storm became much more intense.
Umutsuz insanlar çoğu kez korkunç şeyler yaparlar.Desperate men often do desperate things.
Çok geçmeden, o iyi bir öğretmen olacak.Before long, she will be a good teacher.
O, çok geçmeden odaya geldi.Before long he came into the room.
Çok geçmeden ona yetiştim.It was not long before I caught up with him.
Çok geçmeden, ay görünmeye başladı.Before long, the moon began to appear.
Çok geçmeden yağmur yağabilir.It may rain soon.
Çok geçmeden kampüsümüzdeki kiraz çiçekleri çıkar.It will not be long before the cherry blossoms on our campus come out.
Daha çok kitap okumak için kendime söz verdim.I have promised myself to read more books.
Daha çok çalışmazsan, kesinlikle başarısız olursun.You are bound to fail unless you study harder.
Daha çok çalışmazsan, başarısız olursun.You will fail unless you work harder.
Sana Japonya hakkında daha çok şey anlatacağım.I will tell you more about Japan.
Daha çok taze sebze yiyin.Eat more fresh vegetables.
Keşke işimde daha çok çeşitlilik olsa.I wish there was more variety in my work.
Lütfen ona daha çok çalışmasını tavsiye eder misiniz?Will you please advise him to work harder?
Çok daha fazlasını istiyorum.I want a lot more.
Daha çok param olsa daha büyük bir eve taşınabilirim.If I had more money, I could move to a bigger house.
Elbette çok iyi araba sürebilirim.Of course I can drive a car very well.
Eğer yarın çok kar yağarsa, bir kardan adam yapalım.If it snows much tomorrow, let's make a snowman.
O, onu daha çok tanısaydı onunla evlenmezdi.She wouldn't have married him if she had known him better.
Eğer daha çok çalışsaydı şimdi zengin bir adam olabilirdi.If he had worked harder, he might be a rich man now.
Eğer üniversiteye gitmek istiyorsan, daha çok İngilizce çalış.If you want to go to college, study English harder.
Başarılı olmak için çok çalışmalısın.If you are to succeed, you must work hard.
Akıllıca kullanılırsa, para çok işe yarar.If wisely used, money can do much.
Ailem olmasa, çok fazla çalışmam.But for my family, I would not work so hard.
Biz ona çok kötü davranırsak, haksızlık olur.It would be unfair if we treated him so badly.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod