coşku ile cümle
coşku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Sapaderenin kanyondan çıktığı noktada, kanyonun tabanı coşkun akan dere tarafından kapatılmıştır.Para poder entrar en la torreta del vehículo, el cañón está montado de cabeza.
Çoşkuner, T. 2004.Wang, W.-T. 2004.
"Meydanda büyük coşku".«Plaza Coso Viejo».
Bu coşku iki imparator arasında kırgınlığa neden olacaktı.Estas ovaciones llevaron a la ruptura entre los dos emperadores.
Enerjisi ve coşkusu beni büyüledi." dedi.Traigo la persuasión y la fuerza conmigo".
Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı coşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.Pese a las cambiantes temáticas, sus obras siempre enfatuzaron la realidad y la felicidad de la vida.
Çoşkuner, T. 2004.Fattizzo, T. 2004.
Cenazesine coşkulu bir kalabalık katıldı.Al suo funerale partecipò una folla grandissima.
Bu eser Fırtına ve Coşku (Sturm und Drang) döneminin bir parçası sayılır.Del grande struggimento (Von der großen Sehnsucht): a rappresentare forse l'epoca dello Sturm und Drang.
Ferhat Oktay (Çukurova), Coşkun Özsoy (Nasaş).(EN) Boncompagno da Signa, Rota Veneris.
Çiçek desenleri oldukça coşkuludur.I fiori sono molto profumati.
Öykü : Coşkuyla Ölmek, İstanbul, İletişim Yayınları, 2012.Nulla andrà perduto: il mio grido di speranza per l'Italia, Piemme edizioni, 2012.
"23 Nisan'a coşkulu kutlama".Si celebra il 23 aprile.
12 Kasım 1645 günü Londra'ya gelen Fairfax, coşkulu halk tarafından karşılanır.Fairfax giunse a Londra il 12 novembre 1645.
Coşkun bir yaşama sevgisiyle, öğrenme aşkıyla doludur.Impara con entusiasmo e sostenendo il proprio amore per il sapere.
Öfori veya coşku, kişinin hoşnutluk duyduğu ve kendisini iyi hissettiği bir ruhsal durumdur.In senso soggettivo la dignità è il sentimento e l'idea che ciascuno ha di sé.
Ferhad büyük bir coşku ile işe koyulur ve bir süre sonra işin sonuna yaklaşır.È l'inizio di una notevole carriera, che presto verrà interrotta.
Enerjisi ve coşkusu beni büyüledi." dedi.La formula grazia e potere mi piace molto."
Parçayı aynı yıllarda Coşkun Sabah coverlamıştır.Negli stessi anni è caposervizio al Mattino in aspettativa.
Tom senin coşkunu paylaşmaz.Том не разделяет твоего энтузиазма.
Schiller’in eserleri sadece Almanya’da değil, ayrıca Avrupa’nın birçok ülkesinde coşkuyla karşılanmıştır.Сочинения Шиллера были восторженно восприняты не только в Германии, но и других странах Европы.
Ne kadar coşkuluyum!".Какая низость!»
Ancak pek coşkulu olmayan Patrioticheskaya Pesnya marşı halk tarafından beğenilmedi.Активная общественная деятельность Нелюбова не нравилась властям.
Coşku halinde ruhlarla iletişim kurar.Я чувствую, что каким-то образом наши души связаны.
Köy düğünleri çok neşeli ve coşkulu geçer.Жизнь села протекает весело и активно.
Bilincini yitirdiği, coşkulu dönemler yaşıyordu.Иногда разговорившись, он терял сознание.
"Meydanda büyük coşku".Бежать на площадь».
Coşkun olan soyadını Poyrazoğlu mahlasını alınca değiştirmiştir.Фамилию сменил по метрике, когда получал паспорт.
Avril coşkuyla kabul eder.Аида с горечью соглашается.
Coşkuntepe yerleşmesinin yakın çevresinde tarım için elverişli arazi yetersizdir.Денег, чтобы построить настоящую границу, у страны не хватало.
Cenazesine coşkulu bir kalabalık katıldı.На похоронах собралась большая толпа народа.
Hugo'nun Hernani oyunundan beri hiçbir drama böyle çoşkuyla karşılanmamıştı.С тех пор повторить достижение «Херсонеса» никто не смог.
Coşkulu sade bir söyleyişi vardır.جوهر) — многозначное слово.
Faşist Parti, coşkulu nümâyişler düzenleyerek İtalyan halkını etkilemeye çalışıordu.Местное поселение старается скрывать от европейцев своё знакомство с письменностью.
Bu eser Fırtına ve Coşku (Sturm und Drang) döneminin bir parçası sayılır.Один из представителей так называемого «периода бури и натиска» (Sturm- und Drangperiode).
Fethi Bey ve arkadaşları 4 Eylül 1930 günü İzmir'e vardıklarında büyük bir coşkuyla karşılandılar.فقد استقبلوا فتحي بك وأصدقائه بحفاوة كبيرة عندما وصلوا لإزمير في 4 سبتمبر 1930.
Hüseyin, Nürenberg toplantısına bir delege gönderdi ve oradan coşkuyla dönüldü.وأرسل حسين وفداً إلى تجمع نورمبرج وعاد بحماس.
Halk Sovyet Ordusu'nu coşkuyla karşıladı.عمليا، رحب الفقراء بالسوفييت.
Ne kadar coşkuluyum!".وأنه شديد النبل.»
Halkın Serbest Fırka'ya yönelik coşkusu tüm açıklığı ile Fethi Bey'in İzmir gezisinde ortaya çıktı.إن حماسة الشعب تجاه الحزب الحر قد ظهرت بكل وضوح مع رحلة فتحي بك لإزمير.
Bazıları albümü coşkulu buldu ve sanatçının "en cesur" albümü olarak niteledi.كان البعض متحمسس للألبوم، ووصفوه بألبوم الفنان "الأشجع".
Öykü : Coşkuyla Ölmek, İstanbul, İletişim Yayınları, 2012.القصص القصيرة : الموت بحماس ، إسطنبول : الاتصالات ، 2012.
Baba (Metin Coşkun) - Bir kolunu kaybetmiş Baba, oğlunun sağ salim dönmesini istemektedir.وعن ابن عباس: أن قائل ذلك أبي بن خلف - أخرجه ابن مردويه.
Ferhat Oktay (Çukurova), Coşkun Özsoy (Nasaş)."قيت إت أوفر ويذ" هي أغنية إيقاعها منخفض.
Evli ve iki çocuk babası olan Bayram Coşkuner' in çocukları da kendisi gibi müzikle uğraşmaktadır.حول أوروبا وأنجبا ثلاثة أطفال من بينهم كوزيما التي ألهمت الموسيقيين نفسها.
Ona doğacı coşkunluğun düşünürü de denilebilir.كان يمكن التعرف عليها برائحتها الكريهة.
İsa Coşkuner - Bestekâr, yazar.المسيح الدجال (كتاب).
Coşkun Sabah, (d.سؤال مُحفز: ماذا بعد ؟ يا ديك الصباح..
Sazın sesi bazen hareketli, bazen duygulu, bazen de coşkuludur.يرافقه عادة صوت مميز، وفي بعض الأحيان، ترافقه الرائحة.
Coşkun ikili şarkılarla birbilerien duygularını açıklarlar: (İkili: O sink herneider, Nacht der Liebe).اشتهرت بأغنيات الفرح: يا عطارين دلوني.
Bu haber karşısında büyük coşku duydu ve Çanakkale Destanı'nı kaleme aldı.وله قصته المشهورة عندما واجه أبرهة الأشرم.
"Batalla coşkusu!".A Batalha Brilhante!».
Kendini sürekli bir coşkunluk hali içinde hisseder.Ele passa a viver em constante êxtase.
Ne kadar coşkuluyum!".Está uma delícia!".
Daima hareketli ve coşkuludur, yorulmak bilmez.Fê-lo calmamente e sem qualquer distracção, nem cansaço.
Coşku dolu resimler yaptı.Pousada Onca Pintada.
Bu sözleri Bekir Coşkun tarafından eleştirilmiştir.Seu apelo foi recebido por ouvidos moucos.
Kitap 1944 yılında basıldı ve büyük bir coşku ile karşılandı.O livro foi lançado em 1964 e tornou-se um grande sucesso.
Coşkulu sade bir söyleyişi vardır.De schelp heeft een duidelijke spits.
Parlak ve coşkulu bir sesi vardır.Hij heeft een helder en stuwend geluid.
İlgili Sayfalar