Utanç kadın ve erkekler için aynı his, ama cinsiyete göre organize oluyor.Häpeä tuntuu samalta mutta on sukupuolisidonnainen.
Utanç kadın ve erkekler için aynı his, ama cinsiyete göre organize oluyor.Il senso di vergogna è uguale per uomini e donne, ma è organizzato per genere.
Utanç kadın ve erkekler için aynı his, ama cinsiyete göre organize oluyor.수치심은 남성과 여성에게 동일하게 느껴집니다. 하지만 그것은 성별에 의해 분류됩니다.
Utanç kadın ve erkekler için aynı his, ama cinsiyete göre organize oluyor.La vergüenza la sienten igual hombres y mujeres, pero se organiza por género.
Utanç kadın ve erkekler için aynı his, ama cinsiyete göre organize oluyor.Le sentiment de la honte est pareil pour hommes et femmes, mais il est organisé par genre.
Utanç kadın ve erkekler için aynı his, ama cinsiyete göre organize oluyor.Občutek sramu je isti za moške in ženske, vendar je sram organiziran glede na spol.
Utanç kadın ve erkekler için aynı his, ama cinsiyete göre organize oluyor.Ruşinea este percepută la fel de bărbaţi şi femei, dar este organizată pe genuri.
Utanç kadın ve erkekler için aynı his, ama cinsiyete göre organize oluyor.Schaamte voelt hetzelfde voor mannen en vrouwen, maar het is per geslacht georganiseerd.
Utanç kadın ve erkekler için aynı his, ama cinsiyete göre organize oluyor.Scham fühlt sich gleich an für Männer und Frauen, aber sie ist nach Geschlecht organisiert.
Utanç kadın ve erkekler için aynı his, ama cinsiyete göre organize oluyor.Skam føles ens for mænd og kvinder, men den er organiseret efter køn.
Utanç kadın ve erkekler için aynı his, ama cinsiyete göre organize oluyor.Skam känns likadant för män och kvinnor, men uppstår av helt olika skäl.
Utanç kadın ve erkekler için aynı his, ama cinsiyete göre organize oluyor.Stud cítí muži i ženy stejně, ale je řízený podle pohlaví.
Utanç kadın ve erkekler için aynı his, ama cinsiyete göre organize oluyor.Wstydu doświadczają kobiety i mężczyźni, ale są róźnice.
Utanç kadın ve erkekler için aynı his, ama cinsiyete göre organize oluyor.Η ντροπή προκαλεί τα ίδια συναισθήματα σε άνδρες και γυναίκες, αλλά συνδέεται με το φύλο.
Utanç kadın ve erkekler için aynı his, ama cinsiyete göre organize oluyor.І чоловіки, і жінки відчувають сором однаково, але він все ж організований за статтю.
Utanç kadın ve erkekler için aynı his, ama cinsiyete göre organize oluyor.Срамът е еднакъв за мъжете и жените, но е организиран по пол.
Utanç kadın ve erkekler için aynı his, ama cinsiyete göre organize oluyor.Стыд ощущается одинаково мужчинами и женщинами, но он организован по половому признаку.
Utanç kadın ve erkekler için aynı his, ama cinsiyete göre organize oluyor.הרגשת הבושה זהה אצל גברים ואצל נשים, אך היא מאורגנת מגדרית.
Utanç kadın ve erkekler için aynı his, ama cinsiyete göre organize oluyor.يشعر الرجال والنساء باحساس العار ذاته. لكنه يتعلق بالجنس.
Utanç kadın ve erkekler için aynı his, ama cinsiyete göre organize oluyor.何が恥かはジェンダーで決まります 女性にとっての恥の
Utanç verici. Hiçbir kanunun eşcinsellerin cinsiyetini değiştirebileceğini zannetmiyorum.Ich glaube nicht, dass es ein Gesetz gibt, dass die Sexualität von Homosexuellen verändert.
Utanç verici. Hiçbir kanunun eşcinsellerin cinsiyetini değiştirebileceğini zannetmiyorum.Je ne crois pas que quelque loi que ce soit puisse changer l'orientation sexuelle des homosexuels.
• uyuşturucu kullanımına cinsiyet perspektifinden bir bakış ile uyuşturucu sorunlarına tepki vermek ve• a kábítószer-használat és a kábítószer-problémákra adott válaszok nemek szerinti áttekintésben; és
• uyuşturucu kullanımına cinsiyet perspektifinden bir bakış ile uyuşturucu sorunlarına tepki vermek ve• Drogenkonsum und Maßnahmen zur Bewältigung von Drogenproblemen: Unterschiede zwischen den Geschlechtern;
• uyuşturucu kullanımına cinsiyet perspektifinden bir bakış ile uyuşturucu sorunlarına tepki vermek ve• een genderperspectief op drugsgebruik en de aanpak van drugsproblemen; en,
• uyuşturucu kullanımına cinsiyet perspektifinden bir bakış ile uyuşturucu sorunlarına tepki vermek ve• Et kønsperspektiv på stofbrug og tiltag over for narkotikaproblemer
• uyuşturucu kullanımına cinsiyet perspektifinden bir bakış ile uyuşturucu sorunlarına tepki vermek ve• huumeidenkäyttö ja huumeongelmien käsittely sukupuolinäkökulmasta
• uyuşturucu kullanımına cinsiyet perspektifinden bir bakış ile uyuşturucu sorunlarına tepki vermek ve• la dimension de genre dans l’usage de drogue et la réponse aux problèmes liés à la drogue,
• uyuşturucu kullanımına cinsiyet perspektifinden bir bakış ile uyuşturucu sorunlarına tepki vermek ve• Narkotikamissbruk och åtgärder för att lösa narkotikaproblem sedda ur ett genusperspektiv.
• uyuşturucu kullanımına cinsiyet perspektifinden bir bakış ile uyuşturucu sorunlarına tepki vermek ve• o perspectiv≤ pe sexe privind drogurile ªi r≤spunsul la problematica drogurilor; ªi
• uyuşturucu kullanımına cinsiyet perspektifinden bir bakış ile uyuşturucu sorunlarına tepki vermek ve• podejście do zażywania narkotyków i reakcji na problemy narkotykowe z perspektywy płci;
• uyuşturucu kullanımına cinsiyet perspektifinden bir bakış ile uyuşturucu sorunlarına tepki vermek veRodová perspektíva užívania drog a zodpovedajúce drogové problémy;
• uyuşturucu kullanımına cinsiyet perspektifinden bir bakış ile uyuşturucu sorunlarına tepki vermek ve• una prospettiva di genere sull’uso della droga e in risposta ai problemi di droga;
• uyuşturucu kullanımına cinsiyet perspektifinden bir bakış ile uyuşturucu sorunlarına tepki vermek ve• Užíváním drog a řešením drogových problémů z hlediska pohlaví;
• uyuşturucu kullanımına cinsiyet perspektifinden bir bakış ile uyuşturucu sorunlarına tepki vermek veΗ διάσταση του φύλου στη χρήση ναρκωτικών και στην αντιµετώpiιση piροβληµάτων ναρκωτικών.
Uyuşturucuya bağlı ölüm eğilimlerinde cinsiyetler arası farklar2005 ( useita vuosia kestäneen laskusuuntauksen jälkeen (169
Uyuşturucuya bağlı ölüm eğilimlerinde cinsiyetler arası farklarCelková úmrtnosť medzi problémovými užívateľmi drog
Ve bir yaş, cinsiyet, ırk farkı olmadığını, hatta, zaman uygunluğu gerekmediğini sanırdım.Il n'existe pas de limites fondées sur l'âge ou le sexe, la race ou même la période de temps appropriée.
Ve bir yaş, cinsiyet, ırk farkı olmadığını, hatta, zaman uygunluğu gerekmediğini sanırdım.태초에는 나이, 성별, 인종, 심지어 때가 적절한지 여부로 제한 받는 일은 없었죠.
Ve bir yaş, cinsiyet, ırk farkı olmadığını, hatta, zaman uygunluğu gerekmediğini sanırdım.Non c'erano limitazioni di età, sesso, razza, e perfino epoca.
Ve bir yaş, cinsiyet, ırk farkı olmadığını, hatta, zaman uygunluğu gerekmediğini sanırdım.Nu erau limitări de vârstă sau gen sau rasă sau perioadă adecvată.
Ve bir yaş, cinsiyet, ırk farkı olmadığını, hatta, zaman uygunluğu gerekmediğini sanırdım.Och det fanns inga begränsningar baserade på ålder, eller kön, eller ras, eller ens rätt tidsålder.
Ve bir yaş, cinsiyet, ırk farkı olmadığını, hatta, zaman uygunluğu gerekmediğini sanırdım.Weder in punkto Alter, Geschlecht, Ethnie noch Epoche gab es eine Beschränkung.
Ve bir yaş, cinsiyet, ırk farkı olmadığını, hatta, zaman uygunluğu gerekmediğini sanırdım.Y no había límites basados en la edad, ni en el género, ni en la raza, y ni siquiera en el tiempo.
Ve bir yaş, cinsiyet, ırk farkı olmadığını, hatta, zaman uygunluğu gerekmediğini sanırdım.ולא היתה כל מגבלה של גיל, מגדר, או גזע, או אפילו תקופת זמן מתאימה.
Ve bir yaş, cinsiyet, ırk farkı olmadığını, hatta, zaman uygunluğu gerekmediğini sanırdım.制限にはならないと 思っていたんです それがどんなものか 実際に経験する ことになるものとばかり思っていました
Ve bugün cinsiyet dengesinin daha çok olduğu bir haber odamız var.A nyní máme vyrovnanější redakci.
Ve bugün cinsiyet dengesinin daha çok olduğu bir haber odamız var.Astfel încât avem o editură mai echilibrată în ceea ce privește sexul.
Ve bugün cinsiyet dengesinin daha çok olduğu bir haber odamız var.Dan ruangan berita kami lebih berimbang dalam hal jenis kelamin saat ini.
Ve bugün cinsiyet dengesinin daha çok olduğu bir haber odamız var.Dziś nasza redakcja jest bardziej wyważona w kwestii płci.
Ve bugün cinsiyet dengesinin daha çok olduğu bir haber odamız var.E hoje temos uma redação mais equilibrada em termos dos dois sexos.
Ve bugün cinsiyet dengesinin daha çok olduğu bir haber odamız var.En nu hebben we een meer gebalanceerde redactie wat betreft geslacht.
Ve bugün cinsiyet dengesinin daha çok olduğu bir haber odamız var.E oggi finalmente abbiamo una redazione più bilanciata.
Ve bugün cinsiyet dengesinin daha çok olduğu bir haber odamız var.És ma egy nemeket tekintve kiegyensúlyozottabb hírszerkesztő irodánk van.
Ve bugün cinsiyet dengesinin daha çok olduğu bir haber odamız var.Et nous avons aujourd'hui, une équipe de rédaction, plus équilibrée entre les sexes.
Ve bugün cinsiyet dengesinin daha çok olduğu bir haber odamız var.In danes imamo v uredništvu večje ravnotežje med spoloma.
Ve bugün cinsiyet dengesinin daha çok olduğu bir haber odamız var.지금은 보도실에 남녀가 균형있는 성비를 이루고 있어요.
Ve bugün cinsiyet dengesinin daha çok olduğu bir haber odamız var.Och vi har en mer könsbalanserad nyhetsrredaktion idag.
Ve bugün cinsiyet dengesinin daha çok olduğu bir haber odamız var.Unsere Nachrichtenredaktion ist jetzt ausgeglichener.
Ve bugün cinsiyet dengesinin daha çok olduğu bir haber odamız var.Và ngày nay chúng tôi có một ban tin tức cân bằng về giới hơn.