Bu cinsiyet-ilişkili bir özellik bu arada.Με την ευκαιρία, η αυτοπεποίθηση είναι και θέμα φύλου.
Bu cinsiyet-ilişkili bir özellik bu arada.До речі, ця риса пов'язана зі статтю.
Bu cinsiyet-ilişkili bir özellik bu arada.Тази черта е зависима от пола, между другото.
Bu cinsiyet-ilişkili bir özellik bu arada.Это, кстати, черта, связанная с половой принадлежностью.
Bu cinsiyet-ilişkili bir özellik bu arada.הנה תכונה קשורת-מגדר, אגב.
Bu cinsiyet-ilişkili bir özellik bu arada.بالمناسبة هذه سمة مرتبطة بنوع الجنس .
Bu cinsiyet-ilişkili bir özellik bu arada.男性は女性よりも溺れる可能性が高い
Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.Det ser ud til at være relateret til køn.
Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.Es scheint geschlechterabhängig zu sein.
Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.Hal ini tampaknya berkaitan dengan jenis kelamin.
Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.이것은 성별과도 관계가 있습니다.
Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.Nó liên quan đến giới tính.
Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.Sembra sia collegato al sesso.
Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.Se pare că are legătură cu genul.
Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.Úgy tűnik függ a nemtől.
Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.Videti je, da se to nanaša na spol.
Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.Zdá sa, že to súvisí s pohlavím.
Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.Zdá se, že to souvisí s pohlavím.
Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.Φαίνεται πως σχετίζεται με το φύλο.
Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.Здається, це пов"язано зі статтю.
Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.Свързано е с пола.
Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.נראה שזה קשור במיגדר.
Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.يبدو أنه متعلق بنوع الجنس.
Bu cinsiyetle bağlantılı gözükmekte.女性は男性よりも こんな姿勢を取りがちです
Bu folk şarkıcıları kolejde cinsiyet araştırmaları yapan bir programda tanışmış.20代がほとんどで、何人かは母親です
Bu folk şarkıcıları kolejde cinsiyet araştırmaları yapan bir programda tanışmış.Aceste cântăreţe de muzică populară s-au cunoscut la colegiu, la un program de studii de gen.
Bu folk şarkıcıları kolejde cinsiyet araştırmaları yapan bir programda tanışmış.Ces chanteuses folkloriques se sont rencontrées à l'université dans un programme d'études des sexes.
Bu folk şarkıcıları kolejde cinsiyet araştırmaları yapan bir programda tanışmış.Deze folkzangers ontmoetten elkaar op de universiteit op een genderstudie programma.
Bu folk şarkıcıları kolejde cinsiyet araştırmaları yapan bir programda tanışmış.Diese Folkssängerinnen trafen sich an der Hochschule in einem Gender Studies Kurs.
Bu folk şarkıcıları kolejde cinsiyet araştırmaları yapan bir programda tanışmış.Estas cantantes folklóricas se conocieron en la universidad en un programa de estudios de género.
Bu folk şarkıcıları kolejde cinsiyet araştırmaları yapan bir programda tanışmış.Ezek a népdalénekesek az egyetemen találkoztak egy gender-tudomány kurzuson.
Bu folk şarkıcıları kolejde cinsiyet araştırmaları yapan bir programda tanışmış.이 가수들은 대학의 사회적 성 연구 프로그램에서 만났어요
Bu folk şarkıcıları kolejde cinsiyet araştırmaları yapan bir programda tanışmış.Queste cantanti folk si sono conosciute in un corso di studi di genere.
Bu folk şarkıcıları kolejde cinsiyet araştırmaları yapan bir programda tanışmış.Αυτές οι παραδοσιακές τραγουδίστριες γνωρίστηκαν στη σχολή φυλετικών σπουδών.
Bu folk şarkıcıları kolejde cinsiyet araştırmaları yapan bir programda tanışmış.Тези фолклорни певици се срещнали в колежа по програмата за изследване в областта на половете.
Bu folk şarkıcıları kolejde cinsiyet araştırmaları yapan bir programda tanışmış.Эти певцы народной музыки встретились в колледже на программе гендерных исследований.
Bu folk şarkıcıları kolejde cinsiyet araştırmaları yapan bir programda tanışmış.זמרות שירי העם הללו, נפגשו במכללה בתכנית ללימודי מגדר.
Bu folk şarkıcıları kolejde cinsiyet araştırmaları yapan bir programda tanışmış.هؤلاء المغنيات الشعبيات تقابلن في الجامعة في برنامج لدراسة النوع.
Bugün yapacağım tartışma biraz çılgınca görünebilir: sosyal medya ve cinsiyetin sonu.Dnes bude argumentovať niečím, čo znie možno trochu uletene: sociálne médiá a koniec rozlišovania pohlavia.
Bugün yapacağım tartışma biraz çılgınca görünebilir: sosyal medya ve cinsiyetin sonu.Hoje, vou defender uma tese que pode parecer um bocadinho tresloucada. As redes sociais e o fim dos sexos.
Bugün yapacağım tartışma biraz çılgınca görünebilir: sosyal medya ve cinsiyetin sonu.Hoy voy a plantear una idea que puede parecer un tanto loca: los medios sociales y el fin del género.
Bugün yapacağım tartışma biraz çılgınca görünebilir: sosyal medya ve cinsiyetin sonu.Ik ga vandaag een betoog houden dat een beetje gek kan lijken: sociale media en het einde van m/v.
Bugün yapacağım tartışma biraz çılgınca görünebilir: sosyal medya ve cinsiyetin sonu.오늘 저는 조금은 이상할지 모를 주제에 대해 논의를 하고자 합니다. 그것은 소셜 미디어와 성별의 종말입니다.
Bugün yapacağım tartışma biraz çılgınca görünebilir: sosyal medya ve cinsiyetin sonu.Oggi discuterò di un argomento che potrebbe sembrare un po' folle: i media sociali e la fine dei generi.
Bugün yapacağım tartışma biraz çılgınca görünebilir: sosyal medya ve cinsiyetin sonu.Postawię dzisiaj tezę, która może wydawać się zwariowana: social media i zmierzch płci.
Bugün yapacağım tartışma biraz çılgınca görünebilir: sosyal medya ve cinsiyetin sonu.Saya akan memberikan argumen hari ini yang mungkin kelihatan sedikit gila: media sosial dan akhir dari gender.
Bugün yapacağım tartışma biraz çılgınca görünebilir: sosyal medya ve cinsiyetin sonu.Я збираюся запропонувати тему сьогодні що може видатись трохи божевільною: соціальні медіа і кінець статі.
Bugün yapacağım tartışma biraz çılgınca görünebilir: sosyal medya ve cinsiyetin sonu.אני עומדת לטעון טיעון היום שאולי ישמע מעט מטורף: מדיה חברתית וקץ המגדר?
Bugün yapacağım tartışma biraz çılgınca görünebilir: sosyal medya ve cinsiyetin sonu.سأقوم بطرح نقاش اليوم قد يبدوا مجنوناً قليلاً ألا وهو: الوسائل الإعلامية ونهاية الجندر(النوع =ذكر/أنثى).
Bugün yapacağım tartışma biraz çılgınca görünebilir: sosyal medya ve cinsiyetin sonu.テーマをお話したいと思います ソーシャルメディアとジェンダーの終焉についてです 説明しましょう
Bu iki cinsiyet de erkek şiddetinin kurbanıdır.Ambele sexe sunt victime ale violenței bărbaților.
Bu iki cinsiyet de erkek şiddetinin kurbanıdır.Chúng ta đều là nạn nhân của bạo lực từ đàn ông.
Bu iki cinsiyet de erkek şiddetinin kurbanıdır.Jesteśmy ofiarami przemocy mężczyzn.
Bu iki cinsiyet de erkek şiddetinin kurbanıdır.우리 모두 남성 폭력의 피해자들입니다.
Bu iki cinsiyet de erkek şiddetinin kurbanıdır.Mindkét csoport a férfiak erőszakának áldozatai.
Bu iki cinsiyet de erkek şiddetinin kurbanıdır.Nous sommes tous les deux victimes de la violence des hommes.
Bu iki cinsiyet de erkek şiddetinin kurbanıdır.Obě pohlaví jsou obětí mužského násilí.
Bu iki cinsiyet de erkek şiddetinin kurbanıdır.Somos ambos víctimas de la violencia de los hombres.
Bu iki cinsiyet de erkek şiddetinin kurbanıdır.Sono entrambi vittime della violenza degli uomini.
Bu iki cinsiyet de erkek şiddetinin kurbanıdır.We zijn beiden het slachtoffer van mannelijk geweld.