Ana içeriğe geç
Sözlük

cinsiyet ile cümle

cinsiyet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Irkçı olduklarını ve cinsiyet ayrımı yaptıklarını biliyorum, ama harikalardı.Jag vet att de var rasister och sexister, men de var ändå fantastiska.
Irkçı olduklarını ve cinsiyet ayrımı yaptıklarını biliyorum, ama harikalardı.Je sais qu'ils étaient racistes, je sais qu'ils étaient sexistes, mais il étaient géniaux.
Irkçı olduklarını ve cinsiyet ayrımı yaptıklarını biliyorum, ama harikalardı.그들은 인종 차별주의자였고, 성차별주의자였지만, 그들은 대단했습니다.
Irkçı olduklarını ve cinsiyet ayrımı yaptıklarını biliyorum, ama harikalardı.Saya tahu mereka mendiskriminasikan ras dan jenis kelamin namun mereka hebat.
Irkçı olduklarını ve cinsiyet ayrımı yaptıklarını biliyorum, ama harikalardı.Sé que eran racistas, sé que eran sexistas, pero eran grandes.
Irkçı olduklarını ve cinsiyet ayrımı yaptıklarını biliyorum, ama harikalardı.So che erano razzisti, che erano sessisti, ma erano dei grandi.
Irkçı olduklarını ve cinsiyet ayrımı yaptıklarını biliyorum, ama harikalardı.Ştiu că erau rasişti, ştiu că erau misogini, dar erau măreţi.
Irkçı olduklarını ve cinsiyet ayrımı yaptıklarını biliyorum, ama harikalardı.Tôi biết họ là những người phân biệt chủng tộc và giới tính, nhưng họ thật vĩ đại.
Irkçı olduklarını ve cinsiyet ayrımı yaptıklarını biliyorum, ama harikalardı.Viem, že to boli rasisti a sexisti, ale boli skvelí.
Irkçı olduklarını ve cinsiyet ayrımı yaptıklarını biliyorum, ama harikalardı.Wiem, że byli rasistami i wiem, że byli seksistami, ale byli wielcy.
Irkçı olduklarını ve cinsiyet ayrımı yaptıklarını biliyorum, ama harikalardı.Знам че са били расисти, знам че са били сексисти, но са били и велики.
Irkçı olduklarını ve cinsiyet ayrımı yaptıklarını biliyorum, ama harikalardı.Я знаю — они были расистами, сексистами, но они были великими.
Irkçı olduklarını ve cinsiyet ayrımı yaptıklarını biliyorum, ama harikalardı.Я знаю, що вони були расистами, знаю, що вони були сексистами, али вони справді були великими людьми.
Irkçı olduklarını ve cinsiyet ayrımı yaptıklarını biliyorum, ama harikalardı.אני יודעת שהם היו גזעניים, אני יודעת שהם היו סקסיסיטיים, אך הם היו אדירים.
Irkçı olduklarını ve cinsiyet ayrımı yaptıklarını biliyorum, ama harikalardı.أنا أعلم أنهم كانوا عنصريين , أعلم أنهم كانوا جنسيين , لكنهم كانوا عظماء .
Irkçı olduklarını ve cinsiyet ayrımı yaptıklarını biliyorum, ama harikalardı.けれども 立派な人たちだったのです 彼らは とても勇敢で
Irk, din, etnik veya milli kimlik, meslek, gelir, eğitim sosyal statü, cinsiyet...Race, religion, culture ethnique ou nationale, emplois, salaires, éducation statut social, sexualité
Irk, din, etnik veya milli kimlik, meslek, gelir, eğitim sosyal statü, cinsiyet...Ras, agama, latar belakang etnis dan nasional, pekerjaan, pendapatan, pendidikan, status sosial, seksualitas.
Irk, din, etnik veya milli kimlik, meslek, gelir, eğitim sosyal statü, cinsiyet...Raza, religión, trasfondo étnico y nacional, trabajos, ingresos, educación, estatus social, sexualidad.
Irk, din, etnik veya milli kimlik, meslek, gelir, eğitim sosyal statü, cinsiyet...Razza,religione,etnia e retaggio nazionale,lavori,entrate,istruzione, stato sociale e seesualità.
