coşku ile cümle

coşku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
II. Wilhelm'in çoşkularının yol açtığı zararları önlemeye ya da onarmaya çalıştıysa da fazla başarılı olamadı.A tenerifei klímától remélt gyógyulás vagy javulás azonban nem következett be.
Coşku dolu resimler yaptı.Ekkor nagyméretű képeket festett.
Erişim tarihi: 16 Eylül 2010. ^ Coşkun, İlkay (8 Kasım 2011).Java SE 6 Update 23. Oracle Corporation, 2010. december 8. (Hozzáférés: 2010. december 8.)
Yüzbinlerin ağzında coşkulu bir yakarışın hasretini çektiği daha iyi bir çağ Gelmesi lazım, gelecek.Még jőni kell, még jőni fog Egy jobb kor, mely után Buzgó imádság epedez Százezrek ajakán.
Çoşkuner, T. 2004.Karppinen, T. 2004.
Bayramlar coşkulu geçer.Juhlat kuitenkin karkaavat käsistä.
Büyükelçi Coşkun Kırca, ikinci kattan atlarken yaralandı.Palava lapsi hyppäsi 22. kerroksesta.
Çiçek desenleri oldukça coşkuludur.Kukat ovat melko kookkaita.
İsa Coşkuner - Bestekâr, yazar.Kristuksen rakkaus : puheita ja kirjoitelmia.
Localardakiler bu intiharı coşkuyla alkışlarlar.Kaupunkilaiset ottivat retkikuntalaiset ystävällisesti vastaan.
Sazın sesi bazen hareketli, bazen duygulu, bazen de coşkuludur.Esitystapa ei ole koominen, vaan tunteellinen, joskus sentimentaalinen.
Büyük coşku yaratır.Kaavoitus Suurpelto.
Onun konuşması coşkulu alkışlarla karşılandı.Hänen puheelleen taputettiin innokkaasti.
Cenazesine coşkulu bir kalabalık katıldı.Στην κηδεία του παρευρέθηκε πλήθος κόσμου.
Daima hareketli ve coşkuludur, yorulmak bilmez.Νυστάζει συνεχώς και βαριέται να κάνει το οτιδήποτε.
Ferhad büyük bir coşku ile işe koyulur ve bir süre sonra işin sonuna yaklaşır.Ο Φερχάτ ρίχτηκε με πολύ μεγάλο ενθουσιασμό στη δουλειά και μετά από ένα διάστημα κόντευε να την ολοκληρώσει.
Coşkun olan soyadını Poyrazoğlu mahlasını alınca değiştirmiştir.Το επώνυμό του άλλαξε μετά από απαίτηση του ηγεμόνα.
Halk Sovyet Ordusu'nu coşkuyla karşıladı.Οι δημοκρατικοί υποδέχτηκαν με κραυγές το σοβιετικό πεζικό.
Yöreye özgü oyunlar herkes tarafından bilinir ve coşkuyla oynanır.Οι φυσικές του παιχνιδιού έτυχαν καθολικής αναγνώρισης και θαυμασμού.
Kendini sürekli bir coşkunluk hali içinde hisseder.Den bliver i et konstant groove.
1970'ler ve 1980'lerde bu değişiklik daha da özenli ve coşkun bir hal aldı.I 1970'erne og 1980'erne havde flere retssager vist, at det kunne være endog meget svært.
Devrim coşkusunun körüklediği ve belgesellerde başlayan canlanma çok kısıtlı koşullar altında gelişti.Sandsynligheden for at ideologien bag revolutionen kunne overleve under de nye omstændigheder var lille.
Halk Sovyet Ordusu'nu coşkuyla karşıladı.Her fik de en venlig velkomst fra den lokale befolkning.
Orta yaşlarına kadar coşkulu bir kopyalayıcıydı.Peber var dyrt i middelalderen.
Özellikle coşkulu köy düğünleri ile bilinilir.Blandt andet skildrede han et lokalt bondebryllup.
Bu konuda çok coşkulu görüşleri vardı ve bu görüşler gazete ve broşürlerde basılmıştı.Han hadde sterke synspunkter om dette som ble publisert i aviser og brosjyrer.
Drusus, gladiator dövüşleri için gayretli ve coşkulu bir seyircisiydi.Drusus var en ivrig tilhenger av gladiatorkamper.
