Ana içeriğe geç
Sözlük

cinsiyet ile cümle

cinsiyet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
48
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Yani cinsiyet sorunlarıyla kadın sorunlarının aynı şey olduğunu sanırlar.Οπότε νομίζουν πως τα θέματα του φύλου είναι συνώνυμα με τα γυναικεία θέματα.
Yani cinsiyet sorunlarıyla kadın sorunlarının aynı şey olduğunu sanırlar.Поэтому они считают, что межгендерные проблемы — то же, что женские проблемы.
Yani cinsiyet sorunlarıyla kadın sorunlarının aynı şey olduğunu sanırlar.אז אם הם חושבים שבעיות על רקע מגדרי הן שם נרדף לבעיות של נשים,
Yani cinsiyet sorunlarıyla kadın sorunlarının aynı şey olduğunu sanırlar.لذلك يعتقدون أن القضايا بين الجنسين مرادفة لقضايا المرأة.
Yani cinsiyet sorunlarıyla kadın sorunlarının aynı şey olduğunu sanırlar.用法が混乱しているのです
Yani gerçekten cinsiyet eşitliği kültürümüzde yoksa da biz onu kültürümüzün bir parçası yapmalıyız.만약 우리의 문화가 여성을 한 사람으로 인정하지 않는다면 새로이 문화를 만들어야합니다.
Yani gerçekten cinsiyet eşitliği kültürümüzde yoksa da biz onu kültürümüzün bir parçası yapmalıyız.Если женщина в нашей культуре не считается полностью человеком, нам нужно менять культуру.
Yani gerçekten cinsiyet eşitliği kültürümüzde yoksa da biz onu kültürümüzün bir parçası yapmalıyız.لذا فلو كان صحيحاًِ أن إنسانية المرأة ليست من تقاليدنا، يجب علينا أن نجعلها كذلك
Yani gerçekten cinsiyet eşitliği kültürümüzde yoksa da biz onu kültürümüzün bir parçası yapmalıyız.私達の文化ではないなら じゃあ そういう文化を作ればいい 私の大切な友人 オクロマの事をよく想います
Yani insanların toplanma şekillerine baktığınızda yaşa, cinsiyete ya da gelire göre toplanmıyorlar.A tak, keď sa pozriete, ako sa ľudia online združujú, nezdružujú sa okolo veku, pohlavia ani príjmu.
Yani insanların toplanma şekillerine baktığınızda yaşa, cinsiyete ya da gelire göre toplanmıyorlar.Cuando uno ve en línea la forma en que la gente se congrega no se congrega por edad, género e ingresos.
Yani insanların toplanma şekillerine baktığınızda yaşa, cinsiyete ya da gelire göre toplanmıyorlar.Deci când te uiți pe internet la modul în care se asociază oamenii, nu se asociază după vârstă, sex sau venit.
Yani insanların toplanma şekillerine baktığınızda yaşa, cinsiyete ya da gelire göre toplanmıyorlar.그래서 온라인상에서 사람들이 모이는 방식을 보면 연령, 성별, 수입에 따라 모이는 것이 아닙니다.
Yani insanların toplanma şekillerine baktığınızda yaşa, cinsiyete ya da gelire göre toplanmıyorlar.אז כשמביטים ברשת על הדרך בה אנשים מתקבצים, הם לא מתקבצים מסביב לגיל, מגדר או הכנסה.
Yani insanların toplanma şekillerine baktığınızda yaşa, cinsiyete ya da gelire göre toplanmıyorlar.وعندما تنظر في الإنترنت في الطريقة التي يجتمع بها الناس، إنهم لا يجتمعون حول عمر، جنس أو دخل.
Yani insanların toplanma şekillerine baktığınızda yaşa, cinsiyete ya da gelire göre toplanmıyorlar.人々は年齢や性別 収入で 集まっている訳ではありません 自分たちが強い関心を持ち
Yani kendi cinsiyetlerinden birine aşık oluyorlar.[FineBros: Il veut dire que quelqu'un aime une autre personne du même sexe.]
Yani kendi cinsiyetlerinden birine aşık oluyorlar.[Giọng nam sau camera] Có nghĩa là họ có cảm tình với người cùng giới tính.
Yani kendi cinsiyetlerinden birine aşık oluyorlar.Significa que alguém gosta de pessoas do mesmo sexo
Yani kendi cinsiyetlerinden birine aşık oluyorlar.Significa que les gusta a alguien del mismo género.
Yani kendi cinsiyetlerinden birine aşık oluyorlar.To znaczy, że homoseksualiści lubią kogoś tej samej płci.
Yani kendi cinsiyetlerinden birine aşık oluyorlar.(uomo fuori campo) Vuol dire che a loro piace una persona dello stesso sesso.
Yani kendi cinsiyetlerinden birine aşık oluyorlar."ゲイト (門)"ってこと?
Yine de bazen, cinsiyet beklentilerinin karşısında kendimi çok kırılgan hissediyorum.Aber manchmal fühle ich mich immer noch sehr verwundbar angesichts der Geschlechterrollenerwartungen.
Yine de bazen, cinsiyet beklentilerinin karşısında kendimi çok kırılgan hissediyorum.Dar uneori tot mă simt foarte vulnerabilă în fața așteptărilor legate de gen.
Yine de bazen, cinsiyet beklentilerinin karşısında kendimi çok kırılgan hissediyorum.하지만 때때로 저는 여전히 성별 편견 앞에서 무력합니다.
Yine de bazen, cinsiyet beklentilerinin karşısında kendimi çok kırılgan hissediyorum.Mais je me sens souvent très vulnérable face aux attentes des rôles sociaux.
Yine de bazen, cinsiyet beklentilerinin karşısında kendimi çok kırılgan hissediyorum.Men jag känner mig fortfarande väldigt sårbar gentemot könsbundna förväntningar.
Yine de bazen, cinsiyet beklentilerinin karşısında kendimi çok kırılgan hissediyorum.Pero a veces me siento aún muy vulnerable frente a las expectativas de género.
Yine de bazen, cinsiyet beklentilerinin karşısında kendimi çok kırılgan hissediyorum.Но я до сих пор очень восприимчива к этим предрассудкам.
Yine de bazen, cinsiyet beklentilerinin karşısında kendimi çok kırılgan hissediyorum.ولكني لازلت ضعيفة جداً في وجه التوقعات بين الجنسين.
Yine de bazen, cinsiyet beklentilerinin karşısında kendimi çok kırılgan hissediyorum.しかし 今だにジェンダーに対する期待に 関しては傷つきやすい面があります 初めて 大学院でライティングのクラスを 教えることになった時
Y kromozomunun cinsiyet belirlemesinde etkili olan gen, SRY genidir. -A dzieje się to za pomocą znajdującego się na nim genu SRY.
Y kromozomunun cinsiyet belirlemesinde etkili olan gen, SRY genidir. -A to jak to určuje, je pomocí jednoho genu, který se nazývá SRY (= gen, určující pohlaví).
Y kromozomunun cinsiyet belirlemesinde etkili olan gen, SRY genidir. -E a forma como o determina, reduz-se à presença de um gene, chamado gene SRY.
Y kromozomunun cinsiyet belirlemesinde etkili olan gen, SRY genidir. -성별을 결정하는 과정에 관여하는 유전자로는 SRY 유전자가 있습니다
Y kromozomunun cinsiyet belirlemesinde etkili olan gen, SRY genidir. -Und die Art und Weise, wie es das tut, dies macht das SRY-Gen.
Y kromozomunun cinsiyet belirlemesinde etkili olan gen, SRY genidir. -Y la forma que se determina que tienen un gen se llama gen SRY.
Y kromozomunun cinsiyet belirlemesinde etkili olan gen, SRY genidir. -Това означава обаче, че отговаря почти изцяло само за определянето на пола.
Y kromozomunun cinsiyet belirlemesinde etkili olan gen, SRY genidir. -Эта хромосома определяет пол с помощью одного гена, который называется SRY геном.
Y kromozomunun cinsiyet belirlemesinde etkili olan gen, SRY genidir. -وطريقة تحديد ذلك, لديه جين واحد يُسمى جين SRY
Zaten homolog değiller. Bunlara cinsiyet belirleyen kromozomlar diyebiliriz, veya kısacası gonozom. -Jsou to pohlavní chromozomy, chromozomy, které určují pohlaví.
Zihniyet hala geleneksel cinsiyet rolleriyle ilişkili basmakalıplarla şekillenmektedir.A mentalidade ainda é determinada por estereótipos relativos aos papeis tradicionais dos gêneros.
Zihniyet hala geleneksel cinsiyet rolleriyle ilişkili basmakalıplarla şekillenmektedir.La mentalidad todavía está determinada por estereotipos relativos a los roles tradicionales de género.
Zihniyet hala geleneksel cinsiyet rolleriyle ilişkili basmakalıplarla şekillenmektedir.La mentalità è ancora ancorata a stereotipi collegati ai tradizionali ruoli di genere.
Zihniyet hala geleneksel cinsiyet rolleriyle ilişkili basmakalıplarla şekillenmektedir.La mentalité se fonde toujours sur des stéréotypes liés aux rôles traditionnels.
Zihniyet hala geleneksel cinsiyet rolleriyle ilişkili basmakalıplarla şekillenmektedir.Ο ψυχισμός της καθορίζεται ακόμα από στερεότυπα που σχετίζονται με παραδοσιακούς ρόλους φύλων.
Zihniyet hala geleneksel cinsiyet rolleriyle ilişkili basmakalıplarla şekillenmektedir.Менталитет детерминирован в большей степени стереотипами традиционных гендерных ролей.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod