cisim ile cümle
cisim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ondokuzgen on dokuz kenarı ve on dokuz açısı olan bir iki boyutlu cisimdir.Die (reine) Duodezime umfasst neunzehn Halbtöne.
Bu cisimlerle etkileşen diğer cisimler dalgaların kaynağına doğru hareket ederdi.Andere Körper, die mit diesen Wellen wechselwirken, bewegen sich daraufhin auf die Quelle der Welle zu.
Sonunda, µ değeri her iki cisimde de aynı değere gelecektir.Und das Ende wird für uns beide das gleiche sein.
Bazen de bu ağır cisimleri Romalılara karşı silah olarak kullanır.Der Begriff des Asianismus wurde von den Attizisten als Waffe gegen die römischen Kontrahenten benutzt.
Üzerinde yabancı cisimle içeri girmek mümkün değil.Dabei darf er fremde Grundstücke betreten.
Cisim aynaya göre simetriktir.Fotostrecke in DER SPIEGEL.
Zur Elektrodynamik bewegter Körper (Hareketli Cisimlerin Elektrodinamiği), 1905.Es folgten Arbeiten zur Elektrodiagnostik und zur Messung der elektrodermalen Aktivität (1905).
Ebe saklanan cisime yaklaştıkça el çırpma kuvvetlenir, uzaklaştıkça yavaşlar.Wird eine Diode in Sperrrichtung betrieben, so fließt durch sie dennoch ein geringer Sperrstrom.
Bilinen en büyük Neptün-ötesi cisimdir.Es handelt sich um das größte bekannte Nagetier.
Bazı diğer cisimler belirli dalga boylarında nerdeyse siyahdır.Einige Individuen haben einen fast schwarzen Schnabel.
Şu ana kadar ışığı soğurmayan, beyaz cisimlerden bahsettik.Im Laufe der Zeit wurden aus den weißen Glühbirnen bunte Neonröhren.
Kuvvet, bir cismin diğer bir cisim üzerindeki etkisidir.Die Atonie eines Organs ist ein Symptom einer anderen Krankheit.
400'ün üzerinde HH cismi ya da cisim grupları bilinmektedir.Heute sind über 400 individuelle Herbig-Haro-Objekte oder Gruppen von ihnen bekannt.
Bu durum ‘gri cisim varsayımı’ olarak bilinmektedir.Diese Erkenntnis spiegelt sich in der "Greaves-Hypothese" wider.
Büyük bir olasılıkla bu cisim zararsızdı.Die Kuppelhalle blieb dabei fast unbeschädigt.
Astronomik cisimler birbirlerini oluşturabilir.Plattformen können aufeinander aufbauen.
Ay da Aristoteles'in söylediği gibi kusursuz bir cisim değildi.Die Einheit der Gattung ist keine numerische Einheit, wie schon Aristoteles betonte.
Davranışçılıkta, fiziksel cisim ve onun özellikleri (sadece) çalışmanın anlamlı nesneleridir.Funktionale Einfachheit und Sinn für das Praktische kennzeichnen ihr Werk.
Genel olarak statik cisimler tek noktaya indirgenir.Im einfachsten Fall schneidet eine Gerade eine Ebene.
Bu gelişme çoklu cisim dinamiğinin içine dahil edildi.Das Wendegetriebe war im Getriebegehäuse integriert.
Gök cisimlerine taparak onlara kulluk etti.Sa main droite est levée vers le ciel, en un geste d'invocation.
Bu yüzden siyah cisim kusursuz bir Lambertian radyatörüdür.Par conséquent, un corps noir est un radiateur lambertien parfait.
Aslında her iki sınıftaki cisimler de aynı fiziksel süreçleri izlerler.Les deux classes d’objets partagent en fait les mêmes processus physiques.
Phocylides'e göre, cisimler atomlardan ve atom eksikliğinden oluşur.Selon Phocylides, les corps sont constitués d'atomes et de vide.
Davros, gerçeklik bombasını patlatmaya hazırlanmadan bir anda karşısına TARDIS cisimlenir.Davros se prépare à faire exploser la «bombe de réalité» avant que le TARDIS ne se matérialise devant lui.
Evren'in büyüklüğü Kur'ân'da gök cisimleri Güneş, Ay ve yıldızlardan ibarettir.Ouranos fut créé à l'égal de Gaïa, pour la couvrir, ainsi que les collines, et les profondeurs des mers.
O elbette ki görünmezdir ve normal cisimlerin içinden kolaylıkla geçebilir."Mais il peut facilement basculer du normal à l'anormal ».
Eğer yıldızlararası cisimler var ise, iç Güneş Sistemi'nden arada sırada geçmeleri gerekmektedir.Si des objets interstellaires existent, ils doivent parfois traverser notre Système solaire interne.
'Soğuk popülasyon' diye anılan cisimlerin çoğunluğunun düşük eğimleri ve dairesele yakın yörüngeleri vardır.La majorité des objets, la population dite froide, possède des orbites quasi-circulaires et peu inclinées.
Kalan iki cisim ise, sadece uzak mesafelerden birbirleriyle etkileşim halindedir.Entre leurs deux équations, il y a donc seulement le déphasage (ou phase à l'origine) qui diffère.
Güneş etrâfındaki en küçük makroskobik cisimlere meteorlar adı verilir.Les plus petits objets macroscopiques en orbite autour du Soleil sont nommés météoroïdes.
Hawking radyasyonu bir “kara cisim”in spektroskopisine denk düşmektedir.Le rayonnement de Hawking correspond en fait à un spectre de corps noir.
Daha büyük cisimlerin kuantum kütleleri direkt olarak watt dengesi yöntemi kullanılarak ölçülebilir.La masse quantique d'objets plus grand peut être mesurée directement au moyen d'une balance du watt.
K sıralamalı bir cisim olsun.Soit K un corps ordonné.
Yıldızlar ve diğer gök cisimleri burada bulunur.Les étoiles et les autres corps célestes se trouvent dans cette région.
Siyah Cisim terimi, ilk olarak Gustav Kirchhoff tarafından 1860 yılında kullanılmıştır.L'expression « corps noir » a été introduite par Gustav Kirchhoff en 1860.
Hiçbir cisim ışık hızından hızlı gidemez.Aucun signal ne peut être plus rapide que la vitesse de la lumière.
Bu, üç cisim problemi için bir örnektir.Ce système est un exemple du problème à trois corps.
Asıl cisimlerin her biri için, bir eliptik eğri tavsiye edilir.En plaçant autour de chacun d’eux un antependium.
Geometride, sekiz yüzlü (oktahedral), sekiz düzlem parçasıyla çevrelenmiş cisimdir.Celui-ci a la forme d'un polyèdre à huit faces.
Gök cisimleri göğün büyük alanlarını tekrar tekrar arayan teleskoplarla keşfedilirler.Les astéroïdes sont découverts par des télescopes qui surveillent de façon répétées de larges zones du ciel.
Kırılgan bir cisim kolaylıkla kırılabilir.Un tissu se déforme trop facilement.
6 Haziran 2002'de çapı 10 metre olarak tahmîn edilen bir cisim Dünya'yla çarpıştı.Le 6 juin 2002, un objet dont le diamètre était d'environ 10 mètres est entré dans l'atmosphère terrestre.
Özellikle de küçük boyutlu cisimler için.Conseillé surtout pour les tonneaux les plus petits.
Sivri köşeli cisimler (kare silindirler) akış yönüne karşı sürüklenim gösterirler.Des fleurs ! je veux en couronner ma tête pour le combat.
TARDIS uzak gelecekteki bir gezegene cisimlenir.Ceux-ci habitent sur une planète éloignée dans un lointain futur.
Bu Kuiper Kuşağı cisimlerini kesfetmek için NASA ise New Horizons 2 adında yeni bir görev planlıyor.Le budget prévisionnel des missions New Horizons devait inclure celui de la mission New Horizons 2.
Eğer cisim yeterli miktarda ısıtılırsa spektrumun  kırmızı ucunda ışık yaymaya başlarlar. red hot.Si un objet est suffisamment chauffé, il commence à émettre de la lumière du côté rouge du spectre visible.
Kara cisim ideal bir yayıcıdır.Anthracite est un éditeur de bande dessinée.
Gök cisimlerini yönetir.Il institua le cens.
Bor Kut: Cisimleşmiş kuttur.Entraîneur : Akli.
3- Cisimler birbirine yaklaştıkça, bu çekim kat kat fazlalaşır.Et plus la division de ces deux chiffres est proche de 1, plus l'engin tourne rapidement.
Bu cisimlere örnek olarak silgi, plastik, ve cam verilebilir.Ils permettent notamment de trier le plastique, le verre et le papier.
Yakındaki cisimler için aydınlatma mesafesi cismin fiziksel uzaklığına eşittir.La largeur au niveau des arcades zygomatiques est égale à la longueur du crâne.
1884 – Boltzmann; ısı bilgisi düşüncelerden, Stefan - Boltzmann siyah cisim radyant akı yasasını türetir.1884 – Ludwig Boltzmann énonce la loi de Stefan-Boltzmann pour un corps noir.
Görülen cisimler yılda 10 ila 20 kez rapor edildi.Les œuvres présentées tournent une vingtaine de fois par an.,,.
En büyük ölçeklerde artık kütle çekimine bağımlı cisimler yoktur.Par contre, on n'a plus indépendance par rapport à la masse du corps mobile.
1931 de Karl G. Jansky cisimlerinin radyo dalgaları ile ışıma yaptığını keşfetti.1931 : Karl Jansky découvre l'émission radio de la Voie lactée.
Bir kubevanodur ve bilinen üçüncü büyük Neptün-ötesi cisimdir.C'est un véritable expert, il est 3e dan.
Çinli okuyucular seriyi genellikle ilk kitap olan Üç Cisim olarak anmaktadır.Les caractères chinois sont généralement considérés comme ayant été formés à partir de six principes de base.