Coşku dolu resimler yaptı.Han malte andektige bilder.
Önce yavaş başlar, gittikçe coşku artar ve sonunda zirveye ulaşır.Den blir stadig smalere og ender til slutt oppe på fjellet.
"Oyun nerede başlıyor, yaşam nerede bitiyor?" diye soruyor Coşkun.«They Speak About Truth» «Where Does the List End?»
24 Ağustos her yıl Akşehir Onur Günü olarak coşkuyla kutlanır.21. januar hvert år blir lammene velsignet i en spesiell seremoni.
Stirrings Still (Yine de Coşku), Samuel Beckett'in düzyazı yapıtlarından biridir.Krapps siste spole (engelsk: Krapp's Last Tape) er en monolog av Samuel Beckett.
Hawthorne etkisi Asri Zamanlar ^ Prof. Dr. Coşkun Can Aktan.Opprinnelig ønsket Hawks at bare rollefiguren dr.
Ayrıca Aybar Ertepınar, Şair ve Eğitimci Coşkun Ertepınar'ın oğludur.Helliesen var skipsreder og sønn av skolelærer Ole Helliesen.
Ne kadar coşkuluyum!".Aku benar-benar tercabik."
“Hayır büyük kral”, “Duygu ve coşkular mıdır?”"Pemimpin Gigih, Demokratis dan Merakyat".
Büyük coşku yaratır.Cipta Adi Pusaka.
Düğünler üç gün, üç gece coşkuyla ve köy halkının katılımıyla icra edilir.Ini adalah pesta yang digelar selama tiga hari tiga malam yang digelar dengan rasa gembira masyarakat.
Gezinin diğer duraklarında da SCF heyeti coşkuyla karşılandı.Di dermaga, Kepala SGB menyambut kedatangannya.
Barkarol formunda bestelenen eserin coşkulu bir şekilde romantik ve biraz hüzünlü bir tonu vardır.Được viết dưới thể barcarolle, nên nó có đặc trưng bởi âm điệu lãng mạn đều đều và một chút tiếc nuối.
İsa Coşkuner (* 1911 Üsküp, ö.天慶元年(1111年)、致仕した。
Halk Sovyet Ordusu'nu coşkuyla karşıladı.朝鮮国連軍とよばれることもある。
Ne kadar coşkuluyum!".「おかずかいじゅうたんじょうへん」。
Büyük coşku yaratır.総ケヤキ造り。
"Boston Gay Korosu'nun Türkiye Konseri: "Endişeli değil, coşkuluyuz"".「ヤクザサミット」の挿話では、生倉が「怒るなよ。
1933 yılında Nazi'ler iktidara gelince coşkulu bir şekilde devlet propaganda çarkının içinde yer aldı.1933年ナチスが政権を握ると、彼はそのプロパガンダの一翼を担った。
"Meydanda büyük coşku".広場に急げ」。
Kendini sürekli bir coşkunluk hali içinde hisseder.常にどっしりとした姿勢で構えている。
Bu tür eserlerde coşkun bir yiğitlik teminin ardında duygu gizlidir.その飄々とした性格の裏には何か秘密が隠されているように感じられる。
Schiller’in eserleri sadece Almanya’da değil, ayrıca Avrupa’nın birçok ülkesinde coşkuyla karşılanmıştır.他的作品不僅在德國,而且在歐洲各地都受到歡迎。
Halk Sovyet Ordusu'nu coşkuyla karşıladı.许多捷克人真诚地感谢苏联士兵。
Coşkun Özarı, 22 Haziran 2011'de vefat etti.朴正淳于2011年1月22日逝世。
Bu sözleri Bekir Coşkun tarafından eleştirilmiştir.”这观点受到梁建章的批判。
Ne kadar coşkuluyum!".〜はぴ★ぷれ』。
Coşkun Sabah, (d.)→广东早晨(?
Maçta küfür de yiyebilirsiniz, müthiş coşku da alabilirsiniz.喜歡吃帆貝、比賽時也會吃著醃帆貝。
Çoşkuner, T. 2004.2004年,B&T的大。
Coşkulu sade bir söyleyişi vardır.當大事,言議侃侃。
Büyük coşku yaratır.彭越大破之。
Ne kadar coşkuluyum!".내가 워낙 몸치라"”.
İlgili Sayfalar