coşku ile cümle
coşku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Fethican CoşkunerEMAIL OF TRANSLATORSΣπύρος Γεωργαράς, Τούσης ΜανώληςEMAIL OF TRANSLATORS
Fethican CoşkunerEMAIL OF TRANSLATORSГригорий Мохин, Леонид Кантер, Артём СередаEMAIL OF TRANSLATORS
Fethican CoşkunerEMAIL OF TRANSLATORSИван КашуковEMAIL OF TRANSLATORS
Fethican CoşkunerEMAIL OF TRANSLATORSИме на хост: EMAIL OF TRANSLATORS
Fethican CoşkunerEMAIL OF TRANSLATORSІван ПетрущакEMAIL OF TRANSLATORS
Fethican CoşkunerEMAIL OF TRANSLATORSІван Петрущак, Юрій ЧорноіванEMAIL OF TRANSLATORS
Fethican CoşkunerEMAIL OF TRANSLATORSשמותיכםEMAIL OF TRANSLATORS
Fethican CoşkunerEMAIL OF TRANSLATORSعبدالعزيز الشريفEMAIL OF TRANSLATORS
Güçlü Richard, iyi yürekli prens Myschkin'i coşkuyla selamlıyor.Αυτοί οι φίλοι με τα αστεία τους! "Ηλίθιοι"...
Hayatım coşkulu değildi.Hidup saya tidak lagi bersemangat.
Hayatım coşkulu değildi.제 삶은 활기가 없어졌습니다.
Hayatım coşkulu değildi.La mia vita non era esuberante.
Hayatım coşkulu değildi.Ma vie n'était pas exubérante.
Hayatım coşkulu değildi.Mein Leben war nicht ausgelassen fröhlich.
Hayatım coşkulu değildi.Mijn leven was niet uitbundig.
Hayatım coşkulu değildi.Mi vida no era exuberante.
Hayatım coşkulu değildi.Moje życie nie było pełne entuzjazmu.
Hayatım coşkulu değildi.Nem csordult túl az életem az örömtől.
Hayatım coşkulu değildi.Viaţa mea nu era exuberantă.
Hayatım coşkulu değildi.Η ζωή μου δεν ήταν χαρούμενη.
Hayatım coşkulu değildi.Животът ми не беше плодовит.
Hayatım coşkulu değildi.Моя жизнь потеряла краски.
Hayatım coşkulu değildi.חיי לא היו חיים.
Hayatım coşkulu değildi.حياتي لم تكن غزيرة.
Hayatım coşkulu değildi.何も楽しめなくなりました 【また別の姿 考える】
Heryerde coşkulu bir aydınlanma var. Bir coşku var.Ada semangat meletup di mana-mana Ada semangat
Heryerde coşkulu bir aydınlanma var. Bir coşku var.E, por todos os lados, sente-se uma energia avassaladora.
Heryerde coşkulu bir aydınlanma var. Bir coşku var.Jest jakieś poruszenie wszędzie. gdzie się nie obejrzę.
Heryerde coşkulu bir aydınlanma var. Bir coşku var.Mindenfelé hatalmas lelkesedés robbant ki.
Heryerde coşkulu bir aydınlanma var. Bir coşku var.Βγαίνει από παντού μια θέρμη.
Heryerde coşkulu bir aydınlanma var. Bir coşku var.Есть страсть, вспыхивающая повсюду, Есть страсть
Heryerde coşkulu bir aydınlanma var. Bir coşku var..יש ניצוצות של התלהבות בכל מקום .יש התלהבות
Heryerde coşkulu bir aydınlanma var. Bir coşku var.現在南米では指導者たちが 新しい始まりを提供しています
Heryerde coşkulu bir aydınlanma var.Det finns en glöd överallt. Det finns en glöd.
Heryerde coşkulu bir aydınlanma var.There is a fervour sparking off everywhere. There is a fervour.
Heryerde coşkulu bir aydınlanma var.Überall dort herrscht eine ansteckende Leidenschaft.
Heyecanla dolmuşsunuzdur - coşkulu bir bekleyiş duygusu ile.A vy jste plní toho ohromného -- toho pocitu nadšeného očekávání.
Heyecanla dolmuşsunuzdur - coşkulu bir bekleyiş duygusu ile.Du er fyldt med den her utrolige -- følelsen af spændt forventning.
Heyecanla dolmuşsunuzdur - coşkulu bir bekleyiş duygusu ile.En je bent vol van dat geweldige gevoel van opgewonden anticipatie.
Heyecanla dolmuşsunuzdur - coşkulu bir bekleyiş duygusu ile.És eltölt bennünket az a csodálatos -- az izgatott várakozás érzése.
Heyecanla dolmuşsunuzdur - coşkulu bir bekleyiş duygusu ile.Ja siinä täyttyy jännittyneen odotuksen tunteella.
Heyecanla dolmuşsunuzdur - coşkulu bir bekleyiş duygusu ile.그리고 여러분의 마음은 -- 흥분과 기대로 가득차게 됩니다
Heyecanla dolmuşsunuzdur - coşkulu bir bekleyiş duygusu ile.(Risos) Sentimo-nos cheios daquele sentimento fantástico de entusiasmo e antecipação.
Heyecanla dolmuşsunuzdur - coşkulu bir bekleyiş duygusu ile.Şi sunteţi plini de acel sentiment -- incredibil de anticipare entuziastă.
Heyecanla dolmuşsunuzdur - coşkulu bir bekleyiş duygusu ile.Und man ist voll mit diesem unglaublichen -- das Gefühl der Spannung und Vorfreude.
Heyecanla dolmuşsunuzdur - coşkulu bir bekleyiş duygusu ile.Và bạn cảm thấy tràn trề -- một xúc cảm của sự đề phòng đầy hứng khởi.
Heyecanla dolmuşsunuzdur - coşkulu bir bekleyiş duygusu ile.Vous êtes plein de ce fantastique sentiment d'excitation et d'anticipation.
Heyecanla dolmuşsunuzdur - coşkulu bir bekleyiş duygusu ile.Wypełnia nas cudowne uczucie oczekiwania i ekscytacji. Wypełnia nas cudowne uczucie oczekiwania i ekscytacji.
Heyecanla dolmuşsunuzdur - coşkulu bir bekleyiş duygusu ile.Y estás lleno de ese increíble... esa sensacion de emoción anticipada.
Heyecanla dolmuşsunuzdur - coşkulu bir bekleyiş duygusu ile.Και νιώθεις γεμάτος με αυτό το απίστευτο... αίσθημα έξαψης και προσμονής.
Heyecanla dolmuşsunuzdur - coşkulu bir bekleyiş duygusu ile.И вие сте изпълнени с това невероятно -- това чуство на развълнувано очакване.
Heyecanla dolmuşsunuzdur - coşkulu bir bekleyiş duygusu ile.И ты полон этого удивительного - этого чувства волнительного ожидания.
Heyecanla dolmuşsunuzdur - coşkulu bir bekleyiş duygusu ile.ואתם מלאים בתחושה -- התחושה המדהימה של ציפייה בהתרגשות.
Heyecanla dolmuşsunuzdur - coşkulu bir bekleyiş duygusu ile.وأنت كلك ذلك الشعور المذهل-- بالإثارة و الترقب.
Heyecanla dolmuşsunuzdur - coşkulu bir bekleyiş duygusu ile.期待に胸をふくらませる感覚に そうして映画が進んでいくと何かが起こり
-içimdeki coşku... ...yükselişte.Оно растет... Так глупо, что мы приходили сюда так долго и никогда не разговаривали.
İnsanlar şarap özlemiyle sokaklarda bağrışıyor, Sevinçten eser kalmadı, Dünyanın coşkusu yok oldu.Az utczákon panaszkodás hallik a bor miatt; minden öröm alkonyra szállt, a föld vígassága elköltözött.
İnsanlar şarap özlemiyle sokaklarda bağrışıyor, Sevinçten eser kalmadı, Dünyanın coşkusu yok oldu.Därute höres klagorop över vinet; all glädje är såsom en nedgången sol, all jordens fröjd har flyktat.
İnsanlar şarap özlemiyle sokaklarda bağrışıyor, Sevinçten eser kalmadı, Dünyanın coşkusu yok oldu.En las calles se oye el lamento por el vino. Todo gozo se oscurece; la alegría de la tierra ha sido desterrada
İnsanlar şarap özlemiyle sokaklarda bağrışıyor, Sevinçten eser kalmadı, Dünyanın coşkusu yok oldu.Há lastimoso clamor nas ruas por falta do vinho; toda a alegria se escureceu, já se foi o prazer da terra.
İlgili Sayfalar