coşkulu ile cümle

coşkulu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Orta yaşlarına kadar coşkulu bir kopyalayıcıydı.Profesionálnym spisovateľom sa stal až v strednom veku.
Cenazesine coşkulu bir kalabalık katıldı.Jo laidotuvėse dalyvavo daug slaptosios policijos atstovų.
Çoğu bestesi gösterişli, neredeyse neşeli ve coşkuludur.Toostid on enamasti naljatleva, rõõmsa ja humoorika meeleoluga.
Ertesi sene Paris ve Londra’daki konserleri de çok coşkulu tepkiler aldı.Järgmisel aastal vaimustas teos Londoni ja Pariisi publikut.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Aber vielleicht ist der begeisterte Sensibilität der jungen Frauen in ihrem Alter auch eine Rolle gespielt.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Ale być może entuzjastycznie wrażliwość młodych kobiet w jej wieku, również odegrały pewną rolę.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Ale možná nadšené cítění mladých žen v jejím věku také hrálo roli.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Ale možno nadšené cítenie mladých žien v jej veku tiež hralo rolu.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Dar poate că sensibilitatea entuziast de femei tinere de vârsta ei au jucat, de asemenea, un rol important.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.De talán a lelkes érzékenysége a fiatal nők életkorát is szerepet játszott.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.하지만 아마도 그 시대의 젊은 여성의 열정적인 감수성도 역할을 수행했습니다.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Maar misschien is de enthousiaste gevoeligheid van jonge vrouwen van haar leeftijd ook een rol gespeeld.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Ma forse la sensibilità entusiasta di giovani donne della sua età ha giocato un ruolo.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Mais peut-être la sensibilité enthousiaste de jeunes femmes de son âge a également joué un rôle.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Mas talvez a sensibilidade entusiástica de mulheres jovens de sua idade também desempenhou um papel.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Men kanske den entusiastiska känslighet unga kvinnor i hennes ålder spelar också en roll.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Men måske er de entusiastiske sensibilitet af unge kvinder i hendes alder, spillede også en rolle.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Mutta ehkä innostunut herkkyys nuorten naisten ikä oli myös rooli.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Nhưng có lẽ sự nhạy cảm nhiệt tình của các phụ nữ trẻ tuổi của cô cũng đóng một vai trò.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Pero tal vez la sensibilidad entusiasta de las jóvenes de su edad también juega un papel importante.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Tapi mungkin sensibilitas antusias perempuan muda usia nya juga memainkan peran.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Toda morda navdušeni senzibilnosti mladih žensk njene starosti, prav tako pomembno vlogo.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Αλλά ίσως η ενθουσιώδης ευαισθησία των νέων γυναικών της ηλικίας της, έπαιξε επίσης έναν ρόλο.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Але, мабуть, захоплений чутливість молодих жінок її віку також зіграли свою роль.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Но може би най-ентусиазираните чувствителност на млади жени на нейната възраст също играе роля.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Но, пожалуй, восторженный чувствительность молодых женщин ее возраста также сыграли свою роль.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.אבל אולי רגישות נלהב של נשים צעירות בגיל שלה גם שיחק תפקיד.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.ولكن ربما حساسية متحمسا للشابات من عمرها لعبت أيضا دورا في ذلك.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.この感覚は、機会あるごとにリリースを求め、そしてそれを今感じグレーテ
Aslında, ılıman ve tropik yağmur ormanlarının her biri coşkulu bir hayvan orkestrası üretir.사실 온대와 열대 우림은 저마다 생생한 동물들의 교향악을 만들어내는데
Aslında, ılıman ve tropik yağmur ormanlarının her biri coşkulu bir hayvan orkestrası üretir.למעשה, יערות גשם ממוזגים וטרופיים יוצרים, כל אחד מהם, תזמורת בעלי חיים נמרצת,
Aslında, ılıman ve tropik yağmur ormanlarının her biri coşkulu bir hayvan orkestrası üretir.في الواقع، الغبات المعتدلة والغابات المطرية الاستوائية تنتج كلا منها أوركسترا حيوانيّة نابضة بالحياة،
Aslında, ılıman ve tropik yağmur ormanlarının her biri coşkulu bir hayvan orkestrası üretir.それぞれが生命に満ちた 動物たちの協奏曲を奏でています それは昆虫や は虫類 両生類や鳥類 ほ乳類などが生み出す
Benim gibi değil, ben oyun tasarımcısıyım; çoşkuluyum.Ikke ligesom mig -- jeg er spildesigner; Jeg er sprudlende livsglad.
Benim gibi değil, ben oyun tasarımcısıyım; çoşkuluyum.Inte som jag - jag är speldesigner; jag är överentusiastisk.
Benim gibi değil, ben oyun tasarımcısıyım; çoşkuluyum.Không như tôi -- Tôi là một người thiết kế game, tôi bộc phát lắm.
Benim gibi değil, ben oyun tasarımcısıyım; çoşkuluyum.저는 게임 디자이너라 활기가 넘치구요.
Benim gibi değil, ben oyun tasarımcısıyım; çoşkuluyum.Não é como eu, eu sou "designer" de jogos, sou exuberante.
Benim gibi değil, ben oyun tasarımcısıyım; çoşkuluyum.Ne jako já - já jsem neukázněná herní návrhářka.
Benim gibi değil, ben oyun tasarımcısıyım; çoşkuluyum.Nem mint én ... én játék tervező vagyok, vagyis szertelen.
Benim gibi değil, ben oyun tasarımcısıyım; çoşkuluyum.Nicht so wie ich ... ich entwickle Spiele, ich bin etwas überschwänglich.
Benim gibi değil, ben oyun tasarımcısıyım; çoşkuluyum.Nie ako ja - som herná návrhárka, som rozšafná.
Benim gibi değil, ben oyun tasarımcısıyım; çoşkuluyum.Nie jak ja - ja projektuję gry, mam bujną wyobraźnię.
Benim gibi değil, ben oyun tasarımcısıyım; çoşkuluyum.Niet zoals ik, ik ben een game designer; ik ben uitgelaten.
Benim gibi değil, ben oyun tasarımcısıyım; çoşkuluyum.No como yo, yo soy diseñadora de juegos, soy exuberante.
Benim gibi değil, ben oyun tasarımcısıyım; çoşkuluyum.Nu ca mine -- eu sunt un designer de jocuri și sunt exuberantă.
Benim gibi değil, ben oyun tasarımcısıyım; çoşkuluyum.Όχι σαν εμένα -- είμαι μια σχεδιάστρια παιχνιδιών - είμαι υπερβολική.
Benim gibi değil, ben oyun tasarımcısıyım; çoşkuluyum.Він не такий як я - я дизайнер ігор - я життєрадісна.
Benim gibi değil, ben oyun tasarımcısıyım; çoşkuluyum.Не като мен - аз съм дизайнер на игри, темпераментна съм.
Benim gibi değil, ben oyun tasarımcısıyım; çoşkuluyum.Это не то что я — разработчик игр, я — ненормальная.
Benim gibi değil, ben oyun tasarımcısıyım; çoşkuluyum.לא כמוני -- אני מעצבת משחקים; אני שופעת חיוניות.
Benim gibi değil, ben oyun tasarımcısıyım; çoşkuluyum.على عكسي -- أنا مصممة ألعاب، فأنا مندفعة.
Benim gibi değil, ben oyun tasarımcısıyım; çoşkuluyum.ゲーマーたちは現実の生活よりも
Biliyorum ki şu an bu program hakkında Dr. Who gibi acayip coşkulu şekilde konuşuyorum.Sé que he hablado efusivamente como una fanática de Dr. Who,
Biliyorum ki şu an bu program hakkında Dr. Who gibi acayip coşkulu şekilde konuşuyorum.So di parlare da fan sfegatata di questo programma.
Biliyorum ki şu an bu program hakkında Dr. Who gibi acayip coşkulu şekilde konuşuyorum.אני יודעת שאני משתפכת עכשיו בדרך מאד גיקית של ד"ר הו
Bu coşkulu his hastanede de devam etti.A kórházban is ugyanígy folytatódott, egész feldobva éreztem magam.
Bu coşkulu his hastanede de devam etti.Asta a continuat la spital; a fost foarte amuzant.
Bu coşkulu his hastanede de devam etti.Cela a duré à l'hôpital ; c'était vraiment euphorique.
Bu coşkulu his hastanede de devam etti.Così è stato anche in ospedale; era davvero esilarante.

İlgili Sayfalar