Irk, sınıf, cinsiyet, yetenek, bunların hepsi kadın olmanın ne demek olduğuyla alakalı.그래서 인종, 계급, 성별, 능력, 이 모든 것들이 우리가 여성이라는 건 뭘 의미하는가에 대한 경험과 일맥상통하는 것이죠.
Irk, sınıf, cinsiyet, yetenek, bunların hepsi kadın olmanın ne demek olduğuyla alakalı.Rasa, clasa, sexul, talentul toate acestea participă la experiențele noastre la ce înseamnă să fii femeie.
Irk, sınıf, cinsiyet, yetenek, bunların hepsi kadın olmanın ne demek olduğuyla alakalı.Rasa, klasa, płeć, zdolności wszystko to określa nasze doświadczenia tego co znaczy być kobietą.
Irk, sınıf, cinsiyet, yetenek, bunların hepsi kadın olmanın ne demek olduğuyla alakalı.Раса, класс, пол, способность - все эти вещи присоединяются к нашему опыту того, что означает быть женщиной.
Irk, sınıf, cinsiyet, yetenek, bunların hepsi kadın olmanın ne demek olduğuyla alakalı.Так раса, клас, стать, можливості, - всі ці речі складають наш досвід того, що значить бути жінкою.
Irk, sınıf, cinsiyet, yetenek, bunların hepsi kadın olmanın ne demek olduğuyla alakalı.אז גזע, מעמד, מגדר, יכולת, כל אלו משולבים לתוך החוויות שלנו של מה זה אומר להיות אישה.
Irk, sınıf, cinsiyet, yetenek, bunların hepsi kadın olmanın ne demek olduğuyla alakalı.ان الجنس .. المنزلة .. العرق .. الانجاز .. الفرص كلها امور تدور حولها خبراتنا .. فيما يخص كوننا إناثاً
Irk, sınıf, cinsiyet, yetenek, bunların hepsi kadın olmanın ne demek olduğuyla alakalı.これらすべてが女性としての体験の中に 入り込んでいるからです。 男女平等賃金?もちろんフェミニズムが扱う問題ですが
İşletme fakülteleri bu cinsiyetler arası not farklılığı ile bayadır uğraşıyorlar.As escolas de gestão têm-se debatido com esta diferença de notas entre sexos.
İşletme fakülteleri bu cinsiyetler arası not farklılığı ile bayadır uğraşıyorlar.Business-scholen worstelen met deze geslachts-punten-kloof.
İşletme fakülteleri bu cinsiyetler arası not farklılığı ile bayadır uğraşıyorlar.Các trường thương mại đang cố gắng thu hẹp khoảng cách về điểm số giới tính này.
İşletme fakülteleri bu cinsiyetler arası not farklılığı ile bayadır uğraşıyorlar.Dlatego szkoły biznesowe od lat zmagają się z luką między płciami w zakresie ocen.
İşletme fakülteleri bu cinsiyetler arası not farklılığı ile bayadır uğraşıyorlar.Emiatt az üzleti iskolák komoly mértékű nemek közötti szakadékkal küszködnek.
İşletme fakülteleri bu cinsiyetler arası not farklılığı ile bayadır uğraşıyorlar.Handelshögskolor har kämpat med en betygsklyfta mellan könen.
İşletme fakülteleri bu cinsiyetler arası not farklılığı ile bayadır uğraşıyorlar.In Business Schools ist dieser geschlechts- spezifische Notenunterschied ein Problem.
İşletme fakülteleri bu cinsiyetler arası not farklılığı ile bayadır uğraşıyorlar.Jadi sekolah-sekolah bisnis telah bergumul dengan kesenjangan nilai antar jenis kelamin.
İşletme fakülteleri bu cinsiyetler arası not farklılığı ile bayadır uğraşıyorlar.Kauppakorkeakoulut ovat pulassa sukupuolten välisten arvosanaerojen kanssa.
İşletme fakülteleri bu cinsiyetler arası not farklılığı ile bayadır uğraşıyorlar.경영대학은 이런 성별의 차이 문제로 고심해 왔습니다.
İşletme fakülteleri bu cinsiyetler arası not farklılığı ile bayadır uğraşıyorlar.Las escuelas de administración han batallado con esta diferencia de notas entre géneros.
İşletme fakülteleri bu cinsiyetler arası not farklılığı ile bayadır uğraşıyorlar.Le business school si confrontano con questa differenza di valutazione a seconda del sesso.
İşletme fakülteleri bu cinsiyetler arası not farklılığı ile bayadır uğraşıyorlar.Les écoles de commerce ont du mal avec cet écart de note entre les sexes.
İşletme fakülteleri bu cinsiyetler arası not farklılığı ile bayadır uğraşıyorlar.Obchodné školy zápasia s touto priepasťou medzi známkami oboch pohlaví.
İşletme fakülteleri bu cinsiyetler arası not farklılığı ile bayadır uğraşıyorlar.Obchodní školy zápasí s touto propastí mezi známkami obou pohlaví.
İşletme fakülteleri bu cinsiyetler arası not farklılığı ile bayadır uğraşıyorlar.Poslovne šole se spopadajo s problemom razlik med ocenami obeh spolov.
İşletme fakülteleri bu cinsiyetler arası not farklılığı ile bayadır uğraşıyorlar.Så handelshøjskoler har kæmpet med denne kønsforskel.
İşletme fakülteleri bu cinsiyetler arası not farklılığı ile bayadır uğraşıyorlar.Şcolile de afaceri s-au confruntat cu acest decalaj dintre sexe.
İşletme fakülteleri bu cinsiyetler arası not farklılığı ile bayadır uğraşıyorlar.Οι σχολές διοίκησης επιχειρήσεων παλεύουν με αυτό το χάσμα των βαθμών των δύο φύλων.
İşletme fakülteleri bu cinsiyetler arası not farklılığı ile bayadır uğraşıyorlar.Бизнес университетите се борят с това оценяване по пола.
İşletme fakülteleri bu cinsiyetler arası not farklılığı ile bayadır uğraşıyorlar.Бізнес школи ведуть боротьбу з гендерним питанням в оцінюванні.
İşletme fakülteleri bu cinsiyetler arası not farklılığı ile bayadır uğraşıyorlar.לכן המוסדות להוראת למינהל עסקים מנסים להתמודד עם פער מיגדרי זה.
İşletme fakülteleri bu cinsiyetler arası not farklılığı ile bayadır uğraşıyorlar.فكليات إدارة الاعمال تعاني من هذه الفجوة بين درجات الجنسين.
İşletme fakülteleri bu cinsiyetler arası not farklılığı ile bayadır uğraşıyorlar.元々同じくらいの 資質があっても
İş yerinde adalet ve cinsiyetler arası eşitliğin gerçekleşmesinden işveren sorumludur.Arbetsgivaren ska se till att jämlikhet och jämställdhet mellan könen förverkligas på arbetsplatsen.
İş yerinde adalet ve cinsiyetler arası eşitliğin gerçekleşmesinden işveren sorumludur.El empleador debe ocuparse de que en el lugar de trabajo existan igualdad de trato e igualdad de género.
İş yerinde adalet ve cinsiyetler arası eşitliğin gerçekleşmesinden işveren sorumludur.L'employeur doit veiller à ce que l'équité et l'égalité soient respectées sur le lieu de travail.
İş yerinde adalet ve cinsiyetler arası eşitliğin gerçekleşmesinden işveren sorumludur.Työnantajan täytyy pitää huolta, että yhdenvertaisuus ja sukupuolten välinen tasa-arvo toteutuvat työpaikalla.
İş yerinde adalet ve cinsiyetler arası eşitliğin gerçekleşmesinden işveren sorumludur.Работодатель обязан следить за соблюдением принципов равенства и гендерного равноправия на рабочем месте.
İş yerinde adalet ve cinsiyetler arası eşitliğin gerçekleşmesinden işveren sorumludur.يتوجب على رب العمل أن يحرص على تحقق العدل والمساواة بين الجنسين في مكان العمل.
Kabe'de bana oldukça ilginç gelen dünyevi bir ayrıntı vardı. Cinsiyetler arasında hiçbir ayrım yoktu.Tedy, že se tam muži i ženy modlí společně na jednom místě.
Kadınlar nedense bir "doğal olarak zayıf cinsiyet" inancı여성은 "타고나게 약한 성별"이라는 믿음은
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod