Ana içeriğe geç
Sözlük

cinayet ile cümle

cinayet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
-Cinayet mi?- Убийством?!
- Cinayet.- Pembunuhan
- Cinayet?- Pembunuhan?
Cinayetten mahkum oldunuz ve ölüm hücresine gönderildiniz.유죄 판결을 받고 사형수로 집행을 기다린다고 가정합시다.
Cinayetten mahkum oldunuz ve ölüm hücresine gönderildiniz.Np. morderca czekający na wyrok śmierci.
Cinayetten mahkum oldunuz ve ölüm hücresine gönderildiniz.והורשעת בביצוע רצח ונשלחת לתאי הנידונים למוות.
Cinayetten mahkum oldunuz ve ölüm hücresine gönderildiniz.وحكم عليك بالإعدام وأرسلت مع المحكومين.
Cinayetten mahkum oldunuz ve ölüm hücresine gönderildiniz.死刑囚の処刑を含む
- Cinayet.- Töten.
- Cinayet?- Töten?
- Cinayet.- Uccisione.
- Cinayet?- Uccisione?
- Cinayet.Umor.
- Cinayet?Umor?
- Cinayet.- Zabitie.
- Cinayet?- Zabitie?
- Cinayet?- Zabóstwa? - Zabóstwa,
- Cinayet?- Убийство.
- Cinayet?- Убийство? - Убийство.
- Cinayet.?והריגה- .והריגה-
- Cinayet?望まない人間がいれば殺すのです
Çoğu cinayet, yıkım, hastalıklar ve doğal afetler hakkında.A legtöbbjük gyilkosságról, korrupcióról, betegségekről, természeti katasztrófákról szól.
Çoğu cinayet, yıkım, hastalıklar ve doğal afetler hakkında.De fleste handler om mord, korruption, sygdomme, naturkatastrofer.
Çoğu cinayet, yıkım, hastalıklar ve doğal afetler hakkında.Det mesta handlar om mord, korruption, sjukdomar, naturkatastrofer.
Çoğu cinayet, yıkım, hastalıklar ve doğal afetler hakkında.Elles parlent de meurtres, de corruption, de maladies, de catastrophes naturelles.
Çoğu cinayet, yıkım, hastalıklar ve doğal afetler hakkında.Hầu hết là về giết chóc, xung đột, bệnh tật, thảm họa thiên nhiên.
Çoğu cinayet, yıkım, hastalıklar ve doğal afetler hakkında.Het gaat over moord, corruptie, ziekten, natuurrampen.
Çoğu cinayet, yıkım, hastalıklar ve doğal afetler hakkında.Kebanyakan adalah mengenai pembunuhan, korupsi, penyakit, bencana alam.
Çoğu cinayet, yıkım, hastalıklar ve doğal afetler hakkında.대부분이 살인, 부정부패, 질병, 자연 재해등에 대한 것입니다.
Çoğu cinayet, yıkım, hastalıklar ve doğal afetler hakkında.La mayoría es sobre crimen, corrupción, enfermedades, desastres.
Çoğu cinayet, yıkım, hastalıklar ve doğal afetler hakkında.Majoritatea sunt despre crime, corupţie, boli, dezastre naturale.
Çoğu cinayet, yıkım, hastalıklar ve doğal afetler hakkında.Meistens geht es um Mord, Korruption, Krankheiten, Naturkatastrophen.
Çoğu cinayet, yıkım, hastalıklar ve doğal afetler hakkında.Morderstwa, korupcja, choroby i katastrofy.
Çoğu cinayet, yıkım, hastalıklar ve doğal afetler hakkında.O meu cérebro começa logo a pensar que é esse o rácio certo entre o positivo e o negativo no mundo.
Çoğu cinayet, yıkım, hastalıklar ve doğal afetler hakkında.Per lo più si tratta di omicidi, corruzione, malattie, disastri naturali.
Çoğu cinayet, yıkım, hastalıklar ve doğal afetler hakkında.Väčšina je o vraždách, korupcii, nemociach, prírodných katastrofách.
Çoğu cinayet, yıkım, hastalıklar ve doğal afetler hakkında.Většina z nich je o vraždách, korupci, nemocech, přírodních katastrofách.
Çoğu cinayet, yıkım, hastalıklar ve doğal afetler hakkında.Οι περισσότερες αφορούν δολοφονίες, διαφθορά, ασθένειες, φυσικές καταστροφές.
Çoğu cinayet, yıkım, hastalıklar ve doğal afetler hakkında.Здебільшого йдеться про вбивства, корупцію, хвороби, стихійні лиха.
Çoğu cinayet, yıkım, hastalıklar ve doğal afetler hakkında.Они сообщают об убийствах, коррупции, болезнях, стихийных бедствиях.
Çoğu cinayet, yıkım, hastalıklar ve doğal afetler hakkında.По-голямата част от нея е за убийства, корупцията, болести, природни бедствия.
Çoğu cinayet, yıkım, hastalıklar ve doğal afetler hakkında.רובו על רצח, שחיתות, מחלות, אסונות טבע.
Çoğu cinayet, yıkım, hastalıklar ve doğal afetler hakkında.معظمها عن القتل , الفساد, الأمراض, الكوارث الطبيعية
Çoğu cinayet, yıkım, hastalıklar ve doğal afetler hakkında.そのため脳は 現実はネガティブなこと
Eisner -- önceki slayt'da göremediğiniz cinayet oranlarının grafiğini çıkaran kişi --אייזנר, ששרטט את גרף הרציחות שלא הצלחתם לראות בשקופית הקודמת--
Francisco Carrillo, 17 yaşında bir çocuk; cinayetin olduğu yerden iki veya üç blok ötede yaşıyordu.프란시스코 카릴로는 총격이 일어난 곳으로 부터 두세 블록 떨어진 곳에 사는 17살짜리 소년이었습니다.
Francisco Carrillo, 17 yaşında bir çocuk; cinayetin olduğu yerden iki veya üç blok ötede yaşıyordu.Đó là Francisco Carrillo, một đứa trẻ chỉ mới 17 tuổi sống cách nơi vụ bắn súng xảy ra khoảng 2, 3 dãy nhà.
Francisco Carrillo, 17 yaşında bir çocuk; cinayetin olduğu yerden iki veya üç blok ötede yaşıyordu.Francisco Carrillo, 17-latek mieszkający o jakieś dwie ulice od miejsca przestępstwa.
Francisco Carrillo, 17 yaşında bir çocuk; cinayetin olduğu yerden iki veya üç blok ötede yaşıyordu.Francisco Carrillo, en 17-årig kille som bodde två eller tre kvarter bort från där skottlossningen inträffade.
Francisco Carrillo, 17 yaşında bir çocuk; cinayetin olduğu yerden iki veya üç blok ötede yaşıyordu.Francisco Carrillo, un diciassettenne che viveva a due o tre isolati di distanza dal luogo della sparatoria.
Francisco Carrillo, 17 yaşında bir çocuk; cinayetin olduğu yerden iki veya üç blok ötede yaşıyordu.Francisco Carrillo, un jeune de 17 ans qui vivait quelques rues plus loin du lieu de la fusillade.
Francisco Carrillo, 17 yaşında bir çocuk; cinayetin olduğu yerden iki veya üç blok ötede yaşıyordu.Francisco Carrillo, un tânăr de 17 ani care locuia la două-trei străzi de locul unde s-a tras.
Francisco Carrillo, 17 yaşında bir çocuk; cinayetin olduğu yerden iki veya üç blok ötede yaşıyordu.Francisco Carrilo, egy 17 éves srác, aki úgy három háztömbnyire lakott onnan, ahol a lövöldözés történt.
Francisco Carrillo, 17 yaşında bir çocuk; cinayetin olduğu yerden iki veya üç blok ötede yaşıyordu.Франциско Каррильо, 17-летний подросток, проживавший в двух-трёх кварталах от места преступления.
Francisco Carrillo, 17 yaşında bir çocuk; cinayetin olduğu yerden iki veya üç blok ötede yaşıyordu.פרנציסקו קאריו, נער בן 17 שגר במרחק 2-3 רחובות ממקום הירי.
Francisco Carrillo, 17 yaşında bir çocuk; cinayetin olduğu yerden iki veya üç blok ötede yaşıyordu.فرانسيسكو كاريو، ابن ١٧ عاما الذي كان يسكن على مقربة من مكان الحادثة.
Francisco Carrillo, 17 yaşında bir çocuk; cinayetin olduğu yerden iki veya üç blok ötede yaşıyordu.銃撃現場から 数ブロックのところに 住んでいた少年です 警察は彼の写真を手に入れて 面割りの写真に混ぜたのです
Geçenlerde yeniden silahlanmak için barış konuşmaları yaptı ve tekrar tekrar cinayet işledi.En na vredesbesprekingen, moord hij opnieuw en gaat hij herbewapenen.
Geçenlerde yeniden silahlanmak için barış konuşmaları yaptı ve tekrar tekrar cinayet işledi.E, repetidas vezes, se valeu de conversas de paz para se municiar e matar
Geçenlerde yeniden silahlanmak için barış konuşmaları yaptı ve tekrar tekrar cinayet işledi.És többször is arra használta a béke tárgyalásokat, hogy felfegyverkezzen és ismét öljön.